Mahmut Atilla Kaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mahmut Atilla Kaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2009

Torbalı 2009 Yerel Seçim Sonuçları

2009 Seçim Sonuç Değerlendirmesi

Pazartesi yazımızda belirttiğimiz gibi bu seçim sonuçlarında gazetede yayınlanan değerlendirmelerim göz önüne alındığından fena çuvalladık. Öyle seçimde CHP’nin 6500 fark atması değil sadece yanılmamız. Biz seçimden bir ay önce 27 Şubatta yazdığımız 3500 ‘Atilla Kaya kazanır’ sözümüzüde eklersek, 10000 oy şaşırdık! Bir ay önceki tahmin seçim sandığına uymadı. Araya başbakanın gafları, krizin derinleşen etkileri, yanlış encümen listeleri girdi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun kazası nedeniyle seçimden 4 gün önce yazdığımız yazıyı askıya aldık ve kaza üzerine bir yazı kaleme alıp, onu sizlerle gazetede paylaştık. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/muhsin-yazcoglu.html daha sonraki gelişmelerle gazetede yayın sırası gelmeyen “Temenni Olmayan Gerçekler” isimli yazımız blog sayfamızda yayınlanmakla kaldı. Bu yazıda Hasan Karatoklu ve döneminin isimlerine listesinde önemli yer veren Atilla Kaya’nın hata yaptığını, seçim sürecinde söylemenin biteceğini... http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/temenni-olmayan-gercekler.html o yazımızda temenni etmesemde seçimin ortada bir seyir izlediğini yazmıştım.

Ramazan İsmail Uygur’un seçimi Mahmut Atilla Kaya-Ramazan İsmail Uygur rekabetinden çok Ramazan İsmail Uygur - Mehmet Hasan Karatoklu kurgusu üzerine dizayn edeceğini daha Mehmet Hasan Karatoklu ismini duyar duymaz söyledim. Kimlere mi? Aklımdaki tanınmış isimler şunlar; Alaattin Sagun, Mesut Şahin, Kasım Taşcan, Ömer Günaydın, Aydın Mimaroğlu, İbrahim Öz, Feyzullah Turan, Emre Tezcan, İbrahim Canıdar, Bekir Söyler vb. Zira 2003 yılından beri Karatoklu’nun iyi bir insan ama kötü bir yönetici olduğunu, belediyecilik anlayışını beğenmediğimi her fırsatta yazdım. Son 3 yıldır ise Ramazan İsmail Uygur’un, Mehmet Hasan Karatoklu’ya göre daha iyi ama bence Torbalı için yetersiz bir belediye başkanı olduğunu yazıyorum. Yinede bu fark öyle Mehmet Hasan Karatoklu’nun listelenme yanlışlığıyla açıklamanın yetmeyeceği bir orandır.

Aslında kaza sebebiyle tüm ilgim Torbalı üzerinden buraya yönlenmişti. Bırakın Torbalı’yı dünya duyargalarım kilitlenmişti. Kaza ile ilgili bilgi almak, acılarını paylaşmak için görüştüğüm birçok insan Akp’nin seçimi kaybettiğini söyleselerde çokta ilgilenmedim. Son yazılarım hep Muhsin Yazıcıoğlu üzerine oldu.

Siyasette bir saatte bile çok şey değişir” sözü gerçekliğini tekrar kanıtladı. Seçimin son 5 günü benim ortada gördüğüm ve halen o saatte öyle olduğunu savunacağım sonuçlar ve seçmen eğilimi büyük bir değişim göstermiştir. Son günler ne oldu? Çok fikrim yok. Torbalıda ve İzmirde olanları gözleme, görme imkanım olmadı. Fakat bu seçim özellikle İzmir ve Batı Anadoluda kesinlikle adaylardan çok partilerin yarıştığı genel seçim havasında geçti. Zaten seçime damgasını vuran adayların değil, genel başkanların konuşmaları, polemikleri oldu.

Akp 2009 Yerel Seçimlerinin birinci ama gerileyen partisidir. Ama hala Türkiye partisidir. Ülkenin her yerinde hangi partiyle yarışırsa yarışsın ya birinci veya 2. Partidir. Fakat bu seçimi 2004 Yerel Seçimleriyle kıyaslasak dahi 3-4 puanlık bir düşüş var. Bunların değerlendirmesini sonraya bırakıp Torbalı’ya dönelim. Aşağıda İlçe seçim sonuçlarımıza dair sizler için bir tablo hazırladım.

Torbalı SonuçlarıCHPAKPMHPDYPDTPAnapGPDSPDiğer
2002 Genel Seçim2016,278,8614,278,752,1821,691,736,25
2004 Yerel Seçim26,5223,6410,5817,787,44-11,221,16-
2007 Genel Seçim25,8033,0718,296,755,02-7,05-39,90
2009 Yerel Seçim4937,953,71,26,7---2,65

Yukarıdaki tabloyu incelediyseniz, CHP ve AKP dışında 2002 seçimlerinden beri her seçim oy oranını arttıran başka parti yok. MHP, DP, GP tam bir fiyaskoyla çıktılar seçimden. Diğer hazırladığım tabloda ise bir önceki seçim ile bu seçim partilerimizin aldıkları oylar arası fark var.

Torbalı SonuçlarıCHPAKPMHPDYP
2007 Genel Seçim25,8033,0718,296,75
2009 Yerel Seçim4937,953,71,2
Son Seçimler Arası Fark+23,2+4,8-14,5-5,5
GP bu seçim yok -7,05    

Görüleceği üzere CHP %23.08, AKP %4.88, DTP %1.68 oranında oylarını (%29,76) arttırmıştır. MHP %14.59, DP %5.5, GP %7.05, DSP %1.16 (% 28,78) küçülmüş. Yani küçülen partilerin oyları başta CHP olmak üzere kısmen AKP hanesine yazılmış. İzmirde ki oy dağılımlarına bakarak yapacağımız bir değerlendirmede CHP, iktidar partisine tepki oylarını bünyesinde toplayarak, müthiş bir başarı yakalamıştır. AKP İzmir, partisinin genel düşüşünden en az etkilenen şehirken, Torbalıda oy oranını arttırırak, partisiyle aynı oyu almıştır. 2002 Genel Seçimlerinden, 2009 Yerel Seçimlerine kadar her seçimde oyunu istikrarlı şekilde arttırarak çıkmış.

 TorbalıİzmirTürkiye İl GenelTorbalı-İzmir FarkıTürkiye-İzmir Farkı
AKP37,9530,338,79+7,65-8,49
CHP4956,123,13-7,10+32,97
MHP3,76,916,05-3,20-9,15
DP1,20,73,72+0,50-2,52

Yukardaki tabloya göre AKP oyları Torbalıda İzmir’e göre %7.65, DP %0,50 oranında fazladır. Torbalı CHP ise İzmir’e göre %7.10 oy artış oranında düşük kalmıştır. Özellikle İzmir için düşündüğümüzde seçmenin AKP karşısında CHP’de toplandığını görmek mümkün. Belediyecilik, hizmet anlayışı, aday profilleri, çalışma tempoları, halkla ilişkiler, projeler geri planda kaldığını görüyoruz. İzmirde CHP oylarını bir büyüme, artış olarak görmek yanıltıcı olacaktır. Bu olsa olsa şişme, yığılma, tepkisel refleks diye tanımlanabilir. Başbakanın seçime 4-5 gün kala söylediği,
işini bilmeyen esnaf batıyor
Kredi kartı borçu olanlar harcamayı bilmeyenlerdir” gibi sözleri ile daha önceden söylediği,
İzmir ve Diyarbakır’ı istiyorum
İzmir hakkında ülkemizde bulunan genel kanıyı değiştireceğiz
Kriz bizi teğet geçecek
söyledikleri veya serdettiği gaflara gösterilebilecek en yoğun tepki İzmir’den gelmiş, seçimin rengini belirlemiştir.Bu arada gönderdikleri isimsiz mesajlar ile bize hakaret etmeye yeltenen denyolara seslenmek istiyorum. İçinizden seçtiğim bazılarıyla mahkeme koridorlarında görüşeceğiz.

Beni tarafsız olmamakla suçlayan bazı değerli okurlarım. Öncelikle ben “tarafsız olmadığımı” sık sık yazdım. En son bunu açıkca “Başkan Adaylığı ve CHP” isimli yazımda
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/torbal-baskan-adaylg-ve-chp.html
“...Diğer yandan ben sayın Mahmut Atilla Kaya’nın tarafı olduğumu zaten yazmış, açıklamış birisiyim. Peki bunu açıklamama rağmen eleştirmedim mi? Eleştirdim, yerdim, tenkit ettim. Ederim ve etmeyede devam edeceğim. Kaya’nın sayın mevcut Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur’dan daha iyi bir belediye başkanı olacağını düşünüyorum... herşeyden önce benim için önemli olan Torbalı.” Cümleleriyle tekrar belirtmiştim. Halen aynı görüşteyim. Halkımın tercihine saygılıyım, hayırlı olmasını temenni ederim. Fakat Ramazan İsmail Uygur’un Torbalı’yı, Aziz Kocaoğlu’nun İzmir’i iyi yönetmediğini ve hizmet edemediğini düşünüyorum.
Diğer taraftan sadece ben değil hiç kimse tarafsız değildir. Bir yazar önce kendinden taraftır. Doğruları, dünya görüşü, kültürü, mensubiyetleriyle en azından kendi doğrularını okurlarına anlatır. Hatta hakim ve hakemler bile taraftır! Varolan kanunlar, genel kuralların tarafı olarak, davaları, karşılaşmaları yönetir, yönlendirir ve sonuçlandırırlar.


Cenk SARIGÖL

5 Nisan 2009

Muhsin Yazıcıoğlu'na Veda

Muhsin Yazıcıoğlu'na Veda

Geçen hafta salı günü Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Eski Ülkü Ocakları Başkanı Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nu ebediyete uğurladık. Kendi yazdığı şiirinde dediği gibi ‘sonsuzluğa’ yolculadık. Ankara - Kocatepe Camiini ve çevresini bilirmisiniz? Böylesine bir kalabalığı ben ilk defa gördüm. Bilenler aynı kalabalığın Turgut Özal ve Alparslan Türkeş’in cenazelerinde toplandığını, ancak onlarla karşılaştırılabileceğini söylediler. Ağlayan, başını elleri arasında sıkan, cenazeye çiçek atmak için bekleyen, pankart, fotoğraf taşıyan yüzbinler... Kocatepeye bırakın içine, avlusuna 100 metre çevre yollara yaklaşmak mümkün değil. Bir daha yaşamam mümkün olur mu bilmem ama cenaze namazını Meşrutiyet Caddesinin Mithatpaşa Caddesi ile buluştuğu trafik ışıklarının önünde kılabildik. Yazar - düşünür Abilerim Adnan Boynukara ve Ahmet Özcan ile ki biz yinede ortada sayılırdık. Anadolu, Yazıcıoğlu’na veda için akmış. Türki Cumhuriyetlerden, Balkanlardan soydaşlar gelmiş saf saf olmuşlar.

Cenaze Namazının ardından tekbir sesleri göğü inletmeye başladı. Ülkücüler dizi dizi, sıra selviler gibi durdu. Alperen Ocakları, Ülkü Ocakları mensubu ülküdaşlar kimisi şahadet parmağı havada, kimisi bozkurt işaretleri ile bildik tüm sloganları atıyordu. Bildik ama etkili, içten, sevgi ve gurur dolu ağız dolusu... Bir pankartta yazılanlar gözüme çarptı; “Seni Beklemek Güzeldi”. Türk Siyasetinde onca siyasetçi geldi geçti ama çok azına bu sevgi nasip olmuştur. Rahmetle yıkanıp, resmi törenlerin dışında milletin kucakladığı, sarıldığı, ardından ağladığı çok az politikacımız var.

Kalabalık Kocatepe’den Mithatpaşa Caddesinin Sıhhiye’ye yakın yerinde bulunan Büyük Birlik Partisi Genel Merkezine kadar doldurmuş her yanı. Cenaze kurucusu olduğu partisinin önünde Kuran okuyarak, ve salavat getirerek bekleyen kalabalığa ulaştığında gözyaşları artık duramaz olmuştu.

Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Yalçın Topçu, bitkin, yorgun, çökmüş halde güzel bir ayrılık konuşması yaptı. Yaptı ama sözlerini bitirinceye kadar tuttuğu dermanı o an bitti ve bayıldı. Yoldaşı, ülküdaşı, arkadaşı, dava arkadaşı, başkanına “güle güle, rahmetle kal” demek çok kolay değildi.

Tacettin Dergahı, Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşımızı yazdığı yer. Tam Muhsin Yazıcıoğlu’na yakışacak bir mekan... Anlam ve ilahi bütünlük olarak, çok iyi seçilmiş. Dev bir Türk Bayrağı gerildi, inşaallah cennet bahçesi olacak çukur üstüne... Aziz insanın naaşı, o vatan diye ömrünü harcadığı, bir avucu için ölmeye hazır olduğu kara toprakla buluştu. Üstüne yurdun dört tarafından, Mekke, Medine, Saraybosna, Kosova, Üsküp, Kerkük, Musul, Bakü, Almata, Bişkek, Gorozni, Doğu Türkistan vb. getirilen topraklar serpildi. Uğurladık Koca Reis’i... Tekbirlerle, dualarla, Fatihalarla, rahmetle...

Ben ise bir bardak çaya takıldım. Tek bardak çay! Daha kaza olmadan 8 gün önce beraberdik.
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/muhsin-yazcoglu.html Fazla konuşma fırsatımız olmamıştı öğle yemeğinde ki ayrı masalarda oturmuştuk. Birazda geç gelmişti Rahmetli, Diyarbakır’dan gelecekti ve uçağı az rötarlı kalkmıştı. Morali biraz bozuktu, yüz hatlarından sezmiştim. İnsanları bekletmeyi hiç sevmezdi çünkü... Yemek bitimi ve aday, proje tanıtımlarından sonra kalkmıştım. Sessizce ayrılmayı planlıyordum. Basın Sekreteri Başak Karsak Hanfendinin Başkanı uyarması ile ayakta bir kaç lafladık. “Şu arkadaşlarla görüşeyim bir çay içelim Cenk!” dedi.

Allahım nerden bilirdim? Bunun son birlikte içtiğimiz çay olacağını, bilsem, “İşlerim var biraz başkan, başka zaman muhakkak, affet” dermiydim. Dilimi eşek arısı sokmasını, yer yarılıp içine girmeyi istemez miydim?

ÇAY! Çay neden önemli biliyormusunuz? 12 Eylül Darbesinden sonra Ülkücü ve Ülkücü Kuruluşlar Davası ile hakkında belirtilen, bariz hiçbir suçlama olmadan bu sevdalı insan 7.5 yıl zindanlarda kaldı. Türlü işkencelerle bu yılların 5 yılı tecrit hücresinde hemde... Birgün protesto, ya da onurlarının kırılmadığını göstermek için, varlıklarını bir şekilde haykırmak için günde bir bardak, bulaşık suyu gibi tencerede kaynatılan çayı içmeme kararı alırlar. Koca Reis “içilmeyecek” demiştir. Yanlız çayı çok seven, düşkün bir ülküdaşı, “Oldu mu be reis, bir çayımız vardı. Onuda yasak ettin!” diye sitem eder. Koca Reis onu, sesini yükselterek, uyarır. Sonrasında kalbini kırdığını düşündüğü arkadaşından özür diler. Fakat bunu yeterli görmez. Kendine ceza verir! Bir bardak çay’a bir gönül kırılmazdı onun kitabında... Tam 2.5 yıl. Mamak Askeri Cezaevinde tek lüks görülen günde bir bardak çayı 2,5 yıl içmez.

Ya ben? Böyle ulu gönüllü birisinin çay içmeme değil, içme davetine vakit öne sürdüm... Affet beni reisim! Özür dilerim. Hakkını helal et, yüz çevirme benden, gene nebevi bir gülümseme at ben anlarım...

Not1; Seçim ve Seçim sonuçlarının değerlendirmesini Perşembe günü yapacağım. Bu arada fena çuvalladım. Torbalıda öyle 6.500 fark felan değil, 10.000 fark! Eh! ben 3500 Mahmut Atilla Kaya farkı beklerken, 6.500 Ramazan İsmail Uygur fark atarsa, yanılmamıza 3500 dediğimiz öngörümüzüde eklememiz gerekir. Yinede İzmirde seçmen davranışlarını ve Akp karşıtı cephenin aynı sandığa yönelmesini anlamayıp, sonucu şahsi başarı görenler çıkacaktır. Ne diyelim, daha önce söylemiştik; Hayırlısı Neyse...

Not2; Seçim öncesi (26 Mart 2009 Perşembe) yazdığımız fakat merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun kazası sebebiyle kaleme aldığımız yazılarımızın önceliği nedeniyle gazetede yer veremediğim yazımıza şahsi blog sayfamızdan erişebilirsiniz. “Temenni Olmayan Gerçekler
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/temenni-olmayan-gercekler.html



Cenk SARIGÖL

26 Mart 2009

Temenni Olmayan Gerçekler

Temenni Olmayan Gerçekler!

Ankara ve İstanbulda Akp kesinlikle kaybetmeyecektir. Hele Murat Karayalçın’ın seçim’i kazanma şansı hiç yok diyebiliriz. İstanbuda da sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun aynı şekilde… Fakat İst.da CHP il Başkanı Gürsel Tekin’in şahsından ve partisini her kesimi kucaklayıcı tavırları, siyaset anlayışından dolayı ciddi bir yükselme görülecektir.

Diğer yandan ben İstanbul ve Ankarada CHP’nin gösterdiği adayları aynı zamanda CHP iç politikasıyla birebir ilintili görüyorum. Bildiğiniz gibi aday olmadan önce Murat Karayalçın SHP’nin Genel Başkanıydı. SHP de parti tüzüğüne göre bir kişi sadece iki dönem genel başkan kalabilir. Deniz Baykal, SHP de genel başkanlık şansı kalmayan Murat Karayalçın’ın kendi CHP genel başkanlığını dışardan zorlayacak tek aday olduğunu biliyor yada seziyordu. Parti içinde ise kendisine rakip olma potansiyeli taşıyan veya partililerinin sempatisini, teveccühünü kazanabilecek tek öne çıkan isim Kılıçdaroğlu olarak sivriliyordu. Aslında her iki isim bir nevi iç politikada kendi önüne çıkmasın diye yerel seçimde kullanıldılar! Artık kazansa veya kaybetselerde CHP genel başkanlığına oynama kozları bitti!

Karayalçın için CHP Ankara Büyükşehir Başkan Adayı olmak aslında CHP’ye girmenin bir adı oldu.Ankarada çok çok az ihtimalle Karayalçın kazanırsa Deniz Baykal bir potansiyel dış rakibini elemiş olacak. Aynı şey Kılıçdaroğlu içinde geçerlidir. Aslında CHP Kemal Kılıçdaroğlu’nu Ankaradan aday gösterebilseydi kazanma oranı daha fazla olurdu. Çünkü Ankaralı her ne kadar artık Melih Gökçek’i istemese, sevmese bile Karayalçın’ı hiç sevmiyor ve hiç istemiyor. Onun dönemini hiç ama hiç hayırla yad etmiyorlar!

Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, bu seçimin kazananı MHP olacaktır. MHP’nin 2007 genel seçimlerinde aldığı oy oranını %3-4 arası arttıracağını (%17-18) umuyorum. Küresel kriz ve ekonomik dengelerin iyi yönetilmemesinden kaynaklanan, hükümet kaynaklı sorunları sizlerle “Demokrasi için İçimizdekiler” başlığı ile 20/2007/Eylül ayında Cari Açık kaynaklı ekonomik kıskacımızı ve AKP eleştirilerimizi paylaşmıştık.
(
BKNZ: http://cenksarigol.blogspot.com/2007/09/demokrasi-iin-iimizdekiler.html )

Küresel Ekonomik Kriz ve Hükümetin dengesiz iktisat politikalarının sandığa yansıyacağına şüphe yoktur. Buda Akp’nin oy keybetmesi ve kaybettiği oyun aynı tabandan beslendikleri için en yakın parti gönen MHP saflarına yazılacağına şüphe yok gibi! Daha öncede sizlerle paylaşmıştık. Tüm kamuoyu anketleri Akp ile MHP arasında %25 gibi bir ortak tabanda gösteriyor. 2004 yılı 03 kasım yerel seçimlerinde %43 dolayında oy alan Akp’nin il genel meclisi oyu %41 civarındaydı. Bu seçim Akp için 2004 yerel seçimlerinde aldığı oyları muhafaza etmesi büyük başarı sayılacak. Yani arttırmasından ziyade koruması bile önemli bir başarı olarak hanesine kaydedilebilir.

CHP ise yine %20-22 aralığında seyreder ki arttırması durumunda bu İstanbulda (Türkiye’nin neredeyse 4/1’inin orada yaşadığını unutmayalım) Akp ile arasındaki farkı kapatmasından yani İstanbulda oylarının yükselmesi ile Türkiye Geneli oy oranı %3-4 yukarı doğru (26-27) olacaktır. İzmir’i söylemeye gerek görmüyorum çünkü kaybetme ihtimali yok diyebiliriz. İzmirde MHP %10’u göremez. Akp ise %30-32 arasında kalır. CHP’nin %46’nın üstüne çıkması doğrusu beni şaşırtmaz.
Saadet Partisi öyle Doğan Medyasının şişirdiği gibi yükselmez. En fazla alacağı %4-5 aralığındadır.
DTP’nin %5-6 aralığında oy almasını bekliyorum. Diyarbakır’ı kaybetmesi söz konusu bile değil. Diğer yandan Van’ı alabileceğini ordan görüştüğüm arkadaşlarım ısrarla belirtiyorlar. Buna karşılık 2004’de aday çıkaramadığı yada bir sebepten yetiştiremediği Batman’ı alma ihtimali var. Genel olarak DTP tabanı TRT6 gibi Kürtçe yayın yapılmasından falan etkilenmeyecektir! Bunda Nevruz’un yerel seçimden bir hafta olmasınında etkisi olacak zira siyasal bir anlam yüklenen Nevruz ile DTP tabanının kısada süreliğine en azından seçime kadar motive edip, siyasi kimlik yüklemesi yaptı.

Torbalı
Her ne kadar öngörüde bulunup, Akp’nin 3500 oy fark atacağı tehmininde bulunsak bile aslında seçim ortada seyretmektedir. Özellikle son günlerde seçim propaganda fikrini Akp’nin birinci sıra belediye meclis üyesi adayı gösterdiği Mehmet Hasan Karatoklu üzerine kuran Ramazan İsmail Uygur doğru bir yerden çalışmalarını yürütüyor. Bence Mahmut Atilla Kaya ve Akp bu konuda ciddi bir yanlış yapmıştır. Eğer Mehmet Hasan Karatoklu’nun bir getirisi olacağını düşünüyorlarsa O’nu İl genel meclis adayı olarak değerlendirmeleri gerekirdi. Oysa belediye meclisinde birinci sırayı vererek, “benim modelim, ikinci adamım, örnek aldığım belediyecilik Karatoklu ve onun dönemidir” demek istemiş şeklinde özetlenebilir. Bu bir çuvallamadır! seçime artısdımı eksisimi olacak göreceğiz.
Çaybaşı’nda mevcut DP’li Ömer Şentürk gibi sağcı bir kökten ve partiden olan isim ile aynı şekilde Pancarda DP’li Hayati Saydam Akp listesine muhakkak kazandırılmalıydılar. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Torbalıda seçimin başa baş gittiğini söylemeliyim. Torbalı seçimini Ayrancılar ve Çaybaşı’nın tavrı belirleyecektir.
Ayrancılar
seçmeni ilçe olmayı beklerken Torbalı’nın Mahallesi veya semti olmalarına nasıl bir tepki verecek bilemiyorum. 2.5 yıldır Torbalı’dan uzak olmam aslında kulis ve birebir haber akışımı önemli oranda azalttı.

Tirede Akp mevcut belediye başkanı Sıtkı İçelli kaybedecek görülüyor. Hatta 3. sırada tamamlaması beni şaşırtmaz. Tayfur Çiçek (eski Belediye Bşk.) DP adayı olarak, çok güçlü giriyor. Bir korkuda iki sağ partinin arasından CHP adayının çıkmamasıdır.

Bayındırda son aldığım duyumlara göre 3 dönemdir Anap'tan başkanlık yapan, Anap'tan seçilmesine rağmen geçen yıl CHP'ye geçen mevcut belediye başkanı Alaattin Çubuk bu seçim zorlanabilir! MHP ve Akp'nin gizli ittifat yaptığı yönünde sağlamasını yapamadığım duyumlarım var. Çubuk kaybetsede bu çok büyük bir farklla olmaz. tıpkı kazanması durumunda olmayacağı gibi...

Kısaca görüşlerim bunlar. Umarım fazla yanılmam ve gerçekte ortada gördüğüm seçimi temennilerimle en azından Torbalıda arkadaşım kazanır.


Cenk SARIGÖL

23 Mart 2009

Torbalı Yerel Seçim Anketi (BUPAR)

Yerel Seçim Anketi (BUPAR)

Kamuoyu araştırma kuruluşu BUPAR, Torbalı Belediye Başkanlığı seçimleri için bir anket yayınladı. Anket, kamuoyu araştırmalarında "en sağlıklı" yöntem olarak nitelendirilen "yüz yüze anket yöntemi" kullanılarak uygulandı.
Anket, AK Parti adayı Mahmut Atilla Kaya’nın açık ara önde olduğunu ortaya koyuyor. İşte Torbalı merkezi ve beldelerde yapılan son anketin sonucu.
2 bin kişi üzerinde yapıldı.

Araştırma Torbalı Belediyesi sınırlarında yer alan Torbalı merkez mahalleleri, Ayrancılar, Çaybaşı, Subaşı, Yazıbaşı, Pancar ve Karakuyu beldelerinde farklı sosyo–ekonomik ve sosyo–demografik gruba mensup kişilerden, yaş, cinsiyet ve mahalle kotalarına göre tesadüfi yöntemle seçilmiş 2.000 kişi ile görüşülerek gerçekleştirildi. Yapılan bu araştırmada 0,95 güvenlik sınırları içinde, hata payının +/- % 1,63 olarak görüldüğü açıklandı.

AK Parti adayı fark attı

BUPAR’ın anketinde AK Parti adayı Mahmut Atilla Kaya yüzde 44,2’lik oy oranı ile ilk sırada çıktı. Ankette CHP adayı Ramazan İsmail Uygur yüzde 33,6 ile ikinci sırada yer buldu. MHP adayı Zerrin Çalışkan Yöndem yüzde 5,8′lik oy oranı ile sıralamada üçüncü olurken, DTP adayı Celal Temel yüzde 3,9’luk bir oy oranına sahip oldu. Diğer partilerin yüzde 3,3’lük bir oy aranı aldığı ankette kararsızlar ise yüzde 9,2’lik bir oranda çıktı.


16 Mart 2009

Çöp Torba(lı)sı

İzmir -Torbalı Aslanlar Köyü KuzeyÇöp Torba(lı)sı

İzmir Büyükşehir Belediyesinin, Torbalı ilçemize hizmet olarak, en az 18 ilçenin çöpünü yığma girişimi gündeme bomba gibi düştü. 1500 dönüm üzerine günde tahmini ortalama 2500 üzerinde kamyonla İzmir’in çöpünü ilçemize çekecekler. Orman Bölge Müdürlüğünden (Bayındır) yer tahsisi yapılmış, seçim sonunda açın torbanızı! Galiba sosyal demokrat belediyemizin gider ayak bize son hizmeti bu olacak... http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/torbalya-su-veremedik-copluk-verelim.html

Seçime çok az bir zaman kaldı. Değerli seçmenler, ayağınıza gelen tüm parti adaylarından bunu önlemeleri üzerine söz alın. Özellikle Belediye Meclis Üyesi Adaylarının ilk 5 sırasında olan kimi görürseniz yakasına yapışın. Çünkü onlar aynı zamanda İl Belediye Meclisinde bizi temsil etme potansiyeli yüksek siyasetçilerimizdir. İkinci olarak, İlgenel Meclis Üyesi Adaylarından mutlaka, seçildikleri takdirde bu pisliği temizlemek üzerine söz isteyin. Mümkünde yazılı olarak imzalayıp size versinler. Ne işe yarar demeyin... Resmi olarak bir işe yaramaz ama Çöp Torba(lı)sı olmamamız için şerefleri üzerine söz verenleri görmüş olursunuz. Aslanlar, Taşkesik ve Havuzbaşı köy statüsünde oldukları için İl Genel Meclisi Üyelerimizin çabaları etkili olur. Belediye Meclis Üyelerimiz ise bunu ilde yürütecekleri çalışmalarla ret etme yetkisine sahip olacaklardır. Elbette buna Bayındır’dan aynı şekilde seçilen ve ilde halkını temsil edecek siyasetçilerimizde dahildir. Bayındır yeni belediye kanunu ile İzmir Büyükşehire bağlanan ilçelerden. Dolayısı ile Çırpı Beldesi ve Arıkbaşı Köyü (mah.) çöplük olma durumundan çok fazla etkilenecektir.

CHPli Torbalı ve Bayındır Belediyeleri sanırım hiç seslerini çıkarmayacaklardır! Bugüne kadarki gelişmeler için itirazlarını duymadığımıza göre... Çöplük daha çok Torbalı’yı etkilemekle birlikte kısmen Bayındır’ın (Arıkbaşı, Çırpı Beldesi) ve Tire’nin Batısını (Hasköy) etkileyecektir. Selçuk zaten daha uzun vadeli Küçükmenderes Deltası'nda kurulu olduğundan, içme suyu ve yeraltı suları bakımından nasibini alacak! Kısmi ve kısa sürede etkilenecek yerler İzmir’den Torbalı ilçemize yol güzergahında kurulu olan, Ayrancılar ana yol kenarları, Kuşcuburun, Torbakent, Atatürk Sanayi Sitesi olacaktır. Doğrudan ve kısa sürede etkilenecek yerler ise Aslanlar, Taşkesik, Havuzbaşı olacaktır.

Uzun vadede TORBALI İlçemizin doğu ve güneydoğusu yeraltı ve yerüstü sularında ciddi kirlenmeler görülür. Normalde yeni çöplüğe 14 yıl günde ortalama 2500 kamyon çöp çekileceğini tahmin ediliyor. Bu durumda 14 yılda İzmir’in ne kadar kalabalıklaşacağını göz almadan, şimdiki oran üzerinden bir hesaplama yaparsak eğer, 14 yıl sonunda ilçemize 12.775.000 (onikimilyonyediyüzyetmişbeşbin) kamyon çöp yığılmış olacak! Harmandalı çöplüğünün taşınması ile hırsızlık (siz yinede ‘hurdacılık’ anlamayın) olayları artacaktır! Harmandalı İzmirde en fazla adi hızsızlık olaylarının görüldüğü yerlerdendir. Yani evden, balkondan, avludan, arabadan aşırma...şimdi tamda seçim üstü özellikle kısa sürede bu çöp pisliğinin muhatabı olcak, Torbakent, Atatürk Sanayi Esnafı, Mezarlık ve çevresinde oturanlar, Aslanlar, Şehitler, Taşkesik seçmeni çöp pisliği ile muhatap olmadan ayağınıza gelen adaylardan söz alın. Çöplüğün buraya yapılmayacağı, yapılmaması, yaptırmayacakları yönünde sizlere söz versinler. Size konuşup, atıp-tutup gitmelerine müsaade etmeden isteklerinizi sıralayın. Şeref namus sözü isteyin. CHPli hem mevcut Belediye Meclis Üyesi olup, tekrar seçilecek yerde aday olanları ya muhatap almayın ya da hem hesapta sorun, hemde kurulmaması için çalışacakları yönde söz alın.

Bu konuda Avcılar Kulübü üyelerimiz ve olmayan çevreçileimize çok iş düşüyor. Çöp alanı olarak düşünülen bölgeye Orman Bakanlığının 5 yıldır çeşitli sivil toplum kuruluşlarını hatıra ormanı konusunda yönlendiriyor. Akp Torbalı Belediye Başkan Adayı Mahmut Atilla Kaya, Eskiköyiçi mevkiine küçük baraj olarak nitelenecek büyük bir bent projesi sunuyor seçmene... Öyle bir bent ki, hem mesire alanı olarak kullanılabilecek, hemde Aslanlar, Taşkesik, Şehitler, Atalan, Pamukyazı çiftçisine sulama desteği sağlayacak bir proje.

Sosyal Demokrat! Olduğunu iddia eden Belediyeler ise el birliği yapmış! (İzmir, Torbalı, Bayındır) aynı havzaya en az 18 ilçenin çöpünü yığacaklar.

Eğer İzmir BüyükŞehir Belediye başkanı Aziz Kocaoğlu planı tutarsa 2-3 yıl sonra korkarım, ilçe özelliklerimize şunuda ekleyeceğiz;

-İzmir’in en çok vergi veren ilçesi,
-Vergi tahakkukunun en yüksek olduğu ilçe,
-En fazla göç alan ilçe,
-En hızlı sanayileşen ilçe,
-En fazla II. Abdülhamit Han eserinin olduğı ilçe,
-Türkiye’nin en büyük çöplüğünü barındıran ilçe...


Cenk SARIGÖL

11 Şubat 2009

Torbalıda Adaylarımız Tamam!

Torbalı Adayları Tamam! Sıra Mecliste
Torbalı siyasi partilerinde aday adaylığı süreci tamamlandı ve artık adaylar netleşti. Adaylık süreci Torbalı CHP ve kısmen MHP dışında sancısız geçti. MHP de ismi bizzat Genel başkan Devlet Bahçeli tarafından açıklanan Torbalı Esnaf Odası Başkanı Sezai Tamer olmadık bir gerekçe göstererek, adaylıktann çekildi. Onun yerine,
Zerrin Çalışkan Yöndem İl kadın Kolları Başkanlığından Torbalı Belediye Başkan Adaylığına atandı. Şimdi siyasi partilerimiz ve başkan adaylarında kısa süreli bir sessizlik olur. Çünkü asıl mesele yani meclis üyelerinin belirlenme süreci, mümkün mertebe dışa sızdırılmadan, küskünlükler olmadan, çatlaklar belli edilmeden tamamlanmalıdır. Aksi takdirde rakip partilerin eline koz verilmiş olur. İddialı, rüzgarı olan partiler için meclis adayı seçmek, başvuran, beklentisi olan partilileri küstürmeden süreci atlatmak önemliyken, seçime favori girmeyen aday ve partiler için meclis üyeliklerini doldurmak, hele toplumda saygın, tanınan adaylara teklif görütmek ve ikna etmekle geçer.

Torbalı CHPde Adayın İbrahim Öz’den, Ramazan İsmail Uygur’a dönmesiyle sıkıntı bir nebze atlatılmıştır. Sayın Ramazan İsmail Uygur Başkan, otoritesi, teşkilatın ve yönetiminin ‘biat’ etmiş duruşu sayesinde fazla zorlanmadan çalışacağı ekibini oluşturacaktır. Tahminen, CHP de asıl sancı İl Genel meclis üyeliklerinde ve sıralamada ortaya çıkacaktır. 5 meclis üyesinden 2’sini elinde tutan CHP, eğer belediye başkanlığını alamazsa bu sayı 1’e iner. Zira hatırlanacağı gibi, 2004 yerel seçimlerinde eğer Ak Parti sadece 111 oy daha alsaydı il genel meclis üyelerinin 5 tanesinden 3’ünü değil 4’ünü alacaktı. Torbalıda Ak Parti 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde aldığı oyu koruru yada aşarsa zaten bu kaçınılmaz.

Torbalı MHP de ise İl Başkan Yardımcısı Musa Serbest, inisiyatifi ele almış görünüyor. Gerek belediye meclisinde gerekse il genelde ciddi isimlerle karşımıza çıkabilirler. Çünkü teklif götürülen isimler kamuoyunda oldukça etkin kişiler.
İl genelde eğer Adem Didin gibi eski belediye başkan adaylarından birisi ve Hamit Soytürk gibi bürokrasi ve yetiştirdiği yüzlerce isimle bilinen, sevilen adaylara teklif aşamasındaki başka etkin isimleri ekleyebilirlerse, Akp’nin 4 İl genel çıkarmasını engellerler. Fakat 3’ünden çalmaları zor. Eğer 2004de ki Behçet Çınar’ın adaylığı sırasındaki oylarını %10 arttırmaları halinde CHP’nin 2 meclis üyesininden birisini hanelerine yazdırıp, 1’e düşürebilir.

Torbalı MHP güçlü bir meclis listesiyle girerse seçimden en az 3 meclis sandalyesi alarak çıkacaktır. Burdan MHP’nin az oy alacağını iddia ettiğim çıkmasın. Ama belediye meclis üyeliklerinde hesaplamalar ve oy dağılımı çok zor ve sonuç almayı güçleştirecek yapıdadır. Ben 52 binin üzerinde oy kullanımı olacağını ve Torbalılı seçmenden MHP’nin 8 bin üzerinde oy alması durumunda 3 üyesini meclise taşıyacağını tahmin ediyorum.

İl genelde Torbalı BBP ilçe başkanı Zülküf Güldoğan, kendi partisinden aday. Zülküf Güldoğan başkan sevilen bir kişi kendisine gelecek oy partisinin önüne geçecer tahminim. Bu durumda Zülküf Güldoğan başkana gelecek oylar MHP ve Akp havuzundan aktarılacaktır.

Torbalı Ak Parti de il genel meclis adaylarının belirleme süreci oldukça sıkıntılı geçecektir. 3 mevcut üyeden en az 2’si (Muzaffer Sekban ve Metin Şimşek) farklı isimlerden olacaktır. Dolayısı ile bu boşlukları doldurmak için ciddi bir yarış olacağını öngörmek zor değil. Mahmut Atilla Kaya’nın şu günlerde günleri sıkıntılı, geceleri uykusuz geçiyordur! Bunda birazda kendi siyaset anlayışının oluşturduğu zorlukların etkisi büyüktür. Siyasi algılama ve yöntemi süreci bugüne kadar taşınmıştır ama bu yöntem kitle ve kişilerin beklentilerini tamda bugünlere kadar ertelemekten başka bir işe yaramaz. Mahmut Atilla Kaya, kimseyi kırmadan bu barajı aşabilir. Meclis üyeliklerini, “artık seçimin galibi belli” dedirtecek isimlerle doldursa bile seçim sürecine çok çok yorgun girecek, şu günlerde enerji ve moralinin hayli yüklü bölümünü tüketecektir.

Torbalı Akp, 5 meclis üyesiden 2’sini kesin tekrar listelemeyecektir. Bu 3’e de çıkabilir. Elbette tüm partilerin üyelikler için artık, eski belde yeni merkezlerinde temsilini gözetmeleri kaçınılmazdır. Belde belediye başkanları ve belde başkanların böyle bir talebinin olması kaçınılmazdır. Her belde temsilcisi mecliste beldesini daha fazla üyeyle temsil etmek için kulis yapacaktır. Torbalı CHP ve Ramazan İsmail Uygur’un ise,
Halil Gülcü, Kazım Çelimli ve Hamit Cömert dışında pek ‘gitsin’ diyeceği meclis üyesi yok. Zaten seçim meydanlarına kendince başarısını, icraatlarını anlatmak üzere çıkan bir partinin ve adayının ekibinin çoğunu değiştirmesi söylemlerini zayıflatır. Sonra adama, “madem o kadar başarılısın, ekibinin ne kusuru vardı?” derler. Elbette meclis üyesi sayısının 2 katından fazlaya çıkmış olması eski üyelerin (il genel hariç) yerlerini korumalarını güçlendiriyor. Torbalı CHP için en önemli sorun, İbrahim Öz’ün tutumu olacaktır. Son genel seçimde Akp’nin ardına düşen parti için bu tavır çok önemlidir. Yine tahminime göre İbrahim Öz, şerhlerini ve dilinin uçundakileri muhtemelen partisine zarar vermemek ve yapısı itibari ile 29 Mart 2009 sonrasına kadar erteleyecektir.

Bu arada her aday gerçekten aday olmayabilir..! http://cenksarigol.blogspot.com/2007/07/her-aday-aday-mdr_19.html bazen çalışmanın kimin işine geldiğini görmek lazım.


Cenk SARIGÖL

7 Şubat 2009

Torbalıda Nerde Kalmıştık?

Torbalı CHPde Nerde Kalmıştık?
CHP adayını değiştirdi? İbrahim Öz aday olarak açıklanmadan aylar öncesi (4.5) Ramazan İsmail Uygur’un niçin aday olamayacağını yazdık durduk. Sebeplerini sıraladık. Bu sebeplerin hiç birisi taban ve CHP ilçe teşkilatı ve üyeleri odaklı değildi. Zira CHP ismi dışında halkla pek bağı olmayan partidir. Yazdıklarımız kendini 02/02/2009 tarihinde adayın açıklanmasıyla kendini gösterdi. Aday İbrahim Öz olarak açıklandığı gün yani bizim, 31 Ocak günü kaleme aldığımız ve CHP’in ilçemiz adayını açıkladığı gün gazetemizde yayınlanan,
Başkan Adaylığı ve CHP
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/torbal-baskan-adaylg-ve-chp.html
başlıklı yazımızada, herkes bizim 4.5 ay önce ısrarla 5 yazımıza ana konu, 12 yazımızda değinmede bulunduğumuz,
Ramazan İsmail Uygur’un neden aday gösterilmediği?”
sorusunun karşılığını dolduruyordu. Biz ise CHP Genel Merkezi ve İl başkanı Kemal Karataş tarafından İbrahim Öz olarak açıklanan adaylığın kesinliğine inanılmaması gerektiğini, çünkü partinin bir halk partisi değil, kulis partisi olduğundan sonuçlarının heran değişebileceğini yazmaktaydık.

Maalesef CHP böyle bir partidir. Ak Parti ile arasındaki farkları sıraladığımız yazılarımızın birisinde CHP siyaset tarzının ismini “Den(iz)okrasidir
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/denizokrasi-uygulamalar-chp-izmir.html olarak koymuştuk. Durum değerlendirmesi elbette yapacağız.
Mevcut Torbalı Belediye Başkanı ve HP belediye başkan adayı Ramazan İsmail Uygur, Torbalı CHP İlçe Bşk. Ertan Çelik’in süreç içindeki tavırları, particilik, etik ve demokrasi şablonlarıyla masaya yatıracağız. Lakin ondan önce Dr. İbrahim Öz’in adaylığının açıklandığı gün yazdıklarımızı sizlerle tekrar paylaşmak istedim;

CHP ve CHP’liler ‘Biat Kültürü’ hangi partide kılcal damarlara kadar sirayet etmiş gördüler! Chp adaylık sürecinde halkın, partilinin, delegenin hatta ilçe ve il yönetimlerinin yok sayıdığını, görmezden gelindiğini tek belirleyicinin CHP genel merkezi ve bir iki genel bşk. yardımcısının olduğunu müşaade ettiler. Ben yaptım oldu mantığı herkesin anlayacağı şekilde ortadadır. CHP’nin açıklayacağı aday kim olursa olsun artık sonuç değişmez. Tek kriterin genel merkezin ve başkan ve yardımcılarının iki dudağının arasında olan bir parti ne kadar demokrat olabilirki? Sonrada,
bu halk neden Akp’ye oy veriyor’ diye etraflarına bakıp, halka kızıyorlar...
Sonuçta atamayla aday belirlenen bir parti sözünü ettiğimiz...
DR. İbrahim Öz yapı olarak uzlaşmacı, hoşgörülü, birleştirici, yapıcı bir kişilik. Siyasi grupların, çıkar çevrelerinin aralarında kıvrılan omurgasız bir siyaseti tercih etmiyor. Fakat bu özelliği ona siyasete atıldığı partide avantaj değildir. Doğruysa bile rakibini kötülemek için görüp, hatalarını aktarmaz, genel merkez üzerinden, halkın olmadı referanslar aramaması Dr. İbrahim Öz’ü siyaseten güçsüzleştiriyor. Türkiyede olduğu gibi Torbalıda da rakibini tekmelemeden yapılan yapıcı siyasete hazır değil, seçmende öyle ama değişiyor hep hizip, kavgada istemiyor seçmen. Eleştiri istiyor, yapıcı, yolsuzluk ve usülsüzlükleri ifşa edecek bir dil...
Yinede temkinliyim. Parti CHP olunca, isimler ortaya halkın ve teşkilatların heyacanını ölçmek içinde atılmış olabilir! Kesin değil yani. Ramazan İsmail Uygur önce hakim olduğu ilçe teşkilatını kullanara, milletvekilleri, il ve genel merkez üzerinde baskı kurmaya çalışacaktır. Sözünü ettiğimiz parti CHP olunca hiçbirşey kesin değildir
.”

Kısaca,
"Genel Bşk. Deniz Bakal ne derse o?"
İnsanların gururu, onuru, siyasi ikbali, hiç önemli değil! Bunu gördük, yaşattılar. Gerek il, gerekse genel konğrelerinde gördüğümüz gibi bu partide şiddet ikinci dildir. İsyan ederseniz, rest çekmeyi bilirseniz, bunları yapacak militan bir kadro besliyor, istediğiniz yönde kullanabiliyorsanız harcanmanız zordur. İbrahim Öz’ün neden CHP tarzı siyasette başarılı olamayacağını yazmıştık... Deniz Baykal kült'ü bu partinin demokrasi ile kan uyuşmazlığı yaşamasına sebep oluyor..!

CHP’de muhalefetyapısının güçlü, iktidar hevesinin olmamasının sebeplerini işte bu kodlarda aramalıyız. Ha biz aradık, buldık ne olacak? Hiçbirşey. Kulis, salon, güç grupları, parti dengeleri üzerine siyaset inşaa etmekten kurtulamadığı sürece CHP muhalefet olmaya mahkumdur.

Ak Partiye kızabiliriz, eleştirebiliriz ama parti içi yapılanmada en demokratik parti olması, halk istek ve görüşlerine verdiği önemi gerek genel seçimlerde gerekse aday belirleme sürecinde gördük. 22 Temmuz Genel seçimlerinde mevcut milletvekillerinin neredeyse yarıdan fazlasını değiştirdi. İzmir’den örnek verelim. Bu dönem seçilecek yer veya sıralamaya giren iki milletvekili Zekeriya Akçam ve Tevfik Ensari mecliste değil. Oysa her ikisi özelliklede Akçam TBMM’nin en çalışkan milletvekillerinden birisiydi. Grup çalışmaları, Meclis Komisyonlarında en göze çarpanlardandı. Lakin parti üyeleri, teşkilatından, halkla yapılan anketlerden not alamadılar ve milletvekili değiller. Atilla Kaya’nın adaylığı netleşmeden öncede yazdığımız 29 Aralık 2008 tarihli yazıda aynen şu cümleleri kullnmışız;
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbalda-siyasi-alglama.html

“...Asıl adaylık süreci halktan gizli ve problemli olan partinin CHP olduğunu aktardım. CHP kulis partisidir. Halkın, CHP üyesi ve delegesinin adaylık sürecinde dahli yoktur! CHP Belediye Başkan A. Adayı İbrahim Öz bu yüzden atını demokratik teamüller içinde doğru, CHP içinde yanlış sürüyor. İsminden başka ’Halk’ ilişikliği kalmamış CHPde İbrahim Öz olanca sıcaklığı ve halkçılığı ile Sivil Toplum Kuruluşlarını, belde ve köy kahvelerini ziyaret ederek, halk tipi siyasetçi olduğunu gösteriyor. Lakin yaptıklarının doğru algılanabilmesi için CHP Merkezininde halk duyarlılıklarına açık olması gerekir. Bunun için kendisinin halk içinde ve sokakta yaptığı hiçbir çalışma adaylık sürecine katkı sağlamayacaktır. Çünkü CHPde aday halka sorulmaz, dayatılır!Aday adaylığı süreci demokratik bir yarıştır. Birinci kademede Aday Adayları birbirleri ile yarışır. Proje ve fikirlerini, kendilerini, önce parti delege, üye ve yöneticilerine anlatırlar, onları ikna etmeye çalışırlar. AKPde sürece halk ve seçmende dahilken, CHPde bırakın halkı kendi üye ve delegesi bile pay sahibi değildir.

Nasıl doğrumuymuş? İlk önce İbrahim Öz ilçe CHP’lilerine genel merkez tarafından dayatıldı. Çünkü ortada halk tabanlı bir değerlendirme yoktu. Sonra CHP ilçe teşkilatı kendi adayını Ramazan İsmail Uygur'u CHP Genel Merkezine dayattı? Burda sorarım size ‘Halk’ nerde? Bu arada son cümlede sunu ekleyeyim. İlçe teşkilatı Ramazan İsmail Uygur’a olan biat’ını Genel Merkezine rağmen fazlasıyla gerçekleştirdi. Filim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Aziz Kocaoğlu'nun çabalarıyla çevrildi. Ama sanmayın ki ömrü uzun! CHP hiyararşisi ve “Den(iz)okrasi” bunu kaldırmaz...
Cenk SARIGÖL

31 Ocak 2009

Torbalı Başkan Adaylığı ve CHP

İzmir - Torbalı Şehir Merkezi (Belediye Meydanı)
Torbalı Belediye Başkan Adaylığı Süreci

İbrahim İbişoğlu ve Mahmut Atilla Kaya'nın yani iki avukatın yarıştığı Torbalı Ak Parti Adaylık süreci üzerine yaptığımız analiz ve verdiğimiz bilgilere en çok CHP’liler tepki göstermişti. Hatta yazının baş aktörlerinden,
Akp A.Adayı Av. İbrahim İbişoğlu beyefendiden bile daha fazla..! Tarafsız olmadığımızdan tutunda, gazeteciye, kişiliğime yakışmadığına kadar hafifinden ağırına kadar. İsimsiz, imzasız mesajlar, elektronik postalar... Başka bazı yazılarımız taraf olabilir ama bu
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-akp-belediye-bakan-adayl-i.html yazılarımız birer analiz-eleştiri üzerine bina edilmişti. O yüzden haksızlık edilmesin. Diğer yandan ben sayın Mahmut Atilla Kaya’nın tarafı olduğumu zaten yazmış, açıklamış birisiyim. Peki bunu açıklamama rağmen eleştirmedim mi? Eleştirdim. Yerdim, tenkit ettim. Ederim ve etmeyede devam edeceğim. Kaya’nın sayın mevcut Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur’dan daha iyi bir belediye başkanı olacağını düşünüyorum... herşeyden önce benim için önemli olan Torbalı.

Mahmut Atilla Kaya ile birlikte yola çıktığımız, projelerini, planlarını bildiğim için böyle düşünüyorum. Fakat bu nihayi bir destek değil. Bunu çoğu kez her yanlışında eleştirerek, ortaya döktüm...CHP iktidarı benim nazarımda ilçenin başına gelen bir kötülüktür... Özellikle Ramazan İsmail Uygur başkanlığı belki kendisinden önceye göre iyidir ama bu kocaman bir fiyasko olduğu gerçeğini değiştirmez. Megolomanik ve narsisti yapılarla Torbalı yönetilmez, yönetilmemelidir. CHP adaylık süreci bugün akşam üzeri yarın en geç öğlen açıklanacaktır. Kim mi? Bu saatten sonra hiç önemli değil! Burnu sürtülen sürtüldü.

CHP ve CHP’liler “Biat Kültürü” hangi partide kılcal damarlara kadar sirayet etmiş gördüler! Chp adaylık sürecinde halkın, partilinin, delegenin hatta ilçe ve il yönetimlerinin yok sayıdığını, görmezden gelindiğini tek belirleyicinin CHP genel merkezi ve bir iki genel bşk. yardımcısının olduğunu müşaade ettiler. Ben yaptım oldu mantığı herkesin anlayacağı şekilde ortadadır. CHP’nin açıklayacağı aday kim olursa olsun artık sonuç değişmez. Tek kriterin genel merkezin ve başkan ve yardımcılarının iki dudağının arasında olan bir parti ne kadar demokrat olabilirki? Sonrada “bu halk neden Akp’ye oy veriyor” diye etraflarına bakıp, halka kızıyorlar. Bilinçli bilinçsiz demokrasi dışı güçlerden medet umuyor, meydanlara çıkıyorlar..!

Bugün Dr. İbrahim Öz veya Ramazan İsmail Uygur’un adaylığı açıklanabilir. Hatta şaşırmayın;
"Sedat Uzunbay"
çantadan çıkabilir. Nasıl olur? demeyin sakın, adını söylediğimiz kişi eski milletvekili Sedat Uzunbay, parti ise bahsettiğimiz CHP’dir. Sonuçta atamayla aday belirlenen bir parti sözünü ettiğimiz... Bana kalırsa CHP genel merkezi bu saatten sonra kendini aday açıklamak için sıkmasın, sıkışmasın, telaşlanmasın. Aday ismi yazmadan amblemle (6 ok) girsinler seçime... Chp kazanırsa adayı değil direkt belediye başkanını belirlerler! Böyle birşey olabilir mi? Demokratik bir partide aday adaylığı başvurusu yapmamış birisinin ismi (Sedat Uzunbay) kulislerde ciddi ciddi seslendirilebilir mi? CHPde oluyor. Neden? çünkü birisi, “ben olmazsam, Uzunbay seçimeli” dediği için gündeme düşüyor..!

Dr İbrahim Öz için Şunu belirtmeliyim ki; Eğer Chp tarzı bir politkacı olsaydı bu şartlarda kesinlikle adaydı. Dr. İbrahim Öz gerçek bir Sosyal Demokrat gibi siyaset yapıyor. Halkla politika üretmeye, vatandaş referanslı çıkışlar amaçlıyor. Lakin CHP’nin böyle olmadığını öğrendi veya anlamak üzere sanırım. İbrahim Öz yapı olarak uzlaşmacı, hoşgörülü, birleştirici, yapıcı bir kişilik. Siyasi grupların, çıkar çevrelerinin aralarında kıvrılan omurgasız bir siyaseti tercih etmiyor. Fakat bu özelliği ona siyasete atıldığı partide avantaj değildir. Doğruysa bile rakibini kötülemek için görüp, hatalarını aktarmaz, genel merkez üzerinden, halkın olmadı referanslar aramaması İbrahim Öz’ü siyaseten güçsüzleştiriyor. Türkiyede olduğu gibi Torbalıda da rakibini tekmelemeden yapılan yapıcı siyasete hazır değil, seçmende öyle ama değişiyor hep hizip, kavgada istemiyor seçmen. Eleştiri istiyor, yapıcı, yolsuzluk ve usülsüzlükleri ifşa edecek bir dil.

Dr. İbrahim Öz bundan 2.5 – 3 ay önceki büyük avantajını, işte en azından kulvardaki rakiplerinin yanlışlarını (ahlaken, maddeten, söylem ve icraat olarak ispatlanabilir) bile kullanmaktan hicap duyan birisi olarak oldukça düşürmüş durumdadır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Aziz Kocaoğlu’nun adaylığının kesinleşmesi ise aslında elini güçlendirmesi gerekirken, ismini öne çıkarması gerekirken, Chp tarzı siyaset yapmamasının tezahürü olarak, mini “Atom Karınca’ repliklerine kurban verildi.

Siz yinede umutsuz olmayın, Akp nasıl Ankarada Meliklerin! burnunu sürttüyse, Chp genel merkezide burun sürte sürte, kapı aşındırta aşındırta genel başkana biat etmeden adaylık vermez! Önce ep öpmeyi öğretirler, sonra paye verirler. Bu siyasetin ruhunda var. Torbalı kibirleri bundan kurtulamaz, kurtulamadı... Sevim Olgun gazetede “Bugün CHP Adayı açıklanacak” haberi yapmaktan en nihayeti kurtuluyor. (bu arada kaç haber oldu Sevim?) En nihayet hepimiz için hayırlısı, Torbalı için ne güzel olacaksa, kim daha başarılı olacaksa dileğimiz onun yönetime gelmesi... eğer Mahmut Atilla Kaya hayırlı olmayacaksa Rabbim onada koltuk nasip etmesin. Herkes hayırlısını dilesi! Taraf mı? Evet ben tarafım demokrasi, halk, Torbalı, İzmir, Türkiye, Müslümanlar ve insanlıktan taraf.


Cenk SARIGÖL

16 Ocak 2009

Mahmut Atilla Kaya Resmen Aday


M. A. Kaya

Resmen Aday


Ortalık bulandırmaya çalışan CHP zihniyeti ortaya neler atmıştı? Bizzat Torbalı CHP ilçe Bşk. Ertan Çelik kendi ağzından, “Akpde 6 aday var” dedi. Sonra ortalığa, “Akp seçim kaybetmiş aday adaylarını tekrar aday göstermeyecek!” Siyasetin ve seçmen davranışlarının nasıl değiştiğini okuyamayan, çağdaşlıktan uzaklaşıp, eski, köhne siyasetle varlığını devam etmeye çalışanların ilkesi gereği,“Kendi kulvarında en hızlı koşup, birinci gelmek yerine rakibini tekmelemeye çalışmak” şiarları olmuş. Sana ne rakip partinin aday adaylarından? Nasıl aday belirlediğinden? Sen önce kendi partinin tepeden inmeci aday belirleme yöntemini sorgulama demokratlığı gösterde görelim.

Chp Torbalıda sorun yok mu? O zaman Ramazan İsmail Uygur hastaneye düştüğünde neden post yarışına girip, içinizdekini dışarı çıkardınız? Uygur hastaneden ‘0 Km’ çıkınca suspus oldunuz? Türkiye demokrasisin geldiği noktada biryere gelmek için kişinin koltuktan düşmesi beklenmiyor! Düşürmek için kapalı tezgahlar yapılmaz, fırsat kollanmaz. Mertçe çıkar, ismini ortaya atar mücadele edersin...

Mahmut Atilla Kaya’nın Torbalı Ak Parti Belediye Başkan Adaylığı bugün resmen açıklanacak. Pazartesi günü sabah bizim haberimiz olmuştu. Hafta başında komisyon delege, üye, milletvekili, meclis üyeleri, il yönetimi, anket, mülakat sonuçlarını değerlendirdi ve kararını vermişti. Bugün sadece başbakan açıklayacak! Ben bunları yani Akp aday belirleme sürecini yazdığımda diğer aday adayı sayın İbrahim İbişoğlu normal karşılarken, CHPliler küplere binmişti. Çünkü onlarda biliyordu bu şartlar arandığında İbişoğlu’nun şansının zayıf olduğunu!
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-akp-belediye-bakan-adayl-i.html Akpde aday belirleme tepeden inmeci, CHP gibi “biz bunu aday yaptık, ey üyem, delegen ve halk buna oy verin” diktası gibi değildir. CHPde bırakın halkı, üyesini delegesi bile söz sahibi değildir aday belirlemede... Zaten tüzüğüne göre bir gecede genel bşk. inisiyatifi ile binlerce üyeyi silebilen ve yenisini kabul eden partiden başka birşey beklemek, doğasına aykırı olur...

NOT; Son CHP il kongresi öncesi,
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/aziz-uygur-uzunbypas.html Önder Sav’ın koordinasyonuyla İzmir merkez ve ilçelerde CHP Parti Tüzüğünün 12. maddesine dayanarak, binlerce üye düşürüldü ve yenileri eklendi. (Yılların CHP’lisi ve Deniz Baykal rahatsızı Emin Yıldız’ın üye olmadığını öğrenmesi ve gazetelere beyanat vermesi)


Cenk SARIGÖL

29 Aralık 2008

Torbalıda Siyasi Algılama


Torbalıda Siyasi Algılama


İki bölüm olarak neşrettiğimiz “Torbalıda Adaylık Süreci” başlıklı yazılarımız üzerine bize telefon ve mailler ile ulaşan okurlarıma ilk önce çok teşekkür ederim. Bana ulaşanların siyasi kimlik ve taraflarına göre yazıyı algılama farklılığından hayrete gark oldum. Anladım ki Torbalı Yerel Seçim atmosferine fazlasıyla girmiş. Kişiler politize olduğundan her yazının altında siyasi mesaj arayışlarına, kelimelerden mana çıkarma telaşına düşmüşler. O yüzden ne anlatmak istediğimi açıklamak farz oldu; “Torbalıda Adaylık Süreci” yazımızın (http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-akp-belediye-bakan-adayl-i.html ) Birinci Bölümünde bize iletilen ve Mahmut Atilla Kaya’nın adaylığının zayıf olduğunu kamuoyunda yaymaya çalışan CHP’lilerin zihinzel arka planını ve AKP Adaylık sürecini anlatmaya çalıştım. Bana göre böyle bir gerçek varsa ki buna gelen CHPli tepkilerinden kanaat getirdim artık. Bunun Atilla Kaya’nın aday olmasından biteviye korktukları şeklinde okunması gerektiğini, böyle durumda kazanma şanslarının olmadığını düşünmelerine bağlamıştım.

CHP’nin anti demokratik Aday belirleme sürecini ve AKP ile MHP’nin daha demokratik bir süreç işlettiklerini aktardım. Bazı CHP’liler Benim İbrahim İbişoğlu’na şans vermediğimi yazdığım sanrısına kapılmış. (Kİ ONLARA NEYSE!!!) Hayır böyle birşey yok. Ben sadece AKP Aday belirlemede parti yöneticilerinin değerlendireceği kriterleri yazdım. Sanırım bu arkadaşlar, saydığımız Kriterleri görüp, “Bu değerlendirme yapısıyla İbrahim İbişoğlu zor aday olur” düşüncesine kapılıp, sanki bu kriterleri ben koymuşum gibi bana laf anlatmaya kalkıyorlar. Bu arada sakın CHP’liler “Biz AKP’nin iç işlerine karşmayız. Böyle şeylerin içinde olmayız” demesinler. Çünkü “Akp de Atilla Kaya dışında 6 aday daha var” açıklamasını bizzat Torbalı CHP’nin kafa yöneticidsi yani İlçe Başkanı Ertan Çelik üstüne vazife alarak, yaptı.

CHP’liler olayı böyle algılarken, yazının bizzat tarafı olan AKP’nin diğer Aday Adayı İbrahim İbişoğlu yazımızı öyle algılamamıştı. (CHP’liler kraldan fazla kralcı mı ne? AKP’nin demokratlık sorunu onlara kalmış!) Sayın İbişoğlu bizi aradı ve tam 1 saat 17 dakika telefonla görüştük. Öncelikle İbişoğlu’na nezaketinden ve bir yazarı bilgilendirme hassasiyetinden dolayı tebrik ederim. Genel hatlarıyla İbrahim Bey bize çalışmalarından, bize aktarıldığı gibi kendisinin adaylığını destekleyenlerin sadece CHP’lilerden müteşekkik olmadığını söyledi. CHP seçmeni arasında kendisine destek vereceklerin çıkabileceğini söyledi. Elbette CHP seçmenleri arasında Ramazan İsmail Uygur’un icraatlarını ve yönetim tarzını beğenmeyenlerin olması normaldir. Kendisine parti içinden destek verenlerin olduğunun gözardı edilmemesinin gerektiğini aktardı. Bazı nezaketsiz durumlardan bahsetti. Ben inanmak istemedim. Doğru olmadığını umuyorum..!

İbrahim İbişoğlu bize en çokta adaylık süreci boyunca isminin ilk kez Büyük Torbalı Gazetesinde geçmesine vesile olduğumuz için teşekkür etti. Böyle bir sansür varmı bilmiyorum! Hatta büyük bir iddiada bulundu. Ben bunları yazarsam yayınlanmayacağını söyledi! Gazetenin haber yönetimini bilmem ama bir kere bizim köşeye dokunulsun cıngar çıkarırım. Zaten böyle bir şey şimdiye kadar okurlarımdan gelenlere yapıldı ama benim yazıma yapılmadı. Okurlardan geleni ben yayınladım. Gerisi Büyük Torbalı’yı bağlar. Sonuçta ben hiçbir mahkememe Büyük Torbalı’yı muhatap kılmadım. Kendi ipimi kendim çekerim. Herkesin demokratlığı, saygınlığı kendine...İlgili yazımızın ikinci bölümünde (
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-ak-parti-adayl-ii.html ) Asıl adaylık süreci halktan gizli ve problemli olan partinin CHP olduğunu aktardım. CHP kulis partisidir. Halkın, CHP üyesi ve delegesinin adaylık sürecinde dahli yoktur! CHP Belediye Başkan A. Adayı İbrahim Öz bu yüzden atını demokratik teamüller içinde doğru, CHP içinde yanlış sürüyor. İsminden başka “Halk” ilişikliği kalmamış CHPde İbrahim Öz olanca sıcaklığı ve halkçılığı ile Sivil Toplum Kuruluşlarını, belde ve köy kahvelerini ziyaret ederek, halk tipi siyasetçi olduğunu gösteriyor. Lakin yaptıklarının doğru algılanabilmesi için CHP Merkezininde halk duyarlılıklarına açık olması gerekir. Bunun için kendisinin halk içinde ve sokakta yaptığı hiçbir çalışma adaylık sürecine katkı sağlamayacaktır. Çünkü CHPde aday halka sorulmaz, dayatılır!

Aday adaylığı süreci demokratik bir yarıştır. Birinci kademede Aday Adayları birbirleri ile yarışır. Proje ve fikirlerini, kendilerini, önce parti delege, üye ve yöneticilerine anlatırlar, onları ikna etmeye çalışırlar. AKPde sürece halk ve seçmende dahilken, CHPde bırakın halkı kendi üye ve delegesi bile pay sahibi değildir.Bizim yazılarımızı CHP’liler farklı, AKPliler farklı farklı İbrahim İbişoğlu farklı anlamış. Bu durum aklıma Darbaleriyle ünlü bir Latin Amerika Fıkrasını getirdi;

“Habishaneye yeni bir mahkum getirilmiştir. Hücre arkadaşı sorar,

-Hayrola niçin tutuklandın?

-Yaşasın Carlos diye sokakta bağırdığım için..!
Aradan bir süre geçer hücreye yeni birisini getirirler. Aynı soru onada sorulur ve cevabı şöyle verir,

-Kahrolsun Carlos.. diye slogan atmak..!
Bir ay kadar sonra temiz, üniformalı birisi düşer hücreye, aynı soru onada sorulur.
-Kardeş yüksek ricalden birisin galiba sen neden buradasın?
-Ben Carlos’um!

Sözün Kısası, Bu algılama şekli devam ederse galiba biz mahkum olacağız!!!



Cenk SARIGÖL

24 Aralık 2008

Torbalı Ak Parti Adaylığı II.

I. Bölüm'üOkumak için Bknz. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-akp-belediye-bakan-adayl-i.html

Torbalı Ak Parti Adaylığı II.

Torbalı CHP Belediye Başkan Adaylığı için iki isim var. Dr. İbrahim Öz ve mevcut başkan Ramazan İsmail Uygur. Bana gelen telefonlardan Ak Parti adaylık sürecinin çok renkli geçtiğini görmesemde anlayabiliyorum. Ak adaylar sokakta halka, seçmene, delegeye, ilçe yönetimine kendini ve projelerini anlatma telaşında...

Peki CHP? Çok cılız değil mi? Çünkü CHP adaylık süreci genel merkezin, il binasının içinde döner. Kulis yapacaksın. Halk en son. CHP genel merkezi “bu bizim adayımız” deyip, adayını dayattıktan sonra gelir halktan oy isterler. Bu adaylık süreci, halkı, partilisini dışarda tutatan, ilkel, anti demokratik bir yapıdır. Esasında asıl sorun CHP adaylıklarında yaşanıyor. Fakat halk bu kulislerin dışında olduğundan partililer az, halk ise haberdar olmaz. Oysa daha önceki bazı yazılarımızda Aziz Kocaoğlu'nun neden aday yapılmıyacağını
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/aziz-uygur-uzunbypas.html yazdık. Aynı şekilde Ramazan İsmail Uygur’un neden tekrar aday gösterilme ihtimalinin İbrahim Öz’e nazaran düşük olduğunuda http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/ismail-uygur-ve-sedat-uzunbay-kal.html açıklayarak belirtmiştik. isterseniz Uygur’un neden İbrahim Öz karşısında adaylık şansını düşük gördüğümü, adaylığını etkilkeyecek etkenleri tekrar yazalım;
-Ramazan İsmail Uygur’un sağlık durumu. (Allah geçinden versin Piriştina’nın ölümü ile sıkıntılı bir süreç yaşanmıştı)
-Ramazan İsmail Uygur ve Sedat Uzunbay’ın kazandık sandıkları Selçuk Ayhan’ın il başkanı seçilme sürecinde aslında genel merkezde gözden düşenler listesine eklenmeleri... (Hatırlayın, Sedat Uzunbay PM’den çıkarılmış, Selçuk Ayhan’a destek veren milletvekillerinden Bülent Batarılı dışındakilerin hiçbiri bırakın seçilmeyecek yeri listeye bile alınmamıştı)
-Şimdiki il başkanı Kemal Karataş, Alaattin Yüksel’in görevden alınmasından sonraki ilk il kurultayında İsmail Uygur’un desteklediği Selçuk Ayhan’ın rakibi Ekrem Bulgun’u desteklemişti.
-İsmail Uygur ve Sedat Uzunbay tamda Bülent Ersoy’un Deniz Baykal’ı “Rüşvet İstemekle” suçladığı ve mahkemelik oldukları dönemde (Baykal’ın onaylamadığını düşündüğüm eşcinsel ilişkiler) ilişkisindeki partnerine saçma desteği ile tv. Ekranlarına yansıdılar. Daha sonrasında ise İzmir – Çeşme ilçesinde nikahlarını kıydı.
-Yeni açtığı meydanda Atatürk’ün heykelinin yanına kendi ve eşinin heykelini kondurmak gibi bir ucube anlayış sergilemesi...

Bunlar ilk akla gelen ve silerinde rahatça hatırlayacağınız sebepler. Farkedileceği gibi saydıklarımızın çoğu genel merkez ve il yönetimi ilişikli sebepler. Burdanda anlaşılacağı üzere “Halk” bu işin içinde henüz yok. Yani Ak Parti adaylık süreciyle kıyas edilemeyecek, halktan uzak bir silsile...

Şunu söylemek isterim ki, İsmail Uygur cephesinin bu tip dedikoduları yaymasının sebebi, kendilerince Atilla Kaya’nın adaylığından biteviye korkmalarıdır. Bu öyle bir kaybetme korkusu ki, hayat memat meselesi olarak görüyorlar! Sanırım bu dedikoduların altında yatan zihinsel korkuları şu;
Ak Parti Atilla Kaya ile seçime giderse zaten kaybedeceğiz. O zaman İsmail aday olsa ne olur, İbrahim olsa ne? Öyleyse birinci önceliğimiz Atilla Kaya’nın aday olmasının önüne geçmektir.
5 yıldır ilçeyi yöneten partinin icraatlarıyla değil, dedikodularla siyaset yapması ne kadar büyük bir acz göstergesidir. Dikkat ederseniz burada kendi görüşlerimi serdetmedim. Chp ve Akp adaylık süreçlerini, Torbalı Chp deki düşünce yapısının perde gerisini analiz etmeye çalıştım. Herkes aday adaylığını doyasıya yaşasın. Ama Torbalı Chp propogandacılarına tavsiyem, Eğer Mahmut Atilla Kaya’nın aday olmasını engellemek için birşeyler yapmak istiyorsanız. Kahvede tanımadığınız biri size siyaset sorarsa Akpli gibi davranın ve Kaya dışındaki adayların şansını yüksek gördüğünüzü söyleyin. Hele karşınıza ankatör çıkarsa bunu hiç unutmayın. Sakın yüksünmeyin! Çünkü nasılsa Chp’nin böyle şeylerle işi olmaz’ gelenler muhakkak Akp yönlendirmesidir. Belki Atilla Kaya’nın adaylığını engellersinizde sonra kendi adaylığınızı düşünmeye başlarsınız...


Cenk SARIGÖL

23 Aralık 2008

Torbalı Akp Belediye Başkan Adaylığı I.


Ak Parti Adaylığı

Okurlarımın özellikle Ak Partili olanlarından epey bir telefon aldıktan sonra bu yazıya karar verdim. Bana genelde şunları soruyorlar;
-
Mahmut Atilla Kaya’nın aday olmama ihtimali var mı?

- İbrahim İbişoğlu Aday olabilir mi?

- Ak Parti bir defa seçim kaybetmiş adayı tekrar aday göstermeyecekmiş! Doğru mu?

Ankarada bulunmamız sebebiyle bu tip sorulara doğru bilgilerle cevap verebileceğimiz düşünülüyor! Bana iletilenlerden anladığım kadarı ile Torbalı CHP teşkilatı oraganize şekilde muhtemelen daha zayıf ve karşısında kazanma şansı gördükleri İbrahim İbişoğlu’nun adaylığını kamuoyunda propoganda ediyorlar. Tersten bakarsak, Mahmut Atilla Kaya’nın adaylığından korkuyor ya da aday olarak Mahmut Atilla Kaya’nın karşılarına çıkmasını kaybetmekle eşdeğer görüyorlar! Torbalı CHP işi güçü bırakmış, Ak Partinin aday adayları arasında muhtemel tercihlerini, gönüllerinden geçeni öne çıkarmak, güçlü gördüklerini gözden düşürüp, kafa karıştırmak için dedikodu yapmaya başlamış. Aslında durum Ak Partililerin kafasını karıştırmasından çok gözünün sevinçle parlamasına vesile olmalıdır. Rakibiniz işini sizin adaylarınıza endekslemişse zaten kazanma şansını az gördüğündendir.

Yukarıda saydığımız soruların cevaplarına gelince, öyle kaynak bilgim olmamakla birlikte Ak Parti aday belirleme sürecinin nasıl işlediğinden haberdarız. Torbalı CHP’nin tutumu, çok kullandığımız “Kişi Kendinden Bilir” sözüne çuk diye oturur. CHP, Ak Parti Aday belirleme sürecinin kendinde olduğu gibi anti demokratik ve halktan uzak işlediği zannıyla böyle saçma bir iddia ile ortalığı sulandırmaya, bulandırmaya çalışmaktadır. Bunu 22 Temmuz 2007 de yapılan son genel seçimler öncesi İzmir Milletvekillerinin belirlenmesinde gördük. Deniz baykal'ın görevden aldığı Alaattin Yüksel yerine Ekrem Bulgun atanmış, ve ardından yapılan ilk il kongresinde Ekrem Bulgun'un rakibi Selçuk Ayhan'ı destekleyen CHP İzmir Milletvekillerinden birisi hariç kendilerine listelerde yer dahi bulamamıştı. Bknz. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/10/aizi-kocaolu-tekrar-aday.html Ak Parti öyle CHP de olduğu gibi üyelerin bir gecede silinebildiği, binlerce yeni üye kaydı yapılabilen, karar alma süreçleri halk ve partilisinden uzak yürütülen bir parti değil. Hele parti tüzüğünde bu yönde genel başkanına despotik olabilme hakkı verecek madde hiç yoktur. Bu işleyiş ve yöntem tarzına en yakın parti MHP’dir.


Ak Partide day Belirleme Süreci

Aday adayları ilçe ve il yönetimlerine hiçbir kayırma ve baskı oluşmadan belirlenmesi esas alındığından, parti ana yönetim kadrosunun istifası gereklidir. Bununla da yetinilmemiş, il, ilçe başkanlarının birinci derece akrabalarının adaylıklarının önü tüzükle kesilmiştir. Amaç partinin aynı kişilerin güçünü pekiştiren, hegomanyasına giren, küçük saltanatların önüne geçmektir. Adaylık süreci Genel Merkezde oluşturulan komisyon tarafından toplanan verilerin puanlaması, Temaül yoklamaları ve aday mulakatları sonrası biter. Nedir bu veriler;

-Delegelere sorulması, en az delege sayısı kadar üyeye sorulması,
-İl / İlçe yönetimleri eğilimi,
-Varsa Belediye meclis üyelerinin görüşleri,
-İlçe ise İl ana kademe yönetim kurulu üyelerinin eğilimleri ve ilgili ilçeden sorumlu yöneticilerin görüşleri,
-İl milletvekillerinin görüş, öneri ve eğilimleri,
-En az iki ayrı kamuoyu araştırması veya anketin sonuçları (yani sokaktaki vatandaş)
-Genel Merkezde yapılan mülakatta adayların sunumları, projeleri, kendilerini ifade yetenekleri, hitabetleri, eğitim, sosyal konum ve yaşantılarının değerlendirilir. Hatta buna aday adaylarına yöneltilen “siz aday olamazsanız parti kimle seçim kazanır?
” sorusu dahildir.

Tüm bu koşullara verilen puanlar toplanır ve öne çıkan aday adayı ilan edilir.
Torbalı CHP, Akp aday belirleme sürecini kendisi gibi bildiğinden böyle saçma bir dedikoduyu yayma aczine düşmüş. CHP isminden başka ‘Halk’ ilişikliği ve bırakın halka kendi üyesine güvensiz bir partidir. Bir kulis ve bürokrat partisidir. Faşist dedikleri MHP’nin tırnağı tiynetinde demokratik bir işleyişe sahip değildir!


Yazının devamı için; http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-ak-parti-adayl-ii.html
"Torbalı Akp Belediye Başkan Adaylığı II."


Cenk SARIGÖL

29 Mart 2008

Beldeler Mahalle Olunca


Son ayların gündemi 10 yıllardır beledilik olan ve kendi yöneticilerini seçen beldelerin parçalı mahalle olarak, bağlı bulundukları ilçe belediyelerine bağlanmaları oldu. Beldelere yakın, kimi zaman oldukça uzak köylerin bile en yakın beldeye bağlanmasını üzerinden bir yerek seçim geçmeden AKP’nin beldeleride kaldırarak, yeni düzenlemeye gitmesi tam anlaşılabilmiş değil. Katıksız AKP karşıtlarına göre sebep; “iktidar partisinin yerel seçimlerde yaşayacağı bozguna mazeret üretmek yada oyunu korumak için yaptığı siyesi bir düzenleme.” Fakat bu kronik AKP karşıtları, düzenlemenin nasıl AKP hanesine oy olarak devşirileceğini açıklamakta aciz kalıyor.

Örneğin hemen hemen tarihinde ilk kez sağ bir partiye geçen İstanbul Küçükçekmece Belediyesi bölünecek, Başakşehir ayrı bir ilçe ve belediye olacak. Oysa AKP ve Milli Görüş kökenli belediyelerin kurduğu bir uydu kent olan Başakşehir sayesinde K.çekmece Belediyesi AKP’li olmuştu. Şimdi bölününce muhtemelen CHP’li olacaktır. Aynı şey Gaziemir ve Karabağlar örneğindede görülebilir. Yani bu düzenlemelerle AKP’nin daha fazla belediye kazanacağını iddia etmek gülünç olur. Belki “kaybedeceği belediye sayısına mazeret bulması için sebep oluşturdu” diyeceklere katılabilirim. Ama AKP’nin önemli oranda belediye başkanlığını kaybedeceğini gösteren hiçbir veri olmadığınıda söyleyelim.

2004 yerel seçimlerimleri öncesi bir savım vardı. O gün savunduğum bu iddaları şuan 2009 yılında olması muhtemel yerel seçimler içinde savunuyorum; “Tek başına büyük meclis çoğunluğuna sahip iktidarlar için fazla belediye almak yüktür. Yürütmeyi oyalayan, icraatları, hedefleri, planlamaları zorlayan bir yapı doğurur.” Aksi görüşü ileri süreceklerinde haklı delilleri olacaktır ama benim görüşüm bu yönde.. AKP 2004 yerel seçimlerinde kendinden korktu! Türkiye Belediyelerinin %65’ini almak en büyük korkusu oldu. Bu yüzden yerel seçimlere fazla asılmadı! Ama rüzgar ister istemez kendilerine %45’lik bir başarı getirdi. Çok belediye almak demek, muhafaza edeceğiniz, koruyacağınız, kaybetmemek için çaba harcayacağınız alanın genişlemesi demek. Partiniz menşeili belediyelerin size ulaşması daha kolay olacaktır. Size sorun ve çözüm için ulaşma kanalları fazla olacaktır. 5-10 belediye başkanı kol kola verip, kapınızda bekleyecek, türlü talepler iletecektir. Hele bu belediyelerin istekleri reel ekonomik geri dönüşü olmayacak taleplerden oluşuyorsa işiniz zor. Gelirleri bırakın yatırım yapmayı, giderlerini karşılamayan belediyeler direkt icra makamının bütçe, yatırım planlarını sekteye uğratacak yapılar olarak görülür.

AKP iktidarının aynı şekilde yerel seçimlerde oyunu arttırmaktan ziyade muhafaza ederek çıkmak amaçı olduğunu tahmin ediyorum. Düşünsenize yıllardır belediye ile yönetilen yerleşkeleri siz bir kanunla mahalleye çeviriyorsunuz. Budurum doğal olarak ciddi bir tepki doğuracaktır. Bu tepki oyların AKP dışı partilere yönelmesini getirecektir. Bir yasayı topyekün iyi yada kötü olarak değerlendirmek yanlıştır. Bu beldelerin kapatılması ile oluşacak avantajlar olduğu gibi zorluklarda olacaktır. Öncelikle insanlar psikolojik olarak kendilerini bir mahalleli olarak görmek istemeyecekler. Zaten oda tam net değil. Söz gelimi Çaybaşı bir mahallemi olacak? Yoksa varolan mahalleler mevcudiyetini koruyarak, (Şehitler, Karşıyaka, Pamukyazı, Eğerci vs.) ‘Çaybaşı’, ‘Yazıbaşı’, ‘Ayrancılar’ vs. semt adı olarak mı varlıklarını sürdürecekler? İnsanlar bilinmeyenden, kontrol edip, tanıdıklarını sandıkları yapının büyüyerek kontrolleri dışına çıkacağından korkar. Şimdi belediyeleri ortadan kalkacak olan belde sakinleride bu değişikliğin ne getireceğini bilmedikleri için korkuyor. Emlak vergisi, inşaat ruhsatı, tadilat izni, çoğu hala tarımla uğraştığı için koruma parası gibi şuan kolayca hallettikleri işlerin işleyişinin nasıl olacağını bilmemek sakinleri ürkütüyor.daha büyük ve güçlü belediyeye bağlanmanın elbette birçok avantajları olacak.

Yıllardır belde belediyelerde yapılamayan, tamamlanamayan yüksek bütçe gerektiren alt yapı sorunları kısa vadede çözülecektir. Asfaltsız, kanalizasyonsuz sokak, kaldırımsız, düzensiz (gereğinden fazla) yapılardan oluşan cadedelerde düzenleme yapılması çok kolay olacaktır. Siyasi kayırma, adam kollama, seçim kırgınlıkları azalacaktır. Buna mukabil, su patlağının onarılması, yolda oluşan çukurun kapanması, belediye mevzuatına aykırı işlerde yolunu bulmak, cezadan kurtulmak, ek bina yapmak, yeni kat çıkmak, sondaj vurmak, kapısını çalıp belediye başkanından özel yada tüzel talepte bulunmak çok zorlaşacak. Yani yaşayışı kasabalı, ama otoritenin şehirli gibi davranmasını istediği bir garabet meydana çıkacaktır.

Torbalı Belediye Başkanlığı konusunda fikir yürütmek, tahminde bulunmak artık zor. Korku insanları en iyi kanalize eden içgüdüdür. Bunu ise ülkemizde en iyi CHP yapıyor. Bakın insanların kalbine korku salmak, korku enjekte etmekten başka önerileri var mı? Yerel seçimlerde CHP bunun üzerinden yani korkular üzerinden kendisine oy devşirmeye çalışacaktır. Yerel Seçimin en güçlü partisi AKP ve adayı kesinleşti gözüyle bakılan Mahmut Atilla Kaya’ydı. Ama bu pilav daha çok su kaldırır. AKP bence bilerek ve isteyerek CHP’ye en iyi kullanacağını bildiği silahı hediye etti. “Korku ve Siyaset” üzerine iyi bir deneyime hazırlanın. Hiçbirşey eski hesaplarla olmayacak.
Allah(cc) Yar ve Yardımcımız Olsun...

Cenk SARIGÖL