oda seçimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oda seçimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2009

Torbalı Ticaret Odasında Yeni Dönem

İzmir - Torbalı, Torbalı Mahallesi Tren Garı
Torbalı Ticaret Odasında Yeni Dönem



Öncelikle Torbalı Ticaret Odasının yeni yönetimini kutlar, en içten duygularımla başarılar diler ve ilçemiz ve iş dünyası için hayırlı olmasını temenni ederim. Geçen hafta içi dâhil 8 günlük Torbalı tatilim bitti geri döndüm. Bu süre içinde Torbalı Ticaret Odası Seçiminden önceki son 3 gününü, Torbalı AKP’nin listelerinin tamamlanma aşamasını, partilerin aday ve meclis üyelerinin ilçe seçim kuruluna teslimini görme imkânımız oldu.

Torbalı Ticaret Odasında beklenen oldu. Seçim sabahı Torbalı Ticaret Odasının önüne geldiğimde veya çarşıda görenler sık sık benden tahmin istediler. Mesela aklımda kalan isimler şunlar;
Emre Tezcan, Ayhan Atak, Selman Günaydın, İbrahim Canıdar, Sevim Olgun, Aydın Mimaroğlu, Alaattin Sagun, Seyit İnanç, Ruhi Gülercan, Gürkan Ekici, Süleyman Altıparmak, Bekir Söyler, H. Semih Kılınç, Vahap Aras, Sefa Yılmaz, Şaban Tepedelen, Mehmet Kaya… (hatırlayamadığım arkadaşlardan özür dilerim)

Cevabım hep şöyle oldu;
Değişim Grup 6’ta kesin çıkar, 4 grup Hizmet Grubun garanti. Geri kalan 2 grup ortada! İhtimaller 7-3, 8-4, 6-6. Yani Değişim Grubun kaybetme ihtimali yok. En fazla berabere kalır
ve seçim tamamlandığında ilk arayan Selman Günaydın oldu;
Abi tam isabet! Şu yerel seçim sonucu ne olur?” diye de takıldı.

Seçimden sonra, "Başkan ve meclis başkanı kimler olacak?" sorularına verdiğim cevap olan, Behçet Çınar’ın Oda Başkanı, Vahap Olgun’un Meclis Başkanlığı tahminimde 12’yi bulmuştu. Seçim 7-3 Değişim Grup tarafından kazanılmış ve bizim tahminiz “2 grup ortada” söylemiyle bile gerçeklik kazanarak, 6. Meslek Grubu olan Tarım ve Hayvancılık 49’ar eşit oy alarak kazanan oylamayla belirlenirken 11 ve 12. gruplarda birbirine yakın sonuçlar alınmıştı. Şimdi kimse,
Sen TOGİAD ile zaten bu gruba yakınsın, Behçet Çınar da akraban, Vahap, Davut Kırşan, Aydın Mimaroğlu vb birçok arkadaşın grupta. Muzaffer Sekban artık köylün sana aktarılanları tahmin diye satma!” demeye kalkmasın. Torbalı Ticaret Odasında aday olan hiç kimse ile bu konuda ne görüşmem oldu nede bilgi aldım.

Bir önceki seçimde gruplar ve aktörlere daha yakındım (Muzaffer Sekban’ı ve şimdi birçoğu Değişim Grup içinde yer alanları destekliyor ve seçimle direkt ilgileniyordum). Seçimden önceki akşam arkadaşım Mahmut Atilla Kaya ile grup listeleri üzerinden iddiaya girmiş ve tahminimde yine yanılmamıştım. Atilla Kaya ondan sonra birçok kez yemek ısmarlasa bile “Bu Ticaret Odası’nın iddiasının yemeği” diye masaya hiç oturmadık. Benimde aklıma gelmişken bu borcu hatırlatmış olayım! Hem de üzerinden 4 yıl sonra…

Bu seçimin kaybedeni kim? Deseniz kesinlikle Ramazan İsmail Uygur ve hemen ardındakiler demek yerinde olur. Torbalı CHP’li başkanlar tam kadro sandık bekçiliği yaptılar. Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur, Subaşı Belediye Başkanı Erkan Zeylan, Yazıbaşı Belediye Başkanı İbrahim Cinkılıç seçim sonuna kadar sandıkların başını bekledi! Sanırsınız ki seçim gözlemcisi beyefendiler. Gerçekten çok enteresan iş doğrusu acaba bu belediye başkanlarımızı Torbalı Ticaret Odası seçiminin yapıldığı gün kurumlarından izinli miydiler? Bütün gün mesailerini (Seçim pazartesi günü olduğuna göre işlerinin başında olmaları gerekiyordu) sandık başında geçirdiklerine göre izin almaları gerekmez mi? Yoksa aldıkları para haram değil mi? Sen makamında olsan veya beldenin, ilçenin bir işini takip etsen vatandaşının işini gördüğün için sorun olmaz. Ama siz mesainizi Torbalı Ticaret Odası seçim sandıklarının başında tamamlamışsanız ve o gün izinli değilde maaşınıza eklenen bir günse haramzede sınıfına terfi edersiniz. Umarım birde sandık görevlisi diye para almamışsınızdır. Korkarım katmerleşir yaptığınız.
Torbalıda 8 gün kaldım elbette yerel seçim konusunda da çok kişi tahminlerimi merak etti ve sordu. Belediye meclis üyesi listelerini görünce tahminlerimde küçük değişiklikler yaptım. Bence 56 bin civarında oy kullanılır. Kazanacak parti ve adayın adı “A” harfiyle başlıyor! En az 3500 oy fark bekliyorum. Bakalım göreceğiz. Siz unutsanız bile ben size nasılsa hatırlatırım.

Büyük Vatan Şairi Namık Kemal Hürriyet Kasidesi”nde,

“…Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvetmend
(iyiliksever) olan mazluma el çekmez ianetten (yardım üzere)…
Ne mümkün zulm ile, bidâd (adaletsizlik)ile imhayı hürriyet Çalış, idraki (düşünce, kavramak) kaldır muktedirsen (gücün yeterse) ademiyetten (insanlıktan)
Ne efsunkâr (üfürükçü) imişsin âh ey didârı hürriyet (özgürlüğün yüzü)
Esiri aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten” der.


Cenk SARIGÖL

14 Şubat 2009

Torbalılı Sanayiciyi Ticaret Odasıyla Tanıştırın

İzmir - Torbalı Krokisi
Torbalılı Sanayiciyi Önce Odasıyla Tanıştırın
Değişim Grup üyeleri; Hasan YIlmaz,
Adnan Yaşar Görmez, Behçet Çınar ve Vahap Olgun

Değişim Grup” ismiyle Torbalı Ticaret Odasına ekip çıkaran arkadaşlarımız ve “Hizmet Grubu” adıyla yeni ekibiyle tekrar başkanlığa aday olan Sayın Muzaffer Sekban ve arkadaşlarımız bugün yarışacaklar. Seçim sonucunun ilçemiz ve halkına hayırlar getirmesini dilerim. Değişim Grup’un geçen Cuma günü gazetemizde bir açıklaması vardı;

TORBALI'DA 650 fabrika var. Bu fabrikalar ilçemiz için bir zenginlik. Ama esnafımız ve halkımız ve fabrikaların nimetlerinden faydalanamıyor. Sanayici esnafımız tanımıyor, esnafımız sanayici ile alış veriş yapamıyor. Torbalı insanı fabrikalarımızda çalışamıyor. Fabrikalarımızda aradığı vasıflı elemanı bulamıyor. Torbalı Ticaret Odası olarak sanayici ile esnafı buluşturup alış veriş sağlayacağız. Bu yolla ilçe insanımız zenginleşecek. Mevcut halimiz ile hazinenin üzerinde oturan sefil çiftçiyi andırıyor. Burnumuzun dibinde yüzlerce fabrika var ama bunların nimetlerinden faydalanamıyoruz.

Tespitlerin çoğu doğru… Tespitlerin doğru olması çok önemli, zira eksik ve yanlışları doğru tespit edemezseniz bu ilk düğmesi yanlış iliklenen gömlek gibi gider. Çok çalışır, yorulur, vakit harcar ama iş bitti diye geriye baktığınızda bir yığın inciri berbat ettiğinizi görürsünüz.


Yeni Torbalı Ticaret Odası yönetimine âcizane tespitlerimizi belirtelim;



  1. Ticaret Odaları yapı itibariyle, Esnaf Odalarının bir gömlek büyüğüdür. Kimse itiraz etmesin, biraz büyük esnaf veya şirketleşmiş esnaflardır. Sanayici ve Büyük Esnafın birlikteliği aslında sıkıntılıdır da…
    Bugüne kadar sanayicimizin, o açıklamada belirtilen 650 fabrika sahibinin Torbalı Ticaret Odasına temsili bırakın, buna hevesli ve tenezzül etmiyor olmasında odamızın ilgisizliği kadar bu gizli ayrışmanın etkisi görmezden gelinemez.
    Torbalı Ticaret Odamız, Değişim Grup’un belirttiği, sanayici ile esnafı buluşturmadan önce Torbalı Ticaret Odası ile Torbalılı Sanayiciyi buluşturmalıdır. Daha odanın yolunu bilmeyen insanları esnafla buluşturmaya kalkarsan ‘Geceler Şenlenir, Renklenir, Aydınlanır’ ama sadece elektrik sarfiyatı artar o kadar! Örneklerini gördük çünkü… Bu buluşmada en azından orta ve üzeri çaptaki sanayicinin yönetime dâhil edilmesiyle gerçekleşebilir.
    Hiçbir büyük ve orta ölçekli sanayici merkezdeki 3–5 esnafın yönetim kurulunu oluşturduğu ve politikasını belirlediği Ticaret Odası kapısında durmayı istemez. Yani onlar gelmeyecektir! Siz gideceksiniz onlara, şefaatle gideceksiniz bir kez bekleyeceksiniz. Sizde Torbalıda ki sanayiciye proje, çıkar, kar, üretim artışı, kalite odaklı öneriler ve fırsatlar sunmalısınız ki oda sizden gelecek taleplere olumlu yaklaşsın. Yoksa adam durmadan kendisinin amiri gibi yaklaşacak, istekleri bitmeyen bir yere gitmek istenmez. O yüzden Torbalı Ticaret Odası sanayiciyle buluşurken, hızla içinden kulağını geçecek Torbalı Sanayi Odası’nı çıkarmayı bilmelidir. Esnafla buluşma elbette, lakin Torbalılı Sanayici önce Torbalı Ticaret Odasının yerini öğrensin, Torbalı merkezine girmeye alışsın.


  2. Yıllardır ‘Torbalı'ya sanayi gelsin de nasıl gelirse gelsin’ anlayışı artık son bulmalıdır. Bu anlayış aynı zamanda Torbalı Belediyemiz içinde geçerlidir. Yıllardır kuzuya saldıran aç kurtlar gibi ilçemizi dolduran fabrikaların aslında gerekli alt yapısı olmayan İlçemizi yağmaladığını, insanımıza faydası olmadığını gördük. Mevcuttan yararlanamıyorken, yenisi niye? (bahsettiğimiz Torbalı Kabacakırı Organize Sanayi Bölgesi).
    Üstelik ilçemizdeki kalifiye elaman fakirliği sonucu, fabrikalar bu ihtiyaçlarını Torbalı dışından sağladıkları için ülke ortalamasının çok çok üstünde göç aldık. Göç sosyal kopmaları, kültürel dağılmaları, sefaleti, düzensizliği, kırılganlıkları beraberinde getirdi.
    15 sene önce ‘Torbalı’ denilince herkes ‘Torbalı Mahallesi’ anlardı. Bugün ‘Tepeköy’ deseniz ilçenin yarısı bunu ‘Tepeköy Mahallesi’ olarak algılar ki bu mevcut kültürel kodların ilçemize yeni katılan, göçle gelen hemşerilerimizin merkeze yabancılığını ispatlar. Evet, Torbalı'yasanayi gelmeye devam etsin ama eskisi gibi “Fetrek Çayı’”na yakın boş bulduğu arazi alanın fabrika diktiği, atığını bir boruyla çayımıza boca eden kolaycılıktan ve basitlikten çıkmalıyız. Fabrika çatısından önce alt yapısını, atık tesisini, arıtmasını yapmalıdır.

Cenk SARIGÖL

30 Ocak 2009

Torbalı Kabacakırı OSB Bilgi Notları

Torbalı Kabacakırı Organize Sanayi Bölgesine Karşı Çıkan Ahmetli Köyü Muhtarı Veli Koç, OSB için istimlak edilen arazilerin köylülerden alınmasına ve Metropolis havzasına OSB kurulmasına karşı çıkıyor.


Kabacakırı OSB Bilgi Notları
Torbalı Kabacakırı OSB kosunda bunca yazmamıza bazı bilgileri okurlarımızla paylaşmamızdan kaynaklanan anlatamama sıkıntısı çekiyoruz. Bunun için Kabaçakırı OSB ile ilgili elimizdeki bir kısım bilgiyi okurlara summakta çok fayda var. Zararın neresinden dönersek kardır.!

Torbalı Kabacakırı OSB Yer Seçimi (08.12.1998) tarihinde 260 hektarlık OSB Alanı olarak önerilen bölge ilk etapta yaklaşık 700.000 m2 ( 70 hektar) olarak tescil edildi. Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Torbalı Ticaret Odasından teşkil eden Müteşebbis Heyetce hazırlanan KURULUŞ PROTOKOLÜ Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca 29.04.2004 tarihinde onaylanmış ve Temsil Yetki belgesi alınarak Tüzel Kişiliği tescil edilmiştir.

Şimdi bu heyette kimler vardı? Yaptıkları işten memnunlar mı diye sormayalım mı? İlçenin gelişme yönündemidir Kabacakırı? HAYIR! Arıtılan suyun kollektörlerle Fetrek Çayına verilmesi planlanıyor ey Çaybaşı Beldesi ve Atatürk Mahallesi sakinleri... Bizi ilgilendirmez demeyesiniz!

TORBALI Kabacakırı OSB Yönetim Kurulu Ü.
1-Cengiz Ünerdem (Bşk.)
2-Kamil Porsuk (Bşk. V.)
3-Enver Olgunsoy (Yön. Kur. Üyesi)
4-Osman Atalay Ermiş (Yön. Kur. Üyesi)
5- Sami Kazmacı (Yön. Kur. Üyesi)

TORBALI Kabacakırı OSB Denetim Kurulu Ü.
1-
Faik Dalgıç
2-Bahçet Çınar

TORBALI Kabacakırı OSB Müteşebbis Heyeti
14 üyeden oluşan bu heyette Torbalı Tic. Odası iki üye ile temsil ediliyor;
1-Behçet Çınar
2-Sami Kazmacı

Kabacakırı OSB konusunda karşı çıkan tek muhtar olan Ahmetli Köyü Muhtarı Veli Koç’u azade tutarım. Olayın ciddiyetini kavradığı içide tebrik ederim. Burdan birkaç kez
Yeniköy Muhtarı Turgut Buluş çok sevdiğim, değer verdiğim, siyasi bilinç ve etkinliğini küçümsemediğim bir insan. Siyasi ferasetiyle er yada geç Kabacakırı OSB konusunda taraf olacağını düşünürdüm. Fakat onca kendisine hitaben yazdığımız köşe yazsına rağmen ne bir soluk verdi ne de ses... Üzülmedim desem yalan olur. Ondan bu OSB'nin çevresine vereceği zararı ve Metropolis (Ana Tanrıça Kenti) gibi antik ve turizme kazandırılabilecek bir yapıyı heba etmeyecek öngörüyü beklerdim. Çünkü daha önceki bir yazımızda belirttiğimiz gibi http://cenksarigol.blogspot.com/2008/05/turizm-ve-torbal.html turizmin er geç Metropolis'i göreceğini ve Torbalıda bu nimetten sadece Yeniköy'ün yararlanacağını görmesi gerekir...

Özbey Mah. Muhtarı Kerim Özlü’yede çok çağrı yaptık. Görüşlerini öğrenmek, susmamaları gerektiğini yazdık. Ses seda çıkmadı. Galiba Kabacakırı OSB ile köyde işsiz kalmayacağını ve kurulacak sanayi tesislerinin çevreye zararsız, küçük, marangoz, demir doğrama, camcılık gibi iş kolları olacağı yönündeki yalana inanmışlar! Bu köylerimizden toplam 5-10 kişi kurulacak sanayi tesisinde çalışırsa öp-başına koy. onlarda düz işçi yada amele olarak..!
Bakın bakalım ey Torbalı İnsanları bu iş kolları nelermiş;

Torbalı Kabacakırı OSB'de ki İş Kolları


•tekstilden konfeksiyon sanayi •soğutma ısıtma ve klima sanayi
•muhtelif yiyecek sanayi
•ağaç mamülleri sanayi
•elektrik ve mak. ve aygıtları sanayi
•çelik kont. ve mad. yapı elemanları sanayi
•özel ve seri makine imalat sanayi
•et-süt ve su ürünleri sanayi
•otomativ yan sanayi ve taşıt sanayi
•plastik sanayi
•kağıt ve kağıt ürünleri sanayi
•tıbbi tarımsal ilaç sanayi
•diğer sanayi kollları

İnanmayanlar için isim isim bulabildiğim!

Torbalı OSB’den yer alan Kişi, Şirket ve Kuruluşlar

Çoğunun faaliyet kolu belirtilmemiş bile;

· Temel conta sanayi ve ticaret a.ş. (belirtilmemiş)
· Nur medikal tıbbi malz.kim.mad.paz. (belirtilmemiş)
· çağsan plastik pazarlama san.tic.a.ş. (plastik boru, hortum ve profil imalatı)
· Doğa arı ürünleri gıda san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Çağsan plastik san.tic.ltd.şti. (plastik boru, hortum ve profil imalatı)
· Ceylan yağ sabun san.tic.a.ş. (yemeklik sıvıyağ dolumu ve ambalaj)
· Batı basma sanayi ticaret a.ş. (boya baskı, konfeksiyon)
· As tekstil ltd.şti. (boya baskı, konfeksiyon)
· Artistik iç ve dış tic.ltd.şti. (mermer seleksiyonu ve eskitme)
· Arma dış ticaret a.ş. (belirtilmemiş)
· Gereme yapı malzemeleri ltd. şti. (profil, bordür, eskitme)
· Fevzi Çakaloğlu-pir nakış (belirtilmemiş)
· Yağmur teknik ısı end.. mak. ltd. şti. (tavuk yakma kazanı, sıvı – katı yakıt kaloriferleri, panel radyotör)
· Üstünel derinkuyu su pompaları (belirtilmemiş)
· Üğütmen makina (belirtilmemiş)
· Tunçyağ kimya demir san-tic. a.ş. (belirtilmemiş)
· Melsa bisiklet motor-san-tic ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Güralp vinç makine ltd.şti. (belirtilmemiş)
· İnci mobilya malzemeleri santic.a.ş. (yatsan)
· Frıterm a.ş (sıcak –soğuk su bataryaları, konvektör bataryaları)
· Ekiz yağ sabun sanayi a.ş. (zeytin yağı ve sabun)
· Alternatif ambalaj san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Akarsu teknik kimya madeni yağ ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Ak birlik demir ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Maseksport gıda ve ihtiyaç (belirtilmemiş)
· Şatel örme kumaş san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Şahtaş ethem şahinler toprak san.tic.a.ş. (belirtilmemiş)
· İms turizm ulus.paz.hiz.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Bilgi trafo makine sanayi koll. şti. (biley makinaları üretimi)
· Hürriyet demirörs (makina üretimi)
· Tansu alper inş.yük.müh. (belirtilmemiş)
· Dere madencilik inş.yapı malz.san.tic. a.ş. (belirtilmemiş)
· Ermiş inşaat san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Kamil porsuk (belirtilmemiş)
· Egemen tıbbi teknik san.dış tic.ltd.şti. (tıbbi ve hijyen ürünleri)
· Mayıs makina kompresör san.ve tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Zeki Bora Turan (belirtilmemiş)
· Hasan Yavaş (belirtilmemiş)
· Ömer Murat Yeşil (belirtilmemiş)
· Cenk Sayaroğlu (belirtilmemiş)
· Ran konfeksiyon tekstil deri yan.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Mertkon makine metal imalat san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Kar-inoks mühendislik mak.san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)


Cenk SARIGÖL

29 Ocak 2009

Ol Mesele Torbalı OSB

Torbalı Kabacakırı Organiza Sanayi Bölgesi Kuşbakışı Görünüş

Ol Mesele Torbalı OSB!

Torbalı Kabacakırına Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yapımına karşı çıktık. Çıkmaya devam edeceğiz. Sayın Ertan Ünver ile aynı görüşlerin farklı tezahur ve tepkileri üzerine delhizlere kaptırdık. Oysa hep temenni ve uğraşımız “Kabacakırı OSB Kurulmasın” rahlesi üzerinde duruyor. Bizim,
Kabacakırı OSB için mevcut Torbalı Ticaret Odası (TTO) Yönetiminde bulunduğu halde şimdi Muzaffer Sekban muhalifi olanlardan neden OSB karşıtı bir söylem yada şerhlerini duymadık
ana fikirli yazılarıma http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/mesele-olmak-mechele-deil.html karşılık...

Ertan Ünver, 26 Ocak 2009 tarihli yazısında benim nazarımda en önemli ve bana hitap eden cümlesinde, şöyle diyor;
Fakat buna kimse karşı çıkmadı bunca zaman diyor.. Yok, yok karşı çıkıldı hep.. Muhalif yöneticiler de karşı çıktı; daha sonra yönetimin mu-halifi olanlar da.. Fakat, TOGİAD'ın çalışma programının ana maddelerin-den biri olduğu için, kimse ayrıca ve özellikle belirtmeye gerek görmedi..

Torbalı Genç İşadamları Derneği (TOGİAD) kuruluşunda Genel Sekreter olarak bulunmam dolayısıyla, üye arkadaşlarımızın fikir ve çalışmalarımız hep bu yönde oldu doğrudur. Bundan bir şüphemde yok. Lakin benim sorguladığım defaatle belirttiğim gibi halen TTO yönetiminde bulunduğu halde şimdi Muzaffer Sekban muhalifliği yapan “Değişim Grup” içerisindeki kişiler bu güne kadar ne tepki verdiler Kabacakırı OSB için? Şimdi 3. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-ticaret-odas-seimi.html Kez aynı cümleyi tekrarlayalım;
“...Ben Torbalı Ticaret Odasında şimdi muhalif olan yöneticilerinin hiçbirisinden Torbalı Kabacakırı OSB konusunda karşı söylem duymadım (Oldu da ben kaçırmışsam şimdiden özür dilerim). Eh Torbalı Ticaret Odasından OSB konusunda muhalif bir ses duymamışsak, hemfikir olunduğunu düşünmemiz gerekir. O takdirde en önemli soru önümüze düşer, ‘Bir ilçenin Ticaret Odası başkanı ve meclisinin ilçelerine OSB getirmesi başarı değil midir?

Aydın Mimaroğlu, Vahap Olgun, Yurdal Alkan, Yurdadoğu Mutlu, Gökhan Şapcı, Davut Kırşan, Yaşar Çetin vb. TOGİAD üyesi arkadaşlarımızın fikirlerini, Kabacakırı OSB’nin başka bir yere kurulması konusundaki çalışmalarını biliyorum ve takdir ediyorum. Gelgelelim bir Torbalılı olarak bu ayıbın kurulmaması yönünde şimdi Muzaffer sekban’a muhalefet eden TTO yöneticilerinin hem fikirlerini öğrenmek istemem hemde bugüne kadar karşı olmalarını karşılayacak, yöneticilik vasıflarıyla ne gibi işler yaptıklarını sorguluyorum. Yada tekrar ve çalışabilecekleri Aydın Mimaroğlu gibi tarafsız ve siyasi partiye angaje olmamış bir başkan ile TTO yönetimine gelirlerse ne yapmayı düşünüyorlar? kabacakırı OSB kosunda karşı adımlar yada geri adımlar atmaya hazırlar mı?

Biz şimdi Muzaffer Sekban muhalifi olan isimlerin Torbalı Kabacakırı OSB konusunda ne düşündüklerini, bugüne kadar nasıl karşı çıktıklarını açıklamaları yönlü ilk yazıyı tam bir önce yani 2008'in son haftası dile getirdik. O güne kadar hiç ses çıkmadı. Cevap gönderen, telefon eden, karşı çıkmalarını, çalışmalarını anlatan Torbalı Ticaret Üyesi hiçbir yönetici yok. Şimdi sevgiliş Ertan Ünver çıkmış "var" diyor. Göster o zaman sayın abim. "ŞOL" diye işaret et. "OL" diye isim ver! Ben bir vatandaş, okurum, Torbalı Halkı adına soruguluyorum. TTO üyesi değilim, üye olarak değil. Üyeler belkide Kabacakırı OSB'den rahatsız değildir. Dükkan, iş yeri, imalathane almayı bile düşünüyor olabilirler.! Ben sıradan vatandaş olarak, doğduğum, yetiştiğim, büyüdüğüm, en geç naaşımın döneceği Torbalım ve geleveği adına "Torbalı Kabacakırı OSB Kurulmasın" ana fikri etrafında mücadele ediyorum. Yoksa kim kazanmış, kim kaybetmiş hiç umurumda değil! Bana faydasıda yok.

Lakin bir gazeteci, bu ilçe de yazan birisi olarak, "Değişim" adına yola çıkanların neyi değiştirmek için yola çıktıklarını, değiştirmeyi düşündükleri arasında benim en fazla hassasiyetle üzerinde durduğum 'Kabacakırı OSB' durumunu sorguluyorum. Lütfen çok görmeyin. Tüm bu yazılar çercevesinde TTO yönetimi için mücadele eden hiçbir grubun sevgisi kazanmadığım gibi belkide şimşeklerini çekiyorum. Bunun farkındayım. Oysa çok kolay bir tarafı tutarsınız, desteklediğiniz sizi sever, yerdiğinizde kızar. Kazanır yada kaybedersiniz. Bizim gibi halkın yada doğru bildiğinizin peşinde gider ve gerçeği o doğrudan hareketle arar yada çekmeye çalışırsanız sizden kötüsü olmaz..! Varsın olmasın be ne çıkar? Benim için okunduğunu bilmek yeterli nasıl olsa.


Cenk SARIGÖL

31 Aralık 2008

Torbalı Ticaret Odası Seçimi


Torbalı Ticaret Odası Seçimi

Torbalı Ticaret Odası Seçimleri konusunda mevcut başkan Muzaffer Sekban'ın bırakması yönünde yapılan söylem ve çağrılar doğrusu çok komiğime gidiyor. Ortaya atoılan en önemli ergüman olarak, "17 yıldır aynı başkanla yönetilme" gerekçelendiriliyor. Sizce bu geçerli bir değişim gerekliliği oluşturur mu? Bence oluşturmuyor! Söyle bir ilçemize bakalım, birçok parti, oda ve Sivil Toplum Kuruluşu (STK) yıllardır aynı kişiler tarafından yönetilmiyor mu? Başka zaviyeden bakarsak, yıllardır bir yerinden başında olmak başarısızlık göstergesimidir?

Muzaffer Sekban bana göre başarısız ve yanlış bir girişimle Kabacakırı’na Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması yönünde attığı adımlar benim için değişmesine yeterlidir. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/torbal-kabaakr-osb.html Kabacakırına OSB kurulmasına Ertan Ünver, Mustafa Yetkil, Abdulvahap Olgun, biz ve bir çok kişi karşı..! Fakat sebeblerimiz farklıdır. Gelgelelim benim anlamadığım “Değişim Grup” adına yapılan açıklama ve söylemlerin “17 yıldır Başkanlık koltuğunda oturan Sekban...” diye başlaması. Özellikle mevcut Torbalı Ticaret Odası yönetiminde bulunduğu halde muhalefet edip, bu tip cümlelerle söze başlayanları hiç samimi bulmadığımı özellikle belirtmek isterim. Elbette geçen seçim Muzaffer Sekban’a karşı çıkarılan listeden girenler müstesna...

Muzaffer Sekban bu işi çok iyi yapıyor, üstüne adam tanımam, çok başarılı, mümkün olanın en iyisini yapıyor, daha iyi yapacak kimse görmüyorum” gibi iddialarım kesinlikle yok. Benim savım bu söylemler değişim için yeterli değildir. 17 yıl başkanlık yaptığı için eleştirenlerden arasında Mehmet Hasan Karatoklu dikkatimi çekti. Kendisi 10 yıl belediye başkanlığı yapmadı mı? 15 yıla tamamlamak için aday olmadı mı? Bazı seçimlerde Sekban’ın tekrar seçilmesine bizzat belediye başkanı olarak destek vermedi mi? Yıllardır oda yönetimlerinde meclis üyesi olanlar yok mu? Değişim mi evet ama bunun sadece başkanı değiştirmekle olabileceğini düşünmek fazla iyimserlik. Ben beklerdim ki, mevcut meclisten en az 4-5 üye “Hadi Muzaffer kardeş, biz bu işi yeterince yaptık, gençlere el verelim. Bayrağı teslim edelim” desinler...

"Muzaffer Sekban değişsin o çok yaptı. Biz henüz onun kadar yapmadık. Onun için O değişsin biz kalalım" manasına gelebilecek tavır ne kadar etik duruyor? Herkes muhalif. Neye Muzaffer Sekban’a... neden? 17 yıldır oda başkanlığı yapıyormuş, artık yetermiş! Başarısızmış. Neden başarısız? Sekban ilçeye Lise, bir çok okula yardım etmiyor mu? Hakkında şaibe var mı? Oda bütçesini şahsi işlerine mi kullanıyor? Varsa böyle iddiası olan ismiyle göndersin, köşem açık. Başarısız ve bence en önemli sebep; Kabacakırına OSB kurulmasına ön ayak olduğu için. Peki sizce? Ben Ticaret Odasında şimdi muhalif olanların hiçbirisinden Kabaçakırı OSB konusunda karşı söylem duymadım (Olduda ben kaçırmışsam şimdiden özür dilerim). http://cenksarigol.blogspot.com/2007/12/anlaamyorlar-anlatlar-anlalr.html

Eh! Torbalı Ticaret Odasından, meclisinden bugüne kadar OSB konusunda muhalif bir ses duymamışsak, hemfikir olunduğunu düşünmemiz gerekir. O takdirde en önemli soru önümüze düşler, “Bir ilçenin Ticaret Odası başkanı ve meclisinin ilçelerine OSB getirmesi başarı değil midir?” elbetteki büyük bir başarıdır. Hatta muazzam bir başarıdır. Ben böyle düşünüyorum. Buraya kadar Ertan Ünver ve Mustafa Yetkil hocamında aynı düşündüğünü sanıyorum. Bizim karşı çıktığımız OSB’nin Kabacakırına kurulmasıdır. Yoksa Torbalı’ya OSB gelmesi değil. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/05/turizm-ve-torbal.html

Ticaret Odası Seçimi konusunda diğer sık duyduğumuz, okuduğumuz söylem “STK seçimlerine siyaset karıştırılmasın” Ne kadar komik, ironik ve zavallı bir söylem! Çünkü bu bir kere siyasi partilerin mantığına ve varlığına terstir. Ülkeyi yönetmeye talip siyasi hareketler her yerde olmaya özen gösterir. Bu konuya yer darlığından fazla girmek istemiyorum ama yazanlar Necmettin Erbakan’ın siyasi çizgisinin nereden başladığını bilir. Bilmeyenlere tavsiyemde öğrenmeleridir... kaldı ki Esnaf, Ticaret, Sanayi Odaları yarı resmi kurumlardır ve özgün STK olarak tanımlamak zorlama olur. Birde mevcut yönetime bakarsak durumun hiçte öyle siyaset ve siyasi partileri karıştırmayacak çizgide olmadığını görürsünüz. En başta Muzaffer Sekban Akp il genel meclis üyesi, Behçet Çınar MHP ilçe başkanı, Adnan Yaşar Görmez Akp milletvekili adayı ve ilçe bşk. yardımcısı, aynı şekilde Hüseyin Karaman vb. yani bir tek BBP ilçe Başkanı Zülküf Güldoğan mı birşeyler söyleyince siyaset karıştırmış oluyor?

Muhalif “Değişim Grup” bünyesinde seçime gideceklere başarılar diliyorum. Değişime söylemlerini değiştirerek başlamaları iyi olacaktır. Aksi takdirde bu söylem ve görünen ekip için “değişim” çok iddialı bir isim olarak, en azından benim nezdimde inandırıcılığını gün be gün yitirmektedir. Abdulvahap kardeş bu söylemi daha yapıcı şekilde revize etmek, gerekiyor. Sonuçta siz geçen seçimde Sekban karşısında liste çıkardınız. Sekban’ın listesinden meclise girip, muhalefliğini 17 yıllık oda başkanlığı ve Rize Gezisine cebinden para ödeme - ödememe seviyesinden kurtarısınız.

Ticaret Odası mevcut yönetiminde bulunupta, şimdi muhalefet edenlerin bu güne kadar nelere karşı çıktıkları, mecliste neleri önerdiklerini bilmek bizim ve oda üyelerinin hakkı değilmidir? Bunları mevcut yönetimde olup, Muzaffer Sekban'a şimdi bayrak açmışlar için zorunluluk görüyorum. Böylece neden muhalif olduğunuzu ve hizmet aşkınızı öğrenmiş olacağız. Sekban nerelerde sizin hizmet önerilerinizi engellemiş, önlemiş ve sabote etmiştir? Aksi takdirde durum "o gitsin biz kalalım" işgüzarlığında tıkanıp kalacak, tüm değişim çizgisi ve muhalif etiği yitirilecektir. "Torbalı için Değişim" sloganı ile yola çıkmışsak bunu muhalefet şeklinede yansıtmanızı beklemek sanırım çok şey istemek olmaz / olmamalıdır.



Cenk SARIGÖL

20 Temmuz 2007

Her Aday Aday mıdır?

Naylon Aday
Bazılarının midesi geniştir. Yediği yerin yakışmasının, komik duruma düşmesinin önemi yoktur!
Şimdiye kadar bir çok seçim geçiren ve siyasetle ilgilenenler harici pek bilinmeyen bir gerçektir aday olmayan adaylar! Bazen öyle durumlar olur ki aday olanlar bile gerçekten aday olduklarına samimiyetle inanırlar. Siyaseti sadece oy kullanma işlemini yerine getirmek bilen yada o kadar ilgilenen vatandaşların görünenin arkasında gerçek aramak gibi bir çabaları olması da beklenemez.

Peki aday olmayan adaylar yada kazanmamak için aday olan aday ne yapmak ister? Amaç hedef şaşırtmaktır, seçmeni yanıltmaktır, mevcudu devam ettirmek için bir eylemdir yapılan. "Mevcudu devam ettirmek" bazı okuyucumuza açık gelmeyebilir. Şöyle ki her hangibir mevkide iktidarı elinde bulunduran güç, muhalefet hareketlerini de kontrolu dahilinde bulundurmak için aslında kendi adamı olan isimleri (akraba, eş, dost, arkadaş), kendisine rakip olarak, ortaya çıkarır. Bu şunu sağlar kendi adamı olan aday ilerde ya onun lehine çekilir yada gerçekten kendisine ciddi bir rakibin oylarını bölecek şekilde seçime asılır. Bu öyle bir muhalefettir ki en serti, en kabası kof adaylar tarafından yapılır. Çünkü olay danışıklı döğüş olduğundan, en koyu hatta hakaratamiz eleştiriler bile yöneten konumunda olan için gülücüklerle onaylanır. Bu gülücüklü onaylamalar da genellikle tenha ve bizbize olan yerlerde espriler eşliğinde gerçekleşir. Fakat gerçek rakip olarak gösterilmesi gereken naylon adaylara en katı eleştiriler de mevcut yöneticiler tarafından yapılarak, şike rayına oturtulur.

Çoğunlukla naylon adaylar içinde bulundukları kumpası görecek ferasetten yoksun olurlar. Zaten görmek isteseler dahi çevrelerinde onlara akıl hocalığı yapan ve en büyük desteği verdiğini belirtenlerle kuşatılmıştır. Ayna görevi yapan bu çevre destekçiler, naylon adayı öyle pohpohlar ki aday arkasına bu kadar önemli kişiyi almasına şaşırmaz ve dahi kendinde özel güçler olduğu hissine bile kapılabilir. Gün gele seçim tarihi geldiğinde bu naylon aday arkadaşımız neye uğradığını şaşırır çünkü çevresinde onca şişirenden kimseler kalmamıştır. Çıkıp aslanlar gibi mücadelesini yapmıştır ama yağ başka birinin ekmeğine sürüldüğünden karnı doyan yine aynı güçler olur.

Değerli okurlarımdan böyle karışık ve çetrefilli yazılar yazdığım için af beklerim. Lakin yeni basın kanunu ile o kadar çok davayla şereflendik bilemezsiniz. Bunun için sadece kendimizi yasa çenderesi dışında tutmak arzusu ile yazılarımızı hep bir kapak eşliğinde sizlere ulaştıracağım. Kapağı kaldırma ve altındakini görmek sizin elinizde... Okurumla aramda ayrı bir dil, bir şifre oluşturma telaşındayım ki bu ilk çalışmalarda çok zorlananlar olacaktır. Hatta şifrelemeyi çözemediği için aynı köşeden haberleşenlerden ayrı düşme olasılıkları da muhtemel. Ben anlatmak istediğim olay, olgu, kişi ve kurumların çevresinden dolaşırken sizden beklediğim çemberin ortasında ki anlatılmak isteneni anlamanız.Gelelim naylon aday meselemize, bu arkadaşlar genellikle kendilerini ve potansiyellerinin farkında değildir. Sadece oyuna bir piyon olarak monte edildiklerinden kendilerinden fazlaca da vasıflı olmaları beklenemez.

Kendilerinden istenen görevlerini yapıp kafa karışıklığını gerçekleştirerek, muhalif oyları bölmektir. Bu göreve liyakat görterdikleri oranda pohpohlanmaya ve gündemi işgal etmeye devam ederler. En kötüsü de naylon adayın samimi, saf, güzel, candan olduğu durumlardır ki bu durumda gerçeği gören merhametli çevresi dahi arkadaşım rezil olmasın fikri ile hareket ederek, oyunun rengini seçer ve sonuçta ona oy vererir ki bu naylonu çıkaranların kıskacından çıkamamış demektir.

Naylon adayların gönüllüleri ve ne yaptığını bilenleri ise amacı ve stratejiyi bizzat birinci ellerle koordineli olarak gerçekleştirdiğinden daha bilinçlidir fakat samimiyetsizliği hemen farkedildiğinden pek itibarları yoktur. Daha ileri de bu itibarlarını büsbütün kaybederler ve işe yaramıyacak hale geldikten sonra gören gözlerin yüz çevirdiği bir kişilik olurlar. Fakat bu bilinçli naylon adaylar bu işe genelde maddi çıkarları için atılırlar, amaç reklam yapmak, mevcut güçün devamı halinde yeni kazanç kapılarının açılması ana hedeftir.

Genellikle bu tipler bir koyup, 5 alma isteği ile doludur. Buna rağmen en az masrafla badire geçmek için seçim masrafları ikinci eller tarafından tedarik edilir. Bu maddi olarak mümkün olmuyorsa reklam giderleri, tanıtım giderleri sevenleri! tarafından karşılanırken, şık fotağraflı afişlerin belediye binalarının altında basıldığı bile dillere dolanır. Gözlüklü adaylar genellikle ya gözlüklerini çıkararak, yada çamsız gözlük çerçeveleri ile poz verirler afişlerden seçmene... Gözlüğünü çıkarmak şu şekilde bile anlaşılabilir; "bak ben önümü göremiyecek kadar özürlü değilim"

En kötü naylon aday ise 'ne oldum delisi' tiplerdir. Bunlar için önemli olan sadece aday olmaktır. Bir yerden emir almaktan ziyade acaba yola çıkınca bende adam yerine konulurda bir yerlerin dikkatini çekerek, emir alacak mertebeye ulaşırmıyım telaşı vardır bünyelerinde... Bir yerlerden veya sempati umdukları koltukların direktifi olmadan ortaya çıktıklarından arkalarıda boştur. DonKişpt gibi kendi kendilerine görev biçerler ve saldıracak değirmen ararlar. Bunlarada sadece gülünür. Zaten ne oldum delisi arkası boş adaylarında tek istegi, sokakta birkaç kişinin onlara "başkan" demesinden ve kısa süreli seçim takvimi süresince geçiçi itibar arayışından ibarettir.

Siz siz olun her seçim önünüze sunulanların samimiyetinden şüphelenecek kadar zeki ve sürüye dahil olmayacak kadar da küçük baş olmaktan uzak kalınız!
ALLAH(cc) Yar ve Yardımcımız Olsun!

Cenk SARIGÖL

19 Temmuz 2007

Normal Bir Oda Seçimi nasıl olur?


Normal Bir Oda Seçimi

Torbalı Atatürk Sanayi Sitesi Esnaflarından Elektrikçi Zekeriya Behzat ve Oto Tamirci Hasan Çoğalır

Ortalıkta dolaşan Torbalı Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile ilgili şaibe söylentilerinden uzak, normal bir seçimde işleyen bildiğim prosedürü sizlerle paylaşmak istiyorum.

Seçimler başlarken divan hazır bulunan seçmen listesinde isimleri bulunan kişilerce seçilir. Seçimlere başlamadan önce seçim kurulu görevlileri seçim için kullanılmak için kaç adet mühürlü seçim zarfı getirdiklerini sayarak, tutanaklara işlenir. Daha sonra yine seçime başlanılmadan oy kullanma işlemi yapılacak sandıkların boş olduğu orada hazır bulunan aday ve sandık görevlilerine gösterilir ve sandıklar mühürlenir. Bu mühürler her sandık için oy kullanma işlemi bitene kadar açılamaz. Sandıkların boş olduğunun ispatı ve gösterilmesi tutanaklara geçmek zorundamıdır bilmiyorum. Fakat ahlaken ve usulen gösterilmesi seçimler üzerinde şaibe bırakılmasını önler kanaatindeyim. Seçim sırasında seçimde taraf olma ihtimali olan kişiler seçim kurulunça görevlendirme ile hazirun listelerinin imzalanmasın da ve diğer önemli işlerle görevlendirilemez. Seçim esnasında oy kullanma işlemi yapan seçmenin kapalı oy yerleri gözetlenemez ve izlenemez.

Seçim sonuçlarını saymaya geçilirken defaatle aynı renkte oylar muaazzam ağırlıkta sandıktan çıkıyorsa seçim kurulu görevlileri bunu not eder hele sayma işlemi bu şekilde devam ediyorda ardından normal seçimlerde olduğu gibi karışık ve dağılımlı oylar sandıktan çıkmaya başlamış ise bu not tutanaklara işlenecek kadar önem kazanmış demektir.

Seçim süresi dolduktan sonra sandıklar açılmadan elde kalan ve kullanılmayan mühürlü zarflar sayılarak işlenir zira seçim başında getirilen mühürlü zarf ile kullanılan oy(zarf) arasında bir fark ortaya çıkabilir ki bu önlenmiş olur. Şöyle ki; Mühürlü zarflardan ele geçirmiş bazı kötü niyetli seçmen birden fazla oy kullanmaya kalkabilir. Bunun önüne geçilmek için seçim başında getirilen zarf ile seçim sonunda kullanılan zarfların karşılaştırması yapılır. Sandıklar ters çevrilip, masalara döküldükten sonra ya zarfları ile sayılarak bu karşılaştırma yapılır yada oy pusulaları ile ayrılan mühürlü zarflar boş sandıklara tekrar atılarak daha sonra karşılaştırma yapılır.

Kullanılan oylar zarfları ile ayrıldıktan sonra iki işleme tabi tutulur;
1- Sandıktan çıkan oy pusulaları ile yine sandıktan çıkan mühürlü zarfların adeti karşılaştırılır. Bu işlem bir mühürlü zarf içine fazla oy pusulası atılıp, atılınmadığının ortaya konulması amaçı ile yapılır. Bu tip durumlarda genellikle oy iptal edilir. Bazende oy verecek değerde aday görmeyen seçmen boş zarf atarak, seçimi protesto eder ki bu durumumda ortaya çıkmasında, oy pusulası ile zarfların karşılaştırılması önemlidir.
2- Oy pusulası ve mühürlü zarfların karşılaştırılmasının ardından, hazirun listesine imza atan seçmen sayısı ile kullanılan oy sayısı karşılaştırılır. Bu aynı zaman da seçim başlamadan önce tutanağa işlenen mühürlü zarflardan kayıp olan varsa ortaya çıkmasını sağlar. Bazı seçmen zarfı aldığı ve haziruna imza attığı halde oy kullanmadığı için eksik zarf ortaya çıkabilir. Mesela hazirun listesinde oy kullanan seçmen sayısı 769 olmasına rağmen bu seçimde toplam 1270 oy pusulası sayılmış ise sandıklardan kuşkulanılır ve seçim derhal iptal edilir. Bu karşılaştırmada da bir uyuşmazlık görülmez ise seçim karara bağlanmış ve ilan edilmeyi hak etmiş sayılır. Bu tutanaklara işlenir ve genellikle sandık başı görevlilerine de onaylatılır.

Seçim sonuçu resmen açıklanıp, tutanaklarla tescillenmedikçe seçim sandıkları, oy pusulası ve mühürlü zarfların olduğu masalara kesinlikle müdahale edilmemesi sağlanır. Aksi taktirde seçimin üzerine şaibe düşer çünkü tarafların itiraz süreleri ve hakları göz önünde bulundurularak, bu dükümanlar ve evraklar saklanır. Oy sayımı sonrası sevinç gösteren taraflar gerekirse hazır bulunan resmi güvenlik görevlileri çağırılarak, bu evrak ve dökümanların üzerine şaibe düşmesi engellenir.

Seçim bir bütündür ve başından sonuna kadar prosedürün ve yasaların uygulanmasına titizlikle özen gösterilir. Seçim kurulları, seçimde görevli olacak kişileri yevmiyelerini vererek, tarafsızlığına gölge düşmeyen kişilerden oluşturur. Taraf olduğu düşünülen kişilerin seçime müdahil olabilecek yerlerde görevli ilan edilmesi de herhangi bir seçime gölge düşürmeye yeter.
ALLAH(cc) Yar ve Yardımcımız Olsun!


Cenk SARIGÖL

Beklemek ve İstemek Arasında Esnaf

Beklemek ve İstemek Arasında Esnaf
İzmir- Tire İlçesinin Meşhur Şiş (delikli) Köftecileri

Şimdi bu başlıkta yazdıklarımızı önümüzde ki Torbalı - Tire Esnaf Odası seçimlerine uyarlıyalım; Esnaf etken konumdan çok, durağan bir yapı içerisinde yani bekliyor. Fakat bu beklemek heyacan ve umuttan ziyade umursamazlık dolu bir beklemek. Hatta beklediğinin bile farkında olmadan aldırmamak. Oysa bilinçli bir bekleme "sabır" yüklüdür ve bir amaçı olduğu kadar, amaç için bir yöntemdir aynı zamanda... Sabır yüklü bir bekleme yerinde durmak kadar, mevzini kaybetmemek, siperini terketmemek demektir. Tüm bunların üzerinde 'istemek' ise amaça doğru yürümek ve daha fazla emek gerektirir.
Tire Organize Sanayi Bölgesi
Torbalı - Tire Esnafımız artık umursamaz, ne olursa olsun havasından kurtulmalıdır. İstemeye, çözüm önerileri getirmeye başlamalıdır. İstemek etken olmaktır. Yoksa birilerinin size gelip vaatlerde bulundukları durumda siz oyuncu değil seyirci kalmaya mahkum olursunuz. Oysa talep hakkını kullandığınız oranda oyun kurucu mertebesine yükseleceğiniz aşikar. Oyunuzu isteyen, 'isteme' eylemini yerine getirerek, etken konuma geçmiştir. Sadece söz vererek, oy hakkınızı size yakınlık derecesine, iş bitireme samimiyetinize göre belirlerseniz iradenizi oyunuzla birlikte kaybetmişsiniz ddemektir. İlerleyen günlerde 'bunlar da ne götürüyor', 'hiçbirşey yapmadan maaşları alıp, oturdular' eleştirilerini yapmak sonucu değiştirmez. Böyle bir durumdan kurtulmak için edilgen, eyleme dönük bir hareket tarzı izlemekle mümkün olabilir ancak! Nedir esnafın eyleme dönük bir strateji izlemesi, yoksa 'üye her esnaf aday olmalı' dediğimi sanmasın. Etken olmak için haksızlığa da tahammülünüzün olmaması gerekir.

Söz gelimi 'esnaf' sözcüğünü kullanarak başladığım bu yazıyı aday, taraf, hastalık derecesinde okuma tutkunu olmadığınız halde devam ediyorsanız ve esnafsanız inanın artık harekete geçmişsiniz demektir. Yazının başlığını ve giriş bölümünü okuduktan sonra sıkılanların ileride sızlanma haklarıda ölçülü olmalı...

Buraya kadar biraz felsefe karıştırarak anlattığımız yazımızı bundan sonrası örneklerle izah etmeye çalışarak, şu an gözünüzün değdiği kelimeden itibaren aleni yol gösterici bir kıvama oturtmaya gayret edeceğim!

Seçim yakınsa adaylar çıkar ve size gelerek, oy istedikleri gibi biraz daha insaflıları siz ne istiyorsunuz diye sorar. İşin aslı seçim takvimi açıklanmadan önce aday olmayan büyük çoğunluklar ne istediklerini önce yan komşusu, sonra karşı, sonra pasaj, mahalle ve meslek grupları ile paylaşarak, neyi nasıl istediğini yada ihtiyaçlarını listelemeli ve dahi gerekirse yazılı hale getirmelidir. Elbette adaylara dost, akraba ve yakın gözüyle bakarsanız ki bu vasıflara sahip adaylar size bunlarla yaklaşacaktır. Mantıklı karar vermenizde zor.

Sizden oy talep eden adaya isteklerinizi sıralar hatta yazılı olarak beyan ettiğiniz gibi yazılı ve "seçilirsem..." ile başlayan protokolde imzalatırsanız ancak bir kez kandırılırsınız. Yazılı isteklerinizin altına imza atmış adayın bunları gerçekleştirmeden tekrar karşınıza çıkma şansıda kalmaz. Zaten size yazılı ve sözlü kalabalık içinde söz veren bir aday için sizin belirlediğiniz kriterler yani 'istekleriniz' bir çalışma şablonu olacaktır. Eğer gerekirse isteklerinizi gerçekleştireceğini vaat eden adaydan bununla ilgili tarih de istemeyi düşünmelisiniz ki 'daha dur bir yıl oldu, yapacaz dedik, bir yere gitmiyoruz ki daha vaktimiz var' gibi kıvırmalara karşı tedbirinizi almış olmanın rahatlığını sürersiniz.

Allah(cc) Kuran-ı Kerimde kullarına "isteyin ki vereyim" buyuruyor. Yani dua edin buyuruyor. Teşbih de hata olmasın biz mutlak güçü seçimle biz belirlemedik! Yani O'(cc)'nun bize bir şey bahş edip-etmemesi sadece O'nun mutlak iradesine kalmış. Bu durumda dahi siz cüzi iradenizle dua için el açarsınız ve Rabb'e doğru bir adım atmış olursunuz. Zaten Allah(cc) "bana bir adım atana, on adım atarım, bana yürüyene koşarım" buyurmuyor mu? Bu konuya nereden geldik diyenler "istemek" fiilinin peşinden geldik.

Siz esnaf olarak istemeyi bilmedikten sonra birileri her seçim gelip sizden birşeyler isteyecektir. Hatta doyumsuz olanlar adil, namuslu bir yönetim sergileyemeyenler dahi tekrar tekrar sizden oy talep etmeye devam edeceklerdir. Bence siz onlara fırsat vermeden istemeye başlayın! Torbalı Sanayi Esnafı toplansın, bunu özgür iradeleri ile bir araya gelerek gerçekleştirmek gerekli, toplantı da herkesinsorun ve sıkıntıları listelenmeli ve bu istişarelerin sonunda 'biz hep beraber buraya oy vereceğiz' gibi bir karar alınmamalıdır. Yoksa bu toplantıları tertip edenlerde zaman için de siyasallaşır.

Siyasi parti refleksleri ile hareket etmekte yanlış "işi ehline vermek" kıstası şiar olarak alınır ise daha doğru hareket edilmiş olacaktır. Şunu tüm Torbalı Esnaf gruplarımız ve belli esnaf bölgelerimiz bilmelidir ki yatırdıkları aidatların 5/1'ini kendilerine harcanması için baskı unsuru olabilirler. Bu pay en az miktar olarak düşünülmeli ve çoğul istekte bulunma durumlarında yatırılan aidatların, önerilen projeye nispeti gözardı edilmemelidir.

Batan adaylardan isteklerini yazılı ve sözlü olarak alın! Çünkü bunlar size ileride hesap sorma hakkını verecektir. Gerekirse yazılı, ahlaki bağlılığı olan vesikaların imzalanması için adaylara teklif götürülerek, samimiyet sınavı vermelerini sağlamakta mümkün. Yani sözün özü güzel esnaflar kumpastan çıkın! Görünenin dışında bir gerçeklik var ki onu arayın. Bazen bir yola çıkılır ve bu yolda nereye gidildiğinden çok nasıl gidildiği önemli olur. Kardeşçe, omuz omuza, yürek yüreğe çıkmışsan yola sonunda ölüm olsa da ne gam ne keder...


Cenk SARIGÖL