Subaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Subaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2009

Torbalı'ya Su Veremedik, Çöplük Verelim

Su Veremedik, Çöplük Verelim

Torbalı Yaz aylarında çektiği su sıkıntısı herkesin malumu, hırçın Torbalı Belediye Reisimiz Ramazan İsmail Uygur, sanki kendileri su işlerini İZSU’ya devrederken çeşmeler akıyormuş gibi büro bile basmıştı. Böylece kendi ve eşlerini heykelini dikmesinde olduğu gibi ulusal basına konu olmuş ve Torbalı’yı ziyadesiyle tanıtmıştı. Kendisine gösterdiği engin performans için teşekkür ederiz! Her zaman yazdım,

parasını aldığı hizmeti veremeyen Belediye en adi yönetimdir

Vatandaşına yaz aylarında su veremeyen, verdiği suda içilmeyen (arsenik) İzmir Büyükşehir Belediyemiz ilçemiz Torbalıda yeni bir hizmet atağına hazırlanıyor!

"Çöplük!"
Aslanlar, Taşkesik, Şehitler (Maşat), Eğerci (Kozluoba), Havuzbaşı ve Çaybaşı yerleşkelerini en fazla etkileyecek havzaya büyük hizmet getirilecek! UYGUNR yer burası belirlenmiş. Orman Bölge Müdürlüğünden 1500 dönüm yer tahsisi yapılmış. Çöplük sayesinde, Taşkesik ve Havuzbaşı çocukları kendilerine yeni oyun alanı bulacaklar. Tıpkı Büyükşehir’in kendisine yeni oyun alanı olarak, buraları seçmesi gibi..! Havasından, kokusundan, yeraltı ve yerüstü sularımıza katacağı minerallerle daha sağlıklı nesiller yetişecek. Üstelik ekonomik gelir seviyesinin artmasını sağlayacak bu çöplük merkezi olmamız! En az 18 ilçenin çöpü buraya her gün yüzlerce kamyonla çekilecek. Bu kamyonlar mazot alacak, yol kıyısında durup, su, bisküvi, sigara, tost alacak büfecimiz, benzincimiz kazanacak. Lastiği patlayacak, aracı bozulacak lastikçimiz, tamircimizin cebi para görecek para… Peşin parayı görünce eminim tüm bu saydığım ağzı bir karış açılmış, gevrek gevrek sırıtmaya başlamışlardır bile!

Elbette bu kamyonlar yol boyunca sızdırma yapacaklar. Üstü açık çöp kamyonları sayesinde naylon poşet zengini oluruz. Karga sayımız artar. Yaz – kış sivrisinek eksik olmaz. Hemde kafa gibi sinekler. Zaten bize gelişmişi yakışır. Biz gelişmiş, modern bir ilçeyiz nede olsa… Deri fabrikası kokusunu her denizden gelen rüzgarda yıllardır çeken Çaybaşı, Pamukyazı, Şehitler, Eğerci, Aslanlar artık kuzey rüzgarları eserken de koku zenginliğini muhafaza eder. Artık yeni Bayındır yolumuz da seyahat daha kokulu ve renkli olur. Günde 2500 çöp kamyonu esans saçarak bu yolu kullanacak! Torbakent sakinleride, Kemalpaşa kavşağı trafik ışıklarında bekleyen çöp kamyonlarından sızanlarla nasiplenir, Atatürk Organize Sanayi Sitesi esnafımızın burun direği mutlu olur. Hurdacılarımız hiç eksik olmaz (Erol Gonca olayını hatırlayınız). Çöplük güzergâhında bulunan yerler özellikle sanayi bölgesinde hurdasızlık vakaları artar! Oturanların çocuklarında ateşli hastalık oranı sobasız evlerde üşüyenleri kıskandırır.

Kara mizah, bir tarafa bir belediye ancak bu kadar beceriksiz, basiretsiz olabilir. Bu saydığımız alana İzmir'in neredeyse yarısının çöpünü yığmayı düşünüyorlar. Herkes bilir yeraltı sularının çoğu, yerüstü sularının ise tamamına yakını denizlere doğru akar. Bu bilimsel gerçekten yola çıkarsak, çöplüğümüzün gelmesiyle birlikte yakın gelecekte ilçemizin doğu, güneydoğu ve güneyi için tüm sularında kirlenme gözükecektir. Yukarda saydığımız yerleşimler dışında Subaşı ovası ve çevresi kesin kirlenmeye maruz kalacaktır. Aslanlar, Taşkesik ve Havuzbaşı’nın yaslandığı dağlardan akan suların güzergâhı bu yöndedir. Kanal, kanalet, arklar buralardan Atalan, Pamukyazı (Arapçı ya da Arapşıh) üzerinden Küçükmenderes’e uzanır. Çöplükle beraber bu yerleşimlerimizin içme sularını kullanmak uzun vadede tehlikeli olacaktır. Olsun İzmir Büyükşehir bize başka kaynaklardan su sağlar! Arsenik beklide daha kabul edilebilir görünür o zaman bize…

Torbalı’ya hangi çöplük taşınacak? “Harmandalı Çöplüğü”. Harmandalı Belediyesi tarafından toplu konut alanı ilan edilen Metin Oktay Mahallesi"nde yapılan konutlarda 2002 yılından bu yana oturduklarını söyleyen Harmandalı Çöp ve Yerel Sorunları Çözme Komitesi Dönem Sözcüsü Nevin Dabanlıoğlu, gazetelere şu açıklamayı yapmıştı:
"Sadece bizim konutlarımızda beş bin kişi yaşıyor. Her gün koku ve çöplüğün bulunduğu tepeden süzülerek mahallemize gelen pis sular nedeniyle sağlığımız risk altında. Beş yılda çöp kamyonlarının karıştığı kazalarda 10 kişi hayatını kaybetti. Çocuklarımız, ateşli hastalıklara yakalanıyor. Çünkü okula gidip gelirken bastıkları yollar, topraklar mikrop yuvası. Yazın camlarımızı, kapımızı zorunlu olarak kapalı tutuyoruz. Yollara dökülen çöp suları ziftleşmekte, bu yolda yürümek zaman zaman zorlaşmaktadır. Çünkü ayakkabılarımız dâhil ziftleşen çöp sularına yapışıyor.

Değerli Torbalılı hemşerilerim siz sakın rahat olmayın!
bana ne ya! Bizi ne ilgilendirir?” gibi Torbalı Belediyemiz triplerine sakın girmeyin. Bakın hiç sesi çıkıyor mu? Türdeş, partili, uyumlu, yoldaş, seçim bürosu açılışdaşı, CHP’li Torbalı Belediyesinin bu duruma ses çıkarmaması tuhaf değil. Âlem sersem, millet budala ya! Ver yaygarayı alttan!
Bize ne canım. Bunlar, Aslanlar, Taşkesik, Havuzbaşı Köyleri ve Çaybaşı, Subaşı Belde ve Mahallelerini ilgilendirir. Onlar düşünsün” vurdumduymazlığı seziyorum. Hani vatandaş aptal, sersem, budala, balık hafızalı ya daha bu yaz susuzluktan kavrulurken, apartman katlarına su çekerken öfkesini dindirmek için bunlar Aslanlar Köyü'nde kuyu açıp, “Gurgur Dağında su bulduk!” diye caka satmadılar.
-Nerde bulmuşlardı Torbalıya yetecek su kaynağını?
Aslanlar.
-Nereye çöp yapacaklar şimdi?
Aslanlar – Taşkesik – Havuzbaşı havzasına.
Yok yok, siz içinizi ferah tutun sevgili ilçem halkı. Ne demişti bir büyüğümüz;

Bizim küçüğümüz kuzu gibi, büyüğümüz buzağı olur!

Çöplük Deponi Alanı” sizin aklınıza hemen ne getiriyor?
Benim aklıma sırasıyla Şunları;
-Metan Gazı,
-Ümraniye Çöplüğü Patlaması,
Daha kurulmamış çöplüğü patlatarak abarttığımı düşünenler çıkacaktır. Hele İzmir Büyükşehir ile türdeş partili Torbalı fanatikleri. Sizin haberiniz yok çöplük patlamadıysa, Ramazan İsmail Uygur, Aziz Kocaoğlu ikilisi başımızda neyi patlatıyor? Çöpsüz Deponi Alanı mı? Çöp Deponi Alanı mı? Ne hizmet ama? Büyükşehir sınırlarına 'Hoşgeldin Hediyesi' gibi..!

Not; Harmandalı’nın şikâyetçilerinden biri de Hava Eğitim Komutanlığı. Askerî havaalanının Harmandalı’na oldukça yakın bir yerde olması sebebiyle, çöplüğe dadanan kuşların varlığı pilotlar için büyük tehlike arz ediyor. Jet pilotu yetiştiren 2. Ana Jet Üs Uçuş ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’ndan havalanan uçaklar, son 16 yılda yaklaşık 600 kez kuşlarla çarpışırken, motoruna kuş girmesi sebebiyle bugüne kadar düşen jet uçakları, 4 pilotun şehit olmasına, bir pilotun da yaralanmasına yol açtı. Bunun üzerine Hava Eğitim Komutanlığı, 2004 yılının sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne başvurarak, çöplüğün kaldırılmasını istemişti. Alternatif alan bulamayan belediye ise kuş kaçıran cihazlar monte ederek ara çözüm yoluna gitmişti.


Cenk SARIGÖL

11 Mart 2009

CHP’nin Torbalı Pay-i Tahtı

İzmir -Torbalı İlçesi Belediye Meydanı ve Belediye Binası
CHP’nin Torbalı Pay-i Tahtı
Torbalı Belediye amirlerinin çifte villaları (pardon villa görünümlü köyevleri) avlusuna belediye işçileri ve traktörü ile köpek klübesi taşınması vakıasını hatırlarsınız. Sonuçta olayı biri üstlendi diğeri olayla ilgisi olmadığı düzeltmesini gazeteye gönderip, ayıbı ortaya çıkaran muhabire,
Hüseyin Günaydın
ve bana dava açma nezaketini gösterdi. Nezaket çünkü ben “bana dava açın” diye özellikle istemiştim. Torbalı patenti CHP’li, Belediyeler kazandıkları yerel yönetimleri baba malı ve hükümranlık sahalarında padişah olarak görüyor olmalılar diye düşünmeden edemiyorum. Öyle olmasa belediye işçisini, makinasını, araçını özel işlerinde kullanmıyacakları gibi bitmiş işe ihale örnekleri, mahkeme kararlarını uygulamamak (şehiriçi dolmuşlar ve çıkarılan işçilere ödenmeyen tazminatlar - Ramazan İsmail Uygur) gibi pervasızlıklarda bulunmazlardı.Padişahlık daha genel başkandan geliyor, 28 Nisan 2008 P.tesi günü “Kongren Gelmiş Neyime...” başlıklı yazımızda
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/04/kongren-gelmi-neyime.html aynen şu ifadeleri kullanmışız;
Chp kurulduğundan beri 85 yılda 45 kurultay (13’ü olağanüstü kurultaydır) yaparak adeta ‘kurultay parrtisi’ olduğunu tescillemiştir. Son 34 yılda ise 23 kurultay yaparak dünya çapında kırılması zor bir rekora koşmaktadır. Deniz Baykal bu kurultayların yapıldığı son 34 yılda yönetici olarak vardı. CHP’nin 32. Kurultayına kendisinin genel başkan yada adayı olarak katıldığı 10’nuncu kurultaylarDALAR. 22. CHP Kurultay’ında Genel Sekreter Yardımcısı olarak başladı işe ve o gün bugündür dur durak bildiği yok! Seçim sandıkları konusunda olmasada kurultay sandıklarından hep başarıyla çıkmasını bilmiştir. Fakat 58 yıldır tek başına iktidar yüzü görmemiş CHP’nin 34 yılında bulunmak kendisi adına büyük bir başarı sayılsa bile parti başarısızlığındaki emekleri inkar edilemez! Deniz Baykal’ın Chp’nin başında geçirdiği süre 36 Osmanlı padişahının 32’sinin saltanat süresinden uzundur. Ama baksanız kendileri ‘saltanatı kaldıran...’ partinin başında olmaktan gurur duyduğunu sık sık dile getirir.”

Deniz Baykal hangi siyasi başarısından dolayı hala CHP Genel Başkanıdır. Modern demokrasilerde başarısızlığa rağmen parti başkanlığı, siyasi önderliği devam eden kaç tane siyasetçi biliyorsunuz? Tüm başarısızlıklarına rağmen koltuklarından kıpırdamayan, devrilemeyen, lidere muhalefet edenlerin (Mustafa Sarıgül, Alaattin Yüksel vb.) anında ihraç edildiği bir yapılanmada en üst yönetici ‘Baş’ mıdır yoksa ‘Şah’ mıdır? Ölene kadar koltuğu bırakmıyacağı anlaşıldığına göre Pay-i Şah mıdır?

CHP Genel Başkanı koltuğu ve partiyi tüm başarısızlıklarına rağmen kendisi için biçilmiş kaftan ve at koşturulacak, istemediğini kapı dışarı edecek bir yapı görürse ne olur? Bu partinin yerel yönetim belediye ve belediyecikleride kendilerini mücavir alanlarının tek hakimleri görmezler mi? Torbalıda bunu mahkeme kararlarını dinlememek, millet susuzluktan kavrulurken yüzme havuzu doldurmak, sezon ortasında ipe-sapa gelmez gerekçelerle ilçe futbol takımını final haftaları tesislerini yıkmak, bitmiş işlere ihale açmak, büro basmak, her türlü yarı resmi sivil toplum seçiminde sandık beklemek, Subaşı Beldesinde plansız proğramsız, çevre düzenlemesiz sosyal tesis açılışları, ölüme sebebiyet.

CHP İlçe Başkanı Ertan Çelik elinde makbuzlarla poz vermiş gazetelere, “Evet biz partimizin açılışı için belediye araçlarını kullandık ama parasını da ödedik” diyor.

En son Torbalı - Yazıbaşı Belde Belediyesi Belediye Başkanı sayın İbrahim Cinkılıç’ı gördük. Belediye İş makinası Operatörü Mehmet Karadana, eski köy şimdi mahalle olan Çapak’ta ‘kaçak kazı’ ihbarıyla şikayet edilince, Yazıbaşı Belediyesine ait iş makinasını kullanarak, kendi tarım arazisini düzelttiği ortaya çıktı. (Karadana hangi Filiz dönemi işe alındı öğrenemedim!) Belediye araçını kendi özel işinde kullandığı ortaya çıkınca ortalık karışmış tabii... Vatandaşlar tepkili. Belediye işçisi Mehmet Karadana'nın imdadına, Yazıbaşı Belde Belediye Başkanı İbrahim Cinkılıç yetişmiş!
Belediye’ye ait kepçeyi Mehmet Karadana’ya kullanması için kendisinin verdiğini, Belediye işçisinin kullandığı kadar mazot koyduğunu” söylemiş ve işçisinin suçuna ortak olmuş! Ne güzel bu cevabı ve Cin gibi kurnazlığı Çakallar’a belediye traktörü ve işçisiyle villa görünümlü köyevlerine köpek klübesi taşıtan düşünebilseydi ne güzel olurdu! Mesela, bu mantıkla Çakallara giden Torbalı Belediyesi ekibini gönderen sorumsuz, “traktörünün mazotunu koyduk, belediye işçilerininde 2 saatlik mesai ücretini ödedim” deseydi ortada ahlaksız durum kalmazdı!

Torbalı CHP mantığı işte, mücavir alan diktatörlüğü, saltanatı, padişahlığı her ne derseniz deyin... Aynı mantığı geliştirerek diğer CHP’li belediyelerimiz ve başkanlarımız neler yapabilir diye düşünerek, akıl yürüterek, hayali örnekler çoğaltalım;

-Sayın CİN Başkanım, kaynımın düğünü var. Mazotunu koysamda belediye otobüsünü alsam, Denizli – Tavas’a gidip-gelsem olur mu?
(ne demek canım sorman kabahat!)

-Sayın Başkanım RAMAZAN geldi. Şu belediyenin boş dükkanlarından birisini 1.5 ay kullansam, hanım öte-beri satsa?
(lafı mı olur. Elektrik, su parasını ödeyin yeter!)

-Sayın Başkanım benim büyük halamın evin çatısı akıyor. UYGUN olursa belediyedeki boş işçilere çatıyı aktarta bilir miyim?
(sormana gerek yok. Kiremitleri, çimentoyu aldıktan sonra sorun değil!)

-Sayın Başkanım köyevimize köpek klübesi taşıtacam. Belediye kamyonunu kullanabilir miyim?
(köpeği ve klübeyi siz aldıktan sonra soruşturması bile olmaz!)

-Sayın Başkan eltimin kızının nişanı var. Belediye Düğün salonu boşsa o gece kullansak olur mu?
(Pastayı ve gazozları siz alacaksanız dert değil, kullanın!)

-Sayın Reis, belediyede çalışıyorum ama babadan 100 dekar arazi var. Traktör bozuldu. Belediyemizin traktörüyle şu 100 dekarı sürsem olur mu? Mazotunu atarım ben?
(Bizede 10 ayar buğday getirisin artık! Traktörü al ama pulluğu başka belediyemizden iste, sonra pulluk uçları eriyor)

-Sayın Başkanım kızım Çanakkale’de okuyor. Otobüsle gitmesi zor olacak! Makam araçlarından birisini alsamda onunla bırakıp, gelsem. Hanım, kardeşleri, bir kaç arkadaşıda gelecekmiş. Böyle ucuz olur bana...
(Benzin aldığınız yerlerden fatura almayı unutmazsanız sorun yok. Tepe tepe kullanın. Yanlız arabanın içinde kabuklu yemiş yemeyin yeter!)

-Sayın Başkan, evi boyayacamda şimdi dış cepheye iskele kur, merdiven daya, düzenek yap... hem iş uzayaçak hemde masraflı olacak, şu itfaye araçlarından birisini 3-5 gün kullansakta hemen bitirsek bizim boya işini. Böylece evimiz boyalı olursa modern kent görünümü kazanırız değil mi?
(Elbette, elbette ama ben boyaya karışmam. Sonra yangın felan çıkarsa maazzallah. hemen itfaye araçını gönderin. iş bitsin diye belklemeyin. yangından sonra devamn edersiniz boyanıza!

Şaşırmaca yok. Aynı mantık silsilesiyle devam eder gider bu böyle. Olaylar ekseri ÇAkallar ve ÇApak’ta geçiyor. Bunun adı Torbalı - CHP saltanatı değil, 'ÇA-ÇA Dansı' olabilir mi? Ehh, bana ne ya Kim Çaça’ysa, Çaça benim o taraklarda bezim olmaz.


Cenk SARIGÖL

2 Mart 2009

Torbalı Ticaret Odasında Yeni Dönem

İzmir - Torbalı, Torbalı Mahallesi Tren Garı
Torbalı Ticaret Odasında Yeni Dönem



Öncelikle Torbalı Ticaret Odasının yeni yönetimini kutlar, en içten duygularımla başarılar diler ve ilçemiz ve iş dünyası için hayırlı olmasını temenni ederim. Geçen hafta içi dâhil 8 günlük Torbalı tatilim bitti geri döndüm. Bu süre içinde Torbalı Ticaret Odası Seçiminden önceki son 3 gününü, Torbalı AKP’nin listelerinin tamamlanma aşamasını, partilerin aday ve meclis üyelerinin ilçe seçim kuruluna teslimini görme imkânımız oldu.

Torbalı Ticaret Odasında beklenen oldu. Seçim sabahı Torbalı Ticaret Odasının önüne geldiğimde veya çarşıda görenler sık sık benden tahmin istediler. Mesela aklımda kalan isimler şunlar;
Emre Tezcan, Ayhan Atak, Selman Günaydın, İbrahim Canıdar, Sevim Olgun, Aydın Mimaroğlu, Alaattin Sagun, Seyit İnanç, Ruhi Gülercan, Gürkan Ekici, Süleyman Altıparmak, Bekir Söyler, H. Semih Kılınç, Vahap Aras, Sefa Yılmaz, Şaban Tepedelen, Mehmet Kaya… (hatırlayamadığım arkadaşlardan özür dilerim)

Cevabım hep şöyle oldu;
Değişim Grup 6’ta kesin çıkar, 4 grup Hizmet Grubun garanti. Geri kalan 2 grup ortada! İhtimaller 7-3, 8-4, 6-6. Yani Değişim Grubun kaybetme ihtimali yok. En fazla berabere kalır
ve seçim tamamlandığında ilk arayan Selman Günaydın oldu;
Abi tam isabet! Şu yerel seçim sonucu ne olur?” diye de takıldı.

Seçimden sonra, "Başkan ve meclis başkanı kimler olacak?" sorularına verdiğim cevap olan, Behçet Çınar’ın Oda Başkanı, Vahap Olgun’un Meclis Başkanlığı tahminimde 12’yi bulmuştu. Seçim 7-3 Değişim Grup tarafından kazanılmış ve bizim tahminiz “2 grup ortada” söylemiyle bile gerçeklik kazanarak, 6. Meslek Grubu olan Tarım ve Hayvancılık 49’ar eşit oy alarak kazanan oylamayla belirlenirken 11 ve 12. gruplarda birbirine yakın sonuçlar alınmıştı. Şimdi kimse,
Sen TOGİAD ile zaten bu gruba yakınsın, Behçet Çınar da akraban, Vahap, Davut Kırşan, Aydın Mimaroğlu vb birçok arkadaşın grupta. Muzaffer Sekban artık köylün sana aktarılanları tahmin diye satma!” demeye kalkmasın. Torbalı Ticaret Odasında aday olan hiç kimse ile bu konuda ne görüşmem oldu nede bilgi aldım.

Bir önceki seçimde gruplar ve aktörlere daha yakındım (Muzaffer Sekban’ı ve şimdi birçoğu Değişim Grup içinde yer alanları destekliyor ve seçimle direkt ilgileniyordum). Seçimden önceki akşam arkadaşım Mahmut Atilla Kaya ile grup listeleri üzerinden iddiaya girmiş ve tahminimde yine yanılmamıştım. Atilla Kaya ondan sonra birçok kez yemek ısmarlasa bile “Bu Ticaret Odası’nın iddiasının yemeği” diye masaya hiç oturmadık. Benimde aklıma gelmişken bu borcu hatırlatmış olayım! Hem de üzerinden 4 yıl sonra…

Bu seçimin kaybedeni kim? Deseniz kesinlikle Ramazan İsmail Uygur ve hemen ardındakiler demek yerinde olur. Torbalı CHP’li başkanlar tam kadro sandık bekçiliği yaptılar. Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur, Subaşı Belediye Başkanı Erkan Zeylan, Yazıbaşı Belediye Başkanı İbrahim Cinkılıç seçim sonuna kadar sandıkların başını bekledi! Sanırsınız ki seçim gözlemcisi beyefendiler. Gerçekten çok enteresan iş doğrusu acaba bu belediye başkanlarımızı Torbalı Ticaret Odası seçiminin yapıldığı gün kurumlarından izinli miydiler? Bütün gün mesailerini (Seçim pazartesi günü olduğuna göre işlerinin başında olmaları gerekiyordu) sandık başında geçirdiklerine göre izin almaları gerekmez mi? Yoksa aldıkları para haram değil mi? Sen makamında olsan veya beldenin, ilçenin bir işini takip etsen vatandaşının işini gördüğün için sorun olmaz. Ama siz mesainizi Torbalı Ticaret Odası seçim sandıklarının başında tamamlamışsanız ve o gün izinli değilde maaşınıza eklenen bir günse haramzede sınıfına terfi edersiniz. Umarım birde sandık görevlisi diye para almamışsınızdır. Korkarım katmerleşir yaptığınız.
Torbalıda 8 gün kaldım elbette yerel seçim konusunda da çok kişi tahminlerimi merak etti ve sordu. Belediye meclis üyesi listelerini görünce tahminlerimde küçük değişiklikler yaptım. Bence 56 bin civarında oy kullanılır. Kazanacak parti ve adayın adı “A” harfiyle başlıyor! En az 3500 oy fark bekliyorum. Bakalım göreceğiz. Siz unutsanız bile ben size nasılsa hatırlatırım.

Büyük Vatan Şairi Namık Kemal Hürriyet Kasidesi”nde,

“…Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvetmend
(iyiliksever) olan mazluma el çekmez ianetten (yardım üzere)…
Ne mümkün zulm ile, bidâd (adaletsizlik)ile imhayı hürriyet Çalış, idraki (düşünce, kavramak) kaldır muktedirsen (gücün yeterse) ademiyetten (insanlıktan)
Ne efsunkâr (üfürükçü) imişsin âh ey didârı hürriyet (özgürlüğün yüzü)
Esiri aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten” der.


Cenk SARIGÖL