Kabaçakırı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kabaçakırı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2009

Büyük Torbalı Gazetesi ve Ara


Allah’a Emanet



Büyük Torbalı Gazetesinde yazmaya başlayalı 5 yıldan fazla olmuş... Uzun bir süre! Büyük Torbalı’nın haberde tarafsız, köşe yazılarında bağımsız olmasına karar verdiğimiz, benim aklımdan geçen gazeteyi, Vahap Bey’in zaten kurguladığını söylemesiyle yeni bir vizyon ve misyonla yayın hayatına farklı bir solukla besmele çektik. Haberler ne kadar bağımsızsa, köşe yazarı o kadar bağımsız olmalıydı. Öylede oldu. Haftada 5-6 gün yazdığım yazılarıma 2,5 yıl önce Ankara’ya gidişimle haftalık 1-2 yazıya düşürdük. Zaman bizi doğal olarak, ilçeye ait duyargalarımızdan, kulis bilgilerinden, birebir irtibatlardan, taze bilgilerden ıraklaştırdı. Gözden uzak olan, gönülden düşmesede sözden, muhabbetten düşüyor. Haber kanalları azalınca yazmanın niteliği, yerelliği, güncelliği düşmeye başladı. Defaatle yazdığım gibi “yerel gazetede yerel konular yazmak gerek” benim şiarımdır. Genel konulara elbette değinebilirsin ama bunun kesinlikle % 35 gibi bir oranı geçmesi benim şablonumun ayarları dışındadır.

Artık gerek iş yoğunluğum, gerekse yukarda saydığım sebeplerden dolayı yazma işinde aksatmalar, yoğunlaşma sıkıntıları, gündemi takip edememe gibi sorunlar yaşıyorum. Bazen 3-4 gün sonra ancak bakabiliyorum ilçe web. sitelerine. Konu gelmişken, Büyük Torbalı Gazetesinin YENİ! İnternet sayfasını eleştirmeden geçemeyeceğim. Bir kere ‘YENİeskiden güzel, kaliteli, sağlam, kullanışlı, konforlu, estetik vb. özellikleri taşıdığı için YENİ sıfatını alır. Bu özellikle teknoloji ve elektronik özellikler varsa kesin öyle olmalıdır. İnternet bilgi paylaşımı ve depolamasında insanoğluna muhteşem olanaklar sundu.
Gelgelelim bizim Yeni Büyük Torbalı! İnternet sayfamız berbat. Bir kere arşiv kaybını ikinci kez yaşıyoruz. Affedilemeyecek bir hata bence... Bunca haber, yapan muhabir, köşe yazarının emekleri zayi olmuş... Oysa toplumsal hafızamızın oluşmasına ve hatırlatmasına yardımcı olacak bir işlevsellikte muhafaza edilmeleri ve ulaşılabilir olarak yeni! Sayfalara eklenmeliydiler. Eskiye oranla sayfa açılma ve değiştirme hızı çok yavaş. Sanırım sebebi sayfa detaylarında bile çıkması sağlanan görsellerden kaynaklanıyor. Yazıların ve haberlerin tarihi yok. Köşe yazarının eski yazısını okurken veya yayındakini ne zaman yazdığını göremiyorsunuz. Oysa yazmak, gazete tarihe kayıt düşmek değilmidir? Tarihsiz kayıt düşmek bu çağda büyük ilkelliktir.
Diğer aksaklıklar ve sebeplerini kısıtlı bilgimle maddelemeye çalıştım;
· Manşet Alanı çalışmıyor. Resimler gözükmüyor. Veya çok beklemek gerekiyor.
· Sayfalarda javascript hataları var. Bu da site ile kullanıcı etkileşimini olumsuz etkiliyor.
· Anamenü de yer alan bazı butonlar düzgün çalışmıyor.
· E-Posta ya basınca harici bir pencere açılıyor ve “feedburner.google.com” adresi açılıyor.
· Haberler e basınca yine “feeds2.feedburner.google.com” adresi açılıyor.
· Site çok yavaş çalışıyor. Arşiv kaydına ulaşmak zor.
· Site arayüzünde çok fazla resim bulunuyor. Tasarımda yapılan hatalar nedeni ile sayfalar gezildikçe her sayfada tüm resimler tekrar tekrar yükleniyor.
· Sitede en altta bulunan 11 dilde translator “google” üzerinden çalışıyor. Google translator hizmeti türkçe ile diğer diller arasında çevirim yaparken kelime anlamlarında ve cümle kurulumunda çok fazla hatalar yapmaktadır. Bu da çevirilerin çok devrik ve yer yer anlaşılmaz olmasına yol açmaktadır. Zaten hem verimsiz hemde gereksiz bir uygulamadır.
İnternet Sitesine bence daha çok önem verilmelidir. Zira Torbalıda oturanlar zaten gazetelerini alıp, sanala aktarılandan çok daha bilgiyi okuma imkanına sahipler. Fakat bizim gibi uzak diyarlardaki okuyucu memleket haberlerini site üzerinden okuyor ve bilgi sahibi oluyor. Pratik olarak hergün gazeteye ulaşabilenbler için pek büyük sorun görünmeyen durum, bizlerin takibi için önemlidir.
Bugüne kadar bana bir çok mail atan okur, “YORUM” butonu olmamasından yakındılar. Bunları yetkililere sık sık aktardım. YEN! Sitemizde bu uygulama yine yok. 7 senedir Torbalıda köşe yazıyorum. Yerel basının çoğu ayağında yazılarım çıktı. Okuyucumla güzel bir frekansta yakaladığımı düşünüyorum. Sanırım bunda samimiyetim ve yüreğimden geçen doğru ile kalemim arasına bariyer koymamam etkili oldu. Şahsi çıkar ve kazanım için yazmadığım gibi kimseye haksız eleştiri getirmedim. Bir çok isabetli tespitlerimiz çok sonraları kendini kanıtladı. Bazısı günler - aylar, (Ramazan İsmail Uygur’un Adaylığı vb) bazısı yıllar (Danıştay saldırısı) sonra...
En sinir olduğum durmadan yakınmaktır. Bir konuyu eleştirirken eğer önerim varsa onları muhakkak sıraladım. Çözüm yolları konusunda fikirlerimi paylaştım. “Torbalıda Sosyal Hayat Yok” diye belediyeyi eleştirenlere hep kızdım. Sosyalleşmenin ana etmeni insandır. Belediye, tiyatro getiriyor, konser düzenliyor, sanat etkinliği oluyor, Torbalı Türk Sanat Müziği Derneğimiz muhteşem güzellikte sunular gerçekleştiriyor katılım cılız. Sonra birileri çıkıp, “Torbalıda sosyal hayat yok” Torbalı Belediyesi bu konuda çalışmıyor. Sanıyorlar ki sosyal hayat sadece sinemadan ibaret! Oysa “sosyalleşme” derneklere üye olmak, okul aile birliklerinde aktif görev almak, hobilerin, vakıf çalışmaların, çevre duyarllılığı olanlarla bir araya gelmen vb. etkinliklere katılımla olur. Sinema sosyalleşmede en kısır alanlardan birisidir.

Torbalı Ticaret Odası Meclis Başkanı
Abdulvahap Olgun Bey’e ‘Kabacakırı OSB’ konusunda köşemizden bir çağrı yaparak, son gelişmeler sormuştuk. Bana telefonla dönerek, en kısa sürede döneceğini söylemesine rağmen 4 hafta geçti. Dolayısı ile böyle bir cevap için kullanacağımız misafir köşemizin hazır beklediğini düşünüyorum.
Bu yazıyı yazarken internette haberlere bakıyordum. “Darbeyi Konuşmak Demokrasiye Hakarettir” başlıklı haber içinde 
DSP Torbalı İlçe Başkanı Sayın Muhsin Yazar fena çuvallamış. Hatta “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş” dedirtecek bir açıklama yapmış. Son yazım olduğu için ele almadım. (TÜRKİYE’NİN hiçbir dönem bu kadar gergin günler yaşamadığını söyleyen DSP İlçe Başkanı Muhsin Yazar AK Parti hükümetinin kasıtlı olarak darbeyi gündeme getirdiğini savundu.Yazar, “Ben, uzun yıllardır siyaseti takip eden ve içinde olan bir kişi olarak hiç bu kadar spekülâsyon yapıldığına şahit olmamıştım. Korku imparatorluğu yaratmaya çalışan AK Parti hükümeti bu yolla iktidarını sağlama almak istiyor. İnsanların kafası çok karıştırılıyor. Denizlerden, toprak altından silahlar fışkırıyormuş gibi gösteriliyor. Bu kadar önemli bir albayın evinde bu kadar önemli olduğu iddia edilen bir belgeyi sakladığını hiçbir mantık kabul edemez. Türkiye’nin önemli fikir adamları, ilim adamları sebepsiz yere cezaevindeler. Şimdi de durmadan gerçekliği kanıtlanmayan bir belgeyi konuşuyoruz. Tüm bunların üzerine bir de darbe ihtimalinin sürekli gündemde tutulmasını bir ayıp olarak nitelendiriyorum” şeklinde konuştu.)
İşte bu yazıda isimlerini açıklayacağım ve bana DSP Torbalı İlçe Başkanı Muhsin Yazar’ın ilgili açıklamasında belirttiğim hezeyanı bana mail atan ilk 5 okura kitap hediye edeceğim.
Bir Vakit Görüşmek üzere, Allah(cc) Yar ve Yardımcımız Olsun.

Cenk SARIGÖL

6 Haziran 2009

Torbalı Ticaret Odası ve Kabacakırı OSB

Torbalı Ticaret Odası ve Kabacakırı OSB

Sanmayın ki unuttuk, sanmayınki Torbalı Ticaret Odasında akrabamız başkan, meclis başkanı arkadaşımız seçildiler diye OSB konusunu takibi bıraktık… Uzak diyarda olduğumuz için Kabacakırı OSB’de ilçe Torbalı Ticaret Odası’nın yeni temsilcileri kimler oldu bilmiyorum. Önceki dönem, Torbalı Osb Yönetim Kurulunda Sami Kazmacı (yeni oda yönetiminde yok), Denetim Kurulundaki iki kişiden biriside yeni Oda Başkanımız Behçet Çınar temsilciydi. Torbalı Osb Müteşebbis Heyetindeki 14 kişiden ikisi yine aynı isimlerdi. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/torbal-kabacakr-osb-bilgi-notlar.html TOGİAD olarak bizim OSB tavrımız biliniyor, dolayısı ile yeni meclis başkanı Abdulvahap Olgun’un Togiad Başkanı olarak görüşleri düşünülürse, Kabacakırı Osb konusunda muhalif tutumunu devam ettirip, ettirmediğini çok merak ediyorum. Eğer ettiriyorsa gelişmelerden kamuoyuna bilgi aktarımı yapmasını beklemek hakkımız.

Biz bu yazı için seçilmeleri üzerinden 4 ay geçmesini bekledik. Tam 4 aydır ben böyle bir açıklama duymadım!Kurulacak Osb’de arıtılan suyun kollektörlerle Fetrek Çayına verilmesi planlanıyordu. Son durum nedir? Ege Üniversitesinin Fetrek Çay’ı ve çevresinde yaptığı araştırma basına yansıdı. Rapor biliniyor. Buna rağmen ilçemizin doğu su damarlarının ana arterlerini besleyen veya beslenen Fetrek’in kirliliği yeterli görülmeyip, eski görüş hayat geçirilecek mi? Yani Torbalı Kabacakırı Osb, pisliği buraya mı boca edilecek? Tüm bunlara birde Harmandalı Çöplüğü’nün http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/torbalya-su-veremedik-copluk-verelim.html Taşkesik ve Havuzbaşı Köyleri mücavir alanına taşınması için İzmir Büyükşehir Belediyesinin hazineden 3500 dönüm arazi tahsisi yaptığı malumunuz. Bu konuda Torbalı'ın en büyük yarı resmi STK’sı ne düşünüyor? Torbalı İlçemizin doğusu çöplük ve pis sularla gözden çıkarıldı mı? Kuzeyi malum sanayi tesisleri, batısına yeni Osb, güneyi zaten hava ve su akış yönü Belevi, Selçuk, Pamucak…

Benim için artık Kabacakırı’na Osb kurulmasını engelleyemek veya mani olamamaktan öte kim ne tavır alıyor, olmaması için elinden gelen gayretin ne kadarını harcıyor? Önemli olan bu! Hani bir rivayet vardır Hz. İbrahim’in ateşe atılmasıyla ilgili… Mahlukatı karıştırabilirim şöyleydi;
Nemrut, Haz. İbrahim (a.s)’ı şimdi Şanlıurfa ‘Balıklı Göl’ün olduğu yerde yaktırdığı büyük ateşin içine atmak için mancılığa yerleştirdiğinde küçük bir serçe kuşu canşırah ateşin üstünde uçuyor, sonra ortadan kayboluyor, bir mühlet sonra tekrar ateşin üzerine geliyor ve bunu durmadan tekrarlıyormuş. Soluk soluğa konduğu dere kıyısında bir karında bu sortileri ve kuşun perişan halini merak etmiş,
-Hayrola? Nedir bu telaşın,?
-Hz. İbrahimi nemrut kafiri, zalimi, tiranı, Allah düşmanı yaktırdığı dağ gibi ateşe atacak. Bende bu dereden ağzımla su alıp, ateşe bırakıyorum.Karınca alaycı gülmüş,
-İlahi kuş kardeş, hiç senin ağzında taşıdığın su damlasıyla o dev ateş sönermi?

Kuş küçümseyerek, yaptığı işin ve emeğin önemini vurgulayan o dağ lar boyu alevlerden büyük bir cevap vermiş,
-Söndürmeyeceğini bende biliyorum. Lakin hiç değilse tarafımız belli olur..!

Biz bu ilçenin, Torbalı'nın yaşanabilir geleceğinin en azından batı yönünün sanayiye kapatılmasında görüyoruz. Okurlarım ve bildiğim binlerce insan aynı görüşü paylaşıyor. Tek istediğimiz bizi yönetenlerin hangi tarafta olduğunu ve ne yaptıklarını görmek, bilmek, yerel tarih ve gelecek nesillere ‘ehven-i şer’ olarak, bilinmek.


Cenk SARIGÖL

14 Şubat 2009

Torbalılı Sanayiciyi Ticaret Odasıyla Tanıştırın

İzmir - Torbalı Krokisi
Torbalılı Sanayiciyi Önce Odasıyla Tanıştırın
Değişim Grup üyeleri; Hasan YIlmaz,
Adnan Yaşar Görmez, Behçet Çınar ve Vahap Olgun

Değişim Grup” ismiyle Torbalı Ticaret Odasına ekip çıkaran arkadaşlarımız ve “Hizmet Grubu” adıyla yeni ekibiyle tekrar başkanlığa aday olan Sayın Muzaffer Sekban ve arkadaşlarımız bugün yarışacaklar. Seçim sonucunun ilçemiz ve halkına hayırlar getirmesini dilerim. Değişim Grup’un geçen Cuma günü gazetemizde bir açıklaması vardı;

TORBALI'DA 650 fabrika var. Bu fabrikalar ilçemiz için bir zenginlik. Ama esnafımız ve halkımız ve fabrikaların nimetlerinden faydalanamıyor. Sanayici esnafımız tanımıyor, esnafımız sanayici ile alış veriş yapamıyor. Torbalı insanı fabrikalarımızda çalışamıyor. Fabrikalarımızda aradığı vasıflı elemanı bulamıyor. Torbalı Ticaret Odası olarak sanayici ile esnafı buluşturup alış veriş sağlayacağız. Bu yolla ilçe insanımız zenginleşecek. Mevcut halimiz ile hazinenin üzerinde oturan sefil çiftçiyi andırıyor. Burnumuzun dibinde yüzlerce fabrika var ama bunların nimetlerinden faydalanamıyoruz.

Tespitlerin çoğu doğru… Tespitlerin doğru olması çok önemli, zira eksik ve yanlışları doğru tespit edemezseniz bu ilk düğmesi yanlış iliklenen gömlek gibi gider. Çok çalışır, yorulur, vakit harcar ama iş bitti diye geriye baktığınızda bir yığın inciri berbat ettiğinizi görürsünüz.


Yeni Torbalı Ticaret Odası yönetimine âcizane tespitlerimizi belirtelim;



  1. Ticaret Odaları yapı itibariyle, Esnaf Odalarının bir gömlek büyüğüdür. Kimse itiraz etmesin, biraz büyük esnaf veya şirketleşmiş esnaflardır. Sanayici ve Büyük Esnafın birlikteliği aslında sıkıntılıdır da…
    Bugüne kadar sanayicimizin, o açıklamada belirtilen 650 fabrika sahibinin Torbalı Ticaret Odasına temsili bırakın, buna hevesli ve tenezzül etmiyor olmasında odamızın ilgisizliği kadar bu gizli ayrışmanın etkisi görmezden gelinemez.
    Torbalı Ticaret Odamız, Değişim Grup’un belirttiği, sanayici ile esnafı buluşturmadan önce Torbalı Ticaret Odası ile Torbalılı Sanayiciyi buluşturmalıdır. Daha odanın yolunu bilmeyen insanları esnafla buluşturmaya kalkarsan ‘Geceler Şenlenir, Renklenir, Aydınlanır’ ama sadece elektrik sarfiyatı artar o kadar! Örneklerini gördük çünkü… Bu buluşmada en azından orta ve üzeri çaptaki sanayicinin yönetime dâhil edilmesiyle gerçekleşebilir.
    Hiçbir büyük ve orta ölçekli sanayici merkezdeki 3–5 esnafın yönetim kurulunu oluşturduğu ve politikasını belirlediği Ticaret Odası kapısında durmayı istemez. Yani onlar gelmeyecektir! Siz gideceksiniz onlara, şefaatle gideceksiniz bir kez bekleyeceksiniz. Sizde Torbalıda ki sanayiciye proje, çıkar, kar, üretim artışı, kalite odaklı öneriler ve fırsatlar sunmalısınız ki oda sizden gelecek taleplere olumlu yaklaşsın. Yoksa adam durmadan kendisinin amiri gibi yaklaşacak, istekleri bitmeyen bir yere gitmek istenmez. O yüzden Torbalı Ticaret Odası sanayiciyle buluşurken, hızla içinden kulağını geçecek Torbalı Sanayi Odası’nı çıkarmayı bilmelidir. Esnafla buluşma elbette, lakin Torbalılı Sanayici önce Torbalı Ticaret Odasının yerini öğrensin, Torbalı merkezine girmeye alışsın.


  2. Yıllardır ‘Torbalı'ya sanayi gelsin de nasıl gelirse gelsin’ anlayışı artık son bulmalıdır. Bu anlayış aynı zamanda Torbalı Belediyemiz içinde geçerlidir. Yıllardır kuzuya saldıran aç kurtlar gibi ilçemizi dolduran fabrikaların aslında gerekli alt yapısı olmayan İlçemizi yağmaladığını, insanımıza faydası olmadığını gördük. Mevcuttan yararlanamıyorken, yenisi niye? (bahsettiğimiz Torbalı Kabacakırı Organize Sanayi Bölgesi).
    Üstelik ilçemizdeki kalifiye elaman fakirliği sonucu, fabrikalar bu ihtiyaçlarını Torbalı dışından sağladıkları için ülke ortalamasının çok çok üstünde göç aldık. Göç sosyal kopmaları, kültürel dağılmaları, sefaleti, düzensizliği, kırılganlıkları beraberinde getirdi.
    15 sene önce ‘Torbalı’ denilince herkes ‘Torbalı Mahallesi’ anlardı. Bugün ‘Tepeköy’ deseniz ilçenin yarısı bunu ‘Tepeköy Mahallesi’ olarak algılar ki bu mevcut kültürel kodların ilçemize yeni katılan, göçle gelen hemşerilerimizin merkeze yabancılığını ispatlar. Evet, Torbalı'yasanayi gelmeye devam etsin ama eskisi gibi “Fetrek Çayı’”na yakın boş bulduğu arazi alanın fabrika diktiği, atığını bir boruyla çayımıza boca eden kolaycılıktan ve basitlikten çıkmalıyız. Fabrika çatısından önce alt yapısını, atık tesisini, arıtmasını yapmalıdır.

Cenk SARIGÖL

30 Ocak 2009

Torbalı Kabacakırı OSB Bilgi Notları

Torbalı Kabacakırı Organize Sanayi Bölgesine Karşı Çıkan Ahmetli Köyü Muhtarı Veli Koç, OSB için istimlak edilen arazilerin köylülerden alınmasına ve Metropolis havzasına OSB kurulmasına karşı çıkıyor.


Kabacakırı OSB Bilgi Notları
Torbalı Kabacakırı OSB kosunda bunca yazmamıza bazı bilgileri okurlarımızla paylaşmamızdan kaynaklanan anlatamama sıkıntısı çekiyoruz. Bunun için Kabaçakırı OSB ile ilgili elimizdeki bir kısım bilgiyi okurlara summakta çok fayda var. Zararın neresinden dönersek kardır.!

Torbalı Kabacakırı OSB Yer Seçimi (08.12.1998) tarihinde 260 hektarlık OSB Alanı olarak önerilen bölge ilk etapta yaklaşık 700.000 m2 ( 70 hektar) olarak tescil edildi. Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Torbalı Ticaret Odasından teşkil eden Müteşebbis Heyetce hazırlanan KURULUŞ PROTOKOLÜ Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca 29.04.2004 tarihinde onaylanmış ve Temsil Yetki belgesi alınarak Tüzel Kişiliği tescil edilmiştir.

Şimdi bu heyette kimler vardı? Yaptıkları işten memnunlar mı diye sormayalım mı? İlçenin gelişme yönündemidir Kabacakırı? HAYIR! Arıtılan suyun kollektörlerle Fetrek Çayına verilmesi planlanıyor ey Çaybaşı Beldesi ve Atatürk Mahallesi sakinleri... Bizi ilgilendirmez demeyesiniz!

TORBALI Kabacakırı OSB Yönetim Kurulu Ü.
1-Cengiz Ünerdem (Bşk.)
2-Kamil Porsuk (Bşk. V.)
3-Enver Olgunsoy (Yön. Kur. Üyesi)
4-Osman Atalay Ermiş (Yön. Kur. Üyesi)
5- Sami Kazmacı (Yön. Kur. Üyesi)

TORBALI Kabacakırı OSB Denetim Kurulu Ü.
1-
Faik Dalgıç
2-Bahçet Çınar

TORBALI Kabacakırı OSB Müteşebbis Heyeti
14 üyeden oluşan bu heyette Torbalı Tic. Odası iki üye ile temsil ediliyor;
1-Behçet Çınar
2-Sami Kazmacı

Kabacakırı OSB konusunda karşı çıkan tek muhtar olan Ahmetli Köyü Muhtarı Veli Koç’u azade tutarım. Olayın ciddiyetini kavradığı içide tebrik ederim. Burdan birkaç kez
Yeniköy Muhtarı Turgut Buluş çok sevdiğim, değer verdiğim, siyasi bilinç ve etkinliğini küçümsemediğim bir insan. Siyasi ferasetiyle er yada geç Kabacakırı OSB konusunda taraf olacağını düşünürdüm. Fakat onca kendisine hitaben yazdığımız köşe yazsına rağmen ne bir soluk verdi ne de ses... Üzülmedim desem yalan olur. Ondan bu OSB'nin çevresine vereceği zararı ve Metropolis (Ana Tanrıça Kenti) gibi antik ve turizme kazandırılabilecek bir yapıyı heba etmeyecek öngörüyü beklerdim. Çünkü daha önceki bir yazımızda belirttiğimiz gibi http://cenksarigol.blogspot.com/2008/05/turizm-ve-torbal.html turizmin er geç Metropolis'i göreceğini ve Torbalıda bu nimetten sadece Yeniköy'ün yararlanacağını görmesi gerekir...

Özbey Mah. Muhtarı Kerim Özlü’yede çok çağrı yaptık. Görüşlerini öğrenmek, susmamaları gerektiğini yazdık. Ses seda çıkmadı. Galiba Kabacakırı OSB ile köyde işsiz kalmayacağını ve kurulacak sanayi tesislerinin çevreye zararsız, küçük, marangoz, demir doğrama, camcılık gibi iş kolları olacağı yönündeki yalana inanmışlar! Bu köylerimizden toplam 5-10 kişi kurulacak sanayi tesisinde çalışırsa öp-başına koy. onlarda düz işçi yada amele olarak..!
Bakın bakalım ey Torbalı İnsanları bu iş kolları nelermiş;

Torbalı Kabacakırı OSB'de ki İş Kolları


•tekstilden konfeksiyon sanayi •soğutma ısıtma ve klima sanayi
•muhtelif yiyecek sanayi
•ağaç mamülleri sanayi
•elektrik ve mak. ve aygıtları sanayi
•çelik kont. ve mad. yapı elemanları sanayi
•özel ve seri makine imalat sanayi
•et-süt ve su ürünleri sanayi
•otomativ yan sanayi ve taşıt sanayi
•plastik sanayi
•kağıt ve kağıt ürünleri sanayi
•tıbbi tarımsal ilaç sanayi
•diğer sanayi kollları

İnanmayanlar için isim isim bulabildiğim!

Torbalı OSB’den yer alan Kişi, Şirket ve Kuruluşlar

Çoğunun faaliyet kolu belirtilmemiş bile;

· Temel conta sanayi ve ticaret a.ş. (belirtilmemiş)
· Nur medikal tıbbi malz.kim.mad.paz. (belirtilmemiş)
· çağsan plastik pazarlama san.tic.a.ş. (plastik boru, hortum ve profil imalatı)
· Doğa arı ürünleri gıda san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Çağsan plastik san.tic.ltd.şti. (plastik boru, hortum ve profil imalatı)
· Ceylan yağ sabun san.tic.a.ş. (yemeklik sıvıyağ dolumu ve ambalaj)
· Batı basma sanayi ticaret a.ş. (boya baskı, konfeksiyon)
· As tekstil ltd.şti. (boya baskı, konfeksiyon)
· Artistik iç ve dış tic.ltd.şti. (mermer seleksiyonu ve eskitme)
· Arma dış ticaret a.ş. (belirtilmemiş)
· Gereme yapı malzemeleri ltd. şti. (profil, bordür, eskitme)
· Fevzi Çakaloğlu-pir nakış (belirtilmemiş)
· Yağmur teknik ısı end.. mak. ltd. şti. (tavuk yakma kazanı, sıvı – katı yakıt kaloriferleri, panel radyotör)
· Üstünel derinkuyu su pompaları (belirtilmemiş)
· Üğütmen makina (belirtilmemiş)
· Tunçyağ kimya demir san-tic. a.ş. (belirtilmemiş)
· Melsa bisiklet motor-san-tic ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Güralp vinç makine ltd.şti. (belirtilmemiş)
· İnci mobilya malzemeleri santic.a.ş. (yatsan)
· Frıterm a.ş (sıcak –soğuk su bataryaları, konvektör bataryaları)
· Ekiz yağ sabun sanayi a.ş. (zeytin yağı ve sabun)
· Alternatif ambalaj san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Akarsu teknik kimya madeni yağ ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Ak birlik demir ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Maseksport gıda ve ihtiyaç (belirtilmemiş)
· Şatel örme kumaş san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Şahtaş ethem şahinler toprak san.tic.a.ş. (belirtilmemiş)
· İms turizm ulus.paz.hiz.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Bilgi trafo makine sanayi koll. şti. (biley makinaları üretimi)
· Hürriyet demirörs (makina üretimi)
· Tansu alper inş.yük.müh. (belirtilmemiş)
· Dere madencilik inş.yapı malz.san.tic. a.ş. (belirtilmemiş)
· Ermiş inşaat san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Kamil porsuk (belirtilmemiş)
· Egemen tıbbi teknik san.dış tic.ltd.şti. (tıbbi ve hijyen ürünleri)
· Mayıs makina kompresör san.ve tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Zeki Bora Turan (belirtilmemiş)
· Hasan Yavaş (belirtilmemiş)
· Ömer Murat Yeşil (belirtilmemiş)
· Cenk Sayaroğlu (belirtilmemiş)
· Ran konfeksiyon tekstil deri yan.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Mertkon makine metal imalat san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Kar-inoks mühendislik mak.san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)


Cenk SARIGÖL

14 Ocak 2009

Mesele Olmak, Mechele Değil


Metropolis (Ana Tanrıça Kenti) harabeleri ve Selcuklu Özbey Kalesine güney doğusundan bir bakış...

Mesele Olmak, Mechele Değil

Sayın Ertan Ünver 12 Ocak 2009 tarihli son yazısında “Mesele Ol Mesele değil Cenk http://polemikler.blogspot.com/2009/01/ertan-nver-itiraz-etti-izmir-torbal.html başlığı ile bize inceden mesaj verdi! Kimseye ne gölge olmaya nede cahilliğe sevkeden olmaya niyetim yok. Örnekse kimseden böyle bir talebim yok! Gayet samimi bir şey sordum. Halen Torbalı Ticaret Odası (TTO) yönetiminde olupta şimdi Muzaffer Sekban’a muhalefet eden meclis üyesi yada yöneticiler hangi gerekçelerle Sekban’a karşı çıkıyorlar ve bu gerekçeler içinde bizim yıllardır karşı çıktığımız Kabacakırına Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulmasıda var mı? Varsa bugüne kadar nasıl karşı çıktılar ve şerh koydular?
Yok eğer karşı çıkılmadı ve suskunluğun ikrardan geldiği göz önüne alınırsa nasıl bir çıkarsama yapmalıyız? İlgili ve “Torbalı Ticaret Odası Seçimi” başlıklı
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-ticaret-odas-seimi.html yazımızda aynen şu ifadeyi kullanmışız;
“...Ben Ticaret Odasında şimdi muhalif olanların hiçbirisinden Kabacakırı OSB konusunda karşı söylem duymadım (Oldu da ben kaçırmışsam şimdiden özür dilerim). Eh Torbalı Ticaret Odasından OSB konusunda muhalif bir ses duymamışsak, hemfikir olunduğunu düşünmemiz gerekir. O takdirde en önemli soru önümüze düşer, ‘Bir ilçenin Ticaret Odası başkanı ve meclisinin ilçelerine OSB getirmesi başarı değil midir?’ elbetteki büyük bir başarıdır. Hatta muazzam bir başarıdır. Ben böyle düşünüyorum. Buraya kadar Ertan Ünver ve Mustafa Yetkil hocamın da aynı düşündüğünü sanıyorum. Bizim karşı çıktığımız OSB’nin Kabacakırı’na kurulmasıdır...

Yazımın ana fikri bu cümledir. Biz köşelerimizden çığırır, okurlarımızdan gelenleri aktarırken yetkili ve etkili (özellikle Torbalı Belediyesi ve İktidar partisi Torbalı AKP kadrolarını hatta Yeniköy, Özbey Muhtarlarına kadar) insanlarımızı eleştirmedik mi? Şimdi Ertan bey abim, diyelimki bizlerin Kabacakırı OSB konusunda itirazımız yok! Bazılarının şimdiye kadar itiraz etmediği ama muhalif olduğu gibi... Soru basit (Torbalı Ticaret Odası (TTO) Seçimi için farklı, Torbalı kamuoyu ve ticaret erbabının bile çoğunun anlamayacağı etkenleri saymadan);
Bir Ticaret Odası başkanının ilçesine OSB kazandırması başarı mıdır?

Eğer şimdi M.Sekban muhalifi TTO yöneticisi olanlar Kabacakırı OSB’ye karşı çıkmamışsa, bu başarı onların ve Sekban’ındır. Bana göre başarısızlık sebebi durum, itirazsız yöneticilerin ve muhaliflerin başarısı olmak zorundadır! Bana göre gene başarısızlık olarak orada çakılacak bir ucube... TTO ve Yerel Seçim öncesi en azından bunca OSB yazmışlığın hatrına defter karıştırma, hesap çıkarma hakkımız yoksa... Sen Anlatabildinde Ertan Abi, galiban ben beceremedim. baksana tekrar ediyoruz... Gölge etmeyelim ve kimseyi cahilliğe sürüklemeyelim öyle mi?


Cenk SARIGÖL




31 Aralık 2008

Torbalı Ticaret Odası Seçimi


Torbalı Ticaret Odası Seçimi

Torbalı Ticaret Odası Seçimleri konusunda mevcut başkan Muzaffer Sekban'ın bırakması yönünde yapılan söylem ve çağrılar doğrusu çok komiğime gidiyor. Ortaya atoılan en önemli ergüman olarak, "17 yıldır aynı başkanla yönetilme" gerekçelendiriliyor. Sizce bu geçerli bir değişim gerekliliği oluşturur mu? Bence oluşturmuyor! Söyle bir ilçemize bakalım, birçok parti, oda ve Sivil Toplum Kuruluşu (STK) yıllardır aynı kişiler tarafından yönetilmiyor mu? Başka zaviyeden bakarsak, yıllardır bir yerinden başında olmak başarısızlık göstergesimidir?

Muzaffer Sekban bana göre başarısız ve yanlış bir girişimle Kabacakırı’na Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması yönünde attığı adımlar benim için değişmesine yeterlidir. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/torbal-kabaakr-osb.html Kabacakırına OSB kurulmasına Ertan Ünver, Mustafa Yetkil, Abdulvahap Olgun, biz ve bir çok kişi karşı..! Fakat sebeblerimiz farklıdır. Gelgelelim benim anlamadığım “Değişim Grup” adına yapılan açıklama ve söylemlerin “17 yıldır Başkanlık koltuğunda oturan Sekban...” diye başlaması. Özellikle mevcut Torbalı Ticaret Odası yönetiminde bulunduğu halde muhalefet edip, bu tip cümlelerle söze başlayanları hiç samimi bulmadığımı özellikle belirtmek isterim. Elbette geçen seçim Muzaffer Sekban’a karşı çıkarılan listeden girenler müstesna...

Muzaffer Sekban bu işi çok iyi yapıyor, üstüne adam tanımam, çok başarılı, mümkün olanın en iyisini yapıyor, daha iyi yapacak kimse görmüyorum” gibi iddialarım kesinlikle yok. Benim savım bu söylemler değişim için yeterli değildir. 17 yıl başkanlık yaptığı için eleştirenlerden arasında Mehmet Hasan Karatoklu dikkatimi çekti. Kendisi 10 yıl belediye başkanlığı yapmadı mı? 15 yıla tamamlamak için aday olmadı mı? Bazı seçimlerde Sekban’ın tekrar seçilmesine bizzat belediye başkanı olarak destek vermedi mi? Yıllardır oda yönetimlerinde meclis üyesi olanlar yok mu? Değişim mi evet ama bunun sadece başkanı değiştirmekle olabileceğini düşünmek fazla iyimserlik. Ben beklerdim ki, mevcut meclisten en az 4-5 üye “Hadi Muzaffer kardeş, biz bu işi yeterince yaptık, gençlere el verelim. Bayrağı teslim edelim” desinler...

"Muzaffer Sekban değişsin o çok yaptı. Biz henüz onun kadar yapmadık. Onun için O değişsin biz kalalım" manasına gelebilecek tavır ne kadar etik duruyor? Herkes muhalif. Neye Muzaffer Sekban’a... neden? 17 yıldır oda başkanlığı yapıyormuş, artık yetermiş! Başarısızmış. Neden başarısız? Sekban ilçeye Lise, bir çok okula yardım etmiyor mu? Hakkında şaibe var mı? Oda bütçesini şahsi işlerine mi kullanıyor? Varsa böyle iddiası olan ismiyle göndersin, köşem açık. Başarısız ve bence en önemli sebep; Kabacakırına OSB kurulmasına ön ayak olduğu için. Peki sizce? Ben Ticaret Odasında şimdi muhalif olanların hiçbirisinden Kabaçakırı OSB konusunda karşı söylem duymadım (Olduda ben kaçırmışsam şimdiden özür dilerim). http://cenksarigol.blogspot.com/2007/12/anlaamyorlar-anlatlar-anlalr.html

Eh! Torbalı Ticaret Odasından, meclisinden bugüne kadar OSB konusunda muhalif bir ses duymamışsak, hemfikir olunduğunu düşünmemiz gerekir. O takdirde en önemli soru önümüze düşler, “Bir ilçenin Ticaret Odası başkanı ve meclisinin ilçelerine OSB getirmesi başarı değil midir?” elbetteki büyük bir başarıdır. Hatta muazzam bir başarıdır. Ben böyle düşünüyorum. Buraya kadar Ertan Ünver ve Mustafa Yetkil hocamında aynı düşündüğünü sanıyorum. Bizim karşı çıktığımız OSB’nin Kabacakırına kurulmasıdır. Yoksa Torbalı’ya OSB gelmesi değil. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/05/turizm-ve-torbal.html

Ticaret Odası Seçimi konusunda diğer sık duyduğumuz, okuduğumuz söylem “STK seçimlerine siyaset karıştırılmasın” Ne kadar komik, ironik ve zavallı bir söylem! Çünkü bu bir kere siyasi partilerin mantığına ve varlığına terstir. Ülkeyi yönetmeye talip siyasi hareketler her yerde olmaya özen gösterir. Bu konuya yer darlığından fazla girmek istemiyorum ama yazanlar Necmettin Erbakan’ın siyasi çizgisinin nereden başladığını bilir. Bilmeyenlere tavsiyemde öğrenmeleridir... kaldı ki Esnaf, Ticaret, Sanayi Odaları yarı resmi kurumlardır ve özgün STK olarak tanımlamak zorlama olur. Birde mevcut yönetime bakarsak durumun hiçte öyle siyaset ve siyasi partileri karıştırmayacak çizgide olmadığını görürsünüz. En başta Muzaffer Sekban Akp il genel meclis üyesi, Behçet Çınar MHP ilçe başkanı, Adnan Yaşar Görmez Akp milletvekili adayı ve ilçe bşk. yardımcısı, aynı şekilde Hüseyin Karaman vb. yani bir tek BBP ilçe Başkanı Zülküf Güldoğan mı birşeyler söyleyince siyaset karıştırmış oluyor?

Muhalif “Değişim Grup” bünyesinde seçime gideceklere başarılar diliyorum. Değişime söylemlerini değiştirerek başlamaları iyi olacaktır. Aksi takdirde bu söylem ve görünen ekip için “değişim” çok iddialı bir isim olarak, en azından benim nezdimde inandırıcılığını gün be gün yitirmektedir. Abdulvahap kardeş bu söylemi daha yapıcı şekilde revize etmek, gerekiyor. Sonuçta siz geçen seçimde Sekban karşısında liste çıkardınız. Sekban’ın listesinden meclise girip, muhalefliğini 17 yıllık oda başkanlığı ve Rize Gezisine cebinden para ödeme - ödememe seviyesinden kurtarısınız.

Ticaret Odası mevcut yönetiminde bulunupta, şimdi muhalefet edenlerin bu güne kadar nelere karşı çıktıkları, mecliste neleri önerdiklerini bilmek bizim ve oda üyelerinin hakkı değilmidir? Bunları mevcut yönetimde olup, Muzaffer Sekban'a şimdi bayrak açmışlar için zorunluluk görüyorum. Böylece neden muhalif olduğunuzu ve hizmet aşkınızı öğrenmiş olacağız. Sekban nerelerde sizin hizmet önerilerinizi engellemiş, önlemiş ve sabote etmiştir? Aksi takdirde durum "o gitsin biz kalalım" işgüzarlığında tıkanıp kalacak, tüm değişim çizgisi ve muhalif etiği yitirilecektir. "Torbalı için Değişim" sloganı ile yola çıkmışsak bunu muhalefet şeklinede yansıtmanızı beklemek sanırım çok şey istemek olmaz / olmamalıdır.



Cenk SARIGÖL

8 Kasım 2008

Torbalı Yörükleri


Güney İzmir ve Torbalı Yörükleri

Çocukluğumun bir kısmının geçtiği Bayındır – Ödemiş arasında Göçer Yörükleri sık sık görme imkanım oldu. Sondan bir önceki diye adlandırabileceğim bu yaşam toplulukları çoğunlukla hayvancılık, kekikçilik, şifalı bitki toplayıcılığı, armutçuluk ve zeytincilik yapardı. Zeytincilik derken, zeytin yetiştiriciliği değil! Deve sürüleri olan Yörükler Bayındır, Tire ve Ödemiş Bozdağlarında zeytincilik yapanların hasat zamanı topladıkları zeytinleri dağlardan develerle indirirlerdi. Çuval başına para alırlardı. O dağlara motorlu makinaların çıkması için henüz yol ve imkan yoktu. Sonra sonra mümkün olan yerlere yollar yapıldıkça develerini, tarım arazileri çoğalıp, zeytinlikler dağlara genişledikçe karınlarını doyurmayan bu iş yapılamaz hale geldi.
Arslanlar Köyü, Balık Dağı meralarıda Bursadan gelen yörüklere kiralanırdı. Kışın Uludağa kar düşende, trenlerla binlerce koyun getirirler, Aslanlarrın çevresinde çadırlarda yaşarlardı.
Zamanla yaşam alanları kısıtlandı. Sessizce biz yerleşiklerin arasına karıştılar. Biz farketmesekte onlar için kolay olmadı yerleşik yaşam. İlk nesil mobilyaya anlam veremedi. Kullanmadı. Küçüçük balkona 5-6 kişi oturdular. Duvarlar üstlerine üstlerine geldiğinden, yayla rüzgarlarını özlediklerinden evlerinin en önemli mekanı balkkonları oldu. Çocuklarına daha az karıştıkları, hoplayıp, zıplamalarına fazla aldırmadıkları için alt – üst komşularıyla sorunları oldu. Çadırdan dışarıya sofra bezi, halı, kilim silkmeye alışkın insanlar aynı şeyi yıllarca oluşmuş bir gelenekle balkonlarından aşağıya yapmaya başladılar. Biz yerleşikler bunu görgüsüzlük, cahillik, kıroluk, hanzoluk diye tanımladık. Oysa onlar bugüne kadar bildikleri şeyi yapıyordu. Alıştıkları, göçerlikten gelen davranışlarını devam ettiriyordu. Bir nesil sonra aramızda kaynayıp gittiler.
Torbalı Yörükleri konusunda zaman zaman Sevgili Hocam Nejat Çetin arşivlerden değerli bilgiler aktarıyor gazetelerimizde... Küçükmenderes Ovasının bir kısmını oluşturan Torbalı’ya baktığımızda çevre dağ köyleri Yörük / Türkmen, ova köyleri ise Macır / Çerkez ağırlıktadır. İlçemizde özellikle II. Abdülhamit Han döneminde iskana mecbur edilen Yörük Obalarını köy adlarımızda görebiliriz;
- Özbey
- Hamitbey (Yeniköy)
- Kaplanbey (Kaplancık)
- Ahmetbey (Ahmetli ve Pancar Ahmetbeyli)
Emin değilim ama belki Naime (Naimbey) gibi köylerimizde ovada iskan edilen Yörük / Türkmen köylerimizdendir.
İlçe Orman Şube ve Tarım Komisyonumuz ve yetkililerimiz yöremizde genelde Araplı Yörükleri, Kazancı Yörükleri olarak adlandırılan göçerlere keçilerini satmaları için Kurban Bayramına kadar süre verdi. Aksi takdirde keçi başına 50 ytl. ceza kesilecek ve bu belli sürelerle tekrar edilecek. Hatta sürülere el bile konabilir! Göçerlikleri Uyuzderenin ağzı ile Zeytinköy’ün kuzeyi ile sınırlanan bu insanlara yaşam alanı bırakılmıyor. Nesillerdir aynı yaşam tarzını sürdüren bu insanlara haksızlık ediliyor. Hemde doğruluğu bilimsel olarak kesinleşmemiş bir gerekçeyle, keçiler ormanlara zarar verir!” denilerek. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/yrklere-ormanlar-kanunlar.html
Bu tezin yanlışlığını dile getiren, çürüten binlerce bilimsel araştırmaya rağmen. Hadi daha gerçekçi sorular soralım;
-Ormanlarımıza keçiler mi, kaçak inşaatlar mı daha çok zarar veriyor?
-Ormanlarımıza keçiler mi yoksa Orman yangınları mı daha çok zarar veriyor?
-Ormanlarımıza keçiler mi, tarıma açılan yapılar mı daha çok zarar veriyor?
-Ormanlarımıza keçiler mi, yazlık, turistik kompleksler mi daha çok zarar veriyor?
-Ormanlarımıza keçiler mi, günübirlik yayla turizmine gelenler mi daha çok zarar veriyor?
- Ormanlarımıza keçiler mi, sanayi kuruluşlarının havaya, suya bıraktıkları zehirli maddeler, gazlar mı daha çok zarar veriyor?
Bu soruları böyle uzatıp gidebilirsiniz. 1000 yıldır çeşitli devletler (Selçuklu, Osmanlı, Menteşoğulları, Aydınoğulları ve şimdi Türkiye Cumhuriyeti) altında aynı yaşam tarzını sürdüren bu insanların suçu ne? Okuma yazmaya düşkün olmamaları, devlet tapu dağıtırken kapısına birikmemeleri mi? 1000 yıldır bu insanların oba oba, aşiret aşiret, boy boy, beylik beylik sahiplikleri belli olan dağları nasıl yasaklayabilirsiniz? Devlet ne ki? Bu insanlara ne veriyorda şimdi yaşam tarzlarını, hayvanlarını istiyor onlardan... mecbur olmasa okula gitmeme yüksek olur! Su getirmezsin, yol istemezler, elektriğe ihtiyaçları yok! Ama göçerlerin bir talebi olmayan devlet onlardan hayvanlarını istiyor.
En ağır olan ise göçreliği bırakalı birkaç nesil olan Yörük / Türkmen kökenli köyler ve insanlarımızın bu haksız uygulamaya hiç seslerinin çıkmamasıdır. Siyasetçileri anlarım zira çoğunlukla bu insanların gündeminde seçim, siyasi parti, oy kullanmak yoktur. İlgisizlikleri normal! Ben en azından MHP’den bir kaç cümle beklerdim. Çok övündüğümüz Selçuklu ve Osmanlı’nın kurucu bakiyesi bu insanların yaşam tarzlarının sürdürülebilirliğini savunmaları gerekirdi. Göçebe Kültürümüzün kodlarının saklı olduğu bu göçerlik konusunda sesleri çıkmalıydı. Tarım İlçe Müdürlüğümüz veya Orman Şefliği bu insanların hayvanları ellerinden alınınca ne yapacakları yönünde bir plan yaptı mı? Mesela Kutlutaş’tan boşalan araziler yada Kabaçakırı OSB arazileri bu insanlara verilemez mi? Hem bakın ne kadar iskan sağlanmış olur ilçemizde?
Orman denince aklına Çam ağacından gayrı birşey gelmeyen zavallı düşünce yüzünden Ovayı zeytin ağaçlarıyla doldurur olduk. Allah vergisi çömert dağlarımıza ise çam ekiyorlar. Neden kafaların zeytinden orman olabileceğine yer yok çünkü! Tıpkı göçebelerin kuş, böcek, tavşan, tilki, kurt gibi ormanın bir parçası olduklarını anlamadıkları gibi... Aynen onlar gibi göçebe Yörük / Türmenlerde orman varlığı içinde korunmalıdır. Korumalıyız. Kendine Yörük diyenler nerdesiniz. Son temsilcilerinizde kovuluyor dağlardan! Keçilerini ellerinden alıp, onları sürecekler 4 duvar aralarına, fabrika köşelerine...

Cenk SARIGÖL

1 Kasım 2008

Torbalı, Kabaçakırı OSB


Kabaçakırı OSB ve TTO

Kabaçakırı (Yeniköy ve Ahmetli köyleri arasında kalan arazi) mevkiine Organize Sanayi yapmaya ben karşıyım. Bir çok kerede bunu dillendirdik köşemizde... http://cenksarigol.blogspot.com/2007/12/anlaamyorlar-anlatlar-anlalr.html OSB’nin Kabaçakırına kurulmaması için onlarca sebebimiz var. Ertan Ünver karşı çünkü arazi Metropolis (Ana tanrıca antik kenti) kazı alanı havzasında. Daha ilerde burada yapılacak, turizm bağlantılı rekreasyon düzenlemelerini engelleme ihtimali çok kuvvetli. Ünver’in hassasiyetine katılmamak mümkün değil. Mustafa Yetkil Hocam zengin tarım havzalarının sanayi ve konut yapımına açılmasına Küçükmenderes Ovasının her yerinde olduğu gibi buradada karşı çıkıyor. Hocama aynen katılıyorum.
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/10/torbal-kkmenderes.html Bizim ise karşı Ünver ve Yetkil’in sebebleride dahil olmak üzere birkaç daha farklı sebebimiz var.
Öncelikle Torbalı etrafında hızla yayılan sanayi istilası içinde tek temiz hava kaynağını güney ve batı yönlere bırakmış durumdadır. Ahmetli, Yeniköy ve Özbey’in sırtını dayadığı dağdan hava mı gelirmiş?” diyenler olabilir. O hava Pamucak sahilinden dağlara sürtüne sürtüne gelmese dağ yamacındaki köylerimizde eşsiz lezzette zerzavatı zor yetiştirirdik. Torbalı kuzeyinde Ayracılar ve Yazıbaşı, kuzeydoğusunda ve batısında Kemalpaşa yolu ve Fetrek Çayı çevresi, Güneydoğuda Çaybaşı ve Subaşı, Kuzeybatıda Pancar sanayi kuruluşları ve fabrikalarla kuşatılmış durumdadır. İlçemiz için yüzünü çevirip, nefes almasına olanak sağlayacak, güneyde Sağlık Köyü, Güneybatıda Ahmetli ve batısında Özbey ve Yeniköy kaldı. Torbalı’nın doğusundan geçen Fetrek Çayı tamamen, batısındaki Çevlik Çayı ise %60 kirlilik düzeylerinde. Siz yaz aylarında akmamasına bakmayın, dere, çay ve nehirler görünürde akmasa bile alt havzalarında 20 metre kadar derinlerde akışlarını sürdürürler...

Diğer OSB şerhim, “kurulacak sanayinin Torbalı işsizliğine merhem olacak” diyenleredir. Çevresinde bunca fabrika ve Sanayi bölgesine rağmen işsizlik olan bir ilçede yani OSB’nin işsizliği azaltacağı sadece safsatadır. Hergün çevre ilçe ve İzmir’den 12 bin işçi taşındığı söylenen bir ilçede böyle bir yalana inanmak, aklından zoru olmaktır. İnanın Kabaçakırı sanayiye değil tarıma açılsa kat ve kat fazla insanımız ekmek yer ordan.

Kabaçakırı’na OSB kurulmasına karşı çıkan insanları "sanayiye karşı” olmakla itham eden söylemler ayrı çirkinlik taşıyor. Biz sanayiye karşı insanlar değiliz. OSB’nin daha uygun yerlere kurulabileceğini düşünüyoruz. Hatta gerek biz, gerekse Ünver alternatif olarak, Killik ve Gugur dağının batısı ile Saipler Köyü, Çapak Mahallesi altı ve çevresini defaatle dillendirdik. Torbalı Belediyesi ve siyasi parti temsilcilerini Kabaçakırı’na “HAYIR” diyerek taraf olmaya davet ettik. Torbalı Belediyesi, Metropolis Kartalını simge olarak, taklarında, etiketlerinde tepe tepe kullanıyor ama bu konuda ağızlarını bıçak açmıyor. Ticaret Odası Başkanı Muzaffer SekbanOSB konusunda bilen, bilmeyen konuşuyor” diyerek bizleri töhmer altında bıraktı. Hadi diyelimki Sekban OSB için en uygun yerin Kabaçakırı olduğuna inanmış durumdalar. Sekban’a birşey demeyelim. Lakin Torbalı Ticaret Odasında geniş bir muhalefet var Sekban’a değil mi? Meclis başkanından, yönetim kurulu üyelerine kadar... Şimdi sormak hakkımız değil mi? Ya siz Muzaffer Sekban’ın neyine karşısınız? Hiçbirinizden OSB konusunda aykırı ses duymadık biz! Sekban’ın çalışmamasından yakınıyorsanız alın size işte! Adam ilçeye OSB getirdi. Madem karşı değilsiniz Kabaçakırı Osb’ye bunu başarı kabul etmek zorundasınız. Çalışmıyor diyemezsiniz?

Geriye ne kalıyor? Muzaffer Sekban’ın giyimi, konuşması, ayakkabıları, tesbihi dışında? Maaş almadan başkanlığı yürütmesine mi? Ticaret Odasının parasını kullanmadan bankada tutmasına mı? Niçin karşısınız siz Muzaffer Sekban’a? Kabaçakırı halen Ticaret Odası yönetiminde bulunup, Sekban muhalefeti yapanların turnasol kağıdı oldu.

Kabaçakırı OSB’ye karşı olanlara bakarsanız, aralarında hiçbir siyasi akrabalık ve ilisiyet olmayan kişi ve kuruluşları görürsünüz. Torbalı Baro Temsilciliği, TOGİAD ve ÇYDD açıkça karşı olduklarını deklare ettiler. Hepimizin siyasi dünya görüşleri farklı olmasına rağmen, Biz, Vahap Olgun, Ertan Ünver, Mustafa Yetkil gibi basının ayrı renkleri ortak tavır aldık. Siviller bu kadar karşıyken, hiçbir konuda anlaşamayan ilçemiz güzede yerel ve genel iktidarı, tüm muhalefet ve siyasi birlik platformlarıyla nazar değmesin OSB birifinğlerine koşuyorlar. Meğer Torbalı üzerine farklı düşünen siyasi partimiz ve siyasetçimiz bile yokmuş! Muhtarlara gelince Ahmetli Muhtarı Veli Koç haricinde ikisi bu köşede görüşlerini öğrenmek istediğimizi belirtmemize rağmen sukut kalarak ikrar ettiler. Özbeyli ve Yeniköylü köylüler bundan böyle sakın kamyonlar geçerken toz kaldırıyor, sebzelerimizi kara ballık tutuyorda heder ediyor diye yol kesmesin. Şimdi günde 50 kamyon geçiyorsa Osb’den sonra 300 araç geçecek! Bize rahat iş çıkacak diye heves edenler avuç içlerine bal veya tuz sürsünlerde boşuna yalamış olmasınlar! OSB kabaçakırına gelsin, ardından Metro gelir. Siz o zaman görün Torbalıda işsizlik neymiş.

Torbalı Belediye Başkanlığı çok sessiz kalmaktadır. Tahminimce OSB'nin Kabaçakırına kurulmasına taraftır. Oysa Torbalı belediyesi'ninde karşı çıkış hareketi sergilemesi durumunda, Kabaçakırı OSB geri dönülemez değil. Lakin destekleyen, Birlik Platformu seminerlerine halkımızın ilgi göstermemesinin sebebini ben buldum: “yok birbirinizden farkınız”. Ortaya farklı bir söylem ve öneriyle çıkmıyorsunuzki? Torbalılar size niye prim versin? OSB kurulunca Yeniköy Dağ Lokantasında çok demlenen başta İsmail Uygur ve sair etkili, yetkili, mevkili Torbalı tabakası artık, Kabaçakırı OSB’nin insanın içini açan beton çatılarına baka baka kendi kendilerini tatmin ederler..!

Cenk SARIGÖL

31 Ekim 2008

Torbalı Küçükmenderes


Torbalı Küçükmenderes

23 Ekim 2008 Perşembe günü Mustafa Yetkil Hocam çok güzel bir konu işledi. Tarımsal alanlarımızın yok olması ve kent kimliği üzerine,
“Torbalı bir tarım kenti mi? Evet 18 bin dekar tarım alanının ortasında ‘Adam diksen biter!’ Denilen bu topraklarda beton yığınları yükseliyor, kent bitiyor. Oysa bağlık, bahçelik binlerce dönüm bitek arazi imara açılmayıp tarımsal üretimde kullanılabilirdi. Kıraç yerlere; Özbey, Gurgur dağı yamaçlarına ya da Kabacakırına uydu kent-ler kurulabilir, yerel hizmetler götürülebilirdi. Belki de Çelvik ve Fetrek çayları bu kadar çabuk kirlenip kurumaz az da olsa akardı. Sularımız kirlenmezdi. Biz verimli top-rakları yok ettik. Oysa toprağın oluşumu bir milyon yıl gerektiriyor...” Toprak bulaşıklığı herkeste Adem Babamızın mayasından beri var. O(cc) insanı balçık ve kan pıltısından yarattı. Lakin Mustafa Yetkil, Ertan Ünver ve bizde sanırım bulaşıklıktan fazla olarak toprakla oynaşlığımızında olması hassasiyetimizi arttırıyor.
Zamanın başbakanı sayın Süleyman Demirel’e atfedilen bir olay duymuştum. 8 Ağustos 1990'da İzmir Torbalı'da Philip Morris - Sabancı Holding birlikteliğiyle kurulan sigara fabrikası açılışında yanındaki yabancı heyete döner ve hemen karşıdaki Opel Otomobil fabrikasınıda göstererek, “Artık patates tarlalarında araba üreten bir ülkeyiz” der. Yabancı heyet içinde bulunan Japon Mühendis Demirel’e “Yakın bir gelecekte fabrika bahçelerinde patates üretmek zorunda kalabilirsiniz” cevabını verir!
Dünyada olduğu gibi ülkemizdede Allah vergisi tarım alanları vardır. Anadoluda Çukurova ile Küçük ve Büyük Menderes Ovaları bunlardandır. En büyük özellikleri, dağların denize paralel değil, dik olarak dizilmeleri ve denizden gelen nemli ılıman havanın iç kesimlere kadar yayılması yanında ovaların zengin alüvyon taşıyan nehir ve çaylarla beslenmesidir. Torbalı Küçükmenderes Ovası ve nehrinin havzasında yer alır. Tarihe baktığımızda medeniyet hep bu verimli topraklar üzerinde gelişmiş,en büyük savaşlar bu toprakların ele geçirilmesi için yapılmıştır.
Dünyada böyle belli başlı medeniyet alanlarını incelersek bu gerçek daha çok belirginleşir. Mısır / Nil Nehri ve çevresi, Hindistanda / Ganj, İtalya / Arno (Po Ovası), Fransa / Sen, Danube/ Almanya, Balkanlarda / Tuna ve Meriç, Ortadoğuda / Fırat ve Dicle, Ortaasya / Amuderya (Ceyhun), Congo / Orta Afrika, Darling / Avustralya, Yangtze / Çin, Volga / Rusya vb. Amerika keşfedildiğindede farklı olmadığı görülmüş ve farklı olmamıştır, eski kıta sakinleri Astekler nasıl zengin nehir yatakları (Amazon ve Mississippi) ve çevresinde medeniyetlerini şekillendirdiyse, yeni gelen İspanyol, Portekiz ve Angro Saksonlarda farklı davranmamışlardır.
Özelde Torbalı ve çevresel Küçükmenderes Ovasına baktığımızda bize bahşedilen bu güzelim ve sınırlı zengi tarım alanlarını nasıl tarumar ettiğimizi görebiliriz. Ovanıza ismini veren nehir kurumadan önce onu besleyen yüzlerse çay ve küçük derenin kuruduğunu gördük. Uzak bir geçmiş değil bu... Ben yüzmeyi Aslanlar Köyü’nün İkili Deresinde, o zaman faal olan su değirmenin su havzasında öğrenip, Moskof Çayı (Çevlik Çayı)’nda pekiştirdim. Aslanlar ve Taşkesik Balık Dağı mevkii kanallarının bentlerinde hem yüzer hem balık avlardık. 20 senede herşey tarih oldu! Sebeplerini düşünmeden ve fütursuzca sanayileşme ve kentleşmeye devam edersek, sularımızı kaybettiğimiz gibi soluduğumuz havayı kaybedeceğimizde korkuyorum.
Tarımsal değerlerimizin farkına varmazsak yazık oldu ve dahada olacak. Ovamıza artık sanayi kurulmamalıdır! Tarıma dayalı sanayi dışında fabrikasyona izin verilmemeli... Onlarda tarım arazilerinden çok, tarıma elverişli olmayan dağlık alanlara kaydırılmalıdır. Hatta köy ve beldelerimizde yeni konut iznini gözden geçirmek gibi radikal kararlar alınsa yeridir. Köy ve belde yerleşimleri genişlemekten çok yükselmeli. Yani 2-3 katlı evler tercih edilmelidir. Gıda ve su geleceğin en büyük problemi olacak. Tüm bilimsel göstergeler, öngörüler bunu işaret ediyor.
Torbalı için Kabaçakırı bu yüzden bir kırılma noktasıdır. Ya bu gidişi arsızca devam ettirip, bize bahşedilenleri hoyratca tüketeceğiz yada kıymet bilen, gelecek neslini düşünen vatandaşlar olacağız. İşsizlik çok kötü. İyi bilirim. Fakat sanılmasın ki Kabaçakırına kurulacak OSB ile binlerce Torbalılı işsizlikten kurtulacak... Bunca fabrikaya rağmen nasıl işsizlik bitmediyse gene devam edecek! Yeniköy ve Özbeyden en fazla 7-8 kişi ağır işçi olarak çalışma imkanı bulabilir. Eh onunada bugüne kadar olduğu gibi bizim köylümüz razı olmaz. Ele hamal olacağına kendi tarlasına maraba olur!
Yetkili ve etkililerimiz eğer Osb’yi gerçekten işsizliğe merhem olacak, azaltacak diye istiyorsa Kabaçakırı arazisini Ahmetli, Yeniköy ve Özbeyli topraksız çiftçiye versinler veya çok düşük icarla kiralasınlar. İnanın OSB ile gelecek istihdamdan çok daha fazlası gerçekleşir.

Cenk SARIGÖL

20 Mayıs 2008

Turizm ve Torbalı

Turizm ve Torbalı
Metropolis öyle yada böyle bu ilçenin (Torbalı) simgesi haline gelmiştir. Ertan Ünver’in reisliği döneminde dünyada ilk belediye sponsorluğunda kazı çalışması başlatılan antik şehir oldu. İsmail Uygur ile tekrar simgesel kullanıma ağırlık verildi. Uygur tarafından “Sömürülüyor” diyenlere hak vermiyor da değilim. İlçenin girişine ‘Ana Tanrıça Kenti’ betimlemeli taklar, belediye logosuna eklemeler hatta patant ensttütüsünden isim hakları alınması doğru icraatlar. Fakat bunun yanında antik kentin hemen yanına Organiza Sanayi Bölgesi (Kabaçakırı) kurulmasına ses çıkarmamak çelişki değilmidir?

Ünver elbette “Turizm ve Torbalı” gelişimine önem veriyor. Birlikte görüyor, gelecek atfediyor. Kendi kompleks projesini hayata geçirebilseydi söyledikleri doğru olurdu. Yani arıtma tesisi sulamalı, golf tesisli, organik tarım bağlamalı, turizm odaklı bir yapı. Eğer bu proje devam ettirilseydi şimdilerde meyvelarini yiyor hatta kurutup kışında istifleniyor olacaktık. Bu saatten sonrası içinse total fayda sağlama fırsatını kaçırmış bulunuyoruz! Bu benim görüşüm tabii. Prestijsiz tanıtımlar yapılmadı da değil. ( http://cenksarigol.blogspot.com/2007/08/yz-karas.html )Eğer zamanında golf tesisi yapımı sürdürülseydi ve 90’ların ortasında bitirilip, tanıtımı yapılsaydı genel fayda hasıl olurdu. Bence artık bu tren kaçtı! Bırakın bitenleri halen yapımı devam eden ve tamamlanma aşamasında 267 golf tesisi varmış Türkiyemizde... Düşünsenize zamanında değerlendirilse şimdilerde Turizmin en yoğun olduğu ve Adnan Menderes Havalimanı üzerinde bulunan ülkenin en büyük ve ilk golf tesisine sahip olacaktık. (gerçi o dönemde ortaokul öğrencisi aklımla Ünver’e ‘ne golfu ya bari futbol sahası yapta oynayalım’ diye kızıyordum) Afyon, Nevşehir, Mardin illerimizde bile yapılıyor. Neden? Çünkü, zengin turist rağbet ediyor. 1000 orta sınıf Avrupalının harcadığını 10 tane golf tutukunu burjuva bırakıp, gidiyormuş ülkemizden.

İzmir Büyükşehir Belediyesinin “yaptı desinlerarıtma tesisleri zaten böyle bir kompleks yapının önünü kesecektir. Bırakın Kabaçakırı OSB rezaletini. Böylece Metropolis en fazla Yeniköy ve Özbey Mahallesine fayda veren ama Torbalı simgesi işaretlemelerinden bir adım öte gidemeyen bir yer olarak kalacaktır. En fazla İzmir – Aydın Otoyolundan bir cep açılacak, Selcuk – Efes ve Kuşadası kafilelerine bir solukta gezdirilip, kısa mola yeri olabilir. Bu durumdada köy kadınlarından 3-5’i gözleme 10-15’inin elişi emeklerini, çocuklarında soğuk su ve içecek sattığı getiriden başkası hayal. Torbalı’nın diğer tarihi yakın Cumhuriyet öncesi ile başladığı için yabancı turistin II. Abdulhamit’in Aşar http://cenksarigol.blogspot.com/2008/02/tarihe-sahip-kmak.html Köşkü, tuğralı camii, çeşme, havuz ve av köşklerine itibar edeceğini beklemek saflık olur.

Tren kaçmıştır! Aradan geçen bunca yıl içinde Metropolis merkezli bir cazibe merkezi oluşturulsaydı bu sadece ilçe için kaşmaz o Cellat Dağı’ın tepesindeki Keçi Kalesine kadar uzanırdı. Oradan Zeytinköy’e Ahmetli Köyü üzerinden muazzam bir yolla denize bağlantılanır. Böyle kalmaz Zeytinköy bile Torbalı’ya bağlanarak, deniz ilişikli bir ilçe olurduk. Böylece şimdi sancısını çektiğimiz ve büyükşehirin çuvalladığı ‘hızlı tren’, arıtma tesisi, düzensiz sanayileşme, çarpık kentleşme sorunlarımız direkt devlet denetimli ve destekli yürütülürdü. Metropolis tek başına bir rehber ve tercümanla 1 saatte gezilip, görülüp, gidilecek yer olmaktan öte şans bırakılmayan yitirilmiş hazinemizdir. Belki bir saat bile fazla rehber havalimanı yada limandan aldığı turistlere Gaziemir’i çıkınca anlatmaya başlar. 10 dk. İçinde otobandan Efes’e geçerken Yeniköy hizalarında “şimdi herkes sağ tarafa bakarak anlattığım antik kenti görebilir” diyerek, başka bir konu anlatımına geçer. Meşhurlarımızın kalıcı olması ve ilgi çekmesi gerekiyor. nelerle meşhur olduğumuzu başka bir yazıda dile getirmiştik http://cenksarigol.blogspot.com/2007/07/torbal-nelerle-mehur.html bize gerçek meşhurlar, turist çekecek cazibe merkezlerini, duyurmamız fayda sağlayacaktır.

Yazdıklarım acı oldu biliyorum. Gerçekler acıdır ve Aslanlar Biberi kadar yakar. Hele birde Kabaçakırına OSB gelip, kurulursa, Büyükşehir Belediyesinin “yaptı desinler arıtma tesisleri” de bitti mi? Artık hayali bile kalmaz. Ünver bile bunları dillendirmekten utanır... Golf tesisi arazisine Organiza Sanayi, ülkenin bir numaralı sanayi bölgelerinden birisine sadece evsel atık rafine tesisleri, organik tarım yapılacak arazilaride kamyon yolu yapıp, Metropolis yakınlarında taş ocağı ruhsatlarıyla dinamit patlatmak bir Türkiye gerçeğidir. Bunun Torbalı yapılanmasıda kısır siyaset ve siyesetçiler, tepkisiz göçmen (Balkanlar ve iç, güney, kuzey, doğu ve güneydoğu anadolu) halk, günübirlik idare ve sorumsuz işadamlığı olarak önümüzde duruyor. Bakın Kabaçakırı OSB için siyaset meydanında birbirinin kuyusunu kazmaya çalışanlar hiç karşı ve çelişkili söylemler geliştirebiliyor mu? Yada Yeniköy ve Özbey köylüleri ne düşünüyor? Bugün “komyonların kaldırdığı tozlar ürünlerimizi yakıyor, gelişimini engelliyor, güdük bırakıyor” diye yol kapatan, tepki koyan koyan köylüler OSB konusunda ses çıkarmıyor. Neden? sanıyorlar ki buraya OSB gelirse köylerinden 10-15 kişi iş bulacak, karnını doyuracak. Yok canım! Avucunuzu yalarsınız siz! Torbalıda bulunan fabrikalarda bu ilçede oturan işçi oranı neyse onun yarısını (%12) bulursanız şükredin. Ama yinede bekçilik, çevre temizliği, hamallık vb. İşler için sıraya girebilirsiniz. Fakat ben söylemiş olayım. Şimdi ektiğiniz tarlada 10 saat çalışın, burdan alacağınız asgari ücretin en az iki katını kazanırsınız. Yoksa ekin büyütecek tarla araki bulasınız...

Cenk SARIGÖL

31 Aralık 2007

Anlaşamıyorlar, Anlaştılar, Anlaşılır

Anlaşamıyorlar, Anlaştılar, Anlaşılır



Uzun bir aradan sonra buluşmamız bayram ertesine denk geldi. Başlık karmaşık gelebilir ama açıklamaya çalışacağım. “Anlaşamıyorlar” aslında bir yazısında Abdulvahap Bey'in Belediye Bşk. Sayın Ramazan İ. UYGUR ve AKP İlçe Bşk. Mahmut A. KAYA hatta her iki ismin kendi parti seçilmişleri ile aralarındaki münasebeti anlatmak için sarf ettiği cümledir. “Anlaşıldı” ise bu ikilinin ve sair şükeranın OSB konusundaki ortak tutumlarıdır. Hah işte bu ortak tutumları yani olması yönündeki sessizlikleri ilerde bu ilçeye vereceği zarar ise zamanla “Anlaşılır”Şimdi isimlerini buraya yazacağım ilçemiz etkililerinden hangisinin OSB'nin Kabaçakırı'na kurulmaması yönünde bir açıklamalarını duydunuz: R.İ.Uygur, M.A.Kaya, Muzaffer Sekban, Sezai Tamer vb. Normalde anlaşamadıkları ve zıt görüşleri ile sık sık gündemi işgal eden bu isimlerin hiçbirisi itiraz etmedi. Hatta çevre muhtarlardan Veli Koç haricinde sesini yükseltende olmadı. Özbey Muhtarı Kerim Özlü muhtemelen “benimle sözü edilen alan arasında bir köy var” demiştir. Metropolis bırakın sınırlarında köy merkezinin neredeyse içinde olan Yeniköy Muhtarı Turgut Buluş ise “benden daha fazla Ahmetli sınırlarına yakın” diyerek kurtulabilir mi kendini? Bir keresinde çok sevdiğim ve her zaman takdir ettiğim Buluş'a “Abi buraya OSB konusunda bir açıklama yapmalısın. İlerde bu durum en çok sizi etkileyecek” dedim. Lakin bana “ya Cenk işsizlik çok fazla köyümüzden işçi alacaklar! 5 kişide çalışsa bu büyük rakam..” demişti. Göreceğiz bakalım! Kaç kişi çalışacak? Torbalı da onca fabrika varda madem neden ilçede işsizlik oranı Türkiye ortalaması kadar?

Evet! “Ben OSB'nin Kabaçakırı’na kurulmasına karşıyım” bu cümleyi sadece gelecek nesillerin vicdanında yargılanırken suçum hafiflesin diye burada iliştirdim. Sakın ola sanayiye karşı olduğumuzu, Torbalı'nın daha fazla sanayileşmesini istemediğimiz düşünülmesin. Elbette gelmelidir. Ama bunun için Saipler ile Çapak arasında dönümlerce yer var. Arslanlar da Gurgur Dağı ve Top Tepe arası da öyle... üstelik yeni düzgün bir yolda yapıldı.Karşı çıkarken en önemli gerekçem şu;Torbalı büyüyor. Kuzeyi (Kuşcuburun, Yazıbaşı, Çapak altı), Kuzey-Batı (Pancar, Ayrancılar), Kuzey-Doğu (Karakuyu, Kemalpaşa yolu), Doğu (Fetrek Çayı ve çevresi), Güney-Doğu (Çaybaşı, Pamukyazı, Subaşı) sanayi alanları ve fabrikalarla dolu. Torbalı da genel olarak iki yönden rüzgar yani hava alır. Birisi Kuzeyden esen rüzgarlardır ki çoğu Karabel üzerinden gelir. Diğeri ise özellikle yaz akşamları sadece bir saat denizden yani Belevi, Sağlık tarafından esen lodos (bozyel). Düşünün geriye ne kaldı: Güney-Batı ve Batı. Hadi rüzgarı bırakalım (havasız yaşanmaz ya!) bu şehir ne tarafa büyüyecek diye sormaz mı hiç bu ilçenin yerel yönetici ve yönetici adayları? 15 yıldır Torbalı Mahalleri ve Ertuğrul Mahallesi arasındaki boşluğu yapılaştırarak idare ettik. O da dolmak üzere...

Doğu zaten Fetrek Çayına dayanmış. Son dönem imar Yeniköy-Özbey tarafına ilerliyor. Zaten Güney eski bataklık ve Cezaevi artından Sağlık'a kadar imara çok elverişli değil. Akıl ilçenin otobana yani Batı istikametinde büyümesinin mantıklı olduğunu söylüyor. Tabii bu arada sevgili ve çok saygılı yöneticilerimizin bu konuda ne düşündüğünü bilmek zor.

Zannedersem imar konusunu yakın, partili, hısım-akrabaların aldıkları yada alacakları komisyon belirlemiyordur. Yoksa bu ahlaka aykırıdır değil mi? Bakın bu yazıda OSB'nin Kabaçakırı'na kurulmasını eleştirdim ama Metropolis'ten hiç bahsetmedim. Zaten o konuda Ertan Ünver yeteri kadar dil döktü. Elbette tarih, vizyon, turizm, kimlik, etiket, marka kelimelerinin içeriğinden haberdar bir kaç özverili avukat ve sivil toplum kuruluşu hariçinde sesini duyan olmadı. Kapasite bu abisi, tüm mesele de bu..!

Biz daha bir anlayacakları dilden anlatmaya çalıştık. Yarın imara açıp satacak yer kalmayacak. Bu arada Özbey'in sevgili sakinleri siz artık kamyonların yollardan kaldırdığı tozun ürünlerine zarar verdiğini, büyümesini engellediğini, hastalık yaptığını iddia etmesin. Nasılsa artık işçi olacaksanız! Olmasanız da siz daha toz ve yağma görmediniz. Şimdi 10-15 kamyona karşı çıkıyorsunuz ama ileride gelecek 100-150 kamyona ses çıkarmıyorsunuz öyle mi? Bana da çok mantıklı geldi doğrusu!!

Gelelim Ahmetli Köyü'ne Veli Koç başına gelecekleri en iyi kavrayan çevre muhtarı olduğunu kanıtladı. Eh Kabacakırı OSB ile dolunca atık suyun eğimi ne yöne? Ahmetli. Kuzey rüzgarı OSB üzerinden aldığı tertemiz havayı! Vereye sürükleyecek? Ahmetli. Vay temiz havaya alışmış yörüklerin haline, çekin kurumu içinize! Sakın birilerinin “atık su tesisi yapılacak, havayı kirletecek kuruluşlar gelmeyecek” söylemine kanmayın. Bakın Torbalı'ya kaç kuruluşta atık su tesisi var, kaçında var olanlar çalıştırılıyor? Peki kim bunları denetleyecek? Torbalı Belediyesi, Ticaret Odası falan filan. Eh Kabacakırı OSB de ancak bu kadar denetlenir. Yok yeise düşmeyin umutvar olunuz. Nasılsa hepimiz ölümü tadacağız.

Önceki Kayıtlar Ana Sayfa