Ufuk Yörük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ufuk Yörük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2009

Aklınız Nerdeydi?

Uluslarası kuva-yı milliyenin 90. yılı sempozuyumuna katılan Necat Çetin Hocamızın bir Fotoğrafı

İlçemizin yetiştirdiği değerli eğitimcilerinden ve yerel tarih araştırmalarıyla ülke dışında bile kendinden söz ettirmeyi başarmış sevgili Necat Çetin Hocam İzmir - Torbalı Belediye Başkanlığı tarafından kurulacağı ilan edilen "Torbalı Kent Arşivi" konusuna olan çekincelerini ve bugüne kadar görmezden gelinen emeklerini, takdir edilmeyişini, tutulmayan sözleri bizlerle sitemkar bir mektupla paylaştı. Aşağıda sizlere aynen aktardığım Necat Çetin Hocamızın gönderisi;
Bugüne Kadar Aklınız Nerdeydi?
Bu günlerde bir yerel gazetede boy boy tam sayfa ilan veriyor bizim şehir eminliği. Yani belediye başkanlığı. Baş tarafta 1950 yılından kalma bir fotoğraf. Altında kent arşivi kurulacakmış. Belge fotoğraf isteniyor. Yahu kardeşim siz daha önce neredeydiniz.
Biz yıllarca ben ve Yasin Kayış hocam bangır bangır bağırdık. Yazdık çizdik. Aklınız nerdeydi? Tüm yönetici efendiler sağır ve dilsiz ve amayı oynamadı mı?. Şimdimi aklınız başınıza geldi? Bizler destek istedik. Dirsek aldık. Yazılı başvurduk. "Bizi destekleyin. Başbakanlık arşivinden belgeleri getirelim. Bunları çevirelim. Bunlar belediye de bir birim oluşturulsun" Duyuramadık. Şimdi anons üzerine anons, ilan üzerine ilan. Bey efendiler lordlar kamarasından sesleniyor. Torbalı’da yerel tarih araştırmalarını kim yapıyor? Necat Hoca ile Yasin Kayış Hoca. Çalmadıkları kapı kalmadı. Sonuç koca bir sıfır oldu. Eeee şimdi. İnanın ne beni ne de Yasin’i arayan dahi olmadı bu konuda. Arayacak yüzleri yok ki. Nasıl arasınlar. Belge ve bilgiler kimde var. Bu iki Torbalı sevdalısı öğretmende. Hangi yüzle arayacaklar ki!

Ses sanatçısı hanıma bir gece için 55 milyarı ödendiği söyleniyor.. Parayı bulursun. Araştırma için bir lira dahi yok. Yalan mı? Kaç defa sponsor olmaları için belediye başkanına gittim. Hiçbir zaman hayır demedi. Ama sonuç koca bir sıfır. Ne telefona çıkar. Ne de seni makamda kabul eder. Bugün git yarın gel. Bey efendi lord, ben avam. Başkan benim lise ve fakülte arkadaşım. Lise müdürü olarak okuluma müthiş destek aldım. "Belediye arar Bende şu tv kanalı gelmiş.. Koş gel. Belge ver, bilgi ver." Ama Torbalı araştırmaları için. Nanay.

Ha bu arada Çaybaşı eski belediye başkanı Ömer Şentürk’ün hakkını vermek lazım. Sağ olasın sevgili Ömer Şentürk. Aslında ben yazı yazmayı bıraktım. Kongre ve sempozyumlara katılıyorum sadece. Daha birkaç gün önce 'Uluslararası Multidisipliner Kadın Kongresi"nde tebliğ sundum. Ama bu kent arşivi için nafile ilanları okuyunca acıdım.
Arşiv No : 2612 Başlık : Torbalı Muhtelit (karışık) Mektebi Tarih : 25.03.1926 Arşivdeki Yeri :T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-125Boyutlar : 14 cm X 9 cm
Alın size beş fotoğraf. Hemde 1926 yılından kalma. Ama dikkat edin nerden alındığı altında yazılı. İlandaki Torbalı Tren İstasyonunda ve benim daha önce yayınladığım bir fotoğraf. Rum kasap Stelyo’nun ziyareti ile ilgili çekilmiş fotoğraftaki gibi değil. Bilim açıklık netlik ister. Kimden neyi aldınsa yazacaksın. Aşırma yapmayacaksın. Altına benim arşivimden olduğunu yazamayacak kadar bilime ve bilimsel araştırma yapanlara saygınız dahi yok mu?

Nasıl olsun? Bundan 3 yıl önce Çanakkale ile ilgili tam 195 fotoğrafı başkanla görüştüm. Çerçeveletelim dedim. Önce Torbalıda sergi açalım. Sonra ben okuluma götürürüm çevrede de sergi açarız dedim. Çerçevelendi. Her fotoğrafa okulumun logosunu ve belediyenin logosu kondu. Sonra ne mi oldu? İnanmıyacaksınız. Tam iki yıl halkla ilişkiler müdürü Serkan Tekin’den bunları istedim durdum. Yok estek köstek. Sonra ona buna peşkeş çekildi. Bir tanesini dahi alamadım. Serkan Tekin’e söylemediğimi bırakmadım. Belki de bu yazıyı okuyanlarda bu yağmadan elinde Çanakkale sergisi için hazırlanan fotoğraflardan paylarını almıştır. Serkan Tekin bey bana ben bu 195 fotoyu yeniden bulacakmışım. Yeniden çerçeveletip bana iade edeceklermiş. Kafaya bakın. Varmı böyle bir yaklaşım? Sen önce emanet aldığın 30 X 40 cm ebatındaki 195 fotoğrafı ona buna peşkeş çekmişsin, oraya buraya atmışsın. Ben tekrar bunları edinme yoluna gidip tekrar çerçeveletip bana iade edeceklermiş. Buna tavuklar değil kuşlar bile güler.

Evet bende hiç tahmin edemediğiniz kadar belge ve fotoğraf ve kamera çekimleri var. Hatta bunları yayınlasam belki yer yerinden oynar. Nasıl mı? Rahmetli İbrahim Kesici’nin anlatımları o kadar ağır ve suçlayıcı ki? Dayının, berberin, papazın çevirdiği entrikaları bir bir anlattı rahmetli Kesici. Kesici’nin ne kadar dürüst biri olduğunu sanırım hatırlatmama gerek yok. Hanımıma vasiyet ettim; "Ben ölürsem bir nüshasını Yasin hocaya, bir nüshasını İzmir Kent Arşivine, bir nüshasını da Atatürk İlkeleri ve İnkılap tarihi Enstitüsüne vereceksin" dedim.
2722 Başlık : Torbalı nahiyesi Tepe Köyü Kız Mektebi dikiş ve nakış esnasında alınan fotoğrafları. Tarih : 09.03.1926 Arşivdeki Yeri : T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-234
Bunlar aklıma geldikçe sinirleniyorum. Ve bunları kamuoyunun bilgisine sunmak için yazmak istedim. Destek isteyişlerim yalan mı sayın Ufuk bey? Yalan mı Torbalı Ticaret Odası Başkanı sayın Behçet Çınar Bey? Bir Bayındır Ticaret Odası kadar olamadınız. Bayındır’ın eti ne budu ne ki? Öyle olduğu halde adamlar son kongrede bana destek verdiler. Bende yazdım. Bu kafayla giderseniz askere belki alırsınız tezkere. Aslında yazacağım söyleyeceğim o kadar çok şey var ki? Doluyum. Kültürünü kaybedenler bir süre sonra kimliklerini, benliklerini ve nihayet namuslarını kaybederler. Sayın Torbalı Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürü bir daha benim arşivimden yayınlayacağız her ne olursa olsun eğer kaynağını yazmazsanız size dava edecek değilim henüz. Sadece bilime bilim adamına saygıyı hatırlatmak isterim.

Arşiv No :2724 Başlık : Torbalı Nahiyesi Tepeköy Kız Mektebi bahçede idman yaparken alınan fotoğrafı. Tarih : 19.04.1926 Yer :İzmir, Torbalı Arşivdeki Yeri : T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-236 Boyutlar : 14 cm X 9 cm

Buradan Torbalı kamu oyuna açıkça ilan ediyorum;
Benim adımla bu güne kadar her nerde olursa olsun yayınlanmış ne olursa olsun yazımı araştırmalarımı benden yazılı izin almadan kaynak dahi gösterseniz dahi kullanma hakkını size tanımıyorum.İzin vermiyorum. Bunu böyle bilesiniz. Beni en sonunda böyle yazı yazma neden oldunuz. Bu yazıdan sonra hiç destek alacağımı da sanmıyorum. Cevabımdır…. Daha bu başlangıç. Adamı elle döversin acısı çabuk geçer, dille döversin deler geçer, kalemle döversin tarihe geçer. Siz bu kafayla devam edin. Ben de sizi tarihe geçirmeye devam edeceğim.

Arşiv No : 2728 Başlık : Torbalı Muhtelit (Karma) Mektebi. Tarih : 25.04.1926 Yer : İzmir, Torbalı Arşivdeki Yeri :T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-240Boyutlar : 14 cm X 9 cm
Gelelim fotoğraflara:
Fotoğraflar aslında çok şeyi anlatır. Bunlarda öyle. Fazla söze hacet yok. Dönemi çok iyi tasvir etmiş. Giyimden duruşa bakışa kadar. Hele öğretmen dahi adeta esas duruşta. Sanırım bakanlık her taraftan böyle okul fotoğrafları istemiş. Eh bizimkilerde çektirip göndermiş. Bakın yıllar sonra kent arşivi için alın size bir parmak bal. Hem yalayın hem de yalanın. Belki bu tür fotoları bir daha ya bulursunuz yada bulamazsınız.

Necat Çetin
Yerel Tarihçi
ve
Bayındır Ülfet Onart Lisesi Md.

24 Mart 2009

CHP’li Olsaydık!

İzmir - Torbalı Torbalı Mah. Tren Garı CHP’li Olsaydık!
Eğer sol düşüncede bilinçli bir seçmen olsaydım sol ve sosyalist iklimde şemsiye ile dolaşan, hiç ıslanmamış CHP’ye kesinlikle oy vermezdim. Bilinçi çıkarıp, “Babam, dedem CHP’li, (benim pek kafa basmaz! Tarla takka gibi buda bana miras genetik kaldı) bende oraya oy veririm.” diyenlerdenseniz. Sandıkta gene CHP’ye (özellikle Deniz Baykal’a) yönetim revizyonu sağlamak adına rey kullanmazdım. Bu seçim bırakın en ufak bir CHP oylarının yükselmesini yerinde saysa bile Deniz Baykal bunu yine kılıfına uydurup, başarı diye piyasaya sürecektir. Bu durumda koltuğunu terketmemek için kendince güçlü ergümanları olacaktır. Düşünün 1938 doğumlu Deniz Baykal, CHP’nin başında kalmaya devam edecek. Rakip siyasi liderler için bulunmaz hint kumaşı, en ideal rakip, yarışmaya doyamadıkları kişi olan Baykal, kendi partilileri için artık taşınamaz bir lider konumuna gelmiştir. Türk Demokrasisi için ise tam bir fiyasko olarak, özgürlüklerin, demokrasinin, sivil anayasanın karşısında durmaktadır.

CHP dışlındaki partililere sorsanız, “Deniz Baykal CHP’nin başında durmaya devam etsin mi?” sorusunu eminim ki “dursun, kalsın” diyenlerin oranı CHP’liler dışındakilerde daha yüksek olur. Biraz geleçek üzerine düşünün, 2012 yılında Genel Seçimler yapılacak. Deniz Baykal, 75 yaşındadır artık. Çok çok iyi niyetli, hayali olarak, Türk Seçmenlerin 75 yaşındaki Baykal’a oy vererek, iktidar olmasını istediler! 75 yaşındaki Deniz Baykal, 5 senede iktidarda Başbakan (hiç erişemediği makam) olacak! Kaç yaşlarında ülkeyi yönetmek istiyor? 75, 76 , 77, 78, 79, 80... Alın size ikinci Bülent Ecevit faciası! 2012 yılı geldiğinde sandığa giden seçmen bunu düşünmeden mi oy kullanacak? Düşünürse oy verme ihtimali var mı? Asla olmayacak şey değil mi?

Bu durumda gerçekten CHP’nin iktidar olmasını arzulayan partililer için Deniz Baykal’a yol vermenin en iyi yolu nedir? Üstelik bunu Yerel Seçim ile birlikte düşünürsek, nasıl bir metod, yöntem bulmalı ki seçim sonucu Baykal’ın genel kongrede düşürme hayali kurmadan istifası gelmeli? *Basit! Belediye başkan adayını beğeniyorsanız ona yine oy vereceksiniz. Ama özellikle İl Genel Meclis Adaylarını görmezden geleceksiniz! Zira yerel seçimde aday önemlidir. Projeler ömenlidir. Adayın, sempatikliği, karizması, insanlarla iletişimi, yakınlığı oy dağılımını ciddi etkiler. Bakarsınız yılların partilisi rakip partinin adayına oy vermiş. Onu kendine yakın, başarılı olacak diye öngörmüş. Buna karşın İl Genel Meclis Adaylarına verilen oylar partilere verilir. Aslında buradada bir bilinç oluşması gerekirken yapılan araştırmalarda İl Genele verilen oyların %88 oranla partilere verildiği tespiti ortadadır.

CHP seçmeni sandıkta uygun gördüğü adaya oy verirken, İl Genel Meclisinde oylarını isterlerse boş kullanarak, partisinin yönetimine olan değişim isteğini ve eleştirilerini en somut şekilde sergileyebilir. Bu durumda adayların oyu yüksek çıkarken, İl Genelde yaşanacak düşük oy, partinin başarısızlık hanesine yansıyacaktır.Aslında İl genel meclisleri önümüzde 10 yıl muazzam önemli bir konuma yükseliyor. Bütçeleri neredeyse 12 kat arttırıldı. Yerel, yerinde yönetim prensibiyle çıkan Büyükşehir Kanunu uyarınca bu bütçe 10 yıl il genel meclisleri tarafından yönetilecek. Daha sonra ise belediye yönetimlerine devredilecek.

Ben isterdim ki, Torbalıda tüm partilerin İl Genel Meclis Adaylarının en az ilk 3’ü üniversite mezunu olsunlar. Çünkü, belediyeyi almaya kilitlenen ilçe teşkilatları İl Genel Meclislerine yeterince önem vermiyor. Adayların Üniversite mezunu olması İl Genel Meclisi ve komisyonlarında önemli görevler almalarına olanak sağlıyor. Hatırlayacağınız gibi Akp İl Genel Meclis Üyesi (şimdide aday) Mahmut Öztaş, partisinin meclis çoğunluğu olmamasına rağmen komisyon başkanlığı yaptı. Aynı şekilde CHP'li Ufuk Yörük daha sonra istifa etsede hem kendisi hemde yerine gelen Faik Üstünol çok önemli görevlerde bulundu. Her ikisininde ortak özelliği üniversite mezunu olmalarıdır. Eğer ilçemizden İl Genele gönderdiğimiz yada seçileceklerin 5’ide üniversite mezunu olabilse İzmir İl Genel Meclisinde çok ciddi bir Torbalı ağırlığı ve etkinliği oluşurdu.

Bu yüzden ben şahsen değerli arkadaşım Cumhur Eren’in (MHP İL Genel Meclis Adayı) bu özellikleri taşıyan birisi olarak, İzmir İl Genel Meclisinde Torbalı’yı temsil etmesini çok isterdim. Gençliği, birikimi, eğitimi ve duruşuyla çok iyi hizmetler çıkaracağınada eminim. Aslında MHP 2004de Behçet Çınarlı İl Genel Meclis oyunu %10 arttırması durumunda 1 adayını meclise gönderebilir. Bu durumda Akp-3, CHP ve MHP birer üye çıkarmış olur.

Torbalıda Mevcut Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur ve yandaşlarının gerginlikleri artıyor. Sonuç yaklaştıkça ve belirginleşmeye başladıkça bunlar kaçınılmaz! Bunun sinyallerini, Ayrancılarda CHP giydirmeli araç şoförünün Bakan Mehmet Aydın’a Torbalı Kaymakamı Zeki Arslan’ın yanında laf atarak, kalabalığı provoke çabalşarında, komşusunun siyasi tercihi ile astığı Akp flamasını yakmaya kalkan Torbalı Belediye zabıtası, Alpkentte balkonuna Akp flaması asan kadına atılan taşlarda gördük. Bunlara gerek varmıydı? Dün olanlara gerek var mı? Seçi,mden sonrada bu insanlar birlikte yaşayıp, yüz yüze bakmayacaklar mı? Gene komşu, müşteri, esnaf olmayacaklar mı? Lütfen herkes sakin olsun bu demokratik bir yarış ve nihayetinde sandığa oy atmaktan ibaret. Kalp kırmaya, garez çıkarmaya, insan incitmeye, şiddeti seçmeye gerek yok. Bu gerginliği bende bana gelen maillerden görebiliyorum.
http://cenksarigol.blogspot.com/ adresindeki yazılarımıza gelen yorumlarda, konuştuklarımın aktardıklarından öğreniyoruz.

*CHP’nin İl Genel Meclis oyunu yani parti oyunu düşürerek, Deniz Baykal’dan kurtulma ihtimalini görerek bana aktaran bir beldemizde oturup, bana ismini yazmamam şartıyla aktaran yılların CHP’lisi abimize teşekür ederim. Ben bunun Torbalıda daha çok belirgin olacağına, İl Genel Meclis oyunun Ramazan İsmail Uygur’a verilen oyun çok altında kalacağına inanıyorum. Zaten Torbalı CHP’liler Deniz Baykal’a Ramazan İsmail Uygur’un adaylığını katanpereye getirmeye çalışmasından dolayı kızgınlarmış. Hatta Ramazan İsmail Uygur bile seçim giydirmeli araçlarına Deniz Baykal resmini neden koymadı? İstanbulda CHP’nin seçim afişlerinde ve propoganda çalışmalarında Deniz Baykal’ın kullanılmama sebebi neden?


Cenk SARIGÖL