Muzaffer Sekban etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Muzaffer Sekban etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2009

Torbalı Ticaret Odasında Yeni Dönem

İzmir - Torbalı, Torbalı Mahallesi Tren Garı
Torbalı Ticaret Odasında Yeni Dönem



Öncelikle Torbalı Ticaret Odasının yeni yönetimini kutlar, en içten duygularımla başarılar diler ve ilçemiz ve iş dünyası için hayırlı olmasını temenni ederim. Geçen hafta içi dâhil 8 günlük Torbalı tatilim bitti geri döndüm. Bu süre içinde Torbalı Ticaret Odası Seçiminden önceki son 3 gününü, Torbalı AKP’nin listelerinin tamamlanma aşamasını, partilerin aday ve meclis üyelerinin ilçe seçim kuruluna teslimini görme imkânımız oldu.

Torbalı Ticaret Odasında beklenen oldu. Seçim sabahı Torbalı Ticaret Odasının önüne geldiğimde veya çarşıda görenler sık sık benden tahmin istediler. Mesela aklımda kalan isimler şunlar;
Emre Tezcan, Ayhan Atak, Selman Günaydın, İbrahim Canıdar, Sevim Olgun, Aydın Mimaroğlu, Alaattin Sagun, Seyit İnanç, Ruhi Gülercan, Gürkan Ekici, Süleyman Altıparmak, Bekir Söyler, H. Semih Kılınç, Vahap Aras, Sefa Yılmaz, Şaban Tepedelen, Mehmet Kaya… (hatırlayamadığım arkadaşlardan özür dilerim)

Cevabım hep şöyle oldu;
“Değişim Grup 6’ta kesin çıkar, 4 grup Hizmet Grubun garanti. Geri kalan 2 grup ortada! İhtimaller 7-3, 8-4, 6-6. Yani Değişim Grubun kaybetme ihtimali yok. En fazla berabere kalır”
ve seçim tamamlandığında ilk arayan Selman Günaydın oldu;
“Abi tam isabet! Şu yerel seçim sonucu ne olur?” diye de takıldı.

Seçimden sonra, "Başkan ve meclis başkanı kimler olacak?" sorularına verdiğim cevap olan, Behçet Çınar’ın Oda Başkanı, Vahap Olgun’un Meclis Başkanlığı tahminimde 12’yi bulmuştu. Seçim 7-3 Değişim Grup tarafından kazanılmış ve bizim tahminiz “2 grup ortada” söylemiyle bile gerçeklik kazanarak, 6. Meslek Grubu olan Tarım ve Hayvancılık 49’ar eşit oy alarak kazanan oylamayla belirlenirken 11 ve 12. gruplarda birbirine yakın sonuçlar alınmıştı. Şimdi kimse,
“Sen TOGİAD ile zaten bu gruba yakınsın, Behçet Çınar da akraban, Vahap, Davut Kırşan, Aydın Mimaroğlu vb birçok arkadaşın grupta. Muzaffer Sekban artık köylün sana aktarılanları tahmin diye satma!” demeye kalkmasın. Torbalı Ticaret Odasında aday olan hiç kimse ile bu konuda ne görüşmem oldu nede bilgi aldım.

Bir önceki seçimde gruplar ve aktörlere daha yakındım (Muzaffer Sekban’ı ve şimdi birçoğu Değişim Grup içinde yer alanları destekliyor ve seçimle direkt ilgileniyordum). Seçimden önceki akşam arkadaşım Mahmut Atilla Kaya ile grup listeleri üzerinden iddiaya girmiş ve tahminimde yine yanılmamıştım. Atilla Kaya ondan sonra birçok kez yemek ısmarlasa bile “Bu Ticaret Odası’nın iddiasının yemeği” diye masaya hiç oturmadık. Benimde aklıma gelmişken bu borcu hatırlatmış olayım! Hem de üzerinden 4 yıl sonra…

Bu seçimin kaybedeni kim? Deseniz kesinlikle Ramazan İsmail Uygur ve hemen ardındakiler demek yerinde olur. Torbalı CHP’li başkanlar tam kadro sandık bekçiliği yaptılar. Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur, Subaşı Belediye Başkanı Erkan Zeylan, Yazıbaşı Belediye Başkanı İbrahim Cinkılıç seçim sonuna kadar sandıkların başını bekledi! Sanırsınız ki seçim gözlemcisi beyefendiler. Gerçekten çok enteresan iş doğrusu acaba bu belediye başkanlarımızı Torbalı Ticaret Odası seçiminin yapıldığı gün kurumlarından izinli miydiler? Bütün gün mesailerini (Seçim pazartesi günü olduğuna göre işlerinin başında olmaları gerekiyordu) sandık başında geçirdiklerine göre izin almaları gerekmez mi? Yoksa aldıkları para haram değil mi? Sen makamında olsan veya beldenin, ilçenin bir işini takip etsen vatandaşının işini gördüğün için sorun olmaz. Ama siz mesainizi Torbalı Ticaret Odası seçim sandıklarının başında tamamlamışsanız ve o gün izinli değilde maaşınıza eklenen bir günse haramzede sınıfına terfi edersiniz. Umarım birde sandık görevlisi diye para almamışsınızdır. Korkarım katmerleşir yaptığınız.
Torbalıda 8 gün kaldım elbette yerel seçim konusunda da çok kişi tahminlerimi merak etti ve sordu. Belediye meclis üyesi listelerini görünce tahminlerimde küçük değişiklikler yaptım. Bence 56 bin civarında oy kullanılır. Kazanacak parti ve adayın adı “A” harfiyle başlıyor! En az 3500 oy fark bekliyorum. Bakalım göreceğiz. Siz unutsanız bile ben size nasılsa hatırlatırım.

Büyük Vatan Şairi Namık Kemal “Hürriyet Kasidesi”nde,

“…Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvetmend
(iyiliksever) olan mazluma el çekmez ianetten (yardım üzere)…
Ne mümkün zulm ile, bidâd (adaletsizlik)ile imhayı hürriyet Çalış, idraki (düşünce, kavramak) kaldır muktedirsen (gücün yeterse) ademiyetten (insanlıktan)
Ne efsunkâr (üfürükçü) imişsin âh ey didârı hürriyet (özgürlüğün yüzü)
Esiri aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten” der.


Cenk SARIGÖL

14 Şubat 2009

Torbalılı Sanayiciyi Ticaret Odasıyla Tanıştırın

İzmir - Torbalı Krokisi
Torbalılı Sanayiciyi Önce Odasıyla Tanıştırın
Değişim Grup üyeleri; Hasan YIlmaz,
Adnan Yaşar Görmez, Behçet Çınar ve Vahap Olgun

“Değişim Grup” ismiyle Torbalı Ticaret Odasına ekip çıkaran arkadaşlarımız ve “Hizmet Grubu” adıyla yeni ekibiyle tekrar başkanlığa aday olan Sayın Muzaffer Sekban ve arkadaşlarımız bugün yarışacaklar. Seçim sonucunun ilçemiz ve halkına hayırlar getirmesini dilerim. Değişim Grup’un geçen Cuma günü gazetemizde bir açıklaması vardı;

“TORBALI'DA 650 fabrika var. Bu fabrikalar ilçemiz için bir zenginlik. Ama esnafımız ve halkımız ve fabrikaların nimetlerinden faydalanamıyor. Sanayici esnafımız tanımıyor, esnafımız sanayici ile alış veriş yapamıyor. Torbalı insanı fabrikalarımızda çalışamıyor. Fabrikalarımızda aradığı vasıflı elemanı bulamıyor. Torbalı Ticaret Odası olarak sanayici ile esnafı buluşturup alış veriş sağlayacağız. Bu yolla ilçe insanımız zenginleşecek. Mevcut halimiz ile hazinenin üzerinde oturan sefil çiftçiyi andırıyor. Burnumuzun dibinde yüzlerce fabrika var ama bunların nimetlerinden faydalanamıyoruz.”

Tespitlerin çoğu doğru… Tespitlerin doğru olması çok önemli, zira eksik ve yanlışları doğru tespit edemezseniz bu ilk düğmesi yanlış iliklenen gömlek gibi gider. Çok çalışır, yorulur, vakit harcar ama iş bitti diye geriye baktığınızda bir yığın inciri berbat ettiğinizi görürsünüz.


Yeni Torbalı Ticaret Odası yönetimine âcizane tespitlerimizi belirtelim;



  1. Ticaret Odaları yapı itibariyle, Esnaf Odalarının bir gömlek büyüğüdür. Kimse itiraz etmesin, biraz büyük esnaf veya şirketleşmiş esnaflardır. Sanayici ve Büyük Esnafın birlikteliği aslında sıkıntılıdır da…
    Bugüne kadar sanayicimizin, o açıklamada belirtilen 650 fabrika sahibinin Torbalı Ticaret Odasına temsili bırakın, buna hevesli ve tenezzül etmiyor olmasında odamızın ilgisizliği kadar bu gizli ayrışmanın etkisi görmezden gelinemez.
    Torbalı Ticaret Odamız, Değişim Grup’un belirttiği, sanayici ile esnafı buluşturmadan önce Torbalı Ticaret Odası ile Torbalılı Sanayiciyi buluşturmalıdır. Daha odanın yolunu bilmeyen insanları esnafla buluşturmaya kalkarsan ‘Geceler Şenlenir, Renklenir, Aydınlanır’ ama sadece elektrik sarfiyatı artar o kadar! Örneklerini gördük çünkü… Bu buluşmada en azından orta ve üzeri çaptaki sanayicinin yönetime dâhil edilmesiyle gerçekleşebilir.
    Hiçbir büyük ve orta ölçekli sanayici merkezdeki 3–5 esnafın yönetim kurulunu oluşturduğu ve politikasını belirlediği Ticaret Odası kapısında durmayı istemez. Yani onlar gelmeyecektir! Siz gideceksiniz onlara, şefaatle gideceksiniz bir kez bekleyeceksiniz. Sizde Torbalıda ki sanayiciye proje, çıkar, kar, üretim artışı, kalite odaklı öneriler ve fırsatlar sunmalısınız ki oda sizden gelecek taleplere olumlu yaklaşsın. Yoksa adam durmadan kendisinin amiri gibi yaklaşacak, istekleri bitmeyen bir yere gitmek istenmez. O yüzden Torbalı Ticaret Odası sanayiciyle buluşurken, hızla içinden kulağını geçecek Torbalı Sanayi Odası’nı çıkarmayı bilmelidir. Esnafla buluşma elbette, lakin Torbalılı Sanayici önce Torbalı Ticaret Odasının yerini öğrensin, Torbalı merkezine girmeye alışsın.


  2. Yıllardır ‘Torbalı'ya sanayi gelsin de nasıl gelirse gelsin’ anlayışı artık son bulmalıdır. Bu anlayış aynı zamanda Torbalı Belediyemiz içinde geçerlidir. Yıllardır kuzuya saldıran aç kurtlar gibi ilçemizi dolduran fabrikaların aslında gerekli alt yapısı olmayan İlçemizi yağmaladığını, insanımıza faydası olmadığını gördük. Mevcuttan yararlanamıyorken, yenisi niye? (bahsettiğimiz Torbalı Kabacakırı Organize Sanayi Bölgesi).
    Üstelik ilçemizdeki kalifiye elaman fakirliği sonucu, fabrikalar bu ihtiyaçlarını Torbalı dışından sağladıkları için ülke ortalamasının çok çok üstünde göç aldık. Göç sosyal kopmaları, kültürel dağılmaları, sefaleti, düzensizliği, kırılganlıkları beraberinde getirdi.
    15 sene önce ‘Torbalı’ denilince herkes ‘Torbalı Mahallesi’ anlardı. Bugün ‘Tepeköy’ deseniz ilçenin yarısı bunu ‘Tepeköy Mahallesi’ olarak algılar ki bu mevcut kültürel kodların ilçemize yeni katılan, göçle gelen hemşerilerimizin merkeze yabancılığını ispatlar. Evet, Torbalı'yasanayi gelmeye devam etsin ama eskisi gibi “Fetrek Çayı’”na yakın boş bulduğu arazi alanın fabrika diktiği, atığını bir boruyla çayımıza boca eden kolaycılıktan ve basitlikten çıkmalıyız. Fabrika çatısından önce alt yapısını, atık tesisini, arıtmasını yapmalıdır.

Cenk SARIGÖL

11 Şubat 2009

Torbalıda Adaylarımız Tamam!

Torbalı Adayları Tamam! Sıra Mecliste
Torbalı siyasi partilerinde aday adaylığı süreci tamamlandı ve artık adaylar netleşti. Adaylık süreci Torbalı CHP ve kısmen MHP dışında sancısız geçti. MHP de ismi bizzat Genel başkan Devlet Bahçeli tarafından açıklanan Torbalı Esnaf Odası Başkanı Sezai Tamer olmadık bir gerekçe göstererek, adaylıktann çekildi. Onun yerine,
Zerrin Çalışkan Yöndem İl kadın Kolları Başkanlığından Torbalı Belediye Başkan Adaylığına atandı. Şimdi siyasi partilerimiz ve başkan adaylarında kısa süreli bir sessizlik olur. Çünkü asıl mesele yani meclis üyelerinin belirlenme süreci, mümkün mertebe dışa sızdırılmadan, küskünlükler olmadan, çatlaklar belli edilmeden tamamlanmalıdır. Aksi takdirde rakip partilerin eline koz verilmiş olur. İddialı, rüzgarı olan partiler için meclis adayı seçmek, başvuran, beklentisi olan partilileri küstürmeden süreci atlatmak önemliyken, seçime favori girmeyen aday ve partiler için meclis üyeliklerini doldurmak, hele toplumda saygın, tanınan adaylara teklif görütmek ve ikna etmekle geçer.

Torbalı CHPde Adayın İbrahim Öz’den, Ramazan İsmail Uygur’a dönmesiyle sıkıntı bir nebze atlatılmıştır. Sayın Ramazan İsmail Uygur Başkan, otoritesi, teşkilatın ve yönetiminin ‘biat’ etmiş duruşu sayesinde fazla zorlanmadan çalışacağı ekibini oluşturacaktır. Tahminen, CHP de asıl sancı İl Genel meclis üyeliklerinde ve sıralamada ortaya çıkacaktır. 5 meclis üyesinden 2’sini elinde tutan CHP, eğer belediye başkanlığını alamazsa bu sayı 1’e iner. Zira hatırlanacağı gibi, 2004 yerel seçimlerinde eğer Ak Parti sadece 111 oy daha alsaydı il genel meclis üyelerinin 5 tanesinden 3’ünü değil 4’ünü alacaktı. Torbalıda Ak Parti 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde aldığı oyu koruru yada aşarsa zaten bu kaçınılmaz.

Torbalı MHP de ise İl Başkan Yardımcısı Musa Serbest, inisiyatifi ele almış görünüyor. Gerek belediye meclisinde gerekse il genelde ciddi isimlerle karşımıza çıkabilirler. Çünkü teklif götürülen isimler kamuoyunda oldukça etkin kişiler.
İl genelde eğer Adem Didin gibi eski belediye başkan adaylarından birisi ve Hamit Soytürk gibi bürokrasi ve yetiştirdiği yüzlerce isimle bilinen, sevilen adaylara teklif aşamasındaki başka etkin isimleri ekleyebilirlerse, Akp’nin 4 İl genel çıkarmasını engellerler. Fakat 3’ünden çalmaları zor. Eğer 2004de ki Behçet Çınar’ın adaylığı sırasındaki oylarını %10 arttırmaları halinde CHP’nin 2 meclis üyesininden birisini hanelerine yazdırıp, 1’e düşürebilir.

Torbalı MHP güçlü bir meclis listesiyle girerse seçimden en az 3 meclis sandalyesi alarak çıkacaktır. Burdan MHP’nin az oy alacağını iddia ettiğim çıkmasın. Ama belediye meclis üyeliklerinde hesaplamalar ve oy dağılımı çok zor ve sonuç almayı güçleştirecek yapıdadır. Ben 52 binin üzerinde oy kullanımı olacağını ve Torbalılı seçmenden MHP’nin 8 bin üzerinde oy alması durumunda 3 üyesini meclise taşıyacağını tahmin ediyorum.

İl genelde Torbalı BBP ilçe başkanı Zülküf Güldoğan, kendi partisinden aday. Zülküf Güldoğan başkan sevilen bir kişi kendisine gelecek oy partisinin önüne geçecer tahminim. Bu durumda Zülküf Güldoğan başkana gelecek oylar MHP ve Akp havuzundan aktarılacaktır.

Torbalı Ak Parti de il genel meclis adaylarının belirleme süreci oldukça sıkıntılı geçecektir. 3 mevcut üyeden en az 2’si (Muzaffer Sekban ve Metin Şimşek) farklı isimlerden olacaktır. Dolayısı ile bu boşlukları doldurmak için ciddi bir yarış olacağını öngörmek zor değil. Mahmut Atilla Kaya’nın şu günlerde günleri sıkıntılı, geceleri uykusuz geçiyordur! Bunda birazda kendi siyaset anlayışının oluşturduğu zorlukların etkisi büyüktür. Siyasi algılama ve yöntemi süreci bugüne kadar taşınmıştır ama bu yöntem kitle ve kişilerin beklentilerini tamda bugünlere kadar ertelemekten başka bir işe yaramaz. Mahmut Atilla Kaya, kimseyi kırmadan bu barajı aşabilir. Meclis üyeliklerini, “artık seçimin galibi belli” dedirtecek isimlerle doldursa bile seçim sürecine çok çok yorgun girecek, şu günlerde enerji ve moralinin hayli yüklü bölümünü tüketecektir.

Torbalı Akp, 5 meclis üyesiden 2’sini kesin tekrar listelemeyecektir. Bu 3’e de çıkabilir. Elbette tüm partilerin üyelikler için artık, eski belde yeni merkezlerinde temsilini gözetmeleri kaçınılmazdır. Belde belediye başkanları ve belde başkanların böyle bir talebinin olması kaçınılmazdır. Her belde temsilcisi mecliste beldesini daha fazla üyeyle temsil etmek için kulis yapacaktır. Torbalı CHP ve Ramazan İsmail Uygur’un ise,
Halil Gülcü, Kazım Çelimli ve Hamit Cömert dışında pek ‘gitsin’ diyeceği meclis üyesi yok. Zaten seçim meydanlarına kendince başarısını, icraatlarını anlatmak üzere çıkan bir partinin ve adayının ekibinin çoğunu değiştirmesi söylemlerini zayıflatır. Sonra adama, “madem o kadar başarılısın, ekibinin ne kusuru vardı?” derler. Elbette meclis üyesi sayısının 2 katından fazlaya çıkmış olması eski üyelerin (il genel hariç) yerlerini korumalarını güçlendiriyor. Torbalı CHP için en önemli sorun, İbrahim Öz’ün tutumu olacaktır. Son genel seçimde Akp’nin ardına düşen parti için bu tavır çok önemlidir. Yine tahminime göre İbrahim Öz, şerhlerini ve dilinin uçundakileri muhtemelen partisine zarar vermemek ve yapısı itibari ile 29 Mart 2009 sonrasına kadar erteleyecektir.

Bu arada her aday gerçekten aday olmayabilir..! http://cenksarigol.blogspot.com/2007/07/her-aday-aday-mdr_19.html bazen çalışmanın kimin işine geldiğini görmek lazım.


Cenk SARIGÖL

2 Şubat 2009

Ne Olacak Ramazan İsmail Uygur’un Hali?

Torbalı Cumhuriyet Mahallesi - Sevgi Yolu, tarihi çınarlı yol
Torbalıda Ramazan İsmail Uygur’un Ahvali

Dr. İbrahim Öz, CHP'nin İzmir - Torbalı Belediye Başkan Adayı olarak açıklandı. Yani Ramazan İsmail Uygur, mevcut, CHP'li Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur tekrar aday gösterilmedi. Ne yalan yazayım bende şaşırdım!

Sayın Ramazan İsmail Uygur’un aday olamayacağının ilk sinyalini 10 Ekim tarihinde kaleme aldığımız “İsmail Uygur konusunda tereddütlerim var” alt başlığı içinde sıralamıştık. Neredeyse 4 ay önceden Ramazan İsmail Uygur’un neden aday olamayacağı yönünde kısa uzun 5 yazımızda değinmişiz. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/10/aizi-kocaolu-tekrar-aday.html

"Peki bunları biliyoruz zaten. Okumuştuk, hatırladık..! Sende yazdın. O zaman ne diye şaşırdın?
” sorusu ortaya çıkacaktır. Aslında 30 Ocak 2009 tarinde CHP Gen. Mer. Kulislerinden aldığım duyum ibrenin Ramazan İsmail Uygur’u gösterdiği yönündeydi. Oysa ben il Bşk. Kemal Karataş’ın Ramazan İsmail Uygur’u istemediğini, İzmir Büyük şehir belediye başkanı Aziz Kocaoğlu’nun ise “olsa fena olmaz” tavrı ile çokda ısrarsız hareket ettiğini duymuştum. Hatta bu durumu sezen Ramazan İsmail Uygur’un,
“Ben olmayacaksam Sedat Uzunbay olmalı!”
gibi alternatif gösterici sözlerinin bile doğru-yanlış olduğu gelmişti.

Aziz Kocaoğlu zaten Ankara'dayken, geçen Perşembe (29 Ocak 2009)Perşembe CHP Genel Merkezine (Ankara) gelen Ramazan İsmail Uygur ve burda olan İzmir Büyükşehir Belediye başkanı ve CHP başkan adayı Aziz Kocaoğlu’nu ve bazı Chp Parti meclisi (PM) üyelerini ikna ederek, ismini neredeyse kesinleştirdiği duyumunu aldığım için. Pazar günü internet sitelerine düşen ve Sevim Olgun’un büyük bir muhabirlik başarısı ile öğrendiği “Dr. İbrahim Öz aday” haberi beni şaşırttı. Meğer benim yoğun iş temposundan mesefali olduğum günden Kemal Karataş’ın Ankara’ya gelmesiyle değişmiş, pusula ibresi 180 derece dönmüş..! http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/aziz-uygur-uzunbypas.html Yinede temkinliyim. Parti CHP olunca, isimler ortaya halkın ve teşkilatların heyacanını ölçmek içinde atılmış olabilir! Kesin değil yani... umutsuz olmayın hey ey hey...

Dr. İbrahim Öz aday

Sayın İbrahim Öz’ün farklı bir siyasetçi olduğunu, eğer Ramazan İsmail Uygur’un doğruluğu kanıtlı yanlışlarını dillendirmesi, raporlaması durumunda daha çok şansı olacağına inanıyordum. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/torbal-baskan-adaylg-ve-chp.html Fakat bunu yapmadı. Zaten Dr. İbrahim Öz referansları daha güçlü olduğu, Torbalı CHP Teşkilatı %100 destek verecek diye aday belirlenmedi. Bu tamamen CHP Genel Merkezi ve İzmir güç dengelerinin ortaya çıkardığı bir sonuçtur. Şimdi öğreniyorum ki, Dr. İbrahim Öz genel merkezine sunduğu özgeçmişini kısa tutmasına rağmen Ek’leri kabarık bir dosya sunmuş. Görev yaptığı yerlerde kurum, kuruluş ve üstlerinden aldığı başarılar, takdirler, taltifler, ödüller, onur ve tebrik belgeleri var. Referas kısmına ise sadece şunu yazmış Dr. İbrahim Öz, “tüm hastalarım”. Sonrasında CHP Genel Merkezinin başta Afyon olmak üzere Dr. İbrahim Öz’ün cv’sinde belirttiği tüm görev yeri CHP teşkilatlarından hakkında bilgi toplanmış.

Sedat Uzunbay'ın neden CHp P'den uzaklaştırıldığını, milletvekili listesine dahi alınmadığını, Ramazan İsmail Uygur’un neden aday olmadığını, tekrar sıralamaya luzum yok. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/ismail-uygur-ve-sedat-uzunbay-kal.html Ben onu neredeyse 4 ay önce yazdım ve olmayacağı yönünde ısrarla görüşlerimi, nedenlerini belirttim. (bazıları kapak yapıp kapatmadan içine bunuda eklemeyi bi zahmet unutmasın! Ben koymak zorunda kalmayayım)... Nasılsa benim 3-4 ay önce yazdıklarım sık sık tekrar edilecektir..! gelelim yazımızın konusuna;

“Ne olacak bu Ramazan İsmail Uygur’un durumu?”
Ramazan İsmail Uygur önce hakim olduğu ilçe teşkilatını kullanara, milletvekilleri, il ve genel merkez üzerinde baskı kurmaya çalışacaktır. Bu tahminen gelecek hafta başına kadar sürer. Elbette bu süreçte genel merkezin açıklanan Dr. İbrahim Öz kararında yumuşama görülür ama geri adım olmazsa ikinci aşamaya geçilir. İkinci aşamada Ramazan İsmail Uygur ve teşkilatındaki destekçileri retleşmeye gider! “genel merkeze desteğin çekileceği sinyalleri gönderilir. yani İbrahim Öz’ü desteklemeyiz” buna paralel ve uzlaşılabilir isim olarak, Sedat Uzunbay ismi ortaya sürülür.

CHPde Genel Merkezin bir adım geri atması, kendilerininde bir adım geri vites göstermesi gibi uzunbay isminde uzlaşma isterler. Tahminen bu soğuk savaş 13 şubat’a kadar sürer. Eğer bu tarihe kadar sonuç alınmazsa Ramazan İsmail Uygur, teşkilattan destek verenler, taraftarları, Sedat Uzunbay özellikle Torbalı Ticaret Odası Seçimi (16 Şubat) sonuçunuda gözeterek, (özellikle Muzaffer Sekban kazanırsa) BAĞIMSIZ adaylığını açıklar! Bu arada süreç devam ederken Ramazan İsmail Uygur taraftarları ve CHP’liler olarak kırılma ortaya çıkar. Yani uzlaşmacı kişiliği ile İbrahim Öz teşkilattan çok kişinin kırgınlığını, hayal kırıklığını tamir eder. Özellikle parti yöneticilerinden bazıları “Genel Merkezimizin kararını sorgulayabilir ama karşı çıkamayız” diyerek, Ramazan İsmail Uygur saflarını bozarlar...

Mevcut Partiler ve Adaylarının Durumuna bakalım;
-MHP’nin bizzat genel başkan Devlet Bahçeli tarafından açıklanan adayı Torbalı esnaf Odası Başkanı Sezai tamer “Hastalık” bahanesi ile hakaret eder gibi çekildi...
-DP daha aday açıklamadı,
-SP aynı... maksat boş kalmasın adaylık!
-DSP farksız!
-BBP farksız...
Sonuçta Ramazan İsmail Uygur seveni sevilmeyeni ile güçlü bir isim ve bu isimle CHP ile Ak Parti arasında geçeceği kesin olan bir yarışa iddialı bir şekilde katılabilir. Üstelik başarılamayan Torbalı MHP, BBP, DP, SP ve DSP'nin "koalisyon adayı" olarak toparlayıcı isim olmasıda muhtemeldir.
Siz bana bakmayın ben anlamam bu işlerden, zaten ben Torbalı’dan uzağım, anlamam. Durmadan bize gazetecilik dersi veren, daha önce “benim çalıntı yazdığımı söyleyip, ispatlamayan şerefsiz ve biteviye haysiyet düşkünüdür” çağrısı yaptıklarımı ama hala üzerlerinde bu etiket yapışık dolaşanları okuyun! Hassasın görüşleriyle Nirvana’ya çıkarsınlar sizi...


Cenk SARIGÖL

29 Ocak 2009

Ol Mesele Torbalı OSB

Torbalı Kabacakırı Organiza Sanayi Bölgesi Kuşbakışı Görünüş

Ol Mesele Torbalı OSB!

Torbalı Kabacakırına Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yapımına karşı çıktık. Çıkmaya devam edeceğiz. Sayın Ertan Ünver ile aynı görüşlerin farklı tezahur ve tepkileri üzerine delhizlere kaptırdık. Oysa hep temenni ve uğraşımız “Kabacakırı OSB Kurulmasın” rahlesi üzerinde duruyor. Bizim,
“Kabacakırı OSB için mevcut Torbalı Ticaret Odası (TTO) Yönetiminde bulunduğu halde şimdi Muzaffer Sekban muhalifi olanlardan neden OSB karşıtı bir söylem yada şerhlerini duymadık”
ana fikirli yazılarıma http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/mesele-olmak-mechele-deil.html karşılık...

Ertan Ünver, 26 Ocak 2009 tarihli yazısında benim nazarımda en önemli ve bana hitap eden cümlesinde, şöyle diyor;
“Fakat buna kimse karşı çıkmadı bunca zaman diyor.. Yok, yok karşı çıkıldı hep.. Muhalif yöneticiler de karşı çıktı; daha sonra yönetimin mu-halifi olanlar da.. Fakat, TOGİAD'ın çalışma programının ana maddelerin-den biri olduğu için, kimse ayrıca ve özellikle belirtmeye gerek görmedi..”

Torbalı Genç İşadamları Derneği (TOGİAD) kuruluşunda Genel Sekreter olarak bulunmam dolayısıyla, üye arkadaşlarımızın fikir ve çalışmalarımız hep bu yönde oldu doğrudur. Bundan bir şüphemde yok. Lakin benim sorguladığım defaatle belirttiğim gibi halen TTO yönetiminde bulunduğu halde şimdi Muzaffer Sekban muhalifliği yapan “Değişim Grup” içerisindeki kişiler bu güne kadar ne tepki verdiler Kabacakırı OSB için? Şimdi 3. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-ticaret-odas-seimi.html Kez aynı cümleyi tekrarlayalım;
“...Ben Torbalı Ticaret Odasında şimdi muhalif olan yöneticilerinin hiçbirisinden Torbalı Kabacakırı OSB konusunda karşı söylem duymadım (Oldu da ben kaçırmışsam şimdiden özür dilerim). Eh Torbalı Ticaret Odasından OSB konusunda muhalif bir ses duymamışsak, hemfikir olunduğunu düşünmemiz gerekir. O takdirde en önemli soru önümüze düşer, ‘Bir ilçenin Ticaret Odası başkanı ve meclisinin ilçelerine OSB getirmesi başarı değil midir?’”

Aydın Mimaroğlu, Vahap Olgun, Yurdal Alkan, Yurdadoğu Mutlu, Gökhan Şapcı, Davut Kırşan, Yaşar Çetin vb. TOGİAD üyesi arkadaşlarımızın fikirlerini, Kabacakırı OSB’nin başka bir yere kurulması konusundaki çalışmalarını biliyorum ve takdir ediyorum. Gelgelelim bir Torbalılı olarak bu ayıbın kurulmaması yönünde şimdi Muzaffer sekban’a muhalefet eden TTO yöneticilerinin hem fikirlerini öğrenmek istemem hemde bugüne kadar karşı olmalarını karşılayacak, yöneticilik vasıflarıyla ne gibi işler yaptıklarını sorguluyorum. Yada tekrar ve çalışabilecekleri Aydın Mimaroğlu gibi tarafsız ve siyasi partiye angaje olmamış bir başkan ile TTO yönetimine gelirlerse ne yapmayı düşünüyorlar? kabacakırı OSB kosunda karşı adımlar yada geri adımlar atmaya hazırlar mı?

Biz şimdi Muzaffer Sekban muhalifi olan isimlerin Torbalı Kabacakırı OSB konusunda ne düşündüklerini, bugüne kadar nasıl karşı çıktıklarını açıklamaları yönlü ilk yazıyı tam bir önce yani 2008'in son haftası dile getirdik. O güne kadar hiç ses çıkmadı. Cevap gönderen, telefon eden, karşı çıkmalarını, çalışmalarını anlatan Torbalı Ticaret Üyesi hiçbir yönetici yok. Şimdi sevgiliş Ertan Ünver çıkmış "var" diyor. Göster o zaman sayın abim. "ŞOL" diye işaret et. "OL" diye isim ver! Ben bir vatandaş, okurum, Torbalı Halkı adına soruguluyorum. TTO üyesi değilim, üye olarak değil. Üyeler belkide Kabacakırı OSB'den rahatsız değildir. Dükkan, iş yeri, imalathane almayı bile düşünüyor olabilirler.! Ben sıradan vatandaş olarak, doğduğum, yetiştiğim, büyüdüğüm, en geç naaşımın döneceği Torbalım ve geleveği adına "Torbalı Kabacakırı OSB Kurulmasın" ana fikri etrafında mücadele ediyorum. Yoksa kim kazanmış, kim kaybetmiş hiç umurumda değil! Bana faydasıda yok.

Lakin bir gazeteci, bu ilçe de yazan birisi olarak, "Değişim" adına yola çıkanların neyi değiştirmek için yola çıktıklarını, değiştirmeyi düşündükleri arasında benim en fazla hassasiyetle üzerinde durduğum 'Kabacakırı OSB' durumunu sorguluyorum. Lütfen çok görmeyin. Tüm bu yazılar çercevesinde TTO yönetimi için mücadele eden hiçbir grubun sevgisi kazanmadığım gibi belkide şimşeklerini çekiyorum. Bunun farkındayım. Oysa çok kolay bir tarafı tutarsınız, desteklediğiniz sizi sever, yerdiğinizde kızar. Kazanır yada kaybedersiniz. Bizim gibi halkın yada doğru bildiğinizin peşinde gider ve gerçeği o doğrudan hareketle arar yada çekmeye çalışırsanız sizden kötüsü olmaz..! Varsın olmasın be ne çıkar? Benim için okunduğunu bilmek yeterli nasıl olsa.


Cenk SARIGÖL

17 Ocak 2009

Torbalıda Gazetecilik ve Destek


Tehdit Kabul Edilemez

Kabul edilemez o kadar çok şey var ki... İsrail’in hastaneleri, camileri, Birleşmiş Milletler (BM) Kampı bombalaması, hedef gözetmeksizin çoluk, çocuk, yaşlı, kadın, hasta, sivil ayrımı yapmadan insan öldürmesi, uluslararası anlaşmalarla yasaklanmış bulunan fosforlu, uranyumlu ve misket bombalarını şehrin orta yerine boca etmesi, insani yardımlara, hasta nakillerine bile izin vermemesi vs. vs...

Lakin bizim başlığımızı attmamıza sebep, gazetemizde ismini gördüğünüz Hüseyin Günaydın beyin tehdit edilmesidir. “Filistin’e destek, İsrail’i tel’in” mitinginde benim gördüğüm DSP İlçe Bşk. Muhsin Yazar, Ticaret Od. Bşk. Muzaffer Sekban ve SP İlçe Bşk. Ahmet Sertcan’ın yayınlanan fotoğraflarıdır. Fotoların montaj olduğunu felan kimse iddia etmedi. Yalanlamadı. Ben böyle bir konuda gülme sebeplerini tartışmam!

Yok düşüyormuş, öteki tutmuş...
Yok beriki yanlışlıkla “Kahrolsun Filistin” demiş...
Yok diğeri fıkra anlatmış, çok komikmiş..
Bu nasıl bir motivasyon? Siz oraya Filistinlilerin acılarını paylaşmak, yaşanan dramı haykırmak için katılmadınız mı? Sebepler beni ilgilendirmez! 5 dk. Ciddi şekilde yürüyeceksiniz.. Hele belli mevkilerdeki kişilerseniz buna 100 kat fazla dikkat ederek...

Bu arada sakın yazılanlardan “Bu mitinglere katılanlar gülecekse sakın katılmasın” gibi sonuça varılmasın. Katılanlar isterse amuda kalkarak yürüsün, takla atarak iştirak etsin! Toplumun belli kesimini temsil eden insanlarsanız işin ciddiyetine daha vakuf olmanızı beklemek bizim hakkımızdır.

SP İlçe Bşk. Ahmet Sertcan’ı insan olarak çok severim. Filistin konusunda herkesten fazla gözyaşı döktüğünü, duyarlı olduğunuda bilirim. Hatta sadece bu ‘gülmeceli’ yürüyüş değil, yıllardır, İsrail zulmünü dillendirdiğini, Filistinlilerin acılarını anlattığınıda...
Haksızlık etmeyelim. Gel gelelim bunca emek, duyarlılık ağız dolusu bir gülmeyle kayboldu!

Ticaret Od. Bşk. Muzaffer Sekban’ında Filistinlilere yapılan haksızlıklara en çok üzülenlerden, konuşanlardan biri olduğu gerçektir. Hele islamın 5 şartından birisi olan ‘HAC’ görevini yeni tamamlamış biri için... O kutsal diyarda dünyanın her köşesinden gelen müminlerin kardeşlik atmosferini soluyalı daha yeni olmuşken, Filistinlilerle kardeşliği çoklardan iyi hissettiğini düşünüyorum. Mamafiğ, o gülücükler , sırıtmalar, kahkahalar yakışmadı. Yakıştıramadım.

DSP İlçe Bşk. Muhsin Yazar için birşey diyemem... Gülmüş olmuş işte... Onu azade tutmuyorum.Olayın tuzu - biberi (Aslanlar Biberi hemde) o gülücüklerin yazılması sonrası yaşananlara... Kim kime yazıyor? Hiç önemli değil! Fikirlerini açıkca toplumuyla paylaşan gazeteyi kimse tehdit edemez / etmemelidir. Nasıl bir aymazlıkla kabalaşıyorsunuz? Yaşanan olay yalan, fotoğraf montajsa ve gazeteye gönderdiğiniz bir tekzip metni varda yayınlanmadıysa hadi hafifletici sebep sayalım... ikinci vitese geçmişler diye düşünelim. Tekzip gönderdinizde yayınlanmadıysa bana gönderin gene yayınlamasınlarda görelim! Ama böyle birşey yok. Yazarı ve gazeteciyi tehtidle, şantajla susturmayı amaçlamak, telefon açıp hakaretler etmek, tiranlık, zorbalıktır. Bunu ne size yakıştırabildim nede bu ilçeye...

Şahsımca biz burada fikirlerimizi söyler, olaylara farklı perspektifler sunmaya çalışırken hiçbir maddi beklentimiz ve menfaatimiz yok. En azından ben kendimden biliyorum. Ha olsada birşey değişmez Torbalı dağ başı mı ki? Hakaretler, tehditlerle gazete yazarı sindirilmeye çalışıyor? Bu tehditlerin Hüseyin Günaydın’a yapılmış olması hiç farketmez. Gazeteci kamu görevi yapar. ortada bir yanlış varsa hep beraber karşı çıkalım. ama ortada sizin işinize gelmeyen ama doğru bir haber varsa laga luga yapmanında sizi küçültmekten başka anlam taşımadığını iyice kafanıza sokun isterim. Bugün ona biri, yarın bana bir başkası... O tehditleri ben kendime kabul ettim. Kıvırdım kıvırdım bekliyorum! Talibi kimse gelip alsın, uygun yerine sıkıştırayım...


Cenk SARIGÖL

14 Ocak 2009

Mesele Olmak, Mechele Değil


Metropolis (Ana Tanrıça Kenti) harabeleri ve Selcuklu Özbey Kalesine güney doğusundan bir bakış...

Mesele Olmak, Mechele Değil

Sayın Ertan Ünver 12 Ocak 2009 tarihli son yazısında “Mesele Ol Mesele değil Cenk” http://polemikler.blogspot.com/2009/01/ertan-nver-itiraz-etti-izmir-torbal.html başlığı ile bize inceden mesaj verdi! Kimseye ne gölge olmaya nede cahilliğe sevkeden olmaya niyetim yok. Örnekse kimseden böyle bir talebim yok! Gayet samimi bir şey sordum. Halen Torbalı Ticaret Odası (TTO) yönetiminde olupta şimdi Muzaffer Sekban’a muhalefet eden meclis üyesi yada yöneticiler hangi gerekçelerle Sekban’a karşı çıkıyorlar ve bu gerekçeler içinde bizim yıllardır karşı çıktığımız Kabacakırına Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulmasıda var mı? Varsa bugüne kadar nasıl karşı çıktılar ve şerh koydular?
Yok eğer karşı çıkılmadı ve suskunluğun ikrardan geldiği göz önüne alınırsa nasıl bir çıkarsama yapmalıyız? İlgili ve “Torbalı Ticaret Odası Seçimi” başlıklı
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-ticaret-odas-seimi.html yazımızda aynen şu ifadeyi kullanmışız;
“...Ben Ticaret Odasında şimdi muhalif olanların hiçbirisinden Kabacakırı OSB konusunda karşı söylem duymadım (Oldu da ben kaçırmışsam şimdiden özür dilerim). Eh Torbalı Ticaret Odasından OSB konusunda muhalif bir ses duymamışsak, hemfikir olunduğunu düşünmemiz gerekir. O takdirde en önemli soru önümüze düşer, ‘Bir ilçenin Ticaret Odası başkanı ve meclisinin ilçelerine OSB getirmesi başarı değil midir?’ elbetteki büyük bir başarıdır. Hatta muazzam bir başarıdır. Ben böyle düşünüyorum. Buraya kadar Ertan Ünver ve Mustafa Yetkil hocamın da aynı düşündüğünü sanıyorum. Bizim karşı çıktığımız OSB’nin Kabacakırı’na kurulmasıdır...”

Yazımın ana fikri bu cümledir. Biz köşelerimizden çığırır, okurlarımızdan gelenleri aktarırken yetkili ve etkili (özellikle Torbalı Belediyesi ve İktidar partisi Torbalı AKP kadrolarını hatta Yeniköy, Özbey Muhtarlarına kadar) insanlarımızı eleştirmedik mi? Şimdi Ertan bey abim, diyelimki bizlerin Kabacakırı OSB konusunda itirazımız yok! Bazılarının şimdiye kadar itiraz etmediği ama muhalif olduğu gibi... Soru basit (Torbalı Ticaret Odası (TTO) Seçimi için farklı, Torbalı kamuoyu ve ticaret erbabının bile çoğunun anlamayacağı etkenleri saymadan);
“Bir Ticaret Odası başkanının ilçesine OSB kazandırması başarı mıdır?”

Eğer şimdi M.Sekban muhalifi TTO yöneticisi olanlar Kabacakırı OSB’ye karşı çıkmamışsa, bu başarı onların ve Sekban’ındır. Bana göre başarısızlık sebebi durum, itirazsız yöneticilerin ve muhaliflerin başarısı olmak zorundadır! Bana göre gene başarısızlık olarak orada çakılacak bir ucube... TTO ve Yerel Seçim öncesi en azından bunca OSB yazmışlığın hatrına defter karıştırma, hesap çıkarma hakkımız yoksa... Sen Anlatabildinde Ertan Abi, galiban ben beceremedim. baksana tekrar ediyoruz... Gölge etmeyelim ve kimseyi cahilliğe sürüklemeyelim öyle mi?


Cenk SARIGÖL




31 Aralık 2008

Torbalı Ticaret Odası Seçimi


Torbalı Ticaret Odası Seçimi

Torbalı Ticaret Odası Seçimleri konusunda mevcut başkan Muzaffer Sekban'ın bırakması yönünde yapılan söylem ve çağrılar doğrusu çok komiğime gidiyor. Ortaya atoılan en önemli ergüman olarak, "17 yıldır aynı başkanla yönetilme" gerekçelendiriliyor. Sizce bu geçerli bir değişim gerekliliği oluşturur mu? Bence oluşturmuyor! Söyle bir ilçemize bakalım, birçok parti, oda ve Sivil Toplum Kuruluşu (STK) yıllardır aynı kişiler tarafından yönetilmiyor mu? Başka zaviyeden bakarsak, yıllardır bir yerinden başında olmak başarısızlık göstergesimidir?

Muzaffer Sekban bana göre başarısız ve yanlış bir girişimle Kabacakırı’na Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması yönünde attığı adımlar benim için değişmesine yeterlidir. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/torbal-kabaakr-osb.html Kabacakırına OSB kurulmasına Ertan Ünver, Mustafa Yetkil, Abdulvahap Olgun, biz ve bir çok kişi karşı..! Fakat sebeblerimiz farklıdır. Gelgelelim benim anlamadığım “Değişim Grup” adına yapılan açıklama ve söylemlerin “17 yıldır Başkanlık koltuğunda oturan Sekban...” diye başlaması. Özellikle mevcut Torbalı Ticaret Odası yönetiminde bulunduğu halde muhalefet edip, bu tip cümlelerle söze başlayanları hiç samimi bulmadığımı özellikle belirtmek isterim. Elbette geçen seçim Muzaffer Sekban’a karşı çıkarılan listeden girenler müstesna...

“Muzaffer Sekban bu işi çok iyi yapıyor, üstüne adam tanımam, çok başarılı, mümkün olanın en iyisini yapıyor, daha iyi yapacak kimse görmüyorum” gibi iddialarım kesinlikle yok. Benim savım bu söylemler değişim için yeterli değildir. 17 yıl başkanlık yaptığı için eleştirenlerden arasında Mehmet Hasan Karatoklu dikkatimi çekti. Kendisi 10 yıl belediye başkanlığı yapmadı mı? 15 yıla tamamlamak için aday olmadı mı? Bazı seçimlerde Sekban’ın tekrar seçilmesine bizzat belediye başkanı olarak destek vermedi mi? Yıllardır oda yönetimlerinde meclis üyesi olanlar yok mu? Değişim mi evet ama bunun sadece başkanı değiştirmekle olabileceğini düşünmek fazla iyimserlik. Ben beklerdim ki, mevcut meclisten en az 4-5 üye “Hadi Muzaffer kardeş, biz bu işi yeterince yaptık, gençlere el verelim. Bayrağı teslim edelim” desinler...

"Muzaffer Sekban değişsin o çok yaptı. Biz henüz onun kadar yapmadık. Onun için O değişsin biz kalalım" manasına gelebilecek tavır ne kadar etik duruyor? Herkes muhalif. Neye Muzaffer Sekban’a... neden? 17 yıldır oda başkanlığı yapıyormuş, artık yetermiş! Başarısızmış. Neden başarısız? Sekban ilçeye Lise, bir çok okula yardım etmiyor mu? Hakkında şaibe var mı? Oda bütçesini şahsi işlerine mi kullanıyor? Varsa böyle iddiası olan ismiyle göndersin, köşem açık. Başarısız ve bence en önemli sebep; Kabacakırına OSB kurulmasına ön ayak olduğu için. Peki sizce? Ben Ticaret Odasında şimdi muhalif olanların hiçbirisinden Kabaçakırı OSB konusunda karşı söylem duymadım (Olduda ben kaçırmışsam şimdiden özür dilerim). http://cenksarigol.blogspot.com/2007/12/anlaamyorlar-anlatlar-anlalr.html

Eh! Torbalı Ticaret Odasından, meclisinden bugüne kadar OSB konusunda muhalif bir ses duymamışsak, hemfikir olunduğunu düşünmemiz gerekir. O takdirde en önemli soru önümüze düşler, “Bir ilçenin Ticaret Odası başkanı ve meclisinin ilçelerine OSB getirmesi başarı değil midir?” elbetteki büyük bir başarıdır. Hatta muazzam bir başarıdır. Ben böyle düşünüyorum. Buraya kadar Ertan Ünver ve Mustafa Yetkil hocamında aynı düşündüğünü sanıyorum. Bizim karşı çıktığımız OSB’nin Kabacakırına kurulmasıdır. Yoksa Torbalı’ya OSB gelmesi değil. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/05/turizm-ve-torbal.html

Ticaret Odası Seçimi konusunda diğer sık duyduğumuz, okuduğumuz söylem “STK seçimlerine siyaset karıştırılmasın” Ne kadar komik, ironik ve zavallı bir söylem! Çünkü bu bir kere siyasi partilerin mantığına ve varlığına terstir. Ülkeyi yönetmeye talip siyasi hareketler her yerde olmaya özen gösterir. Bu konuya yer darlığından fazla girmek istemiyorum ama yazanlar Necmettin Erbakan’ın siyasi çizgisinin nereden başladığını bilir. Bilmeyenlere tavsiyemde öğrenmeleridir... kaldı ki Esnaf, Ticaret, Sanayi Odaları yarı resmi kurumlardır ve özgün STK olarak tanımlamak zorlama olur. Birde mevcut yönetime bakarsak durumun hiçte öyle siyaset ve siyasi partileri karıştırmayacak çizgide olmadığını görürsünüz. En başta Muzaffer Sekban Akp il genel meclis üyesi, Behçet Çınar MHP ilçe başkanı, Adnan Yaşar Görmez Akp milletvekili adayı ve ilçe bşk. yardımcısı, aynı şekilde Hüseyin Karaman vb. yani bir tek BBP ilçe Başkanı Zülküf Güldoğan mı birşeyler söyleyince siyaset karıştırmış oluyor?

Muhalif “Değişim Grup” bünyesinde seçime gideceklere başarılar diliyorum. Değişime söylemlerini değiştirerek başlamaları iyi olacaktır. Aksi takdirde bu söylem ve görünen ekip için “değişim” çok iddialı bir isim olarak, en azından benim nezdimde inandırıcılığını gün be gün yitirmektedir. Abdulvahap kardeş bu söylemi daha yapıcı şekilde revize etmek, gerekiyor. Sonuçta siz geçen seçimde Sekban karşısında liste çıkardınız. Sekban’ın listesinden meclise girip, muhalefliğini 17 yıllık oda başkanlığı ve Rize Gezisine cebinden para ödeme - ödememe seviyesinden kurtarısınız.

Ticaret Odası mevcut yönetiminde bulunupta, şimdi muhalefet edenlerin bu güne kadar nelere karşı çıktıkları, mecliste neleri önerdiklerini bilmek bizim ve oda üyelerinin hakkı değilmidir? Bunları mevcut yönetimde olup, Muzaffer Sekban'a şimdi bayrak açmışlar için zorunluluk görüyorum. Böylece neden muhalif olduğunuzu ve hizmet aşkınızı öğrenmiş olacağız. Sekban nerelerde sizin hizmet önerilerinizi engellemiş, önlemiş ve sabote etmiştir? Aksi takdirde durum "o gitsin biz kalalım" işgüzarlığında tıkanıp kalacak, tüm değişim çizgisi ve muhalif etiği yitirilecektir. "Torbalı için Değişim" sloganı ile yola çıkmışsak bunu muhalefet şeklinede yansıtmanızı beklemek sanırım çok şey istemek olmaz / olmamalıdır.



Cenk SARIGÖL

1 Kasım 2008

Torbalı, Kabaçakırı OSB


Kabaçakırı OSB ve TTO

Kabaçakırı (Yeniköy ve Ahmetli köyleri arasında kalan arazi) mevkiine Organize Sanayi yapmaya ben karşıyım. Bir çok kerede bunu dillendirdik köşemizde... http://cenksarigol.blogspot.com/2007/12/anlaamyorlar-anlatlar-anlalr.html OSB’nin Kabaçakırına kurulmaması için onlarca sebebimiz var. Ertan Ünver karşı çünkü arazi Metropolis (Ana tanrıca antik kenti) kazı alanı havzasında. Daha ilerde burada yapılacak, turizm bağlantılı rekreasyon düzenlemelerini engelleme ihtimali çok kuvvetli. Ünver’in hassasiyetine katılmamak mümkün değil. Mustafa Yetkil Hocam zengin tarım havzalarının sanayi ve konut yapımına açılmasına Küçükmenderes Ovasının her yerinde olduğu gibi buradada karşı çıkıyor. Hocama aynen katılıyorum.
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/10/torbal-kkmenderes.html Bizim ise karşı Ünver ve Yetkil’in sebebleride dahil olmak üzere birkaç daha farklı sebebimiz var.
Öncelikle Torbalı etrafında hızla yayılan sanayi istilası içinde tek temiz hava kaynağını güney ve batı yönlere bırakmış durumdadır. “Ahmetli, Yeniköy ve Özbey’in sırtını dayadığı dağdan hava mı gelirmiş?” diyenler olabilir. O hava Pamucak sahilinden dağlara sürtüne sürtüne gelmese dağ yamacındaki köylerimizde eşsiz lezzette zerzavatı zor yetiştirirdik. Torbalı kuzeyinde Ayracılar ve Yazıbaşı, kuzeydoğusunda ve batısında Kemalpaşa yolu ve Fetrek Çayı çevresi, Güneydoğuda Çaybaşı ve Subaşı, Kuzeybatıda Pancar sanayi kuruluşları ve fabrikalarla kuşatılmış durumdadır. İlçemiz için yüzünü çevirip, nefes almasına olanak sağlayacak, güneyde Sağlık Köyü, Güneybatıda Ahmetli ve batısında Özbey ve Yeniköy kaldı. Torbalı’nın doğusundan geçen Fetrek Çayı tamamen, batısındaki Çevlik Çayı ise %60 kirlilik düzeylerinde. Siz yaz aylarında akmamasına bakmayın, dere, çay ve nehirler görünürde akmasa bile alt havzalarında 20 metre kadar derinlerde akışlarını sürdürürler...

Diğer OSB şerhim, “kurulacak sanayinin Torbalı işsizliğine merhem olacak” diyenleredir. Çevresinde bunca fabrika ve Sanayi bölgesine rağmen işsizlik olan bir ilçede yani OSB’nin işsizliği azaltacağı sadece safsatadır. Hergün çevre ilçe ve İzmir’den 12 bin işçi taşındığı söylenen bir ilçede böyle bir yalana inanmak, aklından zoru olmaktır. İnanın Kabaçakırı sanayiye değil tarıma açılsa kat ve kat fazla insanımız ekmek yer ordan.

Kabaçakırı’na OSB kurulmasına karşı çıkan insanları "sanayiye karşı” olmakla itham eden söylemler ayrı çirkinlik taşıyor. Biz sanayiye karşı insanlar değiliz. OSB’nin daha uygun yerlere kurulabileceğini düşünüyoruz. Hatta gerek biz, gerekse Ünver alternatif olarak, Killik ve Gugur dağının batısı ile Saipler Köyü, Çapak Mahallesi altı ve çevresini defaatle dillendirdik. Torbalı Belediyesi ve siyasi parti temsilcilerini Kabaçakırı’na “HAYIR” diyerek taraf olmaya davet ettik. Torbalı Belediyesi, Metropolis Kartalını simge olarak, taklarında, etiketlerinde tepe tepe kullanıyor ama bu konuda ağızlarını bıçak açmıyor. Ticaret Odası Başkanı Muzaffer Sekban “OSB konusunda bilen, bilmeyen konuşuyor” diyerek bizleri töhmer altında bıraktı. Hadi diyelimki Sekban OSB için en uygun yerin Kabaçakırı olduğuna inanmış durumdalar. Sekban’a birşey demeyelim. Lakin Torbalı Ticaret Odasında geniş bir muhalefet var Sekban’a değil mi? Meclis başkanından, yönetim kurulu üyelerine kadar... Şimdi sormak hakkımız değil mi? Ya siz Muzaffer Sekban’ın neyine karşısınız? Hiçbirinizden OSB konusunda aykırı ses duymadık biz! Sekban’ın çalışmamasından yakınıyorsanız alın size işte! Adam ilçeye OSB getirdi. Madem karşı değilsiniz Kabaçakırı Osb’ye bunu başarı kabul etmek zorundasınız. Çalışmıyor diyemezsiniz?

Geriye ne kalıyor? Muzaffer Sekban’ın giyimi, konuşması, ayakkabıları, tesbihi dışında? Maaş almadan başkanlığı yürütmesine mi? Ticaret Odasının parasını kullanmadan bankada tutmasına mı? Niçin karşısınız siz Muzaffer Sekban’a? Kabaçakırı halen Ticaret Odası yönetiminde bulunup, Sekban muhalefeti yapanların turnasol kağıdı oldu.

Kabaçakırı OSB’ye karşı olanlara bakarsanız, aralarında hiçbir siyasi akrabalık ve ilisiyet olmayan kişi ve kuruluşları görürsünüz. Torbalı Baro Temsilciliği, TOGİAD ve ÇYDD açıkça karşı olduklarını deklare ettiler. Hepimizin siyasi dünya görüşleri farklı olmasına rağmen, Biz, Vahap Olgun, Ertan Ünver, Mustafa Yetkil gibi basının ayrı renkleri ortak tavır aldık. Siviller bu kadar karşıyken, hiçbir konuda anlaşamayan ilçemiz güzede yerel ve genel iktidarı, tüm muhalefet ve siyasi birlik platformlarıyla nazar değmesin OSB birifinğlerine koşuyorlar. Meğer Torbalı üzerine farklı düşünen siyasi partimiz ve siyasetçimiz bile yokmuş! Muhtarlara gelince Ahmetli Muhtarı Veli Koç haricinde ikisi bu köşede görüşlerini öğrenmek istediğimizi belirtmemize rağmen sukut kalarak ikrar ettiler. Özbeyli ve Yeniköylü köylüler bundan böyle sakın kamyonlar geçerken toz kaldırıyor, sebzelerimizi kara ballık tutuyorda heder ediyor diye yol kesmesin. Şimdi günde 50 kamyon geçiyorsa Osb’den sonra 300 araç geçecek! Bize rahat iş çıkacak diye heves edenler avuç içlerine bal veya tuz sürsünlerde boşuna yalamış olmasınlar! OSB kabaçakırına gelsin, ardından Metro gelir. Siz o zaman görün Torbalıda işsizlik neymiş.

Torbalı Belediye Başkanlığı çok sessiz kalmaktadır. Tahminimce OSB'nin Kabaçakırına kurulmasına taraftır. Oysa Torbalı belediyesi'ninde karşı çıkış hareketi sergilemesi durumunda, Kabaçakırı OSB geri dönülemez değil. Lakin destekleyen, Birlik Platformu seminerlerine halkımızın ilgi göstermemesinin sebebini ben buldum: “yok birbirinizden farkınız”. Ortaya farklı bir söylem ve öneriyle çıkmıyorsunuzki? Torbalılar size niye prim versin? OSB kurulunca Yeniköy Dağ Lokantasında çok demlenen başta İsmail Uygur ve sair etkili, yetkili, mevkili Torbalı tabakası artık, Kabaçakırı OSB’nin insanın içini açan beton çatılarına baka baka kendi kendilerini tatmin ederler..!

Cenk SARIGÖL