Metropolis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Metropolis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2009

Torbalı İsminin Kökeni II

28 Aralık 1860 İzmir - Aydın Tren Yolunun ilk etabı İzmir - Torbalı Hattının açılışı ve
Torbalı Gar'ından O tarihte çekilmiş fotoğraf Anadolu topraklarında ilk trenler bu tarihten itibaren İzmir-Torbalı arasında seferler yapmaya başladı. Açılış törenine dönemin İzmir Valisi Rıza Paşa ve demiryolu müteahhidi T.R. Crampton katıldı. Adının antik çağın Metropolis adlı kentinden alan, Tripolis bugünkü adı olan Torbalı’da yaşam halkın deyimi ile ‘’Şümendifer’’ sayesinde hemen değişime uğradı. Torbalı’nın tarımsal ürünleri İzmir’e trenler ile taşınmaya başlandığında devecilerden de ilk tepkiler gelmeye başladı. Bu arada Aydın hattının ilk şubesi yine önemli bir tarımsal merkez olan Tire’ye döşenecekti.
Torbalı İsmi Nereden Geliyor?

En son kaleme aldığımız yazmızı, “Dur Ali, Torbalı Dede ve diğer rivayetleri gelecek haftaki yazımıza bırakarak, Torbalı ilçe ismimizin nereden gelmiş olabileceği yönündeki bilgilerimizi aktarmaya çalışalım” cümlesiyle bitirmiştik. İçeriğinde ise Torbalımızın isminin nereden geldiği yönünde iki rivayete yer verdik. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/05/torbal-ismi-nereden-geliyor.html Bunlar, Tur Balı ve Deve Kervanlarının (ilk Torbalı Belediye Başkanı sayılan Murat Ağa yani II. Abdülhamit Han’ın kahyası tarafından) dikilen fidanların zarar görmemesi için ağızlarına geçirilen Torbalar...
Şimdi gelelim diğer rivayetlere;

Durap Ali
İlkokul bitmiş, Torbalı Lisesi Ortaokulu'na kayıt olacağımız yazdı. Babam, ben ve güzel arkadaşım Hayrettin Özkan’ın rahmetli atası, babadostu Nazmi abiyle Gümüldere’ye gidiyorduk. Özbey, Ahmetbeyli köyleri arasındaki yol üzerinden. Taşocaklarını geçince eskiden Uyuzdere girişine yakın çok daha fazla yörük obası vardı. Burdaki yörüklerden birisi merhum Nazmi Özkan abinin asker arkadaşıymış (ne yazıkki isim hatırlamıyorum). Hacının Dağı yönüne biraz stabilize yoldan gidip, durduk büyükler hasbihal ettiler. Epey yaşlı bir amca vardı (Rabbimin rahmeti üzerine olsun). Ben meraklıyım göçerlikle ilgili sorular soruyorum. Hayvanları nasıl suluyorsunuz? Kışın üşümüyormusunuz? Çadırlara yılan, ciyan girmiyor mu? Buralarda ayı, kurt, çakal var mı? Buraları sizin mi?
Yaşlı yörüğün, ne sorduysam büyük bir sevencenlikle cevaplamaya çalıştığını hatırlıyorum. Son sorum buralar sizin mi? İle hem Torbalı ismiyle ilgili bir rivayet hemde güncel bir olayla (Ayrancılar, hazine arazileri, göçerlik, tabusuzluk) gerçekleri anlamanız için size aktarayım. konuyu daha ili anlamak için 'Torbalı Yörükleri' isimli yazımıza bknz, http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/torbal-yrkleri.html “Eskiden bizim di! Şimdi devletin” dedi Koca Yörük. Eskiden dağların nasıl onların olduğunu, Afyon, Dinar taraflarına göçmelerini, her obanın ayrı göç güzergahlarından, yaylalarından, otlaklarından bahsetti. Artık bu dağa sıkıştıklarını, göç yollarının tarım arazisi olduğunu bir bir saydı. Sonra öyle bir söz söyledi ki övünçle “Torbalı’nın ismini bile bizim dedelerimiz vermiş!”. Elbette o meraklı, afacan halimle bunun üstüne gitmemem imkansızdı! Yaşlı koca yörük anlattı, ben dinledim.
Zamanın birinde Koca Dul Dağı’ndan (Yeniköy ve Özbey’in yaslandığı dağ) çıkan bir yörük obası doğuya göçe kalkmış. Göç öyle hababam yol almak değil, hayvanları beslemek amaç olduğundan çadırlar, kurula söküle aylar süren bir yolculuk, yaşam. “Durap Ali” isimli bir yörük beyi ise obasını bir kaç gün şimdiki Tepeköy Mahallesinin bulunduğu yükseltiye kurarmış. Diğer obalar için burası “Durap Ali Obası” diye anılırken zamanla konaklanan yerin adını almış ve süreç içinde şimdiki kullanıma dönüşmüş!
Aynı mihval üzerine duyduğum bir diğer rivayet şöyle;

Dur Be Ali
Olay aynı, yine bir yörük obası beyi... Fakat bunun bir tülüsü var ve çok seviyor. İsmi ‘Ali’. İlçemizi çevreleyen arzi büyük bir bataklık ve mevsimsel dönüşümle yeni yeni batak kurumaya, sular çekilmeye başlamış. Ovada ilk batmayan yer olarak, elbette Tepeköy Mahallemizin bulunduğu alan yükseltisiyle kullanılabilir, üstünde durulabilir olmuş. Buradan geçen yörük beyi bakir otlakların olduğu alanda konaklamak ister. Daha önce burada hiç durmamışlar, çadır kurmamışlardır. Bey obanın konmasını ister ama çok sevdiği tülüsü Ali inatçıdır ve durmaya niyeti yoktur. Bey devenin ardından bağırmaya başlar, “Dur be ali, dur be ali”... Oba bu yeni yurdun adını “Durbeali” koyar ve zamanla isim Torbalı’ya dönüşür..!

Torbalı Dede
Garip Dede ve Torbalı Dede
isiminde iki dervişin uzun süre burada yaşadığı söylenir. Garip dede’yi çoğu hemşehrimiz bilir! Torbalı Belediye Meydanından Torbalı İmam Hatip Lisesine giden Erdinç Tekirli Caddesi üzerinde, şimdi Musal’ın üzerine site kondurduğu, Adalı’ların eski parselinde bir yatır vardı. İki kara ağaçın altındaydı bu yatır. Şamanizm kırıntılı, batıllıkla halkımız burada kandillerde çapıt bağlar, mum yakardı. Torbalı Dede’nin , Garip dede ile aynı dönem yaşadığını sanıyorum. Torbalı Dede ellerinde büyücek bir torba ile dervişlerle varlıklı ailelerin, kervan sahiplerinin yardımlarını, sadakalarını, fitrelerini, zekatlarını toplar, fakir – fukaraya dağıtırmış! Bir zamanlar okuduğum ve şimdi ismini tam hatırlamadığım bir kitabın konusu, ‘İzmir ve İlçelerinde yatır, türbe ve ziyeratgahlar’ üzerineydi. Bu kitapta Seferihisar ilçe sınırları içinde Torbalı Dede Yatırından bahsedildiğini okumuştum. Fakat bu rivayete göre, böyle zenginden alıp, fakire ulaştırma işlevi için insan varlığının zengini ve fakiriyle mevcudiyetini kabul etmemiz gerekir. Bunu kabul edersek. Yani ilçe isminin Torbalı Dede’den geldiğine kani olsak bile insanların yaşadığı bu yerleşimin Torbalı Dede önceside bir ismi olması gerektiği gerçeği rivayeti zayıflatır. Çünkü bildiğimiz, duyduğumuz böyle bir isim yok.

Metropolis
İlçemizde halen ayakta duran en eski antik kent. Yeniköy’de başarılı işere imza atan muhtar olarak, kayda geçmiş Turgut Buluş bey, Metropolis kazı başkanlığını başlatan ve yıllarca devam ettiren, Prof. Dr. Recep Meriç’ten bize aktardığı, dönem içinde kullanılan isimlere son halkasını biz ekleyerek yazımızı tamamlayalım;
Metropolis
Tirepolis
Tripolis
Trepoli
Torbalı
Rivayet kabul edilebilir ama ama hemen güneydoğumuzda Tire ilçemiz dururken Tirepoli neden Torbalı'ya dönüşsün ki? veya Tire ile bu isimlerinde bir akrabalığı var mıdır?


Cenk SARIGÖL

30 Ocak 2009

Torbalı Kabacakırı OSB Bilgi Notları

Torbalı Kabacakırı Organize Sanayi Bölgesine Karşı Çıkan Ahmetli Köyü Muhtarı Veli Koç, OSB için istimlak edilen arazilerin köylülerden alınmasına ve Metropolis havzasına OSB kurulmasına karşı çıkıyor.


Kabacakırı OSB Bilgi Notları
Torbalı Kabacakırı OSB kosunda bunca yazmamıza bazı bilgileri okurlarımızla paylaşmamızdan kaynaklanan anlatamama sıkıntısı çekiyoruz. Bunun için Kabaçakırı OSB ile ilgili elimizdeki bir kısım bilgiyi okurlara summakta çok fayda var. Zararın neresinden dönersek kardır.!

Torbalı Kabacakırı OSB Yer Seçimi (08.12.1998) tarihinde 260 hektarlık OSB Alanı olarak önerilen bölge ilk etapta yaklaşık 700.000 m2 ( 70 hektar) olarak tescil edildi. Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Torbalı Ticaret Odasından teşkil eden Müteşebbis Heyetce hazırlanan KURULUŞ PROTOKOLÜ Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca 29.04.2004 tarihinde onaylanmış ve Temsil Yetki belgesi alınarak Tüzel Kişiliği tescil edilmiştir.

Şimdi bu heyette kimler vardı? Yaptıkları işten memnunlar mı diye sormayalım mı? İlçenin gelişme yönündemidir Kabacakırı? HAYIR! Arıtılan suyun kollektörlerle Fetrek Çayına verilmesi planlanıyor ey Çaybaşı Beldesi ve Atatürk Mahallesi sakinleri... Bizi ilgilendirmez demeyesiniz!

TORBALI Kabacakırı OSB Yönetim Kurulu Ü.
1-Cengiz Ünerdem (Bşk.)
2-Kamil Porsuk (Bşk. V.)
3-Enver Olgunsoy (Yön. Kur. Üyesi)
4-Osman Atalay Ermiş (Yön. Kur. Üyesi)
5- Sami Kazmacı (Yön. Kur. Üyesi)

TORBALI Kabacakırı OSB Denetim Kurulu Ü.
1-
Faik Dalgıç
2-Bahçet Çınar

TORBALI Kabacakırı OSB Müteşebbis Heyeti
14 üyeden oluşan bu heyette Torbalı Tic. Odası iki üye ile temsil ediliyor;
1-Behçet Çınar
2-Sami Kazmacı

Kabacakırı OSB konusunda karşı çıkan tek muhtar olan Ahmetli Köyü Muhtarı Veli Koç’u azade tutarım. Olayın ciddiyetini kavradığı içide tebrik ederim. Burdan birkaç kez
Yeniköy Muhtarı Turgut Buluş çok sevdiğim, değer verdiğim, siyasi bilinç ve etkinliğini küçümsemediğim bir insan. Siyasi ferasetiyle er yada geç Kabacakırı OSB konusunda taraf olacağını düşünürdüm. Fakat onca kendisine hitaben yazdığımız köşe yazsına rağmen ne bir soluk verdi ne de ses... Üzülmedim desem yalan olur. Ondan bu OSB'nin çevresine vereceği zararı ve Metropolis (Ana Tanrıça Kenti) gibi antik ve turizme kazandırılabilecek bir yapıyı heba etmeyecek öngörüyü beklerdim. Çünkü daha önceki bir yazımızda belirttiğimiz gibi http://cenksarigol.blogspot.com/2008/05/turizm-ve-torbal.html turizmin er geç Metropolis'i göreceğini ve Torbalıda bu nimetten sadece Yeniköy'ün yararlanacağını görmesi gerekir...

Özbey Mah. Muhtarı Kerim Özlü’yede çok çağrı yaptık. Görüşlerini öğrenmek, susmamaları gerektiğini yazdık. Ses seda çıkmadı. Galiba Kabacakırı OSB ile köyde işsiz kalmayacağını ve kurulacak sanayi tesislerinin çevreye zararsız, küçük, marangoz, demir doğrama, camcılık gibi iş kolları olacağı yönündeki yalana inanmışlar! Bu köylerimizden toplam 5-10 kişi kurulacak sanayi tesisinde çalışırsa öp-başına koy. onlarda düz işçi yada amele olarak..!
Bakın bakalım ey Torbalı İnsanları bu iş kolları nelermiş;

Torbalı Kabacakırı OSB'de ki İş Kolları


•tekstilden konfeksiyon sanayi •soğutma ısıtma ve klima sanayi
•muhtelif yiyecek sanayi
•ağaç mamülleri sanayi
•elektrik ve mak. ve aygıtları sanayi
•çelik kont. ve mad. yapı elemanları sanayi
•özel ve seri makine imalat sanayi
•et-süt ve su ürünleri sanayi
•otomativ yan sanayi ve taşıt sanayi
•plastik sanayi
•kağıt ve kağıt ürünleri sanayi
•tıbbi tarımsal ilaç sanayi
•diğer sanayi kollları

İnanmayanlar için isim isim bulabildiğim!

Torbalı OSB’den yer alan Kişi, Şirket ve Kuruluşlar

Çoğunun faaliyet kolu belirtilmemiş bile;

· Temel conta sanayi ve ticaret a.ş. (belirtilmemiş)
· Nur medikal tıbbi malz.kim.mad.paz. (belirtilmemiş)
· çağsan plastik pazarlama san.tic.a.ş. (plastik boru, hortum ve profil imalatı)
· Doğa arı ürünleri gıda san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Çağsan plastik san.tic.ltd.şti. (plastik boru, hortum ve profil imalatı)
· Ceylan yağ sabun san.tic.a.ş. (yemeklik sıvıyağ dolumu ve ambalaj)
· Batı basma sanayi ticaret a.ş. (boya baskı, konfeksiyon)
· As tekstil ltd.şti. (boya baskı, konfeksiyon)
· Artistik iç ve dış tic.ltd.şti. (mermer seleksiyonu ve eskitme)
· Arma dış ticaret a.ş. (belirtilmemiş)
· Gereme yapı malzemeleri ltd. şti. (profil, bordür, eskitme)
· Fevzi Çakaloğlu-pir nakış (belirtilmemiş)
· Yağmur teknik ısı end.. mak. ltd. şti. (tavuk yakma kazanı, sıvı – katı yakıt kaloriferleri, panel radyotör)
· Üstünel derinkuyu su pompaları (belirtilmemiş)
· Üğütmen makina (belirtilmemiş)
· Tunçyağ kimya demir san-tic. a.ş. (belirtilmemiş)
· Melsa bisiklet motor-san-tic ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Güralp vinç makine ltd.şti. (belirtilmemiş)
· İnci mobilya malzemeleri santic.a.ş. (yatsan)
· Frıterm a.ş (sıcak –soğuk su bataryaları, konvektör bataryaları)
· Ekiz yağ sabun sanayi a.ş. (zeytin yağı ve sabun)
· Alternatif ambalaj san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Akarsu teknik kimya madeni yağ ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Ak birlik demir ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Maseksport gıda ve ihtiyaç (belirtilmemiş)
· Şatel örme kumaş san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Şahtaş ethem şahinler toprak san.tic.a.ş. (belirtilmemiş)
· İms turizm ulus.paz.hiz.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Bilgi trafo makine sanayi koll. şti. (biley makinaları üretimi)
· Hürriyet demirörs (makina üretimi)
· Tansu alper inş.yük.müh. (belirtilmemiş)
· Dere madencilik inş.yapı malz.san.tic. a.ş. (belirtilmemiş)
· Ermiş inşaat san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Kamil porsuk (belirtilmemiş)
· Egemen tıbbi teknik san.dış tic.ltd.şti. (tıbbi ve hijyen ürünleri)
· Mayıs makina kompresör san.ve tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Zeki Bora Turan (belirtilmemiş)
· Hasan Yavaş (belirtilmemiş)
· Ömer Murat Yeşil (belirtilmemiş)
· Cenk Sayaroğlu (belirtilmemiş)
· Ran konfeksiyon tekstil deri yan.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Mertkon makine metal imalat san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Kar-inoks mühendislik mak.san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)


Cenk SARIGÖL

1 Kasım 2008

Torbalı, Kabaçakırı OSB


Kabaçakırı OSB ve TTO

Kabaçakırı (Yeniköy ve Ahmetli köyleri arasında kalan arazi) mevkiine Organize Sanayi yapmaya ben karşıyım. Bir çok kerede bunu dillendirdik köşemizde... http://cenksarigol.blogspot.com/2007/12/anlaamyorlar-anlatlar-anlalr.html OSB’nin Kabaçakırına kurulmaması için onlarca sebebimiz var. Ertan Ünver karşı çünkü arazi Metropolis (Ana tanrıca antik kenti) kazı alanı havzasında. Daha ilerde burada yapılacak, turizm bağlantılı rekreasyon düzenlemelerini engelleme ihtimali çok kuvvetli. Ünver’in hassasiyetine katılmamak mümkün değil. Mustafa Yetkil Hocam zengin tarım havzalarının sanayi ve konut yapımına açılmasına Küçükmenderes Ovasının her yerinde olduğu gibi buradada karşı çıkıyor. Hocama aynen katılıyorum.
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/10/torbal-kkmenderes.html Bizim ise karşı Ünver ve Yetkil’in sebebleride dahil olmak üzere birkaç daha farklı sebebimiz var.
Öncelikle Torbalı etrafında hızla yayılan sanayi istilası içinde tek temiz hava kaynağını güney ve batı yönlere bırakmış durumdadır. “Ahmetli, Yeniköy ve Özbey’in sırtını dayadığı dağdan hava mı gelirmiş?” diyenler olabilir. O hava Pamucak sahilinden dağlara sürtüne sürtüne gelmese dağ yamacındaki köylerimizde eşsiz lezzette zerzavatı zor yetiştirirdik. Torbalı kuzeyinde Ayracılar ve Yazıbaşı, kuzeydoğusunda ve batısında Kemalpaşa yolu ve Fetrek Çayı çevresi, Güneydoğuda Çaybaşı ve Subaşı, Kuzeybatıda Pancar sanayi kuruluşları ve fabrikalarla kuşatılmış durumdadır. İlçemiz için yüzünü çevirip, nefes almasına olanak sağlayacak, güneyde Sağlık Köyü, Güneybatıda Ahmetli ve batısında Özbey ve Yeniköy kaldı. Torbalı’nın doğusundan geçen Fetrek Çayı tamamen, batısındaki Çevlik Çayı ise %60 kirlilik düzeylerinde. Siz yaz aylarında akmamasına bakmayın, dere, çay ve nehirler görünürde akmasa bile alt havzalarında 20 metre kadar derinlerde akışlarını sürdürürler...

Diğer OSB şerhim, “kurulacak sanayinin Torbalı işsizliğine merhem olacak” diyenleredir. Çevresinde bunca fabrika ve Sanayi bölgesine rağmen işsizlik olan bir ilçede yani OSB’nin işsizliği azaltacağı sadece safsatadır. Hergün çevre ilçe ve İzmir’den 12 bin işçi taşındığı söylenen bir ilçede böyle bir yalana inanmak, aklından zoru olmaktır. İnanın Kabaçakırı sanayiye değil tarıma açılsa kat ve kat fazla insanımız ekmek yer ordan.

Kabaçakırı’na OSB kurulmasına karşı çıkan insanları "sanayiye karşı” olmakla itham eden söylemler ayrı çirkinlik taşıyor. Biz sanayiye karşı insanlar değiliz. OSB’nin daha uygun yerlere kurulabileceğini düşünüyoruz. Hatta gerek biz, gerekse Ünver alternatif olarak, Killik ve Gugur dağının batısı ile Saipler Köyü, Çapak Mahallesi altı ve çevresini defaatle dillendirdik. Torbalı Belediyesi ve siyasi parti temsilcilerini Kabaçakırı’na “HAYIR” diyerek taraf olmaya davet ettik. Torbalı Belediyesi, Metropolis Kartalını simge olarak, taklarında, etiketlerinde tepe tepe kullanıyor ama bu konuda ağızlarını bıçak açmıyor. Ticaret Odası Başkanı Muzaffer Sekban “OSB konusunda bilen, bilmeyen konuşuyor” diyerek bizleri töhmer altında bıraktı. Hadi diyelimki Sekban OSB için en uygun yerin Kabaçakırı olduğuna inanmış durumdalar. Sekban’a birşey demeyelim. Lakin Torbalı Ticaret Odasında geniş bir muhalefet var Sekban’a değil mi? Meclis başkanından, yönetim kurulu üyelerine kadar... Şimdi sormak hakkımız değil mi? Ya siz Muzaffer Sekban’ın neyine karşısınız? Hiçbirinizden OSB konusunda aykırı ses duymadık biz! Sekban’ın çalışmamasından yakınıyorsanız alın size işte! Adam ilçeye OSB getirdi. Madem karşı değilsiniz Kabaçakırı Osb’ye bunu başarı kabul etmek zorundasınız. Çalışmıyor diyemezsiniz?

Geriye ne kalıyor? Muzaffer Sekban’ın giyimi, konuşması, ayakkabıları, tesbihi dışında? Maaş almadan başkanlığı yürütmesine mi? Ticaret Odasının parasını kullanmadan bankada tutmasına mı? Niçin karşısınız siz Muzaffer Sekban’a? Kabaçakırı halen Ticaret Odası yönetiminde bulunup, Sekban muhalefeti yapanların turnasol kağıdı oldu.

Kabaçakırı OSB’ye karşı olanlara bakarsanız, aralarında hiçbir siyasi akrabalık ve ilisiyet olmayan kişi ve kuruluşları görürsünüz. Torbalı Baro Temsilciliği, TOGİAD ve ÇYDD açıkça karşı olduklarını deklare ettiler. Hepimizin siyasi dünya görüşleri farklı olmasına rağmen, Biz, Vahap Olgun, Ertan Ünver, Mustafa Yetkil gibi basının ayrı renkleri ortak tavır aldık. Siviller bu kadar karşıyken, hiçbir konuda anlaşamayan ilçemiz güzede yerel ve genel iktidarı, tüm muhalefet ve siyasi birlik platformlarıyla nazar değmesin OSB birifinğlerine koşuyorlar. Meğer Torbalı üzerine farklı düşünen siyasi partimiz ve siyasetçimiz bile yokmuş! Muhtarlara gelince Ahmetli Muhtarı Veli Koç haricinde ikisi bu köşede görüşlerini öğrenmek istediğimizi belirtmemize rağmen sukut kalarak ikrar ettiler. Özbeyli ve Yeniköylü köylüler bundan böyle sakın kamyonlar geçerken toz kaldırıyor, sebzelerimizi kara ballık tutuyorda heder ediyor diye yol kesmesin. Şimdi günde 50 kamyon geçiyorsa Osb’den sonra 300 araç geçecek! Bize rahat iş çıkacak diye heves edenler avuç içlerine bal veya tuz sürsünlerde boşuna yalamış olmasınlar! OSB kabaçakırına gelsin, ardından Metro gelir. Siz o zaman görün Torbalıda işsizlik neymiş.

Torbalı Belediye Başkanlığı çok sessiz kalmaktadır. Tahminimce OSB'nin Kabaçakırına kurulmasına taraftır. Oysa Torbalı belediyesi'ninde karşı çıkış hareketi sergilemesi durumunda, Kabaçakırı OSB geri dönülemez değil. Lakin destekleyen, Birlik Platformu seminerlerine halkımızın ilgi göstermemesinin sebebini ben buldum: “yok birbirinizden farkınız”. Ortaya farklı bir söylem ve öneriyle çıkmıyorsunuzki? Torbalılar size niye prim versin? OSB kurulunca Yeniköy Dağ Lokantasında çok demlenen başta İsmail Uygur ve sair etkili, yetkili, mevkili Torbalı tabakası artık, Kabaçakırı OSB’nin insanın içini açan beton çatılarına baka baka kendi kendilerini tatmin ederler..!

Cenk SARIGÖL

8 Temmuz 2008

Ben, Futbol ve Torbalıspor

Futbolu Sevmeden

Ayaktopunu oldum olası sevmem. İyi oynayamamın bunda etkisi olduğu gibi Torbalı Endüstri Meslek Lisesi (TEML) ilk yılında futbol takım çalışmalarına zoraki dahil edilmemin bendeki ilgisizliği arttırdığı su götürmez. Meslek Lisesine yeni başlamışız. Amcamoğlu Cevdet Sarıgöl sanki bayrak devreder gibi mezun oldu, ben kayıt yaptırdım. O iriden büyük cüssesiyle nasıl koşar, futbol oynardı, depara kalktığında toz toplatırdı halen hayret ederim. Fizik kurallarını zorlayan bir durumdu onunki, galiba en büyük azmi kazanma hırsıydı. Lakabı “Lokomotif” bizim emmioğlunun. Eh onca koşmak, depar atmanın sonunda nihayet büyük beden ciğerine hava, damarlarına kan istiyordu. Bu yüzden soluk alması 3-5 metreden duyulurdu. Teyzeoğlum Yalçın Bilgiç o sıralar Torbalısporda kaleci... TEML futbol takımını Müdür Yardımcısı Şerif Şen çalıştırıyor. Ne kadar dil döktüm, futboldan anlamadığımı söylesemde dinletemedim.
Kendimi takımda ve idmanlarda buldum. Ama ne antremanlar? Canım istemiyor, sevmiyorum, koş, yat, kalk, sürün, dön, zıpla muhterem müsabakaya adam değil, muharebeye asker yetiştiriyor sanki... 

Torbalı Endüstri Meslek Lisesi

Şerif Hocam epey bir canımı çıkardı. Benim koşmamamı, verdiği direktifleri tam yapmamamı hep haytalığıma yordu;
“senin gözün gezmede, haytalıkta! Bu işi yapacaksın. Baba tarafında futbol oynayan var (amcaoğlu Cevdet), ana tarafında var (teyzeoğlu Yalçın) sende yetenek olmaması mümkün değil. Hiç kıvırma bu işi yapacaksın!”

Zülüm ta içimdeki kazanma hırsını disipline edene hadar sürdü. Kondisyonum artmış, nefesim açılmış, hırslıydım ama topa vurma yeteneğim yoktu. Arkasını kovalamam iyide, her çalımı yiyordum. Tüm bunların üstüne Şerif Hocam bir gün,
“ya Cenk sen gerçekten bu işe yatkın değilsin sanırım” dedi.
Nihayet milletin bildiğini ve yeteneğini kanıtlamak, takıma girmek için uğraştığı futbolda ben 1,5 aylık ağır idmanlardan sonra yeteneksizliğimi ispat edebilmiştim! Belkide futbola hala mesafeli durmamın ana sebebi istemeyerek ve yeteneksizce yapmak zorunda kaldığım bu 1,5 aylık futbol idmanlarıdır. Bu olaydan çıkarsamamda şu oldu;
“Çalışmak, disiplin, tekrar, hırs, özveri sizi bulunduğunuzdan daha ileri götürecektir. Fakat yeteneğiniz yoksa ve sevmiyorsanız zirveyi hayal etmeyin!” Şerif Şen o güzel insan bana lise yıllarımın başında vıcık vıcık terleterek bunu öğretti. Sağolsun...


Torbalıspoar’a Transfer

Yok canım ben değil, dedikya ben ayaktopuna yeteneksizim diye konuyu kendi kısacık futbol maceramdan Torbalıspor üzerine transfer edeceğim. Geçen hafta gazete patronu Vahap Bey yeni transfer olduğumuz konuda bir yazısı ( http://www.buyuktorbali.com/index.php?option=com_content&task=view&id=4070 ) işlemiş. Son parağraflara kadar kurgusal mantığı iyi... yazının sonuna gelince acelesi vardıda hemen bitireyim mi dedi yoksa aklındaki başka bir şey onu itti mi anlamadım! Hatırı kalmasın diye üzerinden bir uçalım dedim. kendileri,
“Parasız pulsuz adamları yönetime alıyorsunuz, ondan sonra da sıkıntı oluştuğunda 'Bu adamlar nitelik-siz ve parasız' diyorsunuz. Torbalıspor çok yanlış yönetiliyor.” Diyesiymiş. Doğrudur . Bu iş parasız olmaz. Futbolu bir spor olarak kaale almamın ana sebebi bu zaten. “Fanatizm ve akçalı işleri”. Burada bir durmak lazım ama... amatör ruhunu taşımayan, ruhunda başarıyı istemeyen takımlar başarılı olamaz. Amatör ruh parayla satın alınmaz. ‘Kiminin parası kiminin duası’ demiş atalarımız. Bazen futbolcu Kemal Uzun’u, Başkan Mustafayı, Hüseyin Günaydın’ı, topları, eşofmanları getirip-götüren Efe Çavuşoğlu ve Cumhur’u üzgün görmemek için hırslanır. O ruhu onlara para değil, amatör ruhları verir. Bu bir eleştiri değil. Benim nacizane görüşüm.

Son parağrafta, “Sevgili Çağlar da geçen sezonun sonuna doğru bir anda kendisini büyük bir tartışmanın içerisinde buldu. Krizi iyi yönetmeyince Baş-kan Uygur ile yaşadığı polemik onu çok yıprattı.. (Gerçi Uygur, Çağlar'ın sert beyanatına cevap vermedi ama yazılmamak kaydı ile -Uygur'dan aldığım bilgiye göre- pavyon muhabbeti ile ilgili olarak Uygur'un elinde ciddi belgeler var.)”

Hatırlayın bakalım: Özgür Çağlar bugüne kadar hiç kimseyle polemiğe girmiş mi? “paraları pavyonda yiyorlar” diye Sayın İsmail Uygur konumu ve makamına hiç yakışmayacak şekilde genç ve başarılı birine çamur attı. Sonra Uygur sert tepki gelince ‘cevap vermedi’ oluyorsa, ben buna şapka çıkarırım! Belgesi varmış! Varsa ya yazacaksın yada susacaksın. Varmış gibi yaparak, hem suçlamaya ortak olmayı ama belgelendirmemeyi ben bu gazeteye (Büyük Torbalı Gazetesi) ve yayın politikasına yakıştıramadım. Şimdi Vahap Bey şunu demiş olmadı mı;
“Evet! Çağlar paraları pavyonda yemiş. Ben belgeleri gördüm. Gerçekmiş!”

Devam edelim Vahap Bey'in yazdıklarına: “Yeni bir sayfa açalım, dündekiler dünde kalsın. Özgür Çağlar yönetimi alınca Uygur’a çıkmalı ve destek istemeli veya Atilla Kaya desteği ile yola devam etmeli. Atilla Kaya da Torbalıspor üzerinden siyaseti bıraksın. Çağlar da ‘Uygur bize yardım etmiyor’ yakınmasını bıraksın” yazı tam bu manaları verirken zortlamış.

Sıralayalım yazıdaki eğreltileri;
1-Önce Atilla Kaya’nın hakkını teslim edeceğiz. Başkanlık yaptığı dönemde final oynanmış ve talihsiz son dakika golü ile yeni sezona hırs depolanmış. Takım elemelere gelmişken AKP İlçe Başkanı seçilmesini ve önünün açılması için Torbalıspor başkanlığından istifa etmiş bir kişi konuştuğumuz. Torbalıspor başarısını siyasi kavgasına alet ederek, üstünlük devşirmek isteyen biri önce o klüp başkanlığı koltuğundan feragat etmezdi.
2-Çağlar eğer çıkarda Uygur’dan destek isterse benim gözümdeki kişiliğinde sorun oluşur. Önce Uygur tebrik edecek. Gerekirse eline çiçek alacak, başarılar dileyecek. Hatta özür dileyecek. Sonra Çağlar’a biat çağrısı yaparız! Neden mi? Finale yamanmış ilçenin milli takımını sokağa attığı, yerine hizmet binası (gerçi en son Torbalı Ticaret Odasının haberi olmadan Ticaret Odası Oteli) yapacağım dediği yer hala boş. O zaman adama sorarlar ‘ilçenin milli takımını neden kapı dışarı ettin’ diye.
3-Çağlar, ‘Uygur bize yardım etmiyor’ diye yakınmadı köstek oluyor diye yakındı. Takımı barksız bırakıyorsun, mali kaynaklarını kesiyorsun. Burada yardım değil faul var.
4-İzmir Büyükşehir Belediyesi büyük bir partizanlık yaparak, il genelinde başarılı olan tüm takımlara maddi yardım ve parasal destekte bulunurken, sadece AKP’li diye Aliağaspor ve Torbalıspor’a yardım etmedi. Sayın Uygur da çıktı. “Aziz Kocaoğlu kendisine küfür edilen bir yönetime para vermemekte haklı” mealinde sözler etti. Küfür olayı gerçekse bunu kim yetiştirdi Kocaoğluna? Aradaki İrlandalılar kim? Hadi diyelim doğru! Kocaoğlu bu parayı babasının mirasından mı veriyor? Kendi cebinden mi? Yoksa ilçeyede yansıyan ayrımcı CHP mantığının bir tezahürü...
5-Önce İsmail Uygur Metropolisspor’u neden kurduğunu açıklasın? Hemde artık yeni profesyonel lisans almanın mümkün olmadığı bilindiği halde. Seçim gelmeden Deve Güreşi üzerinden oynanan çalımları Metropolisspor’a transfer belgelerini ortaya...
6-Başarıya ortak olmak kolay. Onca engele, siyasi çıkarmalara rağmen bu takım ayakta ve başarılı. O halde yardım için biat isteyen Uygur önce gölge etmesin. İhsanı engelemesin. Çünkü, “Günahların hesabı görülmeden, kimse cennete giremez”

Ben ayaktopundan anlamam ama ayak oyunlarından anlarım be kardeşim..!

Cenk SARIGÖL

20 Mayıs 2008

Turizm ve Torbalı

Turizm ve Torbalı
Metropolis öyle yada böyle bu ilçenin (Torbalı) simgesi haline gelmiştir. Ertan Ünver’in reisliği döneminde dünyada ilk belediye sponsorluğunda kazı çalışması başlatılan antik şehir oldu. İsmail Uygur ile tekrar simgesel kullanıma ağırlık verildi. Uygur tarafından “Sömürülüyor” diyenlere hak vermiyor da değilim. İlçenin girişine ‘Ana Tanrıça Kenti’ betimlemeli taklar, belediye logosuna eklemeler hatta patant ensttütüsünden isim hakları alınması doğru icraatlar. Fakat bunun yanında antik kentin hemen yanına Organiza Sanayi Bölgesi (Kabaçakırı) kurulmasına ses çıkarmamak çelişki değilmidir?

Ünver elbette “Turizm ve Torbalı” gelişimine önem veriyor. Birlikte görüyor, gelecek atfediyor. Kendi kompleks projesini hayata geçirebilseydi söyledikleri doğru olurdu. Yani arıtma tesisi sulamalı, golf tesisli, organik tarım bağlamalı, turizm odaklı bir yapı. Eğer bu proje devam ettirilseydi şimdilerde meyvelarini yiyor hatta kurutup kışında istifleniyor olacaktık. Bu saatten sonrası içinse total fayda sağlama fırsatını kaçırmış bulunuyoruz! Bu benim görüşüm tabii. Prestijsiz tanıtımlar yapılmadı da değil. ( http://cenksarigol.blogspot.com/2007/08/yz-karas.html )Eğer zamanında golf tesisi yapımı sürdürülseydi ve 90’ların ortasında bitirilip, tanıtımı yapılsaydı genel fayda hasıl olurdu. Bence artık bu tren kaçtı! Bırakın bitenleri halen yapımı devam eden ve tamamlanma aşamasında 267 golf tesisi varmış Türkiyemizde... Düşünsenize zamanında değerlendirilse şimdilerde Turizmin en yoğun olduğu ve Adnan Menderes Havalimanı üzerinde bulunan ülkenin en büyük ve ilk golf tesisine sahip olacaktık. (gerçi o dönemde ortaokul öğrencisi aklımla Ünver’e ‘ne golfu ya bari futbol sahası yapta oynayalım’ diye kızıyordum) Afyon, Nevşehir, Mardin illerimizde bile yapılıyor. Neden? Çünkü, zengin turist rağbet ediyor. 1000 orta sınıf Avrupalının harcadığını 10 tane golf tutukunu burjuva bırakıp, gidiyormuş ülkemizden.

İzmir Büyükşehir Belediyesinin “yaptı desinler” arıtma tesisleri zaten böyle bir kompleks yapının önünü kesecektir. Bırakın Kabaçakırı OSB rezaletini. Böylece Metropolis en fazla Yeniköy ve Özbey Mahallesine fayda veren ama Torbalı simgesi işaretlemelerinden bir adım öte gidemeyen bir yer olarak kalacaktır. En fazla İzmir – Aydın Otoyolundan bir cep açılacak, Selcuk – Efes ve Kuşadası kafilelerine bir solukta gezdirilip, kısa mola yeri olabilir. Bu durumdada köy kadınlarından 3-5’i gözleme 10-15’inin elişi emeklerini, çocuklarında soğuk su ve içecek sattığı getiriden başkası hayal. Torbalı’nın diğer tarihi yakın Cumhuriyet öncesi ile başladığı için yabancı turistin II. Abdulhamit’in Aşar http://cenksarigol.blogspot.com/2008/02/tarihe-sahip-kmak.html Köşkü, tuğralı camii, çeşme, havuz ve av köşklerine itibar edeceğini beklemek saflık olur.

Tren kaçmıştır! Aradan geçen bunca yıl içinde Metropolis merkezli bir cazibe merkezi oluşturulsaydı bu sadece ilçe için kaşmaz o Cellat Dağı’ın tepesindeki Keçi Kalesine kadar uzanırdı. Oradan Zeytinköy’e Ahmetli Köyü üzerinden muazzam bir yolla denize bağlantılanır. Böyle kalmaz Zeytinköy bile Torbalı’ya bağlanarak, deniz ilişikli bir ilçe olurduk. Böylece şimdi sancısını çektiğimiz ve büyükşehirin çuvalladığı ‘hızlı tren’, arıtma tesisi, düzensiz sanayileşme, çarpık kentleşme sorunlarımız direkt devlet denetimli ve destekli yürütülürdü. Metropolis tek başına bir rehber ve tercümanla 1 saatte gezilip, görülüp, gidilecek yer olmaktan öte şans bırakılmayan yitirilmiş hazinemizdir. Belki bir saat bile fazla rehber havalimanı yada limandan aldığı turistlere Gaziemir’i çıkınca anlatmaya başlar. 10 dk. İçinde otobandan Efes’e geçerken Yeniköy hizalarında “şimdi herkes sağ tarafa bakarak anlattığım antik kenti görebilir” diyerek, başka bir konu anlatımına geçer. Meşhurlarımızın kalıcı olması ve ilgi çekmesi gerekiyor. nelerle meşhur olduğumuzu başka bir yazıda dile getirmiştik http://cenksarigol.blogspot.com/2007/07/torbal-nelerle-mehur.html bize gerçek meşhurlar, turist çekecek cazibe merkezlerini, duyurmamız fayda sağlayacaktır.

Yazdıklarım acı oldu biliyorum. Gerçekler acıdır ve Aslanlar Biberi kadar yakar. Hele birde Kabaçakırına OSB gelip, kurulursa, Büyükşehir Belediyesinin “yaptı desinler arıtma tesisleri” de bitti mi? Artık hayali bile kalmaz. Ünver bile bunları dillendirmekten utanır... Golf tesisi arazisine Organiza Sanayi, ülkenin bir numaralı sanayi bölgelerinden birisine sadece evsel atık rafine tesisleri, organik tarım yapılacak arazilaride kamyon yolu yapıp, Metropolis yakınlarında taş ocağı ruhsatlarıyla dinamit patlatmak bir Türkiye gerçeğidir. Bunun Torbalı yapılanmasıda kısır siyaset ve siyesetçiler, tepkisiz göçmen (Balkanlar ve iç, güney, kuzey, doğu ve güneydoğu anadolu) halk, günübirlik idare ve sorumsuz işadamlığı olarak önümüzde duruyor. Bakın Kabaçakırı OSB için siyaset meydanında birbirinin kuyusunu kazmaya çalışanlar hiç karşı ve çelişkili söylemler geliştirebiliyor mu? Yada Yeniköy ve Özbey köylüleri ne düşünüyor? Bugün “komyonların kaldırdığı tozlar ürünlerimizi yakıyor, gelişimini engelliyor, güdük bırakıyor” diye yol kapatan, tepki koyan koyan köylüler OSB konusunda ses çıkarmıyor. Neden? sanıyorlar ki buraya OSB gelirse köylerinden 10-15 kişi iş bulacak, karnını doyuracak. Yok canım! Avucunuzu yalarsınız siz! Torbalıda bulunan fabrikalarda bu ilçede oturan işçi oranı neyse onun yarısını (%12) bulursanız şükredin. Ama yinede bekçilik, çevre temizliği, hamallık vb. İşler için sıraya girebilirsiniz. Fakat ben söylemiş olayım. Şimdi ektiğiniz tarlada 10 saat çalışın, burdan alacağınız asgari ücretin en az iki katını kazanırsınız. Yoksa ekin büyütecek tarla araki bulasınız...

Cenk SARIGÖL

13 Temmuz 2007

Torbalı Nelerle Meşhur?


Torbalı Nelerle Meşhur?


Aslında bu sorunun cevabı şu olsa gerek, “nelerle meşgulse onlarla meşhur” diyebiliriz. Son iki yıldır nelerle gündeme geldik? Başkanın yeni yaptırdığı meydana Atatürk heykelinin bir yanına kendi, diğer yanına eşlerinin fotoğrafını diktirdi. Epey bir gündem olduk! Hatta Ramazan İsmail Uygur'un yakın çevresine “Torbalı’nın reklâmını yaptım. Bilmeyen kalmadı” rivayetleri bile dolaştı ortalıkta. O dönem Torbalılı olmayan üniversiteden, askerden arkadaşlarımın arayıp dalga geçtiklerini hatırlıyorum. En çok söylenen de “sen ne zaman kendi heykelini diktirecen?” oluyordu. Cevabım hazırdı, “tamam bende ruhsal bozukluklar olabilir ama daha narsisti seviyesine çıkamadım” oluyordu. O dönem bunlarında etkisiyle Saygıdeğer, ekselansları Sayın İsmail Uygur belediye REİSimiz için epey ağır ama doğru yazılarda yazdım.


Gazete yazarlarına dava açmak gibi bir eğlencesi olan yüce reis ne hikmetse bu yazılara dava açmadı. Aslında ne çok isterdim açmasını, yazdıklarımı kanıtlamaya hazırdım çünkü. Bronz kaplı polyester heykellerin yapımından, maliyetine kadar neredeyse yarım uzman olmuştum. Dokümanları hala saklarım. Heykeltıraşın ulu başkanı ve eşlerini bu kadar benzetirken, Ulu Önder Atatürk’ü hiç benzetememesi, oraya armut kafalı garabet bir heykel kondurulmasının sebebi ise kalıpmış. Garip heykeltıraşın Atatürk’ten kalıp alma imkânı olmadığından beceriksizliğini heykele yansıtmış. Benim gibi benzemeyenler, “bu Atatürk mü la?” diye soran olmasın diye olsa gerek koltuk altına bir kitap kondurup üstüne NUTUK yazmış. Dava açmayı seven büyük reis Uygur acaba kendini ve Torbalı halkını küçük düşüren heykeltıraşa dava açar mı diye bekledim ama o da olmadı. Niye? diye halen merak ederim. Hani demiryolu boyunda şimdi (adını siz koyun) birilerine ihale etmeye hazırlandığı yerlerin eskilerini yıkarken alın terlerinin yıkılmasına isyan eden insanları bir de “bana hakaret ettiler” diye dava açmıştı ya… Zaten biri var ki en kötüsü, vefasızlık, çiğlik örneği beklide ona açtığı davalardır. Dava değil bakın “davalar” lakin bunca dava açmaya meraklı başkan hazretleri ne hikmetse heykel hadisesinin faillerine dava açamadı. Ben de olsam kendime dava açmazdım zaten!


Şimdi birileri bu heykel olayı kapanmadı mı? Sorusunu soracaktır. Hayır! efendim kapanmadı. Hele memleketi dışında yaşayan Torbalılar için heran yüzlerine çarpılan kara bir lekedir. Dünyanın arama motoru google içinde “heykel, Torbalı” yazarak bir arama yapın bakalım ne çıkıyor? Hadi çıktı yazılanları yorumları okuyunca yüzünüz kızarsın. Ne yorumlar ama… Sadece kebir başkan ve eşleri ile heykeltıraş Dağdeviren muhatap olsa iyi bu küfürlere, hakaretlere, aşağılamalara. Ne yazık ki Torbalı halkı olarak bizlere de bulaşıyor yazılan yorumlar. İnternetle arası iyi olmayan okurlar için seçtiğim hafiflerinden bir kaçını paylaşayım istedim (Yazılardaki cümle bozuklukları yorumculara aittir):


“şimdi bu belediye başkanı ceza almaz, ilçe halkı gereken tepkiyi koymazsa daha vahim durumlar ortaya çıkacaktır. belli ki adam hasta, ileri derecede megoloman olması muhtemel. siz bu duruma gereken tepkiyi göstermezseniz ileride kendini Atatürk’ün atının terkisine (atın arkasında elleri Ata’nın beline dolanmış, belki omuzlarındankavramış) binmiş bir heykelinide yaptırabilir. ne berbat bir görüntü..! eğer Torbalı halkı saf değilse ve biraz haysiyetleri varsa bu duruma bir ÇÜŞŞ der. yoksa ilerideki heykellerde sadeçe DEHH demek zorunda kalacaklar. Birileri bu adice Atatürk sömürüsüne son versin artık. hasta ruhlu sandığım bu adam Atatürk sömürüsü yapıyıyor, bi de bunu halkın parasıyla yapmamış mı? insanın bir küfür savurası geliyor doğrusu…” yekeyek


“kendi heykelini dikecek kadar psikolojik rahatsız olan bu arkadaş CHP belediye başkanıdır. Torbalılılar bu yüz karası duruma nasıl tepki verecekler. bu sadece Torbalıya değil ülke insanına hakaret. düşünün resmi tören için meydana gidiyor çelenk koyuyorsunuz ve bu hasta adamın Atatürk heykeli yanında kondurduğu garabete de selam veriyorsunuz. Bi adamda! biraz utanma sıkılma olur koskoca devlet erkanı hastalıklı bir kişilik önünde selam durmaya, hazırolda dikelmeye utanmıyorsa beiz ne diyelim.” Hasan


“böyle hasta ruhlu birisini başına seçen Torbalı halkı eğer bu durumda ses çıkarmayacaklarsa hala gidip önünde saygı duruşunda bulunsunlar. madem devletin bir şey dediği yok durulabilir. ya harcanan para ne olacak? kim ödeyecek? adam pişmiş kelle gibi sırıtmış. ülkemin saloş insanlarının yoğun yaşadığını düşündüğüm bu ilçe insanıda inanabiliyormusunuz bu durumu görüyor ve törene devam ediyorlar hemde büyük bir ciddiyetle… ya ben olsam orda saygı duruşu felan kopardım ya…” Cinayet


“bir insan Atamızı ancak bu kadar istismar edebilir. din sömürüsü yapanlar ne kadar tehlikeliyse bu en az onlardan iki kat tehlikelidir. haberin devamını aradım bulamadım. bu adam görevde mi? ilçe halkı ne tepki vermiş? koyun gibi sürü halinde törenlere gitmeye devam mı etmişler. başka bir atatürk heykeli önündemi törenlerini yapmışlar. eğer öyleyse kocaman bir YUUHH ta bu ilçe halkına çekiyorum. çünkü bu adamı sonuçta onlar seçmedimi? bu saygısızlığı şiddetle kınıyor ve lanetliyorum.” Nilüfer.


“Atatürk’ü küçüçük siyasi emellerine alet etmeye çalışan bu adamı ve onu oraya getirenleri, tutanları şiddetle lanetliyorum. bir insan ancak bu kadar alçalabilir. Sen kimsin ki kendini Atatürk’ün yanına yakıştırıyorsun? iki asvalt döktüysen, bir pazar yeri yatıysan, birkaç hizmet binası açmakla kendin Atatürk’ün ayarında görmeye başladıysan gerçekten hasta olmalısın… Atatürk’ü ayaklar altına almaya başladılar. üstelik herifçioğlu CHPliymiş. inanamıyorum ya hadi dinci partiler yapsa tamam ama bir CHPli bunu nasıl yapar? eğer partim bu adamı ihraç etmezse bir daha oy yok. sanmayın böyle duracak takip edeceğim. görün bak.” Anonymous diyor ki: (yani isimsiz)


Doğrusu internet adresini buraya koymadım. Çünkü buraya almadığım yorumlarda ki küfürlere katıldığım düşünülerek bile dava açabilirler. Şunu belirtmek istiyorum ki, ben Torbalı halkından birisi olarak, benim şahsıma, okuyucuma, aileme, komşuma, akrabama, dostuma sıçrayacak boyutlardaki bu küfürleri “heykel krizinde” emeğe geçenlere aynen iade ediyorum. Heykel olayını hala savunanlara ise tavsiyem küfürleri okurken bir yerleri gıdıklanıyorsa Armağan – Bülent Ersoy birlikteliğine destek versinler. İyi ki yerim bitti bu konuya giremedim. Yoksa kafadan dalacaktım ve kesin gene mahkeme koridorları. O da bir Torbalılı olarak ayrı bir utanç… Babası yaşında kadınla… tövbe tövbe!


Cenk SARIGÖL