Torbalı Ticaret Odası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Torbalı Ticaret Odası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2009

Aklınız Nerdeydi?

Uluslarası kuva-yı milliyenin 90. yılı sempozuyumuna katılan Necat Çetin Hocamızın bir Fotoğrafı

İlçemizin yetiştirdiği değerli eğitimcilerinden ve yerel tarih araştırmalarıyla ülke dışında bile kendinden söz ettirmeyi başarmış sevgili Necat Çetin Hocam İzmir - Torbalı Belediye Başkanlığı tarafından kurulacağı ilan edilen "Torbalı Kent Arşivi" konusuna olan çekincelerini ve bugüne kadar görmezden gelinen emeklerini, takdir edilmeyişini, tutulmayan sözleri bizlerle sitemkar bir mektupla paylaştı. Aşağıda sizlere aynen aktardığım Necat Çetin Hocamızın gönderisi;
Bugüne Kadar Aklınız Nerdeydi?
Bu günlerde bir yerel gazetede boy boy tam sayfa ilan veriyor bizim şehir eminliği. Yani belediye başkanlığı. Baş tarafta 1950 yılından kalma bir fotoğraf. Altında kent arşivi kurulacakmış. Belge fotoğraf isteniyor. Yahu kardeşim siz daha önce neredeydiniz.
Biz yıllarca ben ve Yasin Kayış hocam bangır bangır bağırdık. Yazdık çizdik. Aklınız nerdeydi? Tüm yönetici efendiler sağır ve dilsiz ve amayı oynamadı mı?. Şimdimi aklınız başınıza geldi? Bizler destek istedik. Dirsek aldık. Yazılı başvurduk. "Bizi destekleyin. Başbakanlık arşivinden belgeleri getirelim. Bunları çevirelim. Bunlar belediye de bir birim oluşturulsun" Duyuramadık. Şimdi anons üzerine anons, ilan üzerine ilan. Bey efendiler lordlar kamarasından sesleniyor. Torbalı’da yerel tarih araştırmalarını kim yapıyor? Necat Hoca ile Yasin Kayış Hoca. Çalmadıkları kapı kalmadı. Sonuç koca bir sıfır oldu. Eeee şimdi. İnanın ne beni ne de Yasin’i arayan dahi olmadı bu konuda. Arayacak yüzleri yok ki. Nasıl arasınlar. Belge ve bilgiler kimde var. Bu iki Torbalı sevdalısı öğretmende. Hangi yüzle arayacaklar ki!

Ses sanatçısı hanıma bir gece için 55 milyarı ödendiği söyleniyor.. Parayı bulursun. Araştırma için bir lira dahi yok. Yalan mı? Kaç defa sponsor olmaları için belediye başkanına gittim. Hiçbir zaman hayır demedi. Ama sonuç koca bir sıfır. Ne telefona çıkar. Ne de seni makamda kabul eder. Bugün git yarın gel. Bey efendi lord, ben avam. Başkan benim lise ve fakülte arkadaşım. Lise müdürü olarak okuluma müthiş destek aldım. "Belediye arar Bende şu tv kanalı gelmiş.. Koş gel. Belge ver, bilgi ver." Ama Torbalı araştırmaları için. Nanay.

Ha bu arada Çaybaşı eski belediye başkanı Ömer Şentürk’ün hakkını vermek lazım. Sağ olasın sevgili Ömer Şentürk. Aslında ben yazı yazmayı bıraktım. Kongre ve sempozyumlara katılıyorum sadece. Daha birkaç gün önce 'Uluslararası Multidisipliner Kadın Kongresi"nde tebliğ sundum. Ama bu kent arşivi için nafile ilanları okuyunca acıdım.
Arşiv No : 2612 Başlık : Torbalı Muhtelit (karışık) Mektebi Tarih : 25.03.1926 Arşivdeki Yeri :T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-125Boyutlar : 14 cm X 9 cm
Alın size beş fotoğraf. Hemde 1926 yılından kalma. Ama dikkat edin nerden alındığı altında yazılı. İlandaki Torbalı Tren İstasyonunda ve benim daha önce yayınladığım bir fotoğraf. Rum kasap Stelyo’nun ziyareti ile ilgili çekilmiş fotoğraftaki gibi değil. Bilim açıklık netlik ister. Kimden neyi aldınsa yazacaksın. Aşırma yapmayacaksın. Altına benim arşivimden olduğunu yazamayacak kadar bilime ve bilimsel araştırma yapanlara saygınız dahi yok mu?

Nasıl olsun? Bundan 3 yıl önce Çanakkale ile ilgili tam 195 fotoğrafı başkanla görüştüm. Çerçeveletelim dedim. Önce Torbalıda sergi açalım. Sonra ben okuluma götürürüm çevrede de sergi açarız dedim. Çerçevelendi. Her fotoğrafa okulumun logosunu ve belediyenin logosu kondu. Sonra ne mi oldu? İnanmıyacaksınız. Tam iki yıl halkla ilişkiler müdürü Serkan Tekin’den bunları istedim durdum. Yok estek köstek. Sonra ona buna peşkeş çekildi. Bir tanesini dahi alamadım. Serkan Tekin’e söylemediğimi bırakmadım. Belki de bu yazıyı okuyanlarda bu yağmadan elinde Çanakkale sergisi için hazırlanan fotoğraflardan paylarını almıştır. Serkan Tekin bey bana ben bu 195 fotoyu yeniden bulacakmışım. Yeniden çerçeveletip bana iade edeceklermiş. Kafaya bakın. Varmı böyle bir yaklaşım? Sen önce emanet aldığın 30 X 40 cm ebatındaki 195 fotoğrafı ona buna peşkeş çekmişsin, oraya buraya atmışsın. Ben tekrar bunları edinme yoluna gidip tekrar çerçeveletip bana iade edeceklermiş. Buna tavuklar değil kuşlar bile güler.

Evet bende hiç tahmin edemediğiniz kadar belge ve fotoğraf ve kamera çekimleri var. Hatta bunları yayınlasam belki yer yerinden oynar. Nasıl mı? Rahmetli İbrahim Kesici’nin anlatımları o kadar ağır ve suçlayıcı ki? Dayının, berberin, papazın çevirdiği entrikaları bir bir anlattı rahmetli Kesici. Kesici’nin ne kadar dürüst biri olduğunu sanırım hatırlatmama gerek yok. Hanımıma vasiyet ettim; "Ben ölürsem bir nüshasını Yasin hocaya, bir nüshasını İzmir Kent Arşivine, bir nüshasını da Atatürk İlkeleri ve İnkılap tarihi Enstitüsüne vereceksin" dedim.
2722 Başlık : Torbalı nahiyesi Tepe Köyü Kız Mektebi dikiş ve nakış esnasında alınan fotoğrafları. Tarih : 09.03.1926 Arşivdeki Yeri : T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-234
Bunlar aklıma geldikçe sinirleniyorum. Ve bunları kamuoyunun bilgisine sunmak için yazmak istedim. Destek isteyişlerim yalan mı sayın Ufuk bey? Yalan mı Torbalı Ticaret Odası Başkanı sayın Behçet Çınar Bey? Bir Bayındır Ticaret Odası kadar olamadınız. Bayındır’ın eti ne budu ne ki? Öyle olduğu halde adamlar son kongrede bana destek verdiler. Bende yazdım. Bu kafayla giderseniz askere belki alırsınız tezkere. Aslında yazacağım söyleyeceğim o kadar çok şey var ki? Doluyum. Kültürünü kaybedenler bir süre sonra kimliklerini, benliklerini ve nihayet namuslarını kaybederler. Sayın Torbalı Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürü bir daha benim arşivimden yayınlayacağız her ne olursa olsun eğer kaynağını yazmazsanız size dava edecek değilim henüz. Sadece bilime bilim adamına saygıyı hatırlatmak isterim.

Arşiv No :2724 Başlık : Torbalı Nahiyesi Tepeköy Kız Mektebi bahçede idman yaparken alınan fotoğrafı. Tarih : 19.04.1926 Yer :İzmir, Torbalı Arşivdeki Yeri : T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-236 Boyutlar : 14 cm X 9 cm

Buradan Torbalı kamu oyuna açıkça ilan ediyorum;
Benim adımla bu güne kadar her nerde olursa olsun yayınlanmış ne olursa olsun yazımı araştırmalarımı benden yazılı izin almadan kaynak dahi gösterseniz dahi kullanma hakkını size tanımıyorum.İzin vermiyorum. Bunu böyle bilesiniz. Beni en sonunda böyle yazı yazma neden oldunuz. Bu yazıdan sonra hiç destek alacağımı da sanmıyorum. Cevabımdır…. Daha bu başlangıç. Adamı elle döversin acısı çabuk geçer, dille döversin deler geçer, kalemle döversin tarihe geçer. Siz bu kafayla devam edin. Ben de sizi tarihe geçirmeye devam edeceğim.

Arşiv No : 2728 Başlık : Torbalı Muhtelit (Karma) Mektebi. Tarih : 25.04.1926 Yer : İzmir, Torbalı Arşivdeki Yeri :T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-240Boyutlar : 14 cm X 9 cm
Gelelim fotoğraflara:
Fotoğraflar aslında çok şeyi anlatır. Bunlarda öyle. Fazla söze hacet yok. Dönemi çok iyi tasvir etmiş. Giyimden duruşa bakışa kadar. Hele öğretmen dahi adeta esas duruşta. Sanırım bakanlık her taraftan böyle okul fotoğrafları istemiş. Eh bizimkilerde çektirip göndermiş. Bakın yıllar sonra kent arşivi için alın size bir parmak bal. Hem yalayın hem de yalanın. Belki bu tür fotoları bir daha ya bulursunuz yada bulamazsınız.

Necat Çetin
Yerel Tarihçi
ve
Bayındır Ülfet Onart Lisesi Md.

17 Haziran 2009

Büyük Torbalı Gazetesi ve Ara


Allah’a Emanet



Büyük Torbalı Gazetesinde yazmaya başlayalı 5 yıldan fazla olmuş... Uzun bir süre! Büyük Torbalı’nın haberde tarafsız, köşe yazılarında bağımsız olmasına karar verdiğimiz, benim aklımdan geçen gazeteyi, Vahap Bey’in zaten kurguladığını söylemesiyle yeni bir vizyon ve misyonla yayın hayatına farklı bir solukla besmele çektik. Haberler ne kadar bağımsızsa, köşe yazarı o kadar bağımsız olmalıydı. Öylede oldu. Haftada 5-6 gün yazdığım yazılarıma 2,5 yıl önce Ankara’ya gidişimle haftalık 1-2 yazıya düşürdük. Zaman bizi doğal olarak, ilçeye ait duyargalarımızdan, kulis bilgilerinden, birebir irtibatlardan, taze bilgilerden ıraklaştırdı. Gözden uzak olan, gönülden düşmesede sözden, muhabbetten düşüyor. Haber kanalları azalınca yazmanın niteliği, yerelliği, güncelliği düşmeye başladı. Defaatle yazdığım gibi “yerel gazetede yerel konular yazmak gerek” benim şiarımdır. Genel konulara elbette değinebilirsin ama bunun kesinlikle % 35 gibi bir oranı geçmesi benim şablonumun ayarları dışındadır.

Artık gerek iş yoğunluğum, gerekse yukarda saydığım sebeplerden dolayı yazma işinde aksatmalar, yoğunlaşma sıkıntıları, gündemi takip edememe gibi sorunlar yaşıyorum. Bazen 3-4 gün sonra ancak bakabiliyorum ilçe web. sitelerine. Konu gelmişken, Büyük Torbalı Gazetesinin YENİ! İnternet sayfasını eleştirmeden geçemeyeceğim. Bir kere ‘YENİeskiden güzel, kaliteli, sağlam, kullanışlı, konforlu, estetik vb. özellikleri taşıdığı için YENİ sıfatını alır. Bu özellikle teknoloji ve elektronik özellikler varsa kesin öyle olmalıdır. İnternet bilgi paylaşımı ve depolamasında insanoğluna muhteşem olanaklar sundu.
Gelgelelim bizim Yeni Büyük Torbalı! İnternet sayfamız berbat. Bir kere arşiv kaybını ikinci kez yaşıyoruz. Affedilemeyecek bir hata bence... Bunca haber, yapan muhabir, köşe yazarının emekleri zayi olmuş... Oysa toplumsal hafızamızın oluşmasına ve hatırlatmasına yardımcı olacak bir işlevsellikte muhafaza edilmeleri ve ulaşılabilir olarak yeni! Sayfalara eklenmeliydiler. Eskiye oranla sayfa açılma ve değiştirme hızı çok yavaş. Sanırım sebebi sayfa detaylarında bile çıkması sağlanan görsellerden kaynaklanıyor. Yazıların ve haberlerin tarihi yok. Köşe yazarının eski yazısını okurken veya yayındakini ne zaman yazdığını göremiyorsunuz. Oysa yazmak, gazete tarihe kayıt düşmek değilmidir? Tarihsiz kayıt düşmek bu çağda büyük ilkelliktir.
Diğer aksaklıklar ve sebeplerini kısıtlı bilgimle maddelemeye çalıştım;
· Manşet Alanı çalışmıyor. Resimler gözükmüyor. Veya çok beklemek gerekiyor.
· Sayfalarda javascript hataları var. Bu da site ile kullanıcı etkileşimini olumsuz etkiliyor.
· Anamenü de yer alan bazı butonlar düzgün çalışmıyor.
· E-Posta ya basınca harici bir pencere açılıyor ve “feedburner.google.com” adresi açılıyor.
· Haberler e basınca yine “feeds2.feedburner.google.com” adresi açılıyor.
· Site çok yavaş çalışıyor. Arşiv kaydına ulaşmak zor.
· Site arayüzünde çok fazla resim bulunuyor. Tasarımda yapılan hatalar nedeni ile sayfalar gezildikçe her sayfada tüm resimler tekrar tekrar yükleniyor.
· Sitede en altta bulunan 11 dilde translator “google” üzerinden çalışıyor. Google translator hizmeti türkçe ile diğer diller arasında çevirim yaparken kelime anlamlarında ve cümle kurulumunda çok fazla hatalar yapmaktadır. Bu da çevirilerin çok devrik ve yer yer anlaşılmaz olmasına yol açmaktadır. Zaten hem verimsiz hemde gereksiz bir uygulamadır.
İnternet Sitesine bence daha çok önem verilmelidir. Zira Torbalıda oturanlar zaten gazetelerini alıp, sanala aktarılandan çok daha bilgiyi okuma imkanına sahipler. Fakat bizim gibi uzak diyarlardaki okuyucu memleket haberlerini site üzerinden okuyor ve bilgi sahibi oluyor. Pratik olarak hergün gazeteye ulaşabilenbler için pek büyük sorun görünmeyen durum, bizlerin takibi için önemlidir.
Bugüne kadar bana bir çok mail atan okur, “YORUM” butonu olmamasından yakındılar. Bunları yetkililere sık sık aktardım. YEN! Sitemizde bu uygulama yine yok. 7 senedir Torbalıda köşe yazıyorum. Yerel basının çoğu ayağında yazılarım çıktı. Okuyucumla güzel bir frekansta yakaladığımı düşünüyorum. Sanırım bunda samimiyetim ve yüreğimden geçen doğru ile kalemim arasına bariyer koymamam etkili oldu. Şahsi çıkar ve kazanım için yazmadığım gibi kimseye haksız eleştiri getirmedim. Bir çok isabetli tespitlerimiz çok sonraları kendini kanıtladı. Bazısı günler - aylar, (Ramazan İsmail Uygur’un Adaylığı vb) bazısı yıllar (Danıştay saldırısı) sonra...
En sinir olduğum durmadan yakınmaktır. Bir konuyu eleştirirken eğer önerim varsa onları muhakkak sıraladım. Çözüm yolları konusunda fikirlerimi paylaştım. “Torbalıda Sosyal Hayat Yok” diye belediyeyi eleştirenlere hep kızdım. Sosyalleşmenin ana etmeni insandır. Belediye, tiyatro getiriyor, konser düzenliyor, sanat etkinliği oluyor, Torbalı Türk Sanat Müziği Derneğimiz muhteşem güzellikte sunular gerçekleştiriyor katılım cılız. Sonra birileri çıkıp, “Torbalıda sosyal hayat yok” Torbalı Belediyesi bu konuda çalışmıyor. Sanıyorlar ki sosyal hayat sadece sinemadan ibaret! Oysa “sosyalleşme” derneklere üye olmak, okul aile birliklerinde aktif görev almak, hobilerin, vakıf çalışmaların, çevre duyarllılığı olanlarla bir araya gelmen vb. etkinliklere katılımla olur. Sinema sosyalleşmede en kısır alanlardan birisidir.

Torbalı Ticaret Odası Meclis Başkanı
Abdulvahap Olgun Bey’e ‘Kabacakırı OSB’ konusunda köşemizden bir çağrı yaparak, son gelişmeler sormuştuk. Bana telefonla dönerek, en kısa sürede döneceğini söylemesine rağmen 4 hafta geçti. Dolayısı ile böyle bir cevap için kullanacağımız misafir köşemizin hazır beklediğini düşünüyorum.
Bu yazıyı yazarken internette haberlere bakıyordum. “Darbeyi Konuşmak Demokrasiye Hakarettir” başlıklı haber içinde 
DSP Torbalı İlçe Başkanı Sayın Muhsin Yazar fena çuvallamış. Hatta “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş” dedirtecek bir açıklama yapmış. Son yazım olduğu için ele almadım. (TÜRKİYE’NİN hiçbir dönem bu kadar gergin günler yaşamadığını söyleyen DSP İlçe Başkanı Muhsin Yazar AK Parti hükümetinin kasıtlı olarak darbeyi gündeme getirdiğini savundu.Yazar, “Ben, uzun yıllardır siyaseti takip eden ve içinde olan bir kişi olarak hiç bu kadar spekülâsyon yapıldığına şahit olmamıştım. Korku imparatorluğu yaratmaya çalışan AK Parti hükümeti bu yolla iktidarını sağlama almak istiyor. İnsanların kafası çok karıştırılıyor. Denizlerden, toprak altından silahlar fışkırıyormuş gibi gösteriliyor. Bu kadar önemli bir albayın evinde bu kadar önemli olduğu iddia edilen bir belgeyi sakladığını hiçbir mantık kabul edemez. Türkiye’nin önemli fikir adamları, ilim adamları sebepsiz yere cezaevindeler. Şimdi de durmadan gerçekliği kanıtlanmayan bir belgeyi konuşuyoruz. Tüm bunların üzerine bir de darbe ihtimalinin sürekli gündemde tutulmasını bir ayıp olarak nitelendiriyorum” şeklinde konuştu.)
İşte bu yazıda isimlerini açıklayacağım ve bana DSP Torbalı İlçe Başkanı Muhsin Yazar’ın ilgili açıklamasında belirttiğim hezeyanı bana mail atan ilk 5 okura kitap hediye edeceğim.
Bir Vakit Görüşmek üzere, Allah(cc) Yar ve Yardımcımız Olsun.

Cenk SARIGÖL

6 Haziran 2009

Torbalı Ticaret Odası ve Kabacakırı OSB

Torbalı Ticaret Odası ve Kabacakırı OSB

Sanmayın ki unuttuk, sanmayınki Torbalı Ticaret Odasında akrabamız başkan, meclis başkanı arkadaşımız seçildiler diye OSB konusunu takibi bıraktık… Uzak diyarda olduğumuz için Kabacakırı OSB’de ilçe Torbalı Ticaret Odası’nın yeni temsilcileri kimler oldu bilmiyorum. Önceki dönem, Torbalı Osb Yönetim Kurulunda Sami Kazmacı (yeni oda yönetiminde yok), Denetim Kurulundaki iki kişiden biriside yeni Oda Başkanımız Behçet Çınar temsilciydi. Torbalı Osb Müteşebbis Heyetindeki 14 kişiden ikisi yine aynı isimlerdi. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/torbal-kabacakr-osb-bilgi-notlar.html TOGİAD olarak bizim OSB tavrımız biliniyor, dolayısı ile yeni meclis başkanı Abdulvahap Olgun’un Togiad Başkanı olarak görüşleri düşünülürse, Kabacakırı Osb konusunda muhalif tutumunu devam ettirip, ettirmediğini çok merak ediyorum. Eğer ettiriyorsa gelişmelerden kamuoyuna bilgi aktarımı yapmasını beklemek hakkımız.

Biz bu yazı için seçilmeleri üzerinden 4 ay geçmesini bekledik. Tam 4 aydır ben böyle bir açıklama duymadım!Kurulacak Osb’de arıtılan suyun kollektörlerle Fetrek Çayına verilmesi planlanıyordu. Son durum nedir? Ege Üniversitesinin Fetrek Çay’ı ve çevresinde yaptığı araştırma basına yansıdı. Rapor biliniyor. Buna rağmen ilçemizin doğu su damarlarının ana arterlerini besleyen veya beslenen Fetrek’in kirliliği yeterli görülmeyip, eski görüş hayat geçirilecek mi? Yani Torbalı Kabacakırı Osb, pisliği buraya mı boca edilecek? Tüm bunlara birde Harmandalı Çöplüğü’nün http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/torbalya-su-veremedik-copluk-verelim.html Taşkesik ve Havuzbaşı Köyleri mücavir alanına taşınması için İzmir Büyükşehir Belediyesinin hazineden 3500 dönüm arazi tahsisi yaptığı malumunuz. Bu konuda Torbalı'ın en büyük yarı resmi STK’sı ne düşünüyor? Torbalı İlçemizin doğusu çöplük ve pis sularla gözden çıkarıldı mı? Kuzeyi malum sanayi tesisleri, batısına yeni Osb, güneyi zaten hava ve su akış yönü Belevi, Selçuk, Pamucak…

Benim için artık Kabacakırı’na Osb kurulmasını engelleyemek veya mani olamamaktan öte kim ne tavır alıyor, olmaması için elinden gelen gayretin ne kadarını harcıyor? Önemli olan bu! Hani bir rivayet vardır Hz. İbrahim’in ateşe atılmasıyla ilgili… Mahlukatı karıştırabilirim şöyleydi;
Nemrut, Haz. İbrahim (a.s)’ı şimdi Şanlıurfa ‘Balıklı Göl’ün olduğu yerde yaktırdığı büyük ateşin içine atmak için mancılığa yerleştirdiğinde küçük bir serçe kuşu canşırah ateşin üstünde uçuyor, sonra ortadan kayboluyor, bir mühlet sonra tekrar ateşin üzerine geliyor ve bunu durmadan tekrarlıyormuş. Soluk soluğa konduğu dere kıyısında bir karında bu sortileri ve kuşun perişan halini merak etmiş,
-Hayrola? Nedir bu telaşın,?
-Hz. İbrahimi nemrut kafiri, zalimi, tiranı, Allah düşmanı yaktırdığı dağ gibi ateşe atacak. Bende bu dereden ağzımla su alıp, ateşe bırakıyorum.Karınca alaycı gülmüş,
-İlahi kuş kardeş, hiç senin ağzında taşıdığın su damlasıyla o dev ateş sönermi?

Kuş küçümseyerek, yaptığı işin ve emeğin önemini vurgulayan o dağ lar boyu alevlerden büyük bir cevap vermiş,
-Söndürmeyeceğini bende biliyorum. Lakin hiç değilse tarafımız belli olur..!

Biz bu ilçenin, Torbalı'nın yaşanabilir geleceğinin en azından batı yönünün sanayiye kapatılmasında görüyoruz. Okurlarım ve bildiğim binlerce insan aynı görüşü paylaşıyor. Tek istediğimiz bizi yönetenlerin hangi tarafta olduğunu ve ne yaptıklarını görmek, bilmek, yerel tarih ve gelecek nesillere ‘ehven-i şer’ olarak, bilinmek.


Cenk SARIGÖL

11 Nisan 2009

Yerel Gazete

İzmir -Torbalı Tren İstasyonu'nun eski hali ve Torbalılılar Yerel Tahmin ve Gazete
Armağan Kars Hocamın gerek 25 Mart gerekse 06 Nisan tarihlerinde bahsettiği ve kendisine Yerel konularda yazması tavsiyesinde bulunan ‘Dost’ benim. Hocamla her ikimiz için faydalı olduğunu düşündüğüm çok uzun yazışmalarımız olur. Düşünme, değerlendirme, yazma ve okuma katsayımızın hakkını veririz. Yerel konuda yazma tavsiyesi öyle birden çıkmadı. Hocam bana Akp’nin bir Elazığ milletvekilinin seçim bölgesindeki bir ilçe başkanına ettiği küfürleri hem köşesinde yazmış hemde benim fikrimi sormuştu. Torbalı Ticaret Odası seçimleri daha yapılmamıştı. Kendisine, “Hocam Elazığ, Torbalıya nerdeyse 900 km. Siz küfür yazmak ve yorumlamak isterseniz, ilçenin tepesindeki birisinin düne kadar abi dedği şimdi rakip listede olan partilisine nasıl ana-avrat düz gittiğini, ilçenin en eski gazetecilerinden birisine eski Jandarma komutanı ve ekibi oradayken zil zurna sarhoş nasıl ağza alınmayacak küfürler savurduğunu yazın onu yorumlayayım” dedim.
(Burada küfür eden, edilenleri yer belirterek açıkladım)

Kendim yazmadım çünkü terbiyesizliği yapanı ifşa etmek için küfür edilenlerin onurunu kıramazdım. Mademki Hocam yazmış ve yorum istiyordu bunlarıda pekala yazabilirdi...

Seçim Sonuçu tahmin etme geleneği yazılı basınımızda bir gelenektir. Hiç yazmayan gazeteciler bile arkadaşları arasında bu tip tahmin notları saklar. Bende tahminde bulundum. Bulunduğum tarihte (seçimden 1 ay önce) gazeteye yazdım. Seçime 5 gün kala yazdığım yazımı ise Rahmetli Büyük Birlik Partisi merhum genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatı nedeniyle gazetede sizlerle paylaşma imkanım olmadı. Sadece
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/temenni-olmayan-gercekler.html blog saygfamda yayınlama imkanım oldu. 36 kişilik arkadaş grubumuzda seçimden 2 gün önce yaptığımız tahmin çetvelinde ben sonuça en yakın tahmini yapan üçüncü kişi oldum. (bu arkadaşlar içinde hocamın başka öğrencileride var) ilgili yazımda tek yanıldığım Akp ve CHP oldu. CHPde 3-4 puan yükselme beklerken olmadı. Akp için bir düşüş beklemiyordum. Sizlere o gazetede yer bulamayan, blog yazımdan bazı bölümleri paylaşmak isterim;
“-Bu seçimin kazananı MHP olacaktır. MHP’nin 2007 genel seçimlerinde aldığı oy oranını %3-4 arası arttıracağını (%17-18) umuyorum.

-2004 yılı 03 kasım yerel seçimlerinde %43 dolayında oy alan Akp’nin il genel meclisi oyu %41 civarındaydı. Bu seçim Akp için 2004 yerel seçimlerinde aldığı oyları muhafaza etmesi büyük başarı sayılacak. Yani arttırmasından ziyade koruması bile önemli bir başarı olarak hanesine kaydedilebilir.

-CHP ise yine %20-22 aralığında seyreder ki arttırması durumunda bu İstanbulda (Türkiye’nin neredeyse 4/1’inin orada yaşadığını unutmayalım) Akp ile arasındaki farkı kapatmasından yani İstanbulda oylarının yükselmesi ile Türkiye Geneli oy oranı %3-4 yukarı doğru (26-27) olacaktır. İzmir’i söylemeye gerek görmüyorum çünkü kaybetme ihtimali yok diyebiliriz. İzmirde MHP %10’u göremez. Akp ise %30-32 arasında kalır. CHP’nin %46’nın üstüne çıkması doğrusu beni şaşırtmaz.

-Saadet Partisi öyle Doğan Medyasının şişirdiği gibi yükselmez. En fazla alacağı %4-5 aralığındadır.

-DTP’nin %5-6 aralığında oy almasını bekliyorum. Diyarbakır’ı kaybetmesi söz konusu bile değil. Diğer yandan Van’ı alabileceğini ordan görüştüğüm arkadaşlarım ısrarla belirtiyorlar. Buna karşılık 2004’de aday çıkaramadığı yada bir sebepten yetiştiremediği Batman’ı alma ihtimali var.”

Yerel Gazetede yazan yerel yazarım. Yazılarımın %90’ı 2.5 yıldır ilçe dışında olmama rağmen Torbalı konularıdır.
Hocam, “Bense Türkiye genelinin Torbalı yerelinden, özünde çok farklı olmadığından hareketle, Torbalı seçimlerine ve yalnızca buradaki adaylara takılıp kalmak yerine ülke geneline ayna tutmaya çalıştım. Burada olup biteni burada yaşayanlar zaten biliyor.” Diyor ve yazıyor. Hakkıdır. Kimsenin ne yazacağına karışma hakkımız yok. Bu konuda düşüncelerimiz farklı olsada...

Aslında yerel gazete orada olanları, orada yaşayanlara duyurmak için çıkıyor. Yani sizin bildiğinizi aslında köyde, beldede, kenar mahallede oturanlar çoğu zaman bilmiyor ve gazeteden öğreniyor. Ülkenin genel konu ve siyasetlerini ise bizden çok daha kıdemli, donanımlı, duyargaları açık ve geniş ulusal yazarlarımız, ulusal gazete ve tv.lerde yorumluyor, değerlendiriyor. Yeni Asır, Sabah vb. ilçeyle ilgili sadece bir habere geniş yer verince neden tükeniyor acaba bayilerde? Yerel gazeteler ilçeden, çevreden haber verdiği için abonesi oluyor. Yoksa ne gerek var muhabire? Ol iki ajansa abone, çek haberi, doldur sayfaları, tamam. Ulusal yazarlardanda iki köşe çek, üstelik onların yazdıklarını karar mercilerinde oturanlar okuyor ve etkileme – etkilenme şansları var. Ben Torbalıda genel siyaset üzerine özgün fikirler versemde diğeri sadece (bana göre) “maymuna bak” demektir!

Yerel yazar olarak ben yazdığım ilçenin sorunlarını aktarmalıyım ki bu ilçede onu düzeltebilecek yetkililer gereğini yapsınlar. Nitekim böyle kaç olay hatırlıyorum. Mesela özürlü bir öğrenciye yurt verilmediği için eski kaymakamın yardımını, bir sokağımızda su patlağını yazdığımda ertesi günü belediye ekiplerinin onardığını, yanlış dikilen heykeli yazınca kaldırıldığını, esnafın kaldırımları kendi malı gibi kullanmasını eleştirince belediyenin düzenleme getirdiğini... Ama kaç kere Akp’nin ekonomi polkitikaları içinde “cari açık” dengesini
http://cenksarigol.blogspot.com/2007/09/demokrasi-iin-iimizdekiler.html tutturamamasını, 869 barkrot koduytla başlayan yerli üretim malları kullanımını teşfik etmesi gerektiğini yazmama http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/cihan-krizine-yerli-mal-869.html rağmen birşey değişmedi.

Hocam birde Akp’nin Anaplaşmasından bahsediyor. Elbette birgün Akp iktidardan gidecek. Oyunun azalması onun Anaplaşmasına delil midir? Türk Siyasi tarihinde “iktidarda olmasına rağmen girdiği 3 seçimden ard arda oyunu yükselterek çıkan başka parti yok” gerçeğini acaba Akp, Anap’ı geçmiş dememize yeter mi? Yoksa çuvallamış mı oluruz? Ama siz seçimi hala bir hizmet başarısının getirdiğini savunup, görmek istiyorsanız eyvallah... Lakin bir arkadaşta bana MHP’nin Torbalıda %18 oy oranı nasıl %3.7’ye düştü, İzmirde %8’i geçemediğini izah ederse berhudar olacağım. Yerel seçimde polite seçmen davranışı, adayları değil partileri öne çıkarır. Sonuç ilk genel seçimde görülür.


Cenk SARIGÖL

21 Mart 2009

Torbalıda Dün Değerlendirmesi ve Seçim

İzmir -Torbalı / Eylül Stadyumunda yapılan Bir !9 MAyıs Gençlik Bayramı Şöleni
Dün Değerlendirmesi ve Seçim
Torbalıda Yerel Seçimin rengi neredeyse belli oldu! Birileri çok kötü rezil olacak hırçınlıkları, taşkınlıkları zaten vardı ama bunun tabana sirayeti bu yüzden. Balkonuna Akp flaması asan Alpkentli kadını taşlama, belediye siyasi fanatik zabıtalarının komşusunun politik tercihiyle astığı flamayı yakma ve küfür etmesi, Ayrancılarda şahsi arabasını partisine kiralayan ve yevmiye ile şoförlük yapanların bakanın arkasındaki Torbalı Akpartilileri provoke çabaları her bu sebeplerde aranmalıdır.

Bir dönem için seçilmek istediğini söyleyenlere sözleri haftaya bugün yalatılmış olacaktır. 2004 seçim beyannamelerinde ortaya koymadıkları sandık şimdi halkın önüne gelmiştir. Yeni seçim beyannamelerindekilere nasıl inansın millet? Eskisini yerine getirmemişsin ki yenisini vaaz ediyorsun. Sonra rakiplerinin projelerini “olmayacak şeyler” diye nitelerlerken aklıma o klişe laf geldi, “kişi kendinden bilir

Türkiyede olduğu gibi Torbalı CHP’nin heyecanı yok! İş bu kez çok zor. Sağda bir parti (DYP - DP) erimiş, eski adayı Akp meclis üyesi (Mehmet Hasan Karatoklu) olmuş. Eski İzmir caddesi üzerindeki kafeleri yıkmışlar, sonra yenilerini istediklerine vermişler. Devlet demiryollarından 11 yıldır kira ve belediye ruhsatı ile işleten kişilerin yerleri eften püften sebeplerle başlarına yıkılmış. Çamlık içinde her büfe yıkıldı. Ama hami olduklarının yeri milletin milyonları ile tekrar yıkılıp yapılarak aynı kişiye hamsi tava edilmiş. Ya hazır yıkmışken şu hastaneyi düğünlerden, eğlencelerden, gürültü ve patırdıdan kurtarabilirlerdi. Ama o zaman nasıl Hami, Abi olunur değil mi? Öncelik sıralamasına bakmaksızın saçma sapan, gereksiz, israf, yatırım önceliğinde son sırada olması gereken Muzaffer Kebapçıgil Koruluğuna Kır Kahvesini hastanenin dibine kurmakta beis görmediler.

Eski Sanayiyi yıkmışlar, yeni meydana UYGUN ve eşlerinin heykellerini dikerek kendilerini ödüllendirmişler! Millet susuzluktan gevlerken, apartman katlarına su çekmekten fıtık olmuş. Bunlar tarlaların ortasına yüzme havuzu yaptı. Eh ancak orda yan parsel sevilen insanlara aitti… Açılışta yarım yamalak yazın son gününe (Ağustos’un yarısı yaz, yarısı kış derler) yetiştirdi gibi yapılıp, açıldı.

Torbalıspor final haftasında tesislerinden, “Ticaret Odası ile ortak Otel yapacağız” gerekçesiyle tesislerden çıkarıldı. Üstelik bundan Ticaret Odası yöneticilerinin haberi bile yoktu. Kulübün kullandığı eski püskü otobüsü çekip aldılar. Kulübün gelir kalemlerini (bana görede haklı gerekçeyle) kesti ama benim gerekçem kumar olurken onlarınki neydi acaba? Sonra karanlık meblağlardan bahsedilen, eşlerinin aracını kullandığı “Metropolisspor” kuruldu. Spor olarak en çok “Deve Güreşi” faaliyeti yaptı. İzmirde başarılı tüm ilçe spor takımlarına maddi destek sağlayan İzmir Büyükşehir ve Aziz Kocaoğlu şampiyon olan İzmir’in en başarılı takımı Torbalıspor'a zırnık koklatmadı. Acaba kimin telkinleriyle? Neden? Akp Torbalı ilçe başkanının kaynı kulüp başkanı! Bunların siyasi partizan ve fanatiklikleri “TORBALILIK” ruhundan çok önde gidiyor.

Popstar olma hevesiyle işi gücü bıraktılar, sms uzmanı oldular! Nikâh kıymaya başkanından CHP meclis üyelerine kadar (bana göre gayri ahlaki bir evlilik için) taa Çeşme’lere yatlara koştular. Niye? Çeşmede belediye başkanı nikah memuru yok muydu? Bildiğim kadarı ile o yat kaptanı bile kıyabilirdi nikahı… Belediye’den gelir gelmez 200’e yakın işçi çıkarıldı. Hadi onları maliyet düşündün çıkardın. O zaman yerlerine neden partizanlarını ve başka bir partinin adamının adamlarını doldurdu? 2004 seçimlerinde Torbalı CHP Subaşı Beldesi Başkan Adayı Hamit Küçük gibi Torbalı Belediyesine tescilli partililerini kadrolamaktan bile imtina etmediler. Sendikalı işçileri kapıların önüne koydular. Mahkemede haksız çıktılar. şehriçi dolmuşçularla olan davayıda kaybettiler. Her iki Mahkeme kararlarını uygulamadılar sonra bizim paramızla ceza ödediler. Koltuğa oturur oturmaz sendikalı işçileri kapının önüne koyanlar, Seçime bir yıl kala ise pişkin pişkin kendi kadroladıklarına sendikal hak verdiler.

Bitmiş işe çatı, yarı resmi oda seçimlerinde sandık bekçiliği, kamu malını personele kullandırarak, çıkar sağlamak bu dönemde bol bol görüldü. Eski çırçır fabrikaların şişe dipleri arandı. Sirozdan görev yapamaz hale geldiler. Havaalanlarında kimileri uçaklara alınmadı promil yüksekliğinden. İlçeye gelmiş sanatçılara şişe fırlatma, küfür, racon kesme, muhaliflerin yakınlarının yerlerini kamulaştırmaya kalkma, kapalı marangoz atölyesine “gürültü kirliliği” cezası kesmek. Meclis üyesi yakını bazılarının uzaktan çalışma yöntemiyle belediye çalışanı olması… Gül gibi geçinmeler. Belde Belediyesinin 3 liraya diktiği ağaçların daha küçüğünü 10 liraya ihale etmek.
Aklıma bir çırpıda gelenler bunlar ve bunun adı da Sosyal Demokrat Belediyecilik oldu! Yerseniz…

Biliyorum seçim tahminimi merak ediyorsunuz. Mailler, telefonlar… ama 27 Şubat 2009 tarihinde yazmıştık.
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/torbal-ticaret-odasnda-yeni-donem.html
Bence 56 bin civarında oy kullanılır. Kazanacak parti ve adayın adı “A” harfiyle başlıyor! En az 3500 oy fark bekliyorum. Bakalım göreceğiz. Siz unutsanız bile ben size nasılsa hatırlatırım.

Bu işin profesyoneli Ertan Ünver 16 Mart 2009 tarihli köşesinde bizim öngörümüze paralel bir değerlendirme yapmış;
Onun için fazla pompalamayın, şu ara 3500- 5350 arasındaki farkın daha da artmasana sebebiyet vermeyin. Ve 1999’da baraj altında kalındığı zaman yaptığınız gibi, bu sonucu da benden bilmeyin…

Sayın Ünver ‘pompalamak’ derken hava gazı pompalamaktan bahsediyor olmalı! Bende bunca püfür püfür esinti nerden geliyor diyordum.


Cenk SARIGÖL

2 Mart 2009

Torbalı Ticaret Odasında Yeni Dönem

İzmir - Torbalı, Torbalı Mahallesi Tren Garı
Torbalı Ticaret Odasında Yeni Dönem



Öncelikle Torbalı Ticaret Odasının yeni yönetimini kutlar, en içten duygularımla başarılar diler ve ilçemiz ve iş dünyası için hayırlı olmasını temenni ederim. Geçen hafta içi dâhil 8 günlük Torbalı tatilim bitti geri döndüm. Bu süre içinde Torbalı Ticaret Odası Seçiminden önceki son 3 gününü, Torbalı AKP’nin listelerinin tamamlanma aşamasını, partilerin aday ve meclis üyelerinin ilçe seçim kuruluna teslimini görme imkânımız oldu.

Torbalı Ticaret Odasında beklenen oldu. Seçim sabahı Torbalı Ticaret Odasının önüne geldiğimde veya çarşıda görenler sık sık benden tahmin istediler. Mesela aklımda kalan isimler şunlar;
Emre Tezcan, Ayhan Atak, Selman Günaydın, İbrahim Canıdar, Sevim Olgun, Aydın Mimaroğlu, Alaattin Sagun, Seyit İnanç, Ruhi Gülercan, Gürkan Ekici, Süleyman Altıparmak, Bekir Söyler, H. Semih Kılınç, Vahap Aras, Sefa Yılmaz, Şaban Tepedelen, Mehmet Kaya… (hatırlayamadığım arkadaşlardan özür dilerim)

Cevabım hep şöyle oldu;
Değişim Grup 6’ta kesin çıkar, 4 grup Hizmet Grubun garanti. Geri kalan 2 grup ortada! İhtimaller 7-3, 8-4, 6-6. Yani Değişim Grubun kaybetme ihtimali yok. En fazla berabere kalır
ve seçim tamamlandığında ilk arayan Selman Günaydın oldu;
Abi tam isabet! Şu yerel seçim sonucu ne olur?” diye de takıldı.

Seçimden sonra, "Başkan ve meclis başkanı kimler olacak?" sorularına verdiğim cevap olan, Behçet Çınar’ın Oda Başkanı, Vahap Olgun’un Meclis Başkanlığı tahminimde 12’yi bulmuştu. Seçim 7-3 Değişim Grup tarafından kazanılmış ve bizim tahminiz “2 grup ortada” söylemiyle bile gerçeklik kazanarak, 6. Meslek Grubu olan Tarım ve Hayvancılık 49’ar eşit oy alarak kazanan oylamayla belirlenirken 11 ve 12. gruplarda birbirine yakın sonuçlar alınmıştı. Şimdi kimse,
Sen TOGİAD ile zaten bu gruba yakınsın, Behçet Çınar da akraban, Vahap, Davut Kırşan, Aydın Mimaroğlu vb birçok arkadaşın grupta. Muzaffer Sekban artık köylün sana aktarılanları tahmin diye satma!” demeye kalkmasın. Torbalı Ticaret Odasında aday olan hiç kimse ile bu konuda ne görüşmem oldu nede bilgi aldım.

Bir önceki seçimde gruplar ve aktörlere daha yakındım (Muzaffer Sekban’ı ve şimdi birçoğu Değişim Grup içinde yer alanları destekliyor ve seçimle direkt ilgileniyordum). Seçimden önceki akşam arkadaşım Mahmut Atilla Kaya ile grup listeleri üzerinden iddiaya girmiş ve tahminimde yine yanılmamıştım. Atilla Kaya ondan sonra birçok kez yemek ısmarlasa bile “Bu Ticaret Odası’nın iddiasının yemeği” diye masaya hiç oturmadık. Benimde aklıma gelmişken bu borcu hatırlatmış olayım! Hem de üzerinden 4 yıl sonra…

Bu seçimin kaybedeni kim? Deseniz kesinlikle Ramazan İsmail Uygur ve hemen ardındakiler demek yerinde olur. Torbalı CHP’li başkanlar tam kadro sandık bekçiliği yaptılar. Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur, Subaşı Belediye Başkanı Erkan Zeylan, Yazıbaşı Belediye Başkanı İbrahim Cinkılıç seçim sonuna kadar sandıkların başını bekledi! Sanırsınız ki seçim gözlemcisi beyefendiler. Gerçekten çok enteresan iş doğrusu acaba bu belediye başkanlarımızı Torbalı Ticaret Odası seçiminin yapıldığı gün kurumlarından izinli miydiler? Bütün gün mesailerini (Seçim pazartesi günü olduğuna göre işlerinin başında olmaları gerekiyordu) sandık başında geçirdiklerine göre izin almaları gerekmez mi? Yoksa aldıkları para haram değil mi? Sen makamında olsan veya beldenin, ilçenin bir işini takip etsen vatandaşının işini gördüğün için sorun olmaz. Ama siz mesainizi Torbalı Ticaret Odası seçim sandıklarının başında tamamlamışsanız ve o gün izinli değilde maaşınıza eklenen bir günse haramzede sınıfına terfi edersiniz. Umarım birde sandık görevlisi diye para almamışsınızdır. Korkarım katmerleşir yaptığınız.
Torbalıda 8 gün kaldım elbette yerel seçim konusunda da çok kişi tahminlerimi merak etti ve sordu. Belediye meclis üyesi listelerini görünce tahminlerimde küçük değişiklikler yaptım. Bence 56 bin civarında oy kullanılır. Kazanacak parti ve adayın adı “A” harfiyle başlıyor! En az 3500 oy fark bekliyorum. Bakalım göreceğiz. Siz unutsanız bile ben size nasılsa hatırlatırım.

Büyük Vatan Şairi Namık Kemal Hürriyet Kasidesi”nde,

“…Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvetmend
(iyiliksever) olan mazluma el çekmez ianetten (yardım üzere)…
Ne mümkün zulm ile, bidâd (adaletsizlik)ile imhayı hürriyet Çalış, idraki (düşünce, kavramak) kaldır muktedirsen (gücün yeterse) ademiyetten (insanlıktan)
Ne efsunkâr (üfürükçü) imişsin âh ey didârı hürriyet (özgürlüğün yüzü)
Esiri aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten” der.


Cenk SARIGÖL

14 Şubat 2009

Torbalılı Sanayiciyi Ticaret Odasıyla Tanıştırın

İzmir - Torbalı Krokisi
Torbalılı Sanayiciyi Önce Odasıyla Tanıştırın
Değişim Grup üyeleri; Hasan YIlmaz,
Adnan Yaşar Görmez, Behçet Çınar ve Vahap Olgun

Değişim Grup” ismiyle Torbalı Ticaret Odasına ekip çıkaran arkadaşlarımız ve “Hizmet Grubu” adıyla yeni ekibiyle tekrar başkanlığa aday olan Sayın Muzaffer Sekban ve arkadaşlarımız bugün yarışacaklar. Seçim sonucunun ilçemiz ve halkına hayırlar getirmesini dilerim. Değişim Grup’un geçen Cuma günü gazetemizde bir açıklaması vardı;

TORBALI'DA 650 fabrika var. Bu fabrikalar ilçemiz için bir zenginlik. Ama esnafımız ve halkımız ve fabrikaların nimetlerinden faydalanamıyor. Sanayici esnafımız tanımıyor, esnafımız sanayici ile alış veriş yapamıyor. Torbalı insanı fabrikalarımızda çalışamıyor. Fabrikalarımızda aradığı vasıflı elemanı bulamıyor. Torbalı Ticaret Odası olarak sanayici ile esnafı buluşturup alış veriş sağlayacağız. Bu yolla ilçe insanımız zenginleşecek. Mevcut halimiz ile hazinenin üzerinde oturan sefil çiftçiyi andırıyor. Burnumuzun dibinde yüzlerce fabrika var ama bunların nimetlerinden faydalanamıyoruz.

Tespitlerin çoğu doğru… Tespitlerin doğru olması çok önemli, zira eksik ve yanlışları doğru tespit edemezseniz bu ilk düğmesi yanlış iliklenen gömlek gibi gider. Çok çalışır, yorulur, vakit harcar ama iş bitti diye geriye baktığınızda bir yığın inciri berbat ettiğinizi görürsünüz.


Yeni Torbalı Ticaret Odası yönetimine âcizane tespitlerimizi belirtelim;



  1. Ticaret Odaları yapı itibariyle, Esnaf Odalarının bir gömlek büyüğüdür. Kimse itiraz etmesin, biraz büyük esnaf veya şirketleşmiş esnaflardır. Sanayici ve Büyük Esnafın birlikteliği aslında sıkıntılıdır da…
    Bugüne kadar sanayicimizin, o açıklamada belirtilen 650 fabrika sahibinin Torbalı Ticaret Odasına temsili bırakın, buna hevesli ve tenezzül etmiyor olmasında odamızın ilgisizliği kadar bu gizli ayrışmanın etkisi görmezden gelinemez.
    Torbalı Ticaret Odamız, Değişim Grup’un belirttiği, sanayici ile esnafı buluşturmadan önce Torbalı Ticaret Odası ile Torbalılı Sanayiciyi buluşturmalıdır. Daha odanın yolunu bilmeyen insanları esnafla buluşturmaya kalkarsan ‘Geceler Şenlenir, Renklenir, Aydınlanır’ ama sadece elektrik sarfiyatı artar o kadar! Örneklerini gördük çünkü… Bu buluşmada en azından orta ve üzeri çaptaki sanayicinin yönetime dâhil edilmesiyle gerçekleşebilir.
    Hiçbir büyük ve orta ölçekli sanayici merkezdeki 3–5 esnafın yönetim kurulunu oluşturduğu ve politikasını belirlediği Ticaret Odası kapısında durmayı istemez. Yani onlar gelmeyecektir! Siz gideceksiniz onlara, şefaatle gideceksiniz bir kez bekleyeceksiniz. Sizde Torbalıda ki sanayiciye proje, çıkar, kar, üretim artışı, kalite odaklı öneriler ve fırsatlar sunmalısınız ki oda sizden gelecek taleplere olumlu yaklaşsın. Yoksa adam durmadan kendisinin amiri gibi yaklaşacak, istekleri bitmeyen bir yere gitmek istenmez. O yüzden Torbalı Ticaret Odası sanayiciyle buluşurken, hızla içinden kulağını geçecek Torbalı Sanayi Odası’nı çıkarmayı bilmelidir. Esnafla buluşma elbette, lakin Torbalılı Sanayici önce Torbalı Ticaret Odasının yerini öğrensin, Torbalı merkezine girmeye alışsın.


  2. Yıllardır ‘Torbalı'ya sanayi gelsin de nasıl gelirse gelsin’ anlayışı artık son bulmalıdır. Bu anlayış aynı zamanda Torbalı Belediyemiz içinde geçerlidir. Yıllardır kuzuya saldıran aç kurtlar gibi ilçemizi dolduran fabrikaların aslında gerekli alt yapısı olmayan İlçemizi yağmaladığını, insanımıza faydası olmadığını gördük. Mevcuttan yararlanamıyorken, yenisi niye? (bahsettiğimiz Torbalı Kabacakırı Organize Sanayi Bölgesi).
    Üstelik ilçemizdeki kalifiye elaman fakirliği sonucu, fabrikalar bu ihtiyaçlarını Torbalı dışından sağladıkları için ülke ortalamasının çok çok üstünde göç aldık. Göç sosyal kopmaları, kültürel dağılmaları, sefaleti, düzensizliği, kırılganlıkları beraberinde getirdi.
    15 sene önce ‘Torbalı’ denilince herkes ‘Torbalı Mahallesi’ anlardı. Bugün ‘Tepeköy’ deseniz ilçenin yarısı bunu ‘Tepeköy Mahallesi’ olarak algılar ki bu mevcut kültürel kodların ilçemize yeni katılan, göçle gelen hemşerilerimizin merkeze yabancılığını ispatlar. Evet, Torbalı'yasanayi gelmeye devam etsin ama eskisi gibi “Fetrek Çayı’”na yakın boş bulduğu arazi alanın fabrika diktiği, atığını bir boruyla çayımıza boca eden kolaycılıktan ve basitlikten çıkmalıyız. Fabrika çatısından önce alt yapısını, atık tesisini, arıtmasını yapmalıdır.

Cenk SARIGÖL

2 Şubat 2009

Ne Olacak Ramazan İsmail Uygur’un Hali?

Torbalı Cumhuriyet Mahallesi - Sevgi Yolu, tarihi çınarlı yol
Torbalıda Ramazan İsmail Uygur’un Ahvali

Dr. İbrahim Öz, CHP'nin İzmir - Torbalı Belediye Başkan Adayı olarak açıklandı. Yani Ramazan İsmail Uygur, mevcut, CHP'li Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur tekrar aday gösterilmedi. Ne yalan yazayım bende şaşırdım!

Sayın Ramazan İsmail Uygur’un aday olamayacağının ilk sinyalini 10 Ekim tarihinde kaleme aldığımız “İsmail Uygur konusunda tereddütlerim var” alt başlığı içinde sıralamıştık. Neredeyse 4 ay önceden Ramazan İsmail Uygur’un neden aday olamayacağı yönünde kısa uzun 5 yazımızda değinmişiz. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/10/aizi-kocaolu-tekrar-aday.html

"Peki bunları biliyoruz zaten. Okumuştuk, hatırladık..! Sende yazdın. O zaman ne diye şaşırdın?
” sorusu ortaya çıkacaktır. Aslında 30 Ocak 2009 tarinde CHP Gen. Mer. Kulislerinden aldığım duyum ibrenin Ramazan İsmail Uygur’u gösterdiği yönündeydi. Oysa ben il Bşk. Kemal Karataş’ın Ramazan İsmail Uygur’u istemediğini, İzmir Büyük şehir belediye başkanı Aziz Kocaoğlu’nun ise “olsa fena olmaz” tavrı ile çokda ısrarsız hareket ettiğini duymuştum. Hatta bu durumu sezen Ramazan İsmail Uygur’un,
Ben olmayacaksam Sedat Uzunbay olmalı!
gibi alternatif gösterici sözlerinin bile doğru-yanlış olduğu gelmişti.

Aziz Kocaoğlu zaten Ankara'dayken, geçen Perşembe (29 Ocak 2009)Perşembe CHP Genel Merkezine (Ankara) gelen Ramazan İsmail Uygur ve burda olan İzmir Büyükşehir Belediye başkanı ve CHP başkan adayı Aziz Kocaoğlu’nu ve bazı Chp Parti meclisi (PM) üyelerini ikna ederek, ismini neredeyse kesinleştirdiği duyumunu aldığım için. Pazar günü internet sitelerine düşen ve Sevim Olgun’un büyük bir muhabirlik başarısı ile öğrendiği “Dr. İbrahim Öz aday” haberi beni şaşırttı. Meğer benim yoğun iş temposundan mesefali olduğum günden Kemal Karataş’ın Ankara’ya gelmesiyle değişmiş, pusula ibresi 180 derece dönmüş..! http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/aziz-uygur-uzunbypas.html Yinede temkinliyim. Parti CHP olunca, isimler ortaya halkın ve teşkilatların heyacanını ölçmek içinde atılmış olabilir! Kesin değil yani... umutsuz olmayın hey ey hey...

Dr. İbrahim Öz aday

Sayın İbrahim Öz’ün farklı bir siyasetçi olduğunu, eğer Ramazan İsmail Uygur’un doğruluğu kanıtlı yanlışlarını dillendirmesi, raporlaması durumunda daha çok şansı olacağına inanıyordum. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/torbal-baskan-adaylg-ve-chp.html Fakat bunu yapmadı. Zaten Dr. İbrahim Öz referansları daha güçlü olduğu, Torbalı CHP Teşkilatı %100 destek verecek diye aday belirlenmedi. Bu tamamen CHP Genel Merkezi ve İzmir güç dengelerinin ortaya çıkardığı bir sonuçtur. Şimdi öğreniyorum ki, Dr. İbrahim Öz genel merkezine sunduğu özgeçmişini kısa tutmasına rağmen Ek’leri kabarık bir dosya sunmuş. Görev yaptığı yerlerde kurum, kuruluş ve üstlerinden aldığı başarılar, takdirler, taltifler, ödüller, onur ve tebrik belgeleri var. Referas kısmına ise sadece şunu yazmış Dr. İbrahim Öz, “tüm hastalarım”. Sonrasında CHP Genel Merkezinin başta Afyon olmak üzere Dr. İbrahim Öz’ün cv’sinde belirttiği tüm görev yeri CHP teşkilatlarından hakkında bilgi toplanmış.

Sedat Uzunbay'ın neden CHp P'den uzaklaştırıldığını, milletvekili listesine dahi alınmadığını, Ramazan İsmail Uygur’un neden aday olmadığını, tekrar sıralamaya luzum yok. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/ismail-uygur-ve-sedat-uzunbay-kal.html Ben onu neredeyse 4 ay önce yazdım ve olmayacağı yönünde ısrarla görüşlerimi, nedenlerini belirttim. (bazıları kapak yapıp kapatmadan içine bunuda eklemeyi bi zahmet unutmasın! Ben koymak zorunda kalmayayım)... Nasılsa benim 3-4 ay önce yazdıklarım sık sık tekrar edilecektir..! gelelim yazımızın konusuna;

Ne olacak bu Ramazan İsmail Uygur’un durumu?
Ramazan İsmail Uygur önce hakim olduğu ilçe teşkilatını kullanara, milletvekilleri, il ve genel merkez üzerinde baskı kurmaya çalışacaktır. Bu tahminen gelecek hafta başına kadar sürer. Elbette bu süreçte genel merkezin açıklanan Dr. İbrahim Öz kararında yumuşama görülür ama geri adım olmazsa ikinci aşamaya geçilir. İkinci aşamada Ramazan İsmail Uygur ve teşkilatındaki destekçileri retleşmeye gider! “genel merkeze desteğin çekileceği sinyalleri gönderilir. yani İbrahim Öz’ü desteklemeyiz” buna paralel ve uzlaşılabilir isim olarak, Sedat Uzunbay ismi ortaya sürülür.

CHPde Genel Merkezin bir adım geri atması, kendilerininde bir adım geri vites göstermesi gibi uzunbay isminde uzlaşma isterler. Tahminen bu soğuk savaş 13 şubat’a kadar sürer. Eğer bu tarihe kadar sonuç alınmazsa Ramazan İsmail Uygur, teşkilattan destek verenler, taraftarları, Sedat Uzunbay özellikle Torbalı Ticaret Odası Seçimi (16 Şubat) sonuçunuda gözeterek, (özellikle Muzaffer Sekban kazanırsa) BAĞIMSIZ adaylığını açıklar! Bu arada süreç devam ederken Ramazan İsmail Uygur taraftarları ve CHP’liler olarak kırılma ortaya çıkar. Yani uzlaşmacı kişiliği ile İbrahim Öz teşkilattan çok kişinin kırgınlığını, hayal kırıklığını tamir eder. Özellikle parti yöneticilerinden bazıları “Genel Merkezimizin kararını sorgulayabilir ama karşı çıkamayız” diyerek, Ramazan İsmail Uygur saflarını bozarlar...

Mevcut Partiler ve Adaylarının Durumuna bakalım;
-MHP’nin bizzat genel başkan Devlet Bahçeli tarafından açıklanan adayı Torbalı esnaf Odası Başkanı Sezai tamer “Hastalık” bahanesi ile hakaret eder gibi çekildi...
-DP daha aday açıklamadı,
-SP aynı... maksat boş kalmasın adaylık!
-DSP farksız!
-BBP farksız...
Sonuçta Ramazan İsmail Uygur seveni sevilmeyeni ile güçlü bir isim ve bu isimle CHP ile Ak Parti arasında geçeceği kesin olan bir yarışa iddialı bir şekilde katılabilir. Üstelik başarılamayan Torbalı MHP, BBP, DP, SP ve DSP'nin "koalisyon adayı" olarak toparlayıcı isim olmasıda muhtemeldir.
Siz bana bakmayın ben anlamam bu işlerden, zaten ben Torbalı’dan uzağım, anlamam. Durmadan bize gazetecilik dersi veren, daha önce “benim çalıntı yazdığımı söyleyip, ispatlamayan şerefsiz ve biteviye haysiyet düşkünüdür” çağrısı yaptıklarımı ama hala üzerlerinde bu etiket yapışık dolaşanları okuyun! Hassasın görüşleriyle Nirvana’ya çıkarsınlar sizi...


Cenk SARIGÖL

30 Ocak 2009

Torbalı Kabacakırı OSB Bilgi Notları

Torbalı Kabacakırı Organize Sanayi Bölgesine Karşı Çıkan Ahmetli Köyü Muhtarı Veli Koç, OSB için istimlak edilen arazilerin köylülerden alınmasına ve Metropolis havzasına OSB kurulmasına karşı çıkıyor.


Kabacakırı OSB Bilgi Notları
Torbalı Kabacakırı OSB kosunda bunca yazmamıza bazı bilgileri okurlarımızla paylaşmamızdan kaynaklanan anlatamama sıkıntısı çekiyoruz. Bunun için Kabaçakırı OSB ile ilgili elimizdeki bir kısım bilgiyi okurlara summakta çok fayda var. Zararın neresinden dönersek kardır.!

Torbalı Kabacakırı OSB Yer Seçimi (08.12.1998) tarihinde 260 hektarlık OSB Alanı olarak önerilen bölge ilk etapta yaklaşık 700.000 m2 ( 70 hektar) olarak tescil edildi. Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Torbalı Ticaret Odasından teşkil eden Müteşebbis Heyetce hazırlanan KURULUŞ PROTOKOLÜ Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca 29.04.2004 tarihinde onaylanmış ve Temsil Yetki belgesi alınarak Tüzel Kişiliği tescil edilmiştir.

Şimdi bu heyette kimler vardı? Yaptıkları işten memnunlar mı diye sormayalım mı? İlçenin gelişme yönündemidir Kabacakırı? HAYIR! Arıtılan suyun kollektörlerle Fetrek Çayına verilmesi planlanıyor ey Çaybaşı Beldesi ve Atatürk Mahallesi sakinleri... Bizi ilgilendirmez demeyesiniz!

TORBALI Kabacakırı OSB Yönetim Kurulu Ü.
1-Cengiz Ünerdem (Bşk.)
2-Kamil Porsuk (Bşk. V.)
3-Enver Olgunsoy (Yön. Kur. Üyesi)
4-Osman Atalay Ermiş (Yön. Kur. Üyesi)
5- Sami Kazmacı (Yön. Kur. Üyesi)

TORBALI Kabacakırı OSB Denetim Kurulu Ü.
1-
Faik Dalgıç
2-Bahçet Çınar

TORBALI Kabacakırı OSB Müteşebbis Heyeti
14 üyeden oluşan bu heyette Torbalı Tic. Odası iki üye ile temsil ediliyor;
1-Behçet Çınar
2-Sami Kazmacı

Kabacakırı OSB konusunda karşı çıkan tek muhtar olan Ahmetli Köyü Muhtarı Veli Koç’u azade tutarım. Olayın ciddiyetini kavradığı içide tebrik ederim. Burdan birkaç kez
Yeniköy Muhtarı Turgut Buluş çok sevdiğim, değer verdiğim, siyasi bilinç ve etkinliğini küçümsemediğim bir insan. Siyasi ferasetiyle er yada geç Kabacakırı OSB konusunda taraf olacağını düşünürdüm. Fakat onca kendisine hitaben yazdığımız köşe yazsına rağmen ne bir soluk verdi ne de ses... Üzülmedim desem yalan olur. Ondan bu OSB'nin çevresine vereceği zararı ve Metropolis (Ana Tanrıça Kenti) gibi antik ve turizme kazandırılabilecek bir yapıyı heba etmeyecek öngörüyü beklerdim. Çünkü daha önceki bir yazımızda belirttiğimiz gibi http://cenksarigol.blogspot.com/2008/05/turizm-ve-torbal.html turizmin er geç Metropolis'i göreceğini ve Torbalıda bu nimetten sadece Yeniköy'ün yararlanacağını görmesi gerekir...

Özbey Mah. Muhtarı Kerim Özlü’yede çok çağrı yaptık. Görüşlerini öğrenmek, susmamaları gerektiğini yazdık. Ses seda çıkmadı. Galiba Kabacakırı OSB ile köyde işsiz kalmayacağını ve kurulacak sanayi tesislerinin çevreye zararsız, küçük, marangoz, demir doğrama, camcılık gibi iş kolları olacağı yönündeki yalana inanmışlar! Bu köylerimizden toplam 5-10 kişi kurulacak sanayi tesisinde çalışırsa öp-başına koy. onlarda düz işçi yada amele olarak..!
Bakın bakalım ey Torbalı İnsanları bu iş kolları nelermiş;

Torbalı Kabacakırı OSB'de ki İş Kolları


•tekstilden konfeksiyon sanayi •soğutma ısıtma ve klima sanayi
•muhtelif yiyecek sanayi
•ağaç mamülleri sanayi
•elektrik ve mak. ve aygıtları sanayi
•çelik kont. ve mad. yapı elemanları sanayi
•özel ve seri makine imalat sanayi
•et-süt ve su ürünleri sanayi
•otomativ yan sanayi ve taşıt sanayi
•plastik sanayi
•kağıt ve kağıt ürünleri sanayi
•tıbbi tarımsal ilaç sanayi
•diğer sanayi kollları

İnanmayanlar için isim isim bulabildiğim!

Torbalı OSB’den yer alan Kişi, Şirket ve Kuruluşlar

Çoğunun faaliyet kolu belirtilmemiş bile;

· Temel conta sanayi ve ticaret a.ş. (belirtilmemiş)
· Nur medikal tıbbi malz.kim.mad.paz. (belirtilmemiş)
· çağsan plastik pazarlama san.tic.a.ş. (plastik boru, hortum ve profil imalatı)
· Doğa arı ürünleri gıda san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Çağsan plastik san.tic.ltd.şti. (plastik boru, hortum ve profil imalatı)
· Ceylan yağ sabun san.tic.a.ş. (yemeklik sıvıyağ dolumu ve ambalaj)
· Batı basma sanayi ticaret a.ş. (boya baskı, konfeksiyon)
· As tekstil ltd.şti. (boya baskı, konfeksiyon)
· Artistik iç ve dış tic.ltd.şti. (mermer seleksiyonu ve eskitme)
· Arma dış ticaret a.ş. (belirtilmemiş)
· Gereme yapı malzemeleri ltd. şti. (profil, bordür, eskitme)
· Fevzi Çakaloğlu-pir nakış (belirtilmemiş)
· Yağmur teknik ısı end.. mak. ltd. şti. (tavuk yakma kazanı, sıvı – katı yakıt kaloriferleri, panel radyotör)
· Üstünel derinkuyu su pompaları (belirtilmemiş)
· Üğütmen makina (belirtilmemiş)
· Tunçyağ kimya demir san-tic. a.ş. (belirtilmemiş)
· Melsa bisiklet motor-san-tic ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Güralp vinç makine ltd.şti. (belirtilmemiş)
· İnci mobilya malzemeleri santic.a.ş. (yatsan)
· Frıterm a.ş (sıcak –soğuk su bataryaları, konvektör bataryaları)
· Ekiz yağ sabun sanayi a.ş. (zeytin yağı ve sabun)
· Alternatif ambalaj san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Akarsu teknik kimya madeni yağ ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Ak birlik demir ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Maseksport gıda ve ihtiyaç (belirtilmemiş)
· Şatel örme kumaş san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Şahtaş ethem şahinler toprak san.tic.a.ş. (belirtilmemiş)
· İms turizm ulus.paz.hiz.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Bilgi trafo makine sanayi koll. şti. (biley makinaları üretimi)
· Hürriyet demirörs (makina üretimi)
· Tansu alper inş.yük.müh. (belirtilmemiş)
· Dere madencilik inş.yapı malz.san.tic. a.ş. (belirtilmemiş)
· Ermiş inşaat san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Kamil porsuk (belirtilmemiş)
· Egemen tıbbi teknik san.dış tic.ltd.şti. (tıbbi ve hijyen ürünleri)
· Mayıs makina kompresör san.ve tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Zeki Bora Turan (belirtilmemiş)
· Hasan Yavaş (belirtilmemiş)
· Ömer Murat Yeşil (belirtilmemiş)
· Cenk Sayaroğlu (belirtilmemiş)
· Ran konfeksiyon tekstil deri yan.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Mertkon makine metal imalat san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)
· Kar-inoks mühendislik mak.san.tic.ltd.şti. (belirtilmemiş)


Cenk SARIGÖL

29 Ocak 2009

Ol Mesele Torbalı OSB

Torbalı Kabacakırı Organiza Sanayi Bölgesi Kuşbakışı Görünüş

Ol Mesele Torbalı OSB!

Torbalı Kabacakırına Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yapımına karşı çıktık. Çıkmaya devam edeceğiz. Sayın Ertan Ünver ile aynı görüşlerin farklı tezahur ve tepkileri üzerine delhizlere kaptırdık. Oysa hep temenni ve uğraşımız “Kabacakırı OSB Kurulmasın” rahlesi üzerinde duruyor. Bizim,
Kabacakırı OSB için mevcut Torbalı Ticaret Odası (TTO) Yönetiminde bulunduğu halde şimdi Muzaffer Sekban muhalifi olanlardan neden OSB karşıtı bir söylem yada şerhlerini duymadık
ana fikirli yazılarıma http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/mesele-olmak-mechele-deil.html karşılık...

Ertan Ünver, 26 Ocak 2009 tarihli yazısında benim nazarımda en önemli ve bana hitap eden cümlesinde, şöyle diyor;
Fakat buna kimse karşı çıkmadı bunca zaman diyor.. Yok, yok karşı çıkıldı hep.. Muhalif yöneticiler de karşı çıktı; daha sonra yönetimin mu-halifi olanlar da.. Fakat, TOGİAD'ın çalışma programının ana maddelerin-den biri olduğu için, kimse ayrıca ve özellikle belirtmeye gerek görmedi..

Torbalı Genç İşadamları Derneği (TOGİAD) kuruluşunda Genel Sekreter olarak bulunmam dolayısıyla, üye arkadaşlarımızın fikir ve çalışmalarımız hep bu yönde oldu doğrudur. Bundan bir şüphemde yok. Lakin benim sorguladığım defaatle belirttiğim gibi halen TTO yönetiminde bulunduğu halde şimdi Muzaffer Sekban muhalifliği yapan “Değişim Grup” içerisindeki kişiler bu güne kadar ne tepki verdiler Kabacakırı OSB için? Şimdi 3. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-ticaret-odas-seimi.html Kez aynı cümleyi tekrarlayalım;
“...Ben Torbalı Ticaret Odasında şimdi muhalif olan yöneticilerinin hiçbirisinden Torbalı Kabacakırı OSB konusunda karşı söylem duymadım (Oldu da ben kaçırmışsam şimdiden özür dilerim). Eh Torbalı Ticaret Odasından OSB konusunda muhalif bir ses duymamışsak, hemfikir olunduğunu düşünmemiz gerekir. O takdirde en önemli soru önümüze düşer, ‘Bir ilçenin Ticaret Odası başkanı ve meclisinin ilçelerine OSB getirmesi başarı değil midir?

Aydın Mimaroğlu, Vahap Olgun, Yurdal Alkan, Yurdadoğu Mutlu, Gökhan Şapcı, Davut Kırşan, Yaşar Çetin vb. TOGİAD üyesi arkadaşlarımızın fikirlerini, Kabacakırı OSB’nin başka bir yere kurulması konusundaki çalışmalarını biliyorum ve takdir ediyorum. Gelgelelim bir Torbalılı olarak bu ayıbın kurulmaması yönünde şimdi Muzaffer sekban’a muhalefet eden TTO yöneticilerinin hem fikirlerini öğrenmek istemem hemde bugüne kadar karşı olmalarını karşılayacak, yöneticilik vasıflarıyla ne gibi işler yaptıklarını sorguluyorum. Yada tekrar ve çalışabilecekleri Aydın Mimaroğlu gibi tarafsız ve siyasi partiye angaje olmamış bir başkan ile TTO yönetimine gelirlerse ne yapmayı düşünüyorlar? kabacakırı OSB kosunda karşı adımlar yada geri adımlar atmaya hazırlar mı?

Biz şimdi Muzaffer Sekban muhalifi olan isimlerin Torbalı Kabacakırı OSB konusunda ne düşündüklerini, bugüne kadar nasıl karşı çıktıklarını açıklamaları yönlü ilk yazıyı tam bir önce yani 2008'in son haftası dile getirdik. O güne kadar hiç ses çıkmadı. Cevap gönderen, telefon eden, karşı çıkmalarını, çalışmalarını anlatan Torbalı Ticaret Üyesi hiçbir yönetici yok. Şimdi sevgiliş Ertan Ünver çıkmış "var" diyor. Göster o zaman sayın abim. "ŞOL" diye işaret et. "OL" diye isim ver! Ben bir vatandaş, okurum, Torbalı Halkı adına soruguluyorum. TTO üyesi değilim, üye olarak değil. Üyeler belkide Kabacakırı OSB'den rahatsız değildir. Dükkan, iş yeri, imalathane almayı bile düşünüyor olabilirler.! Ben sıradan vatandaş olarak, doğduğum, yetiştiğim, büyüdüğüm, en geç naaşımın döneceği Torbalım ve geleveği adına "Torbalı Kabacakırı OSB Kurulmasın" ana fikri etrafında mücadele ediyorum. Yoksa kim kazanmış, kim kaybetmiş hiç umurumda değil! Bana faydasıda yok.

Lakin bir gazeteci, bu ilçe de yazan birisi olarak, "Değişim" adına yola çıkanların neyi değiştirmek için yola çıktıklarını, değiştirmeyi düşündükleri arasında benim en fazla hassasiyetle üzerinde durduğum 'Kabacakırı OSB' durumunu sorguluyorum. Lütfen çok görmeyin. Tüm bu yazılar çercevesinde TTO yönetimi için mücadele eden hiçbir grubun sevgisi kazanmadığım gibi belkide şimşeklerini çekiyorum. Bunun farkındayım. Oysa çok kolay bir tarafı tutarsınız, desteklediğiniz sizi sever, yerdiğinizde kızar. Kazanır yada kaybedersiniz. Bizim gibi halkın yada doğru bildiğinizin peşinde gider ve gerçeği o doğrudan hareketle arar yada çekmeye çalışırsanız sizden kötüsü olmaz..! Varsın olmasın be ne çıkar? Benim için okunduğunu bilmek yeterli nasıl olsa.


Cenk SARIGÖL

17 Ocak 2009

Torbalıda Gazetecilik ve Destek


Tehdit Kabul Edilemez

Kabul edilemez o kadar çok şey var ki... İsrail’in hastaneleri, camileri, Birleşmiş Milletler (BM) Kampı bombalaması, hedef gözetmeksizin çoluk, çocuk, yaşlı, kadın, hasta, sivil ayrımı yapmadan insan öldürmesi, uluslararası anlaşmalarla yasaklanmış bulunan fosforlu, uranyumlu ve misket bombalarını şehrin orta yerine boca etmesi, insani yardımlara, hasta nakillerine bile izin vermemesi vs. vs...

Lakin bizim başlığımızı attmamıza sebep, gazetemizde ismini gördüğünüz Hüseyin Günaydın beyin tehdit edilmesidir. “Filistin’e destek, İsrail’i tel’in” mitinginde benim gördüğüm DSP İlçe Bşk. Muhsin Yazar, Ticaret Od. Bşk. Muzaffer Sekban ve SP İlçe Bşk. Ahmet Sertcan’ın yayınlanan fotoğraflarıdır. Fotoların montaj olduğunu felan kimse iddia etmedi. Yalanlamadı. Ben böyle bir konuda gülme sebeplerini tartışmam!

Yok düşüyormuş, öteki tutmuş...
Yok beriki yanlışlıkla “Kahrolsun Filistin” demiş...
Yok diğeri fıkra anlatmış, çok komikmiş..
Bu nasıl bir motivasyon? Siz oraya Filistinlilerin acılarını paylaşmak, yaşanan dramı haykırmak için katılmadınız mı? Sebepler beni ilgilendirmez! 5 dk. Ciddi şekilde yürüyeceksiniz.. Hele belli mevkilerdeki kişilerseniz buna 100 kat fazla dikkat ederek...

Bu arada sakın yazılanlardan “Bu mitinglere katılanlar gülecekse sakın katılmasın” gibi sonuça varılmasın. Katılanlar isterse amuda kalkarak yürüsün, takla atarak iştirak etsin! Toplumun belli kesimini temsil eden insanlarsanız işin ciddiyetine daha vakuf olmanızı beklemek bizim hakkımızdır.

SP İlçe Bşk. Ahmet Sertcan’ı insan olarak çok severim. Filistin konusunda herkesten fazla gözyaşı döktüğünü, duyarlı olduğunuda bilirim. Hatta sadece bu ‘gülmeceli’ yürüyüş değil, yıllardır, İsrail zulmünü dillendirdiğini, Filistinlilerin acılarını anlattığınıda...
Haksızlık etmeyelim. Gel gelelim bunca emek, duyarlılık ağız dolusu bir gülmeyle kayboldu!

Ticaret Od. Bşk. Muzaffer Sekban’ında Filistinlilere yapılan haksızlıklara en çok üzülenlerden, konuşanlardan biri olduğu gerçektir. Hele islamın 5 şartından birisi olan ‘HAC’ görevini yeni tamamlamış biri için... O kutsal diyarda dünyanın her köşesinden gelen müminlerin kardeşlik atmosferini soluyalı daha yeni olmuşken, Filistinlilerle kardeşliği çoklardan iyi hissettiğini düşünüyorum. Mamafiğ, o gülücükler , sırıtmalar, kahkahalar yakışmadı. Yakıştıramadım.

DSP İlçe Bşk. Muhsin Yazar için birşey diyemem... Gülmüş olmuş işte... Onu azade tutmuyorum.Olayın tuzu - biberi (Aslanlar Biberi hemde) o gülücüklerin yazılması sonrası yaşananlara... Kim kime yazıyor? Hiç önemli değil! Fikirlerini açıkca toplumuyla paylaşan gazeteyi kimse tehdit edemez / etmemelidir. Nasıl bir aymazlıkla kabalaşıyorsunuz? Yaşanan olay yalan, fotoğraf montajsa ve gazeteye gönderdiğiniz bir tekzip metni varda yayınlanmadıysa hadi hafifletici sebep sayalım... ikinci vitese geçmişler diye düşünelim. Tekzip gönderdinizde yayınlanmadıysa bana gönderin gene yayınlamasınlarda görelim! Ama böyle birşey yok. Yazarı ve gazeteciyi tehtidle, şantajla susturmayı amaçlamak, telefon açıp hakaretler etmek, tiranlık, zorbalıktır. Bunu ne size yakıştırabildim nede bu ilçeye...

Şahsımca biz burada fikirlerimizi söyler, olaylara farklı perspektifler sunmaya çalışırken hiçbir maddi beklentimiz ve menfaatimiz yok. En azından ben kendimden biliyorum. Ha olsada birşey değişmez Torbalı dağ başı mı ki? Hakaretler, tehditlerle gazete yazarı sindirilmeye çalışıyor? Bu tehditlerin Hüseyin Günaydın’a yapılmış olması hiç farketmez. Gazeteci kamu görevi yapar. ortada bir yanlış varsa hep beraber karşı çıkalım. ama ortada sizin işinize gelmeyen ama doğru bir haber varsa laga luga yapmanında sizi küçültmekten başka anlam taşımadığını iyice kafanıza sokun isterim. Bugün ona biri, yarın bana bir başkası... O tehditleri ben kendime kabul ettim. Kıvırdım kıvırdım bekliyorum! Talibi kimse gelip alsın, uygun yerine sıkıştırayım...


Cenk SARIGÖL