Cenk Sarıgöl: Sayın Genel Başkan, partinizin amacı ve misyonu hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
Muhsin Yazıcıoğlu: BBP’nin amacı, milliyetçi, muhafazakâr ve demokrat anlayış çerçevesinde yürüttüğü idealist ve yenilikçi siyasi çizgisiyle hem sosyal anlamda hem de siyasi anlamda iktidar olup aziz milletimize hizmet etmektir.
BBP, milletimizin menfaatlerini her türlü siyasi menfaatten üstün gören, devletimizin dünya devletler muvazenesinde güçlenmesiyle milletimizin de hür ve müstakil mutlu yarınlara kavuşacağına inanan, devlet ile millet arasında oluşturulmuş bütün derbentleri yıkma azmi ve kararlılığı taşıyan, ulusal veya küresel hiçbir çıkar odağıyla herhangi bir şekilde irtibatı olmayan bir gönüllüler ve idealistler hareketidir.
BBP, bütün insanlığa kutlu bir medeniyet projeksiyonu sunmaktadır.
Bu medeniyetin tarihi hafızamızdaki karşılığı Osmanlı Cihan Devleti, biraz daha eskiye gidersek Selçuklu Türk Devlet geleneği ve Türk İslam Medeniyetidir. Milliyetçi, maneviyatçı, demokrat ilkeler çerçevesinde yeniklikçi ve idealist anlayışla çağımızı yorumlayıp ‘ bir elinde Kuran, bir elinde bilgisayar; yüreğinde iman, ufkunda Turan olan bir nesil’ yetiştirme ülküsüyle Büyük Türk Milletinin istikbaline hizmet etmektir yegâne amacımız.
Bugün BBP olarak ‘ Önce Türkiye, Öncü Türkiye’ diyoruz.
Biz, her şeyden önce Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, bayrağı, sınırları ve dili tartışılmadan; güvenlik, özgürlük ve refah içinde bir toplum oluşturarak güçlenmesini ve daha sonra bölgesinde de öncü olarak tarihi misyonumuza yakışır şekilde Turan’dan Nizam-ı Alem’e uzanan bir ufkun takipçileri ve sevdalılarıyız. Bu sebeple mevcut siyasi konjonktürde BBP’li olmak bir ayrıcalıktır. Aynı zamanda büyük bir sorumluluktur.
Kendi tarihi ve sosyal gerçeklerini gözeterek, bütün insanlığı aydınlatacak bir projeksiyona sahip bir idealizmi amaç edinen BBP, kaynağını idealizmden alan bir siyasi oluşumdur. Bu sebeple siyasi mesajlarını net bir şekilde ifade eden BBP’den başka siyasi parti yoktur. İktidar partisi iktidar nimetlerinde kendini kaybetmiş, muhalefet partileri ise iktidar nimetlerine duydukları iştahla ucuz polemiklere kendilerini kaptırmış ve dolayısıyla milletimizin umutlarını yok etmiş hatta hapsetmişlerdir. Tek umut, tek kurtuluş BBP idealizmidir. İktidar ve muhalefeti hastalık derecesinde içine alan bu mikroplu sarmalı, bu saçma ve kirli iktidar oyununu bozacak, bu saadet zincirini kıracak idealist bir irade gerekir ki, o da BBP’dir. Maalesef diğer siyasi hareketlerin böyle bir derdi ve vaatleri de yoktur. Günübirlik politikalar, günübirlik çözümler ve polemik söylemlerle milletimizi uyutmaya çalışıyorlar. Milletimizin geleceği için kafa yoran, uykularını bölen, günlerce durmaksızın çalışan ve nihayet projeler üreten sadece BBP’lilerdir.
Öte yandan bugün çeşitli buhranlar yaşayan Türkiye’nin ve insanlarımızın söz konusu buhranlardan tek çıkış yolu da idealizmdedir. Ahlaki değerleri bozulan, kapitalizmin amansız rekabet ve acımasızlık ortamında insani değerleri rencide edilen ve öz benliğine yabancılaşan, onurlu yaşamdan sürekli taviz vermek zorunda bırakılan bir sosyal psikolojinin hâkimiyeti altında insanlarımız büyük bir ikilem ve kimlik problemi yaşamaktadırlar. Siyasetin asli görevlerinden birisi de bu sosyal çözülmeye çareler üretmektir. Siyasetçilerin bir görevi de budur. BBP’nin bu noktadaki tavrı da nettir. Ne ulusalcı olacağız ne de küreselci, üçüncü yol olarak kendimiz olacağız ve kendimizle barışık yaşayacağız. Sosyal huzur ve bireysel mutluluk kendiyle barışık olmaktan geçer.
Kısaca BBP olarak, kendi kültürümüzden beslendiğimiz ve bütün insanlık için yeni bir medeniyet iddiası taşıdığımız için Yunus Emre gibi ‘ Her dem yeniden doğarız bizden kim usanası’ diyerek geleneğimizin sağlamlığına vurgu yapıyor, Mevlana gibi, ‘Dünle birlikte gitti cancağızım ne varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım’ diyerek de yeniliklere kendimizi hazırlayıp mutlu geleceğimizi kurguluyoruz.
Cenk Sarıgöl: Kendinizi nasıl tanımlarsınız? Kimdir size göre Muhsin Yazıcıoğlu?
Muhsin Yazıcıoğlu: Şahsen benim için cevabı en zor sorulardan birisidir bu sorduğunuz. Hayattaki en zor şeydir insanın kendi kendini anlatması. En doğrusu insanın başka gözler tarafından nasıl göründüğüdür. Hakkımdaki değerlendirmeleri kendim yapmaktansa aziz milletimize bırakmayı tercih ederim. Çünkü siyasetçinin sahibi bir yerde kendisi değil millettir. Siyasetçi bir yerde milletin malı olmuştur. Milletin desteği ve sevgisi siyasetçinin aynasıdır.
Sivas, Şarkışla Elmalı köyünde bir çiftçi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Geldiğim yeri biliyorum. Anadolu’nun çileli insanlarının bütün hayat şartlarını yaşadım. Anadolu insanının ne istediğini biliyorum. Bir siyasetçi olarak Muhsin Yazıcıoğlu, hiçbir karanlık ve kirli işin içinde olmamış, hiçbir zaman onurunu ve değerlerini pazarlık konusu yapmamış, devleti, milleti ve inançları için her zaman fedakâr ve cefakâr hislerle hareket etmiş sivil, demokrat ve idealist bir kişidir.
Beraber yürüdüğüm arkadaşlarım da olabildiğince şeffaf ve samimi davrandığımı söyler hatta bazen şaşırırlar. Şahsen toplum hayatında öne çıkanların daha fazla fedakâr, daha çok samimi ve daha çok çalışması gerektiğini düşünüyorum. Şahsımı kendine öncü, lider olarak görenleri mahcup etmemek, onların güven ve sevgilerine layık olmak için fedakârlık yapmaya gayret ediyorum. Rabbime çok şükür bana güvenenlerin güvenlerini boşa çıkaracak hiçbir kirli hesapta olmadım ve inşallah bundan sonra da olmayacağım. Çok şükür dosta düşmana karşı alnımız ak, başımız dik, gönlümüz, rahat kafamız dinç olarak yürüyoruz. Milletimizin teveccühü oldukça bu kutlu yolda yürümeye de devam edeceğiz.
Cenk Sarıgöl: Geçtiğimiz günlerde çıkan ‘ Öğrenci Affı’nın mimarının sizin olduğunuzu söyleyebiliriz. Verdiğiniz teklif ile Meclis’ten çıkan af sizi tatmin etti mi? Eksikler var mı?
Muhsin Yazıcıoğlu: Öncelikle böyle hayırlı bir düzenlemede oylarıyla destek olan bütün milletvekillerine ben de çok teşekkür ediyorum. Birkaç öğrenci arkadaşla başlattığımız mücadelenin başarılı sonuçlanması ve sonrasında onlardan gelen teşekkürlerden ve minnetlerden haz duydum. Bu kanunla yaklaşık 600 bin kişi eğitim hakkına yeniden kavuşmuştur. Çeşitli sebeplerle okullarıyla ilişiği kesilen üniversite öğrencileri kendilerine tanınan devam hakkı ve sınav haklarıyla okullarını bitirme ve meslek edinme imkânı yakalamışlardır. Böylece ciddi bir meseleye çözüm bulunmuştur. Bu kanun teklifini önce Meclis’e ben verdim. Teklifin kanunlaşması için hükümet organlarıyla defalarca temas ettim. Nihayet teklif kanunlaştı. Belki tarih olarak daha eskiyi de kuşatabilir, kapsamı biraz daha genişletilebilirdi. Yurtdışındaki üniversitelerden nakil yoluyla gelenlerin de af kapsamına girmesi de gerekirdi. Fakat kanunun mevcut hali de meseleye çözüm getirmektedir.
Devamı için bakınız;
II. Bölüm.
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/bbp-lideri-muhsin-yazcolu-rportaj-ii.html
III: Bölüm
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/bbp-lideri-muhsin-yazcolu-rportaj-iii.html
