CHP Torbalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CHP Torbalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2010

Torbalı CHP ve Faruk Akpınar Yalanları

Aziz Kocaoğlu Torbalı yandaşlarını "Taşkesik Çöplüğünü ve halkı nasıl kandırırız" konusunda bilgilendirdi.
Torbalı Chp İlçe Reisi Faruk Akpunar Yalanları
Daha önce gerek Çevre ve Orman bakanlığı, gerekse İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına yazdığımız dilekçe ve her iki makamdan gelen cevapları sizlerle paylaşmıştık.
(Bknz:
http://cenksarigol.blogspot.com/2010/06/torbal-chp-ilce-baskan-yalanlarna.html )

“Halkı Aptal Yerine Koymak” http://cenksarigol.blogspot.com/2010/06/halk-aptal-yerine-koymak-izmir-ili.html başlığı altında Chp Torbalı ilçe Başkanı Faruk Akpınar’ın İzmir çöpünün Torbalı - Taşkesik Köyüne taşınması konusunda yaptığı ve içeriği yalanlarla dolu konuşmayı sizlerle paylaşmıştıktık. Açıklama oldukça uzun. Tabii uzunluk yalan beyanların çokluğunuda beraberinde getirmiş. Uzun olduğu için bu yazımızda aynı yalan beyanları tekrar yayınlayıp, yazı alanımızında ırzına geçmesine müsaade etmeden açıklamadaki (Büyük Torbalı ve Ege Haberi Gazetelerinde yayınlandı) yaşanları konu başılığı yapıp sıralayalım ve altına doğruları ekleyelim;
1- Çevre ve Orman Bakanlığı nereyi gösterirse Büyükşehir Belediyesi çöpü oraya dökmek zorundadır...
Bu çok büyük bir yalandır. Çevre Orman Bakanlığı yer belirlemez. Başvuru halimde yer tahsisi yapar ve uygunluğunu onaylar. Tıpkı Torbalı Belediyesinin durduk yere sokaktan geçen bir kız ve oğlanın kafasına göre nikahını kıyamıyacağı gibi. Siz başvurursunuz. Gerekli sağlık koşullarınız, kan tahlilleriniz neticesinde durumunuz uygunsa, yani evlenmenize mani yoksa Torbalı Belediyesi nikahınızı kıyar. Çevre Orman Bakanlığının buradaki konumu budur. Yazı içeriğindeki belge Faruk Akpınar’ı kükkiyen yalanlamaktadır.
2- Bizim elimizden bir şey gelmez. Şimdiye kadar konuşmadık, siyaset yapmak isteseydik bu işin başında çıkar konuşur, polemiğe girerdik. Siyaset bırakılır, işin hizmet tarafına yönelinirse bu iş kendiliğinden çözülür. Çöpün siyaseti olmaz.
Torbalı Chp teşkilatı Taşkesiğe ve Torbalı ilçesine çöp gelmemesi için şimdiye kadar ne yaptı ki ‘ellerinden birşey gelmiyeceğini’ söyleyebiliyorlar? Bazen sukut (sesssizlik) en büyük siyasettir. Zaten atalarımız boşuna ‘SUKUT İKRARDAN (onaydan) GELİR’ dememişler. Torbalı Belediyesi ve Chp teşkilatı ya İzmir CHP’den korktuğu veya belediye başkan adaylığı sırasında (İbrahim Öz’ün adaylığının geri çektirilmesi) konusunda Aziz Kocaoğlu’na diyet ödüyor ve çöplüğün Torbalı’ya getirilmesine sessiz kalıyor. ‘Sessiz kalanlar zulme ortaklıktır’. Dokuzuncu madde olarak sınıflandırdığımız beyanındanda anlaşılacağı üzere çöpü taşıyacak yükleme rampalarından haberleri olmasına rağmen suskun kalmışlardır.
İzmir Büyükşehir Belediyeside ciddi bir siyaset gütmektedir Torbalı - Taşkesikde çöpüne yer seçerken. Buca (250bin) ve Balçova (125bin) oy oranları düşünüldüğünde Torbalıda son yerel seçimlerde (2009) aldığı 30bin oyu feda etmek daha mantıklı olduğu gibi ciddi bir siyasi tavırdır, Torbalı’ya çöp dökmek. Demekki neymiş, ‘Çöpün siyaseti oluyormuş’. Bunun için bir delil içinde İzmir Büyükşehir Belediyesinden dilekçeyle talep ettiklerimiz ile bize gönderdikleri cevapta nasıl ve neleri saklamaya çalıştıklarına bakınız.
3- Çevre ve Orman Bakanlığı yakma maliyetinin yüksek olmasından dolayı, depolamaya daha sıcak bakıyor. Bunun için de en uygun yer olarak bakanlık, Taşkesik Köyü’nü belirledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Taşkesik Köyü’ne kurulacak olan bir tesisi istemiyor.
Birinci yalana cevap verirken çöp alanlarını bakanlığın belirlemediğine cevap verdiğimiz gibi bakanlıktan gelen belgede bu yönde kati ifadelerle Faruk Akpınar’ı yalanlamaktadır. Bakanlık İzmir Büyük Şehir’in seçtiği alanında maliyetine bakmaz. Sorumluluğu değildir. Çevreye etkilerini inceler. Faruk Akpınar siyasetten daha akıllı bir söylem sahibi olsa maliyet ile Çevre Orman Bakanlığını değil Maliye Bakanlığını işin içine sokardı. Çevre Orman Bakanlığı’nın belediyelerin mali denetimini yapmadığı gibi, maliyet hesapları üzerindede hiçbir rezervleri yoktur.
4- Torbalı AK Parti’ye düşen görev Çevre ve Orman Bakanlığı’nı ikna etmektir. Gerekli ödenekler aktarılıp Buca Kaynaklar’a yakma tesisinin kurulması sağlanmalıdır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 22 ilçenin çöpünü Taşkesik veta Torbalı’ya dökmeye öyle kararlıdır ki, Çevre Orman Bakanlığı’nın Yer Tahsisi başvurularını onaylaması üzerine daha ÇED raporları ve diğer toprak geçişkenliği, rüzgar raporlarını beklemeden İzmir’in çeşitli yerlerine Torbalı’ya taşınacak çöp için yükleme rampalarını tamamlamıştır. Torbalı Ak Parti’nin Çevre Orman Bakanlığını ikna etmeye çağırmak, sizin sevdiğiniz ama ama başkasını seven ve evlenmek için belediyeye başvurmuş kızın nikahı kıyılmasın diye sırf belediye başkanınız akrabanız sebebiyle ‘bu nikahı kıyma, bunların evlenmesine mani ol’ çağrısına benzer. Oysa mantıklı olan İzmir Büyükşehir Belediyesini Taşkesik Çöplüğü konusunda Çevre Orman Bakanlığına yaptığı başvuruyu geri çekmeye ikna etmektir. Torbalı CHP’nin bu konuda hiçbir girişimi olmadığı gibi sessiz kalarak, yıllardır yapılan çalışmaları görmezden gelmişler, Torbalı Halkından gizlemişlerdir.
5- Torbalı AK Parti, bakanlığı ikna edemezse İzmir (Chp'li) Büyükşehir Belediyesi istemeye istemeye çöpü Taşkesik Köyüne dökmek zorunda kalacak.
Siyaseten söylenen en büyük yalandır, ayıptır, ahlaki değildir. Torbalı Belediyesi ve CHP Teşkilatının yüreği varsa ve çöpün Torbalı’ya dökülmesini istemiyorlarsa İzmir Büyükşehir’in Taşkesik için Yer Tahsis başvurusunu çekmek için çalışsınlar. Veballerini ve suçlarını başkalarının üstüne atarak, yalan beyanlarla kirli siyaset yapmaktan vazgeçsinler.
6- Bakanlığın bir başka düşüncesi de, depolama sırasında çıkacak metan gazından elektrik enerjisi üretip ekonomiye katkı sağlamak.
Sadece siyasi yalan olduğunu düşünüyorum bu sözlerin. Yoksa beyan edenin zeka seviyesini sorgulamak haddimize düşmez. Bunlar siyaset kurnazlığının ürünü sözlerdir. Yoksa ortalama zekadaki her siyasetçi ‘enerji üretimi’ konusunda yetkinin Çevre ve Orman Bakanlığı değil Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkisinde olduğunu bilir. Kaldı ki çöpten enerji üretimi konusunda belediyeler kendi inisiyatiflerini kullanırlar. Ankara – Mamak’ta ülkenin en gelişmiş örneği vardır.
7- Aziz Kocaoğlu ile yaptığımız toplantıda kendisi bize kesinlikle çevreye herhangi bir kötü koku yayılmayacağını, yeraltı sularının kirlenmeyeceğinin sözünü verdi. Torbalı’yı sevdiğini ısrarla beyan etti.
Valla Aziz Kocaoğlu’nun beyanlarına güvenmek size kalmış. Ama bunu bizden bekleyemezsiniz. İzmir halkına arsenikli su yalanları söyleyen, metro ve hızlı tren yalanları arşa çıkmış bir kişidir kendisi. Bu arsenikli su yalaları yüzünden normalde ülkemizde Akdeniz Tipi Beslenme alışkanlığına en yakın mutfak kültürüne sahip olmasıyla İzmir, tam aksi olması gereken yerde kanser vakıalarının en yüksek olduğu ilk 3 ilden birisidir. Su sıkıntısı çekilirken ve az kullanımı sağlamak için zam yerine sırf üzerinde ‘bu su arsenikli ve insan sağlığı için tehlikelidir. İçme ve günlük kullanımda (banyo) tüketmeyin’ yazma zorunluğundan dolayı fiyatı dibe vurdurup fatura göndermedi İzmirli’ye... 4 ay sonra yağmur suları ile arsenik miktarı düşünce kışın suya zam yapıp 4 aylık faturayı ilgili ibareyi yazmadan abonelere gönderdi. Bu yalanların sahibine mi inanacağız. Halkının sağlığını kendi prestijinden, faturaların üzerine karizmasını sarsıcı ibare bulundurmaktan aşağı gören birine mi? hemde ‘çöplük halk sağlığına zarar vermeyecek’ sözüne mi inanalım? Madem bu kadar sağlığa zararsız, kokusuz ve yeraltı sularını kirletmeyecek bir tesis kuracaklar ne gerek var merkezden bu kadar uzak bir yere çöplük kurmaya? Çevre ve Orman Bakanlığından başvurup, yer tahsisi sağladığınız diğer 2 ve başvuracağınız sair yerler daha yakın ve taşıma maliyeti daha düşük olur. Hem böyle çevreye ve insan sağlığına bu kadar zararsız bir çöplük olacaksa Torbalı halkı size sorar ‘Kardeşim o zaman Harmandalı Çöplüğü neden etrafına pislik ve hastalık saçıyor?’
Aziz Kocaoğlu Torbalı ve Torbalılı’yı seviyorsa öncelikli projelerini tamamlasın. Mezarlık sıkıntımız var, Huzurevi, Altyapı yenilenmesi, İzsu’nun arızalara müdahalesi haftalar alıyor, Hızlı Tren, sanayi için kimyevi atık arıtma tesisi ihtiyacı (Fetrek ve Çevlik Çayından ziyade çevre artezyenler renkli, kokulu su sahibi oldu) vb.
8- Çöp konusunda CHP’den açıklama gelmedi diye konuşanlar oldu. Ancak şimdiye kadar beklememizin sebebi kamuoyunu yanlış bilgilendirmemekti.
Siz şimdiye kadar bir açıklama yapmadınız çünkü işi oldu –bittiye getirmek istediniz. Torbalı haklını bilgilendirme değil, çöpün gelişini saklamaya çalıştınız. Bildiğiniz doğruları bile sakladınız bizlerden. Mesela eğer ilk İzmir Büyükşehir’in Çevre Orman Bakanlığına 2006 yılında ve daha sonra 2007 ve 2008 ‘Yer Tahsisi Başvurusu’ konusunda neden bilgilendirmediniz halkı? Bunu yapsaydınız ne yanlış olurdu? Neden beklediniz?
9- ‘Günlük 600 araç gelecek, 3 bin 200 ton çöp dökülecek’ deniliyor. Hiçbirinin de gerçekle uzaktan yakından alakası bile yok. Eğer tesis buraya kurulursa günlük 90 ile 100 araç arasında çöp gelecek.
Epeyde bilgi varmış oysa Faruk Akpınar da..! yoksa birilerinin düdüğünü mü çalıyor demeli... Harmandalı Çöplüğüne günde 1200 civarında kamyon çöp taşıyor. Torbalı – Taşkesik daha büyük planlanıyor. Faruk Akpunar’ın Onuncu maddeye yerleştirdiğimiz, açıklamasında itiraf ettiği gibi ve İzmir Büyükşehir’in yükleme, prasleme rampalarını neredeyse tamamladığından da anlaşılacağı üzere çöpler preslenerek taşınacak. Yani bizim 700 – 800 dediğimiz kamyonlar preslenmiş çöp taşıyacak. Yükleme istasyonlarında 3 – 4 çöp kamyonu yükü preslenerek bir kamyona yüklenecek. Yani Torbaslı’ya gelecek bir kamyon bugün Harmandalıya giden 3-4 kamyonun yükünü taşıyacak... Faruk Akpunar’ın beyanını doğru kabul etsek ve 90-100 kamyon çöp taşınacaksa (hem komik hem yalan) bunu 3,5-4 ile çarparsak, 400 civarında çöp kamyonu eder. Hemde İzmir’in nüfus artış oranına göre 10 yıl sonra ne olacağını düşünmeden.
10- Bunun yanı sıra çöpler sularını akıtarak değil, daha önceden preslenmiş vaziyette gelecek.
Taşkesik, Arslanlar, Havuzbaşı ve Torbalılı Çevreciler Çöplük Alanını incelemeye gelen Kocaoğlu'nu protesto etti.
Bu doğru ve itiraf gibi... Çöpler preslenerek taşınacak. Lakin yükleme istesyonlarında preslenen çöplerden çıkan likit pis su ve çöpler nereye taşınacak? Yoksa onlarda vidanjörlerle Torbalı’ya olmasın? Zira henüz İzmir Büyükşehir’in bu likit çöp konusunda herhangibir çalışma yaptığını duymadık. Duymadığımıza göre üç yöntem zileyebilirler! Vidanjörlerle Torbalı –Teşkesik’e taşımak. Yine aynı yöntemle 10. Sınıf ilçe arıtma tesisisne boca etmek. Son ve en kötü ihtimal kanalizasyona koyvermek. Bunca yalanı yorumladıktan sonra dahada yazacak birşey kaldı mı? nasılsa yalandan kimse ölmüyor ama Torbalı’yı çöplüğe boğacak olan Torbalı CHP ve Belediye yönetimini esefle kınıyorum.
Cenk SARIGÖL

14 Haziran 2010

Torbalı Chp İlçe Başkanı Yalanlarına Belgeler

Torbalı'ya İzmir'in çöpünü getirmeye azmetmiş veya işbirliği yapan ekip Torbalı Chp İlçe Başkanı Faruk Akpunar'ın,
Yalanlarının Belgeleri


Bundan önceki yazımız “Halkı Aptal Yerine Koymak” http://cenksarigol.blogspot.com/2010/06/halk-aptal-yerine-koymak-izmir-ili.html başlığı altında Chp Torbalı ilçe Başkanı Faruk Akpınar’ın İzmir çöpünün Taşkesik Köyüne taşınması konusunda yaptığı ve içeriği yalanlarla dolu konuşmayı sizlerle paylaşmıştıktık. Açıklama oldukça uzun. Tabii uzunluk yalan beyanların çokluğunuda beraberinde getirmiş. Uzun olduğu için bu yazımızda aynı yalan beyanları tekrar yayınlayıp, yazı alanımızında ırzına geçmesine müsaade etmeden açıklamadaki (Büyük Torbalı ve Ege Haberi Gazetelerinde yayınlandı) yalanları sadece afaki değil belgeleriyle yüzlerine vurmak için. uzun süredir Büyükşehir'in harmandalı Çöplüğüne yer arayışları devam ediyordu. Bu süre zarfında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur ve Torbalı Chp İlçe başkanı Faruk Akpınar bu gerçeği sakladılar. Şimdi ise faruk akpınar gazetelere verdiği yalan beyanlarla çöplüğün suçunu Çevre ve Orman bakanlığına dolayısı ile hükümete oradanda Torbalı AkParti ilçe teşkilatına yıkmaya çalışmaktadırlar. Siyasete yalan bulaştırıyorlar. Gerek Çevre ve Orman bakanlığı, gerekse İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına yazdığımız dilekçe ve her iki makamdan gelen cevapları sizlerle aşağıda paylaşıyoruz.

------------------------------------------------------------------------------------------
Konu: İzmir Büyükşehir Yeni Çöplük Alanı 17/05/2010
(Bilgi Edinme Hakkında Kanun Çerçevesinde)

Türkiye Cumhuriyeti
Çevre ve Orman Bakanlığı,

Atık Yönetimi Dairesi Başkanlığı,
ANKARA

Büyükşehir Belediye Başlanlığı,
İZMİR

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Harmandalı Çöplüğünü, Torbalı ilçesi Taşkesik Köyü’ne taşıması için ihale aşamasına gelinmiştir. Sözü geçen alan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından tahsis edilmiştir. Bunun için;
- Çevre Raporu varmıdır?
- Çevre Orman Bakanlığına yer tahsisi için ne zaman başvurmuş, başvuruda talep edilen sair yerler varmıdır? hangi evrakları sunmuş ve İzmir Büyükşehir’in başvurusu ne zaman kabul edilmiştir?
- Böyle bir çöplük alanının kabulü ve onayı için hangi kurum ve kuruluşların imzaları gerekmektedir?
- Çevre Orman Bakanlığının bu yeni çöplük alanını için tahsis ettiği araziyi ve başvuruyu ret etme hakkı varmıydı?
- Büyükşehir veya sair belediyeler başvurmadanda Çevre Orman Bakanlığı “buyrun çöpünüzü buraya dökebilirsiniz” diye yer tahsisi yapar mı? bu alan veya başka bir alan için bugüne kadar böyle başvurusuz yer tahsisi yapmışmıdır?

Yukarıda belirtilen soruların cevaplarını içeren varsa evrakların bir kopyalarının tarafıma ilgili kanunda belirtilen süre dahilinde ulaştırlmasını arz ederim.

Bilgi:
1-Bimer (Başbakanlık İletişim merkezi)
2-Çevre ve Orman Bakanlığı,
(Atık Yönetimi Daire başkanlığı)
3-İzmir Büyükşehir Belediye Bşk.lığı
Cenk SARIGÖL
-----------------------------------------------------------------------------------

Yukarıda Çevre ve Orman Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir belediye Başkanlığı'na gönderdiğimiz dilekçe ve cevap istediğimiz soruları okudunuz. Şimdi sırasıyla cevaplara bakalım;
Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan gelen cevaptır:
--------------------------------------------------------
----------------------------------------------------------

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Cevabıdır:

----------------------------------------------------------
28 Mayıs 2010

Konu; Bilgi Başvurusu

Sayın Cenk SARIGÖL,

Belediyemiz Bilgi Edinme Birimi'ne yapmış olduğunuz 17.05.2010 tarihli başvuruda, Torbalı Düzenli Atık Depolama Tesisi Projesi'ne ilişkin bilgi istenmektedir.

Harmandalı Düzenli Depolama Alanı'nın kapatılarak, yeni bir evsel atık bertaraf tesisi kurulmasına yönelik çalışmalara 2004 yılında başlanmış ve proje için birçok alan değerlendirilmiştir. Söz konusu alan için ise Çevre ve Orman Bakanlığı'na, ilk olarak Eylül 2007'de başvuruda bulunulmuştur. Başvuru için tahsise esas genel bilgileri içeren ön-rapor ile Maden Tetkik ve Arama Bölge Müdürlüğünce, zemin geçirimsizliğinin belirlenmesine ilişkin yürütülen teknik çalışmanın sonuçları sunulmuş ve işlemler 2008 yılında sonuçlandırılmıştır.
Faaliyetin Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında irdelenmesi için çalışmalar yürütülmektedir. Değerlendirme Raporu sonuçlarına ve tüm ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak projeye yön verilecektir. Resmi Kurum görüşleri doğrultusunda, Yönetmeliğin Ek-1 Listesinde bulunan tüm faaliyetler için karar verme yetkisi, Çevre ve Orman Bakanlığı'ndadır.

Bilgilerinizi rica ederim.

Işıl KONYA
İzmir Büyükşehir Belediyesi
Katı Atık İşl. Şb. Müdürlüğü
--------------------------------------------------------------------

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının verdiği cevaba bakarmısınız? sanırsınız ki projeyi yürüten Çevre ve Orman Bakanlığı... Üstelik, ilk bakanlığa yaptıkları başuru tarihi, hangi alanlar için yer tahsisi istediklerine dair sorulara hiçbir cevap yok. işte bunların vatandaşlarına saygıları bu kadar. oysa Sosyal demokrat belediyeciliğin en önemli vasıflarını, ŞEFFAFLIK, AÇIKLIK, PAYLAŞIMCILIK, HALK KATILIMLI olarak niteleyenlerde bunlar... Yorum sizin sevgil okurlar!

Cenk SARIGÖL

1 Mayıs 2010

Medya Etiği ve Deniz Baykal Videosu

Medya Etiği ve Baykal Videosu

CHP eski Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal ve yine CHP’li bayan milletvekiline (Nesrin Baytok) ait olduğu yalanlanmayan görüntüleri “özel hayatın gizliliği” ihlal edilerek kayda alınması ve yayınlanması sadece yasal olarak suç değil, aynı zamanda basın etiği acısından doğru değildir.

Gelgelelim böyle bir skandal haber dünyanın neresinde olursa olsun haberdir ve üzerinde tüm basın organları ve yazarların yorum yapması, eleştirmesi, ele alması gayet normaldir. Özel hayatın gizliliğini ihlal ederek bu görüntülerin yayınlanması ne kadar ahlaksızsa videonun başrolünde oynayanlarında yaptığı o kadar ahlaksız ve iğrençtir. Basın böyle bir haberi görmemezlikten gelemez. Yok sayamaz. Sadece magazinsel boyutları bile işlemeye değer!
Bu yazıyı kaleme alana kadar CHP, Deniz Baykal veya Nesrin Baytok’tan video içeriğinin gerçek olmadığı yönünde bir yalanlama gelmedi. Doğrusu benim gibi birçok insan bunu bekledi. Yalan olmasını, montaj olduğunun söylenmesini temenni etti. Maalesef yalanlanmadığı gibi Deniz Baykal’ın istifa açıklamasının içeriğinden doğru olduğunu da çıkarabiliyoruz. Baykal,
“Meskene tecavüz ve ileri teknoloji kullanımı yoluyla tezgâhlanan, bu komplonun iktidar gücü ve olanakları seferber edilmeden, bir muhalefet partisi genel başkanına karşı bu kadar fütursuzca icra edilebilmesi mümkün değildir”
diyerek kanımca sadece ret etmemekle ve istifasıyla değil bu cümleyle de içeriği kabul etmiştir! Meskene tecavüz dediğine göre meskeni biliyor! Biliyor ki kamera açısının da objektifin durduğu yere (sanırım banyo) ancak çok küçük ve yüksek teknoloji bir görüntüleme aygıtı konulabileceğini öngörüyor.

Deniz Baykal’ı ve aileye verdiği değeri, siyasi olarak kendisini hiç onaylamasam, tarzını sevmesem de takdir etmişimdir. Bunu sık sıkta çevreme aktardım. Hatta bir dönem önce CHP milletvekili ve MYK üyesi İzmir milletvekili Sedat Uzunbay’ın 2007 seçimlerinde bırakın adaylığı aday adayı bile gösterilmemesi sebeplerine, eşinden ayrılıp, sekreteriyle evlenmesini ilave etmiştim bir yazımda... Sayın hemşehrim Sedat Uzunbay Beyden şimdi özür diliyorum.

Kayıt görüntü içerikleri yasal ve ahlaki değildir. İlk olarak metacafe.com sitesinde yayınlanmış ve ardından bir saat kadarda habervaktim.com sitesinde gösterilmiştir. Metacafe gibi magazin ağırlıklı ve üye paylaşımlarının içeriğini oluşturduğu bir siteyi anlayabiliriz ama ahlak, edep ve İslam kimliğini önemseyen bir site olan habervaktim.com’un böyle bir kaydı içindeki müstehcen görüntülere rağmen yayınlaması yakışmamıştır. Bununla birlikte başbakan ve iktidar partisi milletvekillerinin kayıttan habervaktimin.com yayına almasından hemen sonra haberleri oldu. Başbakanın talimatları ile Türkiye İletişim Başkanlığı (TİB) derhal harekete geçmiştir. Daha CHP yetkililerinin yargı süreci başlamadan videonun yayılması önlendi! Mesela ilgili mevzuat ve yasa çerçevesinde sadece yayınlanan link değil metacafe’ye tüm erişim yasaklandı.

Adalet Bakanlığı’nın dahli ile CHP koordinasyonlu bir ekiple videonun yayına konduğu tespit edilen tüm linkler süratle yasaklandı. Bu yüzden Baykal’ın istifa açıklaması yaparken iktidarı suçlaması en az video içeriği kadar çirkindir. Eğer iktidar partisi bu çirkef görüntülerin yayılmasını isteseydi sadece yasa ve kanunların normal işlemesini sağlaması yeterliydi. Yayıncıların bir içeriği yayından kaldırmaları için savcılığa başvurma, mahkeme kararı veya hâkimin tedbir koyma hükmü alınması bunun TİB ve Telekomünikasyon Başkanlığına sevki, yayıncının itiraz süresi ve en az iki gün içinde yerine getirme yasal hakları bulunduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Oysa burada işler jet hızıyla halledilmiş, daha mahkeme kararı olmadan 2937 sayılı kanunun 7. Maddesi işletilmiştir. Metacafe.com adresine girdiğinizde de ve tib.gov.tr adresinden sorgulama yapıldığında görülecektir ki yayın yasağı daha mahkemenin tedbir kararı çıkmadan Türkiye İletişim Başkanlığının inisiyatifi ile kapatılmıştır.

Ayrıca bence haksızlık ve iletişim özgürlüğünü engelleyecek şekilde. Zira normalde üye paylaşımlı sitelerde sitenin tamamı değil, sakıncalı veya yasaya aykırı içerik barındıran link kapatılırken, metacafe.com sitesine tümden erişim yasağı konulmuştur.

Sonuç olarak Sayın Baykal milletin midesini bulandıran ve Türk Siyasetini küçük düşüren durum için ille de birilerini suçlayacak ve kabahatli arayacaksa kendinden başlamalıdır. Önce partililerinden başlamak üzere tüm halkımızdan özür dilemelidir. Siyasi değerlendirmelerimizi sonraya bırakmak üzere “Hırsızın hiç mi suçu yok?” dediğimizde ortalama Türk vatandaşlarının hemen aklına gelecek Nasrettin Hoca fıkrasını hatırlatmadan geçemeyeceğim.

Cenk SARIGÖL

11 Haziran 2009

Torbalı Akparti Özeleştiri Yapmalı!

Torbalı Akparti Teşkilatı Özeleştiri Yapmalı!

BANA göre Torbalı Ak Parti, belediye başkanlığını kazanamasa bile başarısız bir yerel seçim geçirmedi. Hatta İzmir’in yerel seçimden en başarılı çıkan ilçe teşkilatlarından birisidir. Oyunu istikrarlı şekilde arttırmayı sürdürdü. %4,8’lik oy artışı bir başarı sayılabilir ama bu parti yöneticilerinin ve teşkilatının özeleştiri yapmaktan geri durmasını sağlamaz. Her ne kadar adayları ‘tüm sorumluluk benim’ diyerek, sonucu üstüne almış olsa dahi…

Torbalıda Akparti %4,8 oy artırdı doğrudur. Buna karşın CHP %23,2 gibi bir sıçrama yaptı. Elbette mazeret üretmek basit. ‘İzmir’de genel olarak diğer parti seçmenleri kendilerini Ak Parti karşısında konuşlandırdı’ diyebilirsiniz.

O zaman size şunu sorarlar, "diğer ilçe ve beldelerde partiniz oy kaybederken siz arttıra bildiyseniz 3300 oy alacak bir atraksiyon nasıl olabilirdi?" Veya bu oyu alamamamızın sebebleri nedir? Torbalıda Ak Parti oyunu 5 puan arttırmış kabul etsek ve bunun %3’ü MHP, %2’si eski DYP seçmeni olsa! Bu varsayımdan hareketle CHP’ye aynı partilerden MHP %7,8 oy, DYP’den %3,5 oranında kayma gerçekleştiği gerçeği önünüze dikilir. Size seçim almak için +%6 oy yetiyordu. Yani 3350 oy. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/04/torbal-2009-secim-degerlendirmesi.html Hadi eriyen, dibi bulan, DTP’nin yarısı kadar söz hakkı ile kısraktan düşmüşe dönen bu partilerden CHP’ye gidenin yarısını alamadınız. Peki bir önceki seçim GP’nin aldığı %7,05 oy ne oldu?

Ak Parti ve MHP tabanlarının %28’inin ülke çapında yapılan tüm araştırmalarda ortaya çıkmıştır ki, ikinci tercihi bir diğeridir. Geri kalanda kesinlikle CHP değil, BBP, Akparti, DTP, DP sıralamasından sonra ona yer ancak bulunuyor. Özeleştiriye buradan başlanmalı, ‘Biz veya partimiz nerede hata yaptık da sağ ve ortak tabandan beslendiğimiz seçmen bizim yerimize CHP’yi tercih etti? Adayda, meclislerde hata mı yapıldı?'

Bugüne kadarki Torbalıda sağ parti ve partililere yaklaşımımızdaki hatalar neydi? Onları bize oy vermektan alıkoyan etkenler nelerdir? Bizim yaklaşımımız ve tutumumuzun bundaki payı nedir? Tüm bu soruların cevapları verilmeden, bundan sonra ne yapacağız? Sorusuna doğru cevabı bulamazsınız. İcraat proğramınızı ve siyaset stratejinizi temelsiz yürütürsünüz. Unutmayın temelsiz binaya, çok kat çıkılmaz, balçık toprak temel tutmaz. Bu soruların cevaplarına göre ben inanıyorum ki, aramızda şu neden yok, bunu davet edelim, filanca gerçekten görüşlerimize yakın diye tartışmaya başlanacaktır.

Sahi koalisyon dönemi iyi işler çıkaran, Torbalı'ya bir çok hizmeti geçen bir Aydın Mimaroğlu vardı tanır / hatırlar mısınız? Eminim Torbalı Akparti yöneticilerinin böyle çok tanıdığı ve hatırladığı çıkacaktır. En azından bu hatırladıklarınızla ortak seçim değerlendirmesi yapmaya ne dersiniz?


Cenk SARIGÖL

23 Mart 2009

Torbalı Yerel Seçim Anketi (BUPAR)

Yerel Seçim Anketi (BUPAR)

Kamuoyu araştırma kuruluşu BUPAR, Torbalı Belediye Başkanlığı seçimleri için bir anket yayınladı. Anket, kamuoyu araştırmalarında "en sağlıklı" yöntem olarak nitelendirilen "yüz yüze anket yöntemi" kullanılarak uygulandı.
Anket, AK Parti adayı Mahmut Atilla Kaya’nın açık ara önde olduğunu ortaya koyuyor. İşte Torbalı merkezi ve beldelerde yapılan son anketin sonucu.
2 bin kişi üzerinde yapıldı.

Araştırma Torbalı Belediyesi sınırlarında yer alan Torbalı merkez mahalleleri, Ayrancılar, Çaybaşı, Subaşı, Yazıbaşı, Pancar ve Karakuyu beldelerinde farklı sosyo–ekonomik ve sosyo–demografik gruba mensup kişilerden, yaş, cinsiyet ve mahalle kotalarına göre tesadüfi yöntemle seçilmiş 2.000 kişi ile görüşülerek gerçekleştirildi. Yapılan bu araştırmada 0,95 güvenlik sınırları içinde, hata payının +/- % 1,63 olarak görüldüğü açıklandı.

AK Parti adayı fark attı

BUPAR’ın anketinde AK Parti adayı Mahmut Atilla Kaya yüzde 44,2’lik oy oranı ile ilk sırada çıktı. Ankette CHP adayı Ramazan İsmail Uygur yüzde 33,6 ile ikinci sırada yer buldu. MHP adayı Zerrin Çalışkan Yöndem yüzde 5,8′lik oy oranı ile sıralamada üçüncü olurken, DTP adayı Celal Temel yüzde 3,9’luk bir oy oranına sahip oldu. Diğer partilerin yüzde 3,3’lük bir oy aranı aldığı ankette kararsızlar ise yüzde 9,2’lik bir oranda çıktı.


21 Mart 2009

Torbalıda Dün Değerlendirmesi ve Seçim

İzmir -Torbalı / Eylül Stadyumunda yapılan Bir !9 MAyıs Gençlik Bayramı Şöleni
Dün Değerlendirmesi ve Seçim
Torbalıda Yerel Seçimin rengi neredeyse belli oldu! Birileri çok kötü rezil olacak hırçınlıkları, taşkınlıkları zaten vardı ama bunun tabana sirayeti bu yüzden. Balkonuna Akp flaması asan Alpkentli kadını taşlama, belediye siyasi fanatik zabıtalarının komşusunun politik tercihiyle astığı flamayı yakma ve küfür etmesi, Ayrancılarda şahsi arabasını partisine kiralayan ve yevmiye ile şoförlük yapanların bakanın arkasındaki Torbalı Akpartilileri provoke çabaları her bu sebeplerde aranmalıdır.

Bir dönem için seçilmek istediğini söyleyenlere sözleri haftaya bugün yalatılmış olacaktır. 2004 seçim beyannamelerinde ortaya koymadıkları sandık şimdi halkın önüne gelmiştir. Yeni seçim beyannamelerindekilere nasıl inansın millet? Eskisini yerine getirmemişsin ki yenisini vaaz ediyorsun. Sonra rakiplerinin projelerini “olmayacak şeyler” diye nitelerlerken aklıma o klişe laf geldi, “kişi kendinden bilir”

Türkiyede olduğu gibi Torbalı CHP’nin heyecanı yok! İş bu kez çok zor. Sağda bir parti (DYP - DP) erimiş, eski adayı Akp meclis üyesi (Mehmet Hasan Karatoklu) olmuş. Eski İzmir caddesi üzerindeki kafeleri yıkmışlar, sonra yenilerini istediklerine vermişler. Devlet demiryollarından 11 yıldır kira ve belediye ruhsatı ile işleten kişilerin yerleri eften püften sebeplerle başlarına yıkılmış. Çamlık içinde her büfe yıkıldı. Ama hami olduklarının yeri milletin milyonları ile tekrar yıkılıp yapılarak aynı kişiye hamsi tava edilmiş. Ya hazır yıkmışken şu hastaneyi düğünlerden, eğlencelerden, gürültü ve patırdıdan kurtarabilirlerdi. Ama o zaman nasıl Hami, Abi olunur değil mi? Öncelik sıralamasına bakmaksızın saçma sapan, gereksiz, israf, yatırım önceliğinde son sırada olması gereken Muzaffer Kebapçıgil Koruluğuna Kır Kahvesini hastanenin dibine kurmakta beis görmediler.

Eski Sanayiyi yıkmışlar, yeni meydana UYGUN ve eşlerinin heykellerini dikerek kendilerini ödüllendirmişler! Millet susuzluktan gevlerken, apartman katlarına su çekmekten fıtık olmuş. Bunlar tarlaların ortasına yüzme havuzu yaptı. Eh ancak orda yan parsel sevilen insanlara aitti… Açılışta yarım yamalak yazın son gününe (Ağustos’un yarısı yaz, yarısı kış derler) yetiştirdi gibi yapılıp, açıldı.

Torbalıspor final haftasında tesislerinden, “Ticaret Odası ile ortak Otel yapacağız” gerekçesiyle tesislerden çıkarıldı. Üstelik bundan Ticaret Odası yöneticilerinin haberi bile yoktu. Kulübün kullandığı eski püskü otobüsü çekip aldılar. Kulübün gelir kalemlerini (bana görede haklı gerekçeyle) kesti ama benim gerekçem kumar olurken onlarınki neydi acaba? Sonra karanlık meblağlardan bahsedilen, eşlerinin aracını kullandığı “Metropolisspor” kuruldu. Spor olarak en çok “Deve Güreşi” faaliyeti yaptı. İzmirde başarılı tüm ilçe spor takımlarına maddi destek sağlayan İzmir Büyükşehir ve Aziz Kocaoğlu şampiyon olan İzmir’in en başarılı takımı Torbalıspor'a zırnık koklatmadı. Acaba kimin telkinleriyle? Neden? Akp Torbalı ilçe başkanının kaynı kulüp başkanı! Bunların siyasi partizan ve fanatiklikleri “TORBALILIK” ruhundan çok önde gidiyor.

Popstar olma hevesiyle işi gücü bıraktılar, sms uzmanı oldular! Nikâh kıymaya başkanından CHP meclis üyelerine kadar (bana göre gayri ahlaki bir evlilik için) taa Çeşme’lere yatlara koştular. Niye? Çeşmede belediye başkanı nikah memuru yok muydu? Bildiğim kadarı ile o yat kaptanı bile kıyabilirdi nikahı… Belediye’den gelir gelmez 200’e yakın işçi çıkarıldı. Hadi onları maliyet düşündün çıkardın. O zaman yerlerine neden partizanlarını ve başka bir partinin adamının adamlarını doldurdu? 2004 seçimlerinde Torbalı CHP Subaşı Beldesi Başkan Adayı Hamit Küçük gibi Torbalı Belediyesine tescilli partililerini kadrolamaktan bile imtina etmediler. Sendikalı işçileri kapıların önüne koydular. Mahkemede haksız çıktılar. şehriçi dolmuşçularla olan davayıda kaybettiler. Her iki Mahkeme kararlarını uygulamadılar sonra bizim paramızla ceza ödediler. Koltuğa oturur oturmaz sendikalı işçileri kapının önüne koyanlar, Seçime bir yıl kala ise pişkin pişkin kendi kadroladıklarına sendikal hak verdiler.

Bitmiş işe çatı, yarı resmi oda seçimlerinde sandık bekçiliği, kamu malını personele kullandırarak, çıkar sağlamak bu dönemde bol bol görüldü. Eski çırçır fabrikaların şişe dipleri arandı. Sirozdan görev yapamaz hale geldiler. Havaalanlarında kimileri uçaklara alınmadı promil yüksekliğinden. İlçeye gelmiş sanatçılara şişe fırlatma, küfür, racon kesme, muhaliflerin yakınlarının yerlerini kamulaştırmaya kalkma, kapalı marangoz atölyesine “gürültü kirliliği” cezası kesmek. Meclis üyesi yakını bazılarının uzaktan çalışma yöntemiyle belediye çalışanı olması… Gül gibi geçinmeler. Belde Belediyesinin 3 liraya diktiği ağaçların daha küçüğünü 10 liraya ihale etmek.
Aklıma bir çırpıda gelenler bunlar ve bunun adı da Sosyal Demokrat Belediyecilik oldu! Yerseniz…

Biliyorum seçim tahminimi merak ediyorsunuz. Mailler, telefonlar… ama 27 Şubat 2009 tarihinde yazmıştık.
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/torbal-ticaret-odasnda-yeni-donem.html
“Bence 56 bin civarında oy kullanılır. Kazanacak parti ve adayın adı “A” harfiyle başlıyor! En az 3500 oy fark bekliyorum. Bakalım göreceğiz. Siz unutsanız bile ben size nasılsa hatırlatırım.”

Bu işin profesyoneli Ertan Ünver 16 Mart 2009 tarihli köşesinde bizim öngörümüze paralel bir değerlendirme yapmış;
“Onun için fazla pompalamayın, şu ara 3500- 5350 arasındaki farkın daha da artmasana sebebiyet vermeyin. Ve 1999’da baraj altında kalındığı zaman yaptığınız gibi, bu sonucu da benden bilmeyin…”

Sayın Ünver ‘pompalamak’ derken hava gazı pompalamaktan bahsediyor olmalı! Bende bunca püfür püfür esinti nerden geliyor diyordum.


Cenk SARIGÖL

11 Mart 2009

CHP’nin Torbalı Pay-i Tahtı

İzmir -Torbalı İlçesi Belediye Meydanı ve Belediye Binası
CHP’nin Torbalı Pay-i Tahtı
Torbalı Belediye amirlerinin çifte villaları (pardon villa görünümlü köyevleri) avlusuna belediye işçileri ve traktörü ile köpek klübesi taşınması vakıasını hatırlarsınız. Sonuçta olayı biri üstlendi diğeri olayla ilgisi olmadığı düzeltmesini gazeteye gönderip, ayıbı ortaya çıkaran muhabire,
Hüseyin Günaydın
ve bana dava açma nezaketini gösterdi. Nezaket çünkü ben “bana dava açın” diye özellikle istemiştim. Torbalı patenti CHP’li, Belediyeler kazandıkları yerel yönetimleri baba malı ve hükümranlık sahalarında padişah olarak görüyor olmalılar diye düşünmeden edemiyorum. Öyle olmasa belediye işçisini, makinasını, araçını özel işlerinde kullanmıyacakları gibi bitmiş işe ihale örnekleri, mahkeme kararlarını uygulamamak (şehiriçi dolmuşlar ve çıkarılan işçilere ödenmeyen tazminatlar - Ramazan İsmail Uygur) gibi pervasızlıklarda bulunmazlardı.Padişahlık daha genel başkandan geliyor, 28 Nisan 2008 P.tesi günü “Kongren Gelmiş Neyime...” başlıklı yazımızda
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/04/kongren-gelmi-neyime.html aynen şu ifadeleri kullanmışız;
“Chp kurulduğundan beri 85 yılda 45 kurultay (13’ü olağanüstü kurultaydır) yaparak adeta ‘kurultay parrtisi’ olduğunu tescillemiştir. Son 34 yılda ise 23 kurultay yaparak dünya çapında kırılması zor bir rekora koşmaktadır. Deniz Baykal bu kurultayların yapıldığı son 34 yılda yönetici olarak vardı. CHP’nin 32. Kurultayına kendisinin genel başkan yada adayı olarak katıldığı 10’nuncu kurultaylarDALAR. 22. CHP Kurultay’ında Genel Sekreter Yardımcısı olarak başladı işe ve o gün bugündür dur durak bildiği yok! Seçim sandıkları konusunda olmasada kurultay sandıklarından hep başarıyla çıkmasını bilmiştir. Fakat 58 yıldır tek başına iktidar yüzü görmemiş CHP’nin 34 yılında bulunmak kendisi adına büyük bir başarı sayılsa bile parti başarısızlığındaki emekleri inkar edilemez! Deniz Baykal’ın Chp’nin başında geçirdiği süre 36 Osmanlı padişahının 32’sinin saltanat süresinden uzundur. Ama baksanız kendileri ‘saltanatı kaldıran...’ partinin başında olmaktan gurur duyduğunu sık sık dile getirir.”

Deniz Baykal hangi siyasi başarısından dolayı hala CHP Genel Başkanıdır. Modern demokrasilerde başarısızlığa rağmen parti başkanlığı, siyasi önderliği devam eden kaç tane siyasetçi biliyorsunuz? Tüm başarısızlıklarına rağmen koltuklarından kıpırdamayan, devrilemeyen, lidere muhalefet edenlerin (Mustafa Sarıgül, Alaattin Yüksel vb.) anında ihraç edildiği bir yapılanmada en üst yönetici ‘Baş’ mıdır yoksa ‘Şah’ mıdır? Ölene kadar koltuğu bırakmıyacağı anlaşıldığına göre Pay-i Şah mıdır?

CHP Genel Başkanı koltuğu ve partiyi tüm başarısızlıklarına rağmen kendisi için biçilmiş kaftan ve at koşturulacak, istemediğini kapı dışarı edecek bir yapı görürse ne olur? Bu partinin yerel yönetim belediye ve belediyecikleride kendilerini mücavir alanlarının tek hakimleri görmezler mi? Torbalıda bunu mahkeme kararlarını dinlememek, millet susuzluktan kavrulurken yüzme havuzu doldurmak, sezon ortasında ipe-sapa gelmez gerekçelerle ilçe futbol takımını final haftaları tesislerini yıkmak, bitmiş işlere ihale açmak, büro basmak, her türlü yarı resmi sivil toplum seçiminde sandık beklemek, Subaşı Beldesinde plansız proğramsız, çevre düzenlemesiz sosyal tesis açılışları, ölüme sebebiyet.

CHP İlçe Başkanı Ertan Çelik elinde makbuzlarla poz vermiş gazetelere, “Evet biz partimizin açılışı için belediye araçlarını kullandık ama parasını da ödedik” diyor.

En son Torbalı - Yazıbaşı Belde Belediyesi Belediye Başkanı sayın İbrahim Cinkılıç’ı gördük. Belediye İş makinası Operatörü Mehmet Karadana, eski köy şimdi mahalle olan Çapak’ta ‘kaçak kazı’ ihbarıyla şikayet edilince, Yazıbaşı Belediyesine ait iş makinasını kullanarak, kendi tarım arazisini düzelttiği ortaya çıktı. (Karadana hangi Filiz dönemi işe alındı öğrenemedim!) Belediye araçını kendi özel işinde kullandığı ortaya çıkınca ortalık karışmış tabii... Vatandaşlar tepkili. Belediye işçisi Mehmet Karadana'nın imdadına, Yazıbaşı Belde Belediye Başkanı İbrahim Cinkılıç yetişmiş!
“Belediye’ye ait kepçeyi Mehmet Karadana’ya kullanması için kendisinin verdiğini, Belediye işçisinin kullandığı kadar mazot koyduğunu” söylemiş ve işçisinin suçuna ortak olmuş! Ne güzel bu cevabı ve Cin gibi kurnazlığı Çakallar’a belediye traktörü ve işçisiyle villa görünümlü köyevlerine köpek klübesi taşıtan düşünebilseydi ne güzel olurdu! Mesela, bu mantıkla Çakallara giden Torbalı Belediyesi ekibini gönderen sorumsuz, “traktörünün mazotunu koyduk, belediye işçilerininde 2 saatlik mesai ücretini ödedim” deseydi ortada ahlaksız durum kalmazdı!

Torbalı CHP mantığı işte, mücavir alan diktatörlüğü, saltanatı, padişahlığı her ne derseniz deyin... Aynı mantığı geliştirerek diğer CHP’li belediyelerimiz ve başkanlarımız neler yapabilir diye düşünerek, akıl yürüterek, hayali örnekler çoğaltalım;

-Sayın CİN Başkanım, kaynımın düğünü var. Mazotunu koysamda belediye otobüsünü alsam, Denizli – Tavas’a gidip-gelsem olur mu?
(ne demek canım sorman kabahat!)

-Sayın Başkanım RAMAZAN geldi. Şu belediyenin boş dükkanlarından birisini 1.5 ay kullansam, hanım öte-beri satsa?
(lafı mı olur. Elektrik, su parasını ödeyin yeter!)

-Sayın Başkanım benim büyük halamın evin çatısı akıyor. UYGUN olursa belediyedeki boş işçilere çatıyı aktarta bilir miyim?
(sormana gerek yok. Kiremitleri, çimentoyu aldıktan sonra sorun değil!)

-Sayın Başkanım köyevimize köpek klübesi taşıtacam. Belediye kamyonunu kullanabilir miyim?
(köpeği ve klübeyi siz aldıktan sonra soruşturması bile olmaz!)

-Sayın Başkan eltimin kızının nişanı var. Belediye Düğün salonu boşsa o gece kullansak olur mu?
(Pastayı ve gazozları siz alacaksanız dert değil, kullanın!)

-Sayın Reis, belediyede çalışıyorum ama babadan 100 dekar arazi var. Traktör bozuldu. Belediyemizin traktörüyle şu 100 dekarı sürsem olur mu? Mazotunu atarım ben?
(Bizede 10 ayar buğday getirisin artık! Traktörü al ama pulluğu başka belediyemizden iste, sonra pulluk uçları eriyor)

-Sayın Başkanım kızım Çanakkale’de okuyor. Otobüsle gitmesi zor olacak! Makam araçlarından birisini alsamda onunla bırakıp, gelsem. Hanım, kardeşleri, bir kaç arkadaşıda gelecekmiş. Böyle ucuz olur bana...
(Benzin aldığınız yerlerden fatura almayı unutmazsanız sorun yok. Tepe tepe kullanın. Yanlız arabanın içinde kabuklu yemiş yemeyin yeter!)

-Sayın Başkan, evi boyayacamda şimdi dış cepheye iskele kur, merdiven daya, düzenek yap... hem iş uzayaçak hemde masraflı olacak, şu itfaye araçlarından birisini 3-5 gün kullansakta hemen bitirsek bizim boya işini. Böylece evimiz boyalı olursa modern kent görünümü kazanırız değil mi?
(Elbette, elbette ama ben boyaya karışmam. Sonra yangın felan çıkarsa maazzallah. hemen itfaye araçını gönderin. iş bitsin diye belklemeyin. yangından sonra devamn edersiniz boyanıza!

Şaşırmaca yok. Aynı mantık silsilesiyle devam eder gider bu böyle. Olaylar ekseri ÇAkallar ve ÇApak’ta geçiyor. Bunun adı Torbalı - CHP saltanatı değil, 'ÇA-ÇA Dansı' olabilir mi? Ehh, bana ne ya Kim Çaça’ysa, Çaça benim o taraklarda bezim olmaz.


Cenk SARIGÖL

5 Mart 2009

Torbalı Zabıta Partizanlığı

Torbalı Zabıta Partizanlığı

Torbalı Belediye Zabıtalarından bir memur dün (siz okurken ‘evelsi’ olacak) akşam oturduğu apartmana asılan Ak Parti flamasını yakmaya kalktı. Fevzi Hepşenkal Caddesi üzerindeki Alpsü Konutları, Damla Apartmanında oturan Zabıta İbrahim KÖSE, gece geç saatlerde sarhoş bir halde geldiği apartmanda, çapraz dairede oturan komşusu Ferhat ÖZLÜ'nün (yani onun dairesini engelleyen veya ihlal eden bir durum yok) balkonuna astığı Akparti flamasını yakmaya kalkıyor. Ağza alınmayacak küfürlerle apartmanı ayağa kaldıran zabıta memuruna diğer komşular müdahale ederek, polis çağırıyor. Gece yarısına kadar süren münakaşa sonunda sarhoş zabıta emniyet güçleri tarafından ifadesi alınmak üzere karakola götürülüyor. Evine Akp flaması asan eski parti yöneticisi ve 2004 yerel seçimlerinde 4. sıra İl Genel Meclis adayı Ferhat Özlü, komşusunun sarhoş halde yaptığı bu gayri ahlaki hareketten şikayetçi olmadığı öğrenildi.

Buraya kadar sizinle yaşanmış bir adli olayı aktardım. Sizde merak ediyormusunuz bu zabıta kimin döneminde işe alındı? Tahmininiz var mı? Bu olay size bazıları için belediyenin nasıl partizan çiftliğine çevirildiğinin göstergesi olabilir mi? Şimdi bu partizan ve gayri ahlaki tutumla çevresine rahatsız verdiği gibi komşularının huzurunu bozup, küfürler eden zabıta niçin Akparti tahammülsüzlüğünü bu derece pervasız gösteriyor? Veya neden bu kadar Akp’nin görünür olmasından rahatsız?Acaba o kişi kendisi haksız yere işten çıkarılan belediye işçilerinin yerine geldiğii düşündüğü için olmasın? Bu durum “kişi kendinden bilir” prensibi uyarınca mevcut yönetimi ve Torbalı CHP’li Belediye yönetimini ve Başkan Ramazan İsmail Uygur'u iş garantisi olarak görmesinden kaynaklanabilir mi? Öyle ya “siyasetle gelen, siyasetle gider” diye başka bir prensip işleyebilir..!

3 Mart 2009

Torbalı CHP Meclis Listesi

Torbalı CHP Belediye Meclisi Listesi

1. UFUK YÖRÜK
2. ERKAN ZEYLAN
3. SEFER İPEKLİ
4. ÖNDER DEVECİ
5. HAMİT CÖMERT
6. OSMAN SARGIN
7. MEHMET KURT
8. YALÇIN EFE
9. KERİM ÖZLÜ
10. GÜLGÜN YILMAZ
11. SABRİ GİRGİN
12. KAZIM ÇELİMLİ
13. EMİN BARDAKÇI
14. YILDIZ SİVRİKAYA
15. HALİL GÜLCÜ
16. NURETTİN GÜNDOĞDU
17. EYÜP AYATA
18. MUZAFFER YILDIRIMER
19. ŞAHİN ÇOK
20. BAHAR KARATAŞ
21. RAMAZAN ÇAKAN
22. ŞENGÜL KARAASLAN
23. DAİMİ DOĞAN
24. SERHAT ALKIN
25. ZELİHA ÇALAN
26. ONUR TOPLU
27. ALİ MEYDAN
28. TURHAN TUNCER

Kontenjanlar;

İBRAHİM CİNKILIÇ
ÖMER ŞENTÜRK
DR. MEHMET EMİRD

13 Şubat 2009

Torbalı CHP'li Provokasyona Dikkat!

Torbalı'ya Bağlı Ayrancılar Beldesi Piknik Alanına Giriş Tak'ı (Suyun Başı)Torbalı CHP'li Provokasyona Dikkat!

Devlet Bakanı ve İzmir Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Aydın 13/02/2009 Cuma ilçemizdeydi. Bakan Mehmet Aydın entelektüelliği, bilimsel kişiliği, akademik kariyeri, kitapları ve rahmetli Bilge Kral Aliya İzetbegoviç ile dostluğu ile bildiğim bir zamane bilgesidir. Ayrancılar Beldemizde kendini bilmez bir CHP partizanı, bence büyük olaylara sebebiyet verecek bir provokasyon yapmıştır.

Artık partizanmı görevlimiydi onun cevabını CHP Torbalı ilçe başkanı Ertan Çelik versin…

Olay şöyle;
Bakan Prof. Dr. Mehmet Aydın, mülki idare amirleri başta Zeki Aslan (Kaymakam Bey) olmak üzere, Ak Parti İlçe Bşk. Hüseyin Söyler, Ayrancılar Belediye Başkanı Ahmet Özkan, Torbalı Ak Parti İlçe Yönetimi, Ayrancılar Teşkilatından Ak Partililer ve halktan katılanlarla birlikte tam Ayrancılar Belde Belediye Binasından çıkarken Serhat Özdemir (36 yaşlarında) ve Kayınpederi olduğunu öğrendiğim yanındaki Muhsin Yaman isimli kişiyle Bakan Mehmet Aydın’a yanındaki Kaymakam Bey’i bile ezerek,
“Siz ne yüzle buraya geldiniz? Memleketi sattınız..! Hiç utanmıyorsunuz… Yüzünüz kızarmıyor…”
vb. cümlelerle kalabalığı tahrike kalkmıştır. Hadi Mülki Amirlerimizden çekinmediniz, o kalabalığı, partilileri niçin tahrik etmeye kalkıyorsunuz? Torbalı ve Ayrancılar Ak Partililer olgun davranmışlar. Sükûnetlerini ve öfkelerini tutmuşlar, taşanları hemen engellemişler. Ya bu mümkün olmasaydı? Sonuçlarını düşünebiliyor musunuz? CHP Torbalı bunu bir parti politikası olarak mı yapmıştır yoksa fevri bir çıkış mıdır merak ediyorum?

Neden?
Sorusunu hemen cevaplandırayım;
Ayrancılar Misafirperverliğine ve devlet saygısına yakışmayacak şekilde bu kışkırtma olayı gerçekleştiren, Serhat Özdemir kim?
Yerel seçim sürecinde arabasını Torbalı CHP’ye kiralamış, arabası CHP Torbalı tarafından Genel Merkez talimatlarına göre giydirilmiş ve seçim arabası yapılmış, kendiside şoför olarak aracıyla seçim turları atan birisi…
Yani kendi arabasıyla CHP’ye şoförlük yapan ve muhtemelen ücretlendirilen birisi…

Şimdi sormak hakkımız,
"Ey CHP Torbalı ilçe başkanı Sayın Ertan Çelik,
1-bu şahıs bu eylem için sizinle koordinasyonlu mu hareket etti?
2-Sizden talimat almadıysa ve bunu kabul etmiyorsanız ne yapmayı düşünüyorsunuz?
3-Partilinizse ilişiğini kesecek misiniz?
4-Hala CHP giydirmeli arabasıyla iyi bir şey yapmış, sahte karton kahraman gibi kabara kabara dolaşmasına izin verecek misiniz?
5-Yoksa sizde bununla övünüyor musunuz?"

Cevaplarınız için bu köşe bekliyor!!!


Cenk SARIGÖL

10 Şubat 2009

Torbalı CHPde Ertan Çelik, Kimin Başkanı?

Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur yeni yaptırılan meydana Atatürk heykelinin sağına kendi, soluna hanımının heykelini yaptırmasıyla ulusal basına konu olmuştu. Yeni meydanda yapulan ilk resmi törende yani Heykel 2006 Yılında 30 Ağustos törenlerinde açılmış ve herkes şok olmuştu.
CHP - Torbalıda ErtanÇelik, Kimin Başkanı?

Dr. İbrahim Öz dü, Ramazan İsmail Uygur’du derken kaotik ve anti-demokratik, halktan kopuk bir süreçten sonra Torbalı CHP adayını belirledi. Hayırlısı olsun... Fakat bu süreçte gözden kaçan ve ne etik nede kendi parti tüzüğüne bağlantısız hareket eden CHP Torbalı ilçe Başkanı Ertan Çelik’in duruşunu ve tutumunu masaya yatırmakta yarar var.

CHPartisi tüzüğü, Madde-61 de Yerel Seçimlerde aday belirleme sürecini şöyle anlatmış;
“Belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve il genel meclisi üyeliği seçimlerinde, parti adaylarının belirlenmesine ilişkin hususlar yönetmelikle belirlenir. Yerel seçimlerde, merkezden aday gösterme yetkisi, Parti Meclisi'nindir. Parti Meclisi bu yetkisini ilçe seçimleri için il yönetim kurullarına, belde seçimleri için ilçe yönetim kurullarına devredebilir. Bu halde yetkili kurullar seçimin yapıldığı çevredeki örgüt birimine danışır.”

Madem CHParti'si Tüzüğü üzerinden gidiyoruz bakın CHP Parti tüzüğü, Madde-28 de İlçe Başkanı nasıl anlatılmış;
“İlçe Başkanı, ilçe kongresince gizli oyla seçilir. İlçe çevresinde partinin temsilcisidir. İlçe yönetim kurulu’na, ilçe ve belde belediye meclisleri parti gruplarına başkanlık eder.
İlçe başkanı;
İlçe yönetim kurulu’nun, ilçe çevresindeki belediye meclisleri parti gruplarının, ilçe düzeyinde kurulmuş çalışma gruplarının, belde başkanları ve belde yönetim kurullarının, muhtarlık bölgesi görevlileri çalışma gruplarının; Tüzükte belirlenen ve üst kademelerce öngörülen görevleri başarıyla yerine getirmelerini, uyumlu ve verimli çalışmalarını sağlar. Bunun için Tüzük ve yönetmelik kuralları içinde gerekli girişimlerde bulunur.
”

CHP Parti tüzüğü, Madde-30, ilk 2 fıkrada ise İlçe Yönetim Kurulu’nun görevleri şöyle anlatmış;
“İlçe Yönetim Kurulu, ilçe çevresinde partinin başarısı ve amaçlarının gerçekleştirilmesi için yapılacak çalışmaları düzenlemekle ve yürütmekle yükümlüdür. Bu amaçla;
A) Partinin ilkelerini, amaçlarını, Programını, politikalarını ve görüşlerini halka beğendirmek ve benimsetmek için çalışır. Bunlara ve partiye karşı yapılabilecek eleştirileri cevaplandırır.
B) Tüzük kurallarını, kongrelerin ve üst yönetim birimlerinin kararlarını uygular, vereceği görevleri yapar. İlçe düzeyinde oluşturulan çalışma gruplarının, belde örgütlerinin, muhtarlık bölgesi görevlileri çalışma grupları ile, ilçe çevresindeki belediye meclisleri parti gruplarının çalışmalarını düzenler ve denetler.”

Bu maddelerden anlaşılacağı üzere İlçe Başkanı bulunduğu ilçede partisinin ve CHP - Parti Meclisi’nin (PM) temsilcisi, aldığı kararların uygulayıcısıdır. Bir belediye başkanı yada grubun adamı değildir. Partinin adamıdır. Partisinin belirlenen icraatlarının uygulayıcısıdır.

Dr. İbrahim Öz'ün adaylığının açıklanmasından sonra yaşanan olaylara baktığımızda CHP Torbalı ilçe Başkanı Ertan Çelik, İbrahim Öz’ün aday adaylığı başvurusunu kabul ederek bile büyük bir özveride bulunmuş, kendini aşmıştır! Bu tüzük bana göre demokratik normlara uygun olmasada, bu tüzüğün sahibi bir partiye ilçe başkanı olmuşsanız zaten bunları bilerek oradasınız demektir. Normal, demokratik siyasi partilerde parti yöneticileri teşkilatına, delegesine, üyesine hatta halka danışmadan, görüşlerini almadan aday belirlemezler. CHP de başta yapılan yanlış budur. Aday eğer yerel teşkilat, üye ve halkına sorulmazsa sorunlar kaçınılmazdır. Bunu CHP Torbalı ilçe teşkilatı kötü bir tecrübe ile yaşadı. Fakat sadece ilçemizde değil, ülkenin birçok CHP teşkilatında bu problemler oldu.

Süreç içinde eğer aday adayları CHP Torbalı ilçe teşkilatına, delege ve üyeye sorulsaydı ve bunun sonuçları ilçe başkanına paylaşılarak, Ramazan İsmail Uygur’un önde olduğu tespitine rağmen Dr. İbrahim Öz ismi genel merkezden dayatılsaydı tamam. O takdirde ilçe örgütünin görüşü istikametinde karar almayan merkeze kafa tuıtmakta, kendisini ve teşkilatının çiğnendiğini düşünerek isyan etmekte, dayatılan adayı kabullenmemekte haklı olabilirdi? Fakat CHP de adayın nasıl belirlendiğini en iyi kendisi bilir ki bunu biz bile aday belirlenmeden defaatle yazmıştık,
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/denizokrasi-uygulamalar-chp-izmir.html

Doğrusu CHP Torbalı ilçe Başkanı Ertan Çelik’in yanlışı Genel Merkezin açıkladığı adaya ilk karşı çıkan olmasından ve kabullenememesinden, bizzat kendisinin merkezin kararına karşı veya belirlenen adaya karşı parti teşkilatını harekete geçirip, örgütlemesidir. Yoksa elbette parti tabanından gelen istek, görüş ve önerilerimerkeze iletmek, koordinasyonu sağlamakla yükümlüdür. Fakat bizzat kendisi parti tüzüğüne göre belirlenen adaya karşı çıkması etik değildir. Bu partinin değil, başka bir yerin adamı olduğunu gösterir. Eğer genel merkezin belirlediği aday için bizzat karşı propogandayı başlatan ve örgütleyen olursanız. Size, yani CHP Torbalı ilçe başkanlığına, aday adaylığı başvurusunda bulunan kişilere olan samimiyetinizi kaybedersiniz. Sizden önce durmanız, beklemeniz, partililerinizi, tehdit edenleri sakinleştirmeniz beklenirdi.

Yaşanan olaylar sırasında şimdi yine tüzüğe göre bize cevap vermekle yükümlü olan ilçe başkanı ve yönetim kurulu acaba,
“İbrahim Öz ismi açıklandığı günün ertesi ilte teşkilatına 50-60 kişilik bir destekçisi ve adayı kabul etmiş partili olarak gelseydi ne olurdu? İbrahim Öz bu hareket içine girmeyerek aslında sizden beklenen gerginlik azaltıcı pozisyon mu takınmıştır?”

Tüm bunlar bir yana, aslında ilçe kamuoyu mevcut Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur’un CHP Genel Merkezi tarafından niçin aday gösterilmediğini hala merak ediyor. Ben bugüne kadar birçok sefer yazdım
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/ismail-uygur-ve-sedat-uzunbay-kal.html ama rica etsek bizimle resmi, CHP - PM şerhlerini paylaşır mısınız? Ramazan İsmail Uygur’u CHP - Genel Merkezi nezdinde gözden çıkaran ve İbrahim Öz’e göre düşük kalan meziyetleri nelerdi? Tüzüğünüzün 30. Maddesi (A) fıkrası uyarınca cevap verme yetkinizi kullanabilirsiniz..!

Yaşanan süreçten benim anladığım, mevcut CHP ilçe örgütü, tüzüğünde belirtildiği gibi genel merkezinin kararlarının uygulayıcısından çok, Belediye Başkanının direktiflerinin uygulayıcısı olmuş! Eee bu durumda Ekrem Bulgun il başkanı yapılmadı. Yani görev süreleri az daha uzadı!


Cenk SARIGÖL

7 Şubat 2009

Torbalıda Nerde Kalmıştık?

Torbalı CHPde Nerde Kalmıştık?
CHP adayını değiştirdi? İbrahim Öz aday olarak açıklanmadan aylar öncesi (4.5) Ramazan İsmail Uygur’un niçin aday olamayacağını yazdık durduk. Sebeplerini sıraladık. Bu sebeplerin hiç birisi taban ve CHP ilçe teşkilatı ve üyeleri odaklı değildi. Zira CHP ismi dışında halkla pek bağı olmayan partidir. Yazdıklarımız kendini 02/02/2009 tarihinde adayın açıklanmasıyla kendini gösterdi. Aday İbrahim Öz olarak açıklandığı gün yani bizim, 31 Ocak günü kaleme aldığımız ve CHP’in ilçemiz adayını açıkladığı gün gazetemizde yayınlanan,
“Başkan Adaylığı ve CHP”
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/torbal-baskan-adaylg-ve-chp.html
başlıklı yazımızada, herkes bizim 4.5 ay önce ısrarla 5 yazımıza ana konu, 12 yazımızda değinmede bulunduğumuz,
“Ramazan İsmail Uygur’un neden aday gösterilmediği?”
sorusunun karşılığını dolduruyordu. Biz ise CHP Genel Merkezi ve İl başkanı Kemal Karataş tarafından İbrahim Öz olarak açıklanan adaylığın kesinliğine inanılmaması gerektiğini, çünkü partinin bir halk partisi değil, kulis partisi olduğundan sonuçlarının heran değişebileceğini yazmaktaydık.

Maalesef CHP böyle bir partidir. Ak Parti ile arasındaki farkları sıraladığımız yazılarımızın birisinde CHP siyaset tarzının ismini “Den(iz)okrasidir”
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/denizokrasi-uygulamalar-chp-izmir.html olarak koymuştuk. Durum değerlendirmesi elbette yapacağız.
Mevcut Torbalı Belediye Başkanı ve HP belediye başkan adayı Ramazan İsmail Uygur, Torbalı CHP İlçe Bşk. Ertan Çelik’in süreç içindeki tavırları, particilik, etik ve demokrasi şablonlarıyla masaya yatıracağız. Lakin ondan önce Dr. İbrahim Öz’in adaylığının açıklandığı gün yazdıklarımızı sizlerle tekrar paylaşmak istedim;

“CHP ve CHP’liler ‘Biat Kültürü’ hangi partide kılcal damarlara kadar sirayet etmiş gördüler! Chp adaylık sürecinde halkın, partilinin, delegenin hatta ilçe ve il yönetimlerinin yok sayıdığını, görmezden gelindiğini tek belirleyicinin CHP genel merkezi ve bir iki genel bşk. yardımcısının olduğunu müşaade ettiler. Ben yaptım oldu mantığı herkesin anlayacağı şekilde ortadadır. CHP’nin açıklayacağı aday kim olursa olsun artık sonuç değişmez. Tek kriterin genel merkezin ve başkan ve yardımcılarının iki dudağının arasında olan bir parti ne kadar demokrat olabilirki? Sonrada,
‘bu halk neden Akp’ye oy veriyor’ diye etraflarına bakıp, halka kızıyorlar...
Sonuçta atamayla aday belirlenen bir parti sözünü ettiğimiz...
DR. İbrahim Öz yapı olarak uzlaşmacı, hoşgörülü, birleştirici, yapıcı bir kişilik. Siyasi grupların, çıkar çevrelerinin aralarında kıvrılan omurgasız bir siyaseti tercih etmiyor. Fakat bu özelliği ona siyasete atıldığı partide avantaj değildir. Doğruysa bile rakibini kötülemek için görüp, hatalarını aktarmaz, genel merkez üzerinden, halkın olmadı referanslar aramaması Dr. İbrahim Öz’ü siyaseten güçsüzleştiriyor. Türkiyede olduğu gibi Torbalıda da rakibini tekmelemeden yapılan yapıcı siyasete hazır değil, seçmende öyle ama değişiyor hep hizip, kavgada istemiyor seçmen. Eleştiri istiyor, yapıcı, yolsuzluk ve usülsüzlükleri ifşa edecek bir dil...
Yinede temkinliyim. Parti CHP olunca, isimler ortaya halkın ve teşkilatların heyacanını ölçmek içinde atılmış olabilir! Kesin değil yani. Ramazan İsmail Uygur önce hakim olduğu ilçe teşkilatını kullanara, milletvekilleri, il ve genel merkez üzerinde baskı kurmaya çalışacaktır. Sözünü ettiğimiz parti CHP olunca hiçbirşey kesin değildir
.”

Kısaca,
"Genel Bşk. Deniz Bakal ne derse o?"
İnsanların gururu, onuru, siyasi ikbali, hiç önemli değil! Bunu gördük, yaşattılar. Gerek il, gerekse genel konğrelerinde gördüğümüz gibi bu partide şiddet ikinci dildir. İsyan ederseniz, rest çekmeyi bilirseniz, bunları yapacak militan bir kadro besliyor, istediğiniz yönde kullanabiliyorsanız harcanmanız zordur. İbrahim Öz’ün neden CHP tarzı siyasette başarılı olamayacağını yazmıştık... Deniz Baykal kült'ü bu partinin demokrasi ile kan uyuşmazlığı yaşamasına sebep oluyor..!

CHP’de muhalefetyapısının güçlü, iktidar hevesinin olmamasının sebeplerini işte bu kodlarda aramalıyız. Ha biz aradık, buldık ne olacak? Hiçbirşey. Kulis, salon, güç grupları, parti dengeleri üzerine siyaset inşaa etmekten kurtulamadığı sürece CHP muhalefet olmaya mahkumdur.

Ak Partiye kızabiliriz, eleştirebiliriz ama parti içi yapılanmada en demokratik parti olması, halk istek ve görüşlerine verdiği önemi gerek genel seçimlerde gerekse aday belirleme sürecinde gördük. 22 Temmuz Genel seçimlerinde mevcut milletvekillerinin neredeyse yarıdan fazlasını değiştirdi. İzmir’den örnek verelim. Bu dönem seçilecek yer veya sıralamaya giren iki milletvekili Zekeriya Akçam ve Tevfik Ensari mecliste değil. Oysa her ikisi özelliklede Akçam TBMM’nin en çalışkan milletvekillerinden birisiydi. Grup çalışmaları, Meclis Komisyonlarında en göze çarpanlardandı. Lakin parti üyeleri, teşkilatından, halkla yapılan anketlerden not alamadılar ve milletvekili değiller. Atilla Kaya’nın adaylığı netleşmeden öncede yazdığımız 29 Aralık 2008 tarihli yazıda aynen şu cümleleri kullnmışız;
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbalda-siyasi-alglama.html

“...Asıl adaylık süreci halktan gizli ve problemli olan partinin CHP olduğunu aktardım. CHP kulis partisidir. Halkın, CHP üyesi ve delegesinin adaylık sürecinde dahli yoktur! CHP Belediye Başkan A. Adayı İbrahim Öz bu yüzden atını demokratik teamüller içinde doğru, CHP içinde yanlış sürüyor. İsminden başka ’Halk’ ilişikliği kalmamış CHPde İbrahim Öz olanca sıcaklığı ve halkçılığı ile Sivil Toplum Kuruluşlarını, belde ve köy kahvelerini ziyaret ederek, halk tipi siyasetçi olduğunu gösteriyor. Lakin yaptıklarının doğru algılanabilmesi için CHP Merkezininde halk duyarlılıklarına açık olması gerekir. Bunun için kendisinin halk içinde ve sokakta yaptığı hiçbir çalışma adaylık sürecine katkı sağlamayacaktır. Çünkü CHPde aday halka sorulmaz, dayatılır!Aday adaylığı süreci demokratik bir yarıştır. Birinci kademede Aday Adayları birbirleri ile yarışır. Proje ve fikirlerini, kendilerini, önce parti delege, üye ve yöneticilerine anlatırlar, onları ikna etmeye çalışırlar. AKPde sürece halk ve seçmende dahilken, CHPde bırakın halkı kendi üye ve delegesi bile pay sahibi değildir.”

Nasıl doğrumuymuş? İlk önce İbrahim Öz ilçe CHP’lilerine genel merkez tarafından dayatıldı. Çünkü ortada halk tabanlı bir değerlendirme yoktu. Sonra CHP ilçe teşkilatı kendi adayını Ramazan İsmail Uygur'u CHP Genel Merkezine dayattı? Burda sorarım size ‘Halk’ nerde? Bu arada son cümlede sunu ekleyeyim. İlçe teşkilatı Ramazan İsmail Uygur’a olan biat’ını Genel Merkezine rağmen fazlasıyla gerçekleştirdi. Filim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Aziz Kocaoğlu'nun çabalarıyla çevrildi. Ama sanmayın ki ömrü uzun! CHP hiyararşisi ve “Den(iz)okrasi” bunu kaldırmaz...
Cenk SARIGÖL

31 Ocak 2009

Torbalı Başkan Adaylığı ve CHP

İzmir - Torbalı Şehir Merkezi (Belediye Meydanı)
Torbalı Belediye Başkan Adaylığı Süreci

İbrahim İbişoğlu ve Mahmut Atilla Kaya'nın yani iki avukatın yarıştığı Torbalı Ak Parti Adaylık süreci üzerine yaptığımız analiz ve verdiğimiz bilgilere en çok CHP’liler tepki göstermişti. Hatta yazının baş aktörlerinden,
Akp A.Adayı Av. İbrahim İbişoğlu beyefendiden bile daha fazla..! Tarafsız olmadığımızdan tutunda, gazeteciye, kişiliğime yakışmadığına kadar hafifinden ağırına kadar. İsimsiz, imzasız mesajlar, elektronik postalar... Başka bazı yazılarımız taraf olabilir ama bu
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-akp-belediye-bakan-adayl-i.html yazılarımız birer analiz-eleştiri üzerine bina edilmişti. O yüzden haksızlık edilmesin. Diğer yandan ben sayın Mahmut Atilla Kaya’nın tarafı olduğumu zaten yazmış, açıklamış birisiyim. Peki bunu açıklamama rağmen eleştirmedim mi? Eleştirdim. Yerdim, tenkit ettim. Ederim ve etmeyede devam edeceğim. Kaya’nın sayın mevcut Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur’dan daha iyi bir belediye başkanı olacağını düşünüyorum... herşeyden önce benim için önemli olan Torbalı.

Mahmut Atilla Kaya ile birlikte yola çıktığımız, projelerini, planlarını bildiğim için böyle düşünüyorum. Fakat bu nihayi bir destek değil. Bunu çoğu kez her yanlışında eleştirerek, ortaya döktüm...CHP iktidarı benim nazarımda ilçenin başına gelen bir kötülüktür... Özellikle Ramazan İsmail Uygur başkanlığı belki kendisinden önceye göre iyidir ama bu kocaman bir fiyasko olduğu gerçeğini değiştirmez. Megolomanik ve narsisti yapılarla Torbalı yönetilmez, yönetilmemelidir. CHP adaylık süreci bugün akşam üzeri yarın en geç öğlen açıklanacaktır. Kim mi? Bu saatten sonra hiç önemli değil! Burnu sürtülen sürtüldü.

CHP ve CHP’liler “Biat Kültürü” hangi partide kılcal damarlara kadar sirayet etmiş gördüler! Chp adaylık sürecinde halkın, partilinin, delegenin hatta ilçe ve il yönetimlerinin yok sayıdığını, görmezden gelindiğini tek belirleyicinin CHP genel merkezi ve bir iki genel bşk. yardımcısının olduğunu müşaade ettiler. Ben yaptım oldu mantığı herkesin anlayacağı şekilde ortadadır. CHP’nin açıklayacağı aday kim olursa olsun artık sonuç değişmez. Tek kriterin genel merkezin ve başkan ve yardımcılarının iki dudağının arasında olan bir parti ne kadar demokrat olabilirki? Sonrada “bu halk neden Akp’ye oy veriyor” diye etraflarına bakıp, halka kızıyorlar. Bilinçli bilinçsiz demokrasi dışı güçlerden medet umuyor, meydanlara çıkıyorlar..!

Bugün Dr. İbrahim Öz veya Ramazan İsmail Uygur’un adaylığı açıklanabilir. Hatta şaşırmayın;
"Sedat Uzunbay"
çantadan çıkabilir. Nasıl olur? demeyin sakın, adını söylediğimiz kişi eski milletvekili Sedat Uzunbay, parti ise bahsettiğimiz CHP’dir. Sonuçta atamayla aday belirlenen bir parti sözünü ettiğimiz... Bana kalırsa CHP genel merkezi bu saatten sonra kendini aday açıklamak için sıkmasın, sıkışmasın, telaşlanmasın. Aday ismi yazmadan amblemle (6 ok) girsinler seçime... Chp kazanırsa adayı değil direkt belediye başkanını belirlerler! Böyle birşey olabilir mi? Demokratik bir partide aday adaylığı başvurusu yapmamış birisinin ismi (Sedat Uzunbay) kulislerde ciddi ciddi seslendirilebilir mi? CHPde oluyor. Neden? çünkü birisi, “ben olmazsam, Uzunbay seçimeli” dediği için gündeme düşüyor..!

Dr İbrahim Öz için Şunu belirtmeliyim ki; Eğer Chp tarzı bir politkacı olsaydı bu şartlarda kesinlikle adaydı. Dr. İbrahim Öz gerçek bir Sosyal Demokrat gibi siyaset yapıyor. Halkla politika üretmeye, vatandaş referanslı çıkışlar amaçlıyor. Lakin CHP’nin böyle olmadığını öğrendi veya anlamak üzere sanırım. İbrahim Öz yapı olarak uzlaşmacı, hoşgörülü, birleştirici, yapıcı bir kişilik. Siyasi grupların, çıkar çevrelerinin aralarında kıvrılan omurgasız bir siyaseti tercih etmiyor. Fakat bu özelliği ona siyasete atıldığı partide avantaj değildir. Doğruysa bile rakibini kötülemek için görüp, hatalarını aktarmaz, genel merkez üzerinden, halkın olmadı referanslar aramaması İbrahim Öz’ü siyaseten güçsüzleştiriyor. Türkiyede olduğu gibi Torbalıda da rakibini tekmelemeden yapılan yapıcı siyasete hazır değil, seçmende öyle ama değişiyor hep hizip, kavgada istemiyor seçmen. Eleştiri istiyor, yapıcı, yolsuzluk ve usülsüzlükleri ifşa edecek bir dil.

Dr. İbrahim Öz bundan 2.5 – 3 ay önceki büyük avantajını, işte en azından kulvardaki rakiplerinin yanlışlarını (ahlaken, maddeten, söylem ve icraat olarak ispatlanabilir) bile kullanmaktan hicap duyan birisi olarak oldukça düşürmüş durumdadır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Aziz Kocaoğlu’nun adaylığının kesinleşmesi ise aslında elini güçlendirmesi gerekirken, ismini öne çıkarması gerekirken, Chp tarzı siyaset yapmamasının tezahürü olarak, mini “Atom Karınca’ repliklerine kurban verildi.

Siz yinede umutsuz olmayın, Akp nasıl Ankarada Meliklerin! burnunu sürttüyse, Chp genel merkezide burun sürte sürte, kapı aşındırta aşındırta genel başkana biat etmeden adaylık vermez! Önce ep öpmeyi öğretirler, sonra paye verirler. Bu siyasetin ruhunda var. Torbalı kibirleri bundan kurtulamaz, kurtulamadı... Sevim Olgun gazetede “Bugün CHP Adayı açıklanacak” haberi yapmaktan en nihayeti kurtuluyor. (bu arada kaç haber oldu Sevim?) En nihayet hepimiz için hayırlısı, Torbalı için ne güzel olacaksa, kim daha başarılı olacaksa dileğimiz onun yönetime gelmesi... eğer Mahmut Atilla Kaya hayırlı olmayacaksa Rabbim onada koltuk nasip etmesin. Herkes hayırlısını dilesi! Taraf mı? Evet ben tarafım demokrasi, halk, Torbalı, İzmir, Türkiye, Müslümanlar ve insanlıktan taraf.


Cenk SARIGÖL