Ertan Çelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ertan Çelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2009

CHP’nin Torbalı Pay-i Tahtı

İzmir -Torbalı İlçesi Belediye Meydanı ve Belediye Binası
CHP’nin Torbalı Pay-i Tahtı
Torbalı Belediye amirlerinin çifte villaları (pardon villa görünümlü köyevleri) avlusuna belediye işçileri ve traktörü ile köpek klübesi taşınması vakıasını hatırlarsınız. Sonuçta olayı biri üstlendi diğeri olayla ilgisi olmadığı düzeltmesini gazeteye gönderip, ayıbı ortaya çıkaran muhabire,
Hüseyin Günaydın
ve bana dava açma nezaketini gösterdi. Nezaket çünkü ben “bana dava açın” diye özellikle istemiştim. Torbalı patenti CHP’li, Belediyeler kazandıkları yerel yönetimleri baba malı ve hükümranlık sahalarında padişah olarak görüyor olmalılar diye düşünmeden edemiyorum. Öyle olmasa belediye işçisini, makinasını, araçını özel işlerinde kullanmıyacakları gibi bitmiş işe ihale örnekleri, mahkeme kararlarını uygulamamak (şehiriçi dolmuşlar ve çıkarılan işçilere ödenmeyen tazminatlar - Ramazan İsmail Uygur) gibi pervasızlıklarda bulunmazlardı.Padişahlık daha genel başkandan geliyor, 28 Nisan 2008 P.tesi günü “Kongren Gelmiş Neyime...” başlıklı yazımızda
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/04/kongren-gelmi-neyime.html aynen şu ifadeleri kullanmışız;
Chp kurulduğundan beri 85 yılda 45 kurultay (13’ü olağanüstü kurultaydır) yaparak adeta ‘kurultay parrtisi’ olduğunu tescillemiştir. Son 34 yılda ise 23 kurultay yaparak dünya çapında kırılması zor bir rekora koşmaktadır. Deniz Baykal bu kurultayların yapıldığı son 34 yılda yönetici olarak vardı. CHP’nin 32. Kurultayına kendisinin genel başkan yada adayı olarak katıldığı 10’nuncu kurultaylarDALAR. 22. CHP Kurultay’ında Genel Sekreter Yardımcısı olarak başladı işe ve o gün bugündür dur durak bildiği yok! Seçim sandıkları konusunda olmasada kurultay sandıklarından hep başarıyla çıkmasını bilmiştir. Fakat 58 yıldır tek başına iktidar yüzü görmemiş CHP’nin 34 yılında bulunmak kendisi adına büyük bir başarı sayılsa bile parti başarısızlığındaki emekleri inkar edilemez! Deniz Baykal’ın Chp’nin başında geçirdiği süre 36 Osmanlı padişahının 32’sinin saltanat süresinden uzundur. Ama baksanız kendileri ‘saltanatı kaldıran...’ partinin başında olmaktan gurur duyduğunu sık sık dile getirir.”

Deniz Baykal hangi siyasi başarısından dolayı hala CHP Genel Başkanıdır. Modern demokrasilerde başarısızlığa rağmen parti başkanlığı, siyasi önderliği devam eden kaç tane siyasetçi biliyorsunuz? Tüm başarısızlıklarına rağmen koltuklarından kıpırdamayan, devrilemeyen, lidere muhalefet edenlerin (Mustafa Sarıgül, Alaattin Yüksel vb.) anında ihraç edildiği bir yapılanmada en üst yönetici ‘Baş’ mıdır yoksa ‘Şah’ mıdır? Ölene kadar koltuğu bırakmıyacağı anlaşıldığına göre Pay-i Şah mıdır?

CHP Genel Başkanı koltuğu ve partiyi tüm başarısızlıklarına rağmen kendisi için biçilmiş kaftan ve at koşturulacak, istemediğini kapı dışarı edecek bir yapı görürse ne olur? Bu partinin yerel yönetim belediye ve belediyecikleride kendilerini mücavir alanlarının tek hakimleri görmezler mi? Torbalıda bunu mahkeme kararlarını dinlememek, millet susuzluktan kavrulurken yüzme havuzu doldurmak, sezon ortasında ipe-sapa gelmez gerekçelerle ilçe futbol takımını final haftaları tesislerini yıkmak, bitmiş işlere ihale açmak, büro basmak, her türlü yarı resmi sivil toplum seçiminde sandık beklemek, Subaşı Beldesinde plansız proğramsız, çevre düzenlemesiz sosyal tesis açılışları, ölüme sebebiyet.

CHP İlçe Başkanı Ertan Çelik elinde makbuzlarla poz vermiş gazetelere, “Evet biz partimizin açılışı için belediye araçlarını kullandık ama parasını da ödedik” diyor.

En son Torbalı - Yazıbaşı Belde Belediyesi Belediye Başkanı sayın İbrahim Cinkılıç’ı gördük. Belediye İş makinası Operatörü Mehmet Karadana, eski köy şimdi mahalle olan Çapak’ta ‘kaçak kazı’ ihbarıyla şikayet edilince, Yazıbaşı Belediyesine ait iş makinasını kullanarak, kendi tarım arazisini düzelttiği ortaya çıktı. (Karadana hangi Filiz dönemi işe alındı öğrenemedim!) Belediye araçını kendi özel işinde kullandığı ortaya çıkınca ortalık karışmış tabii... Vatandaşlar tepkili. Belediye işçisi Mehmet Karadana'nın imdadına, Yazıbaşı Belde Belediye Başkanı İbrahim Cinkılıç yetişmiş!
Belediye’ye ait kepçeyi Mehmet Karadana’ya kullanması için kendisinin verdiğini, Belediye işçisinin kullandığı kadar mazot koyduğunu” söylemiş ve işçisinin suçuna ortak olmuş! Ne güzel bu cevabı ve Cin gibi kurnazlığı Çakallar’a belediye traktörü ve işçisiyle villa görünümlü köyevlerine köpek klübesi taşıtan düşünebilseydi ne güzel olurdu! Mesela, bu mantıkla Çakallara giden Torbalı Belediyesi ekibini gönderen sorumsuz, “traktörünün mazotunu koyduk, belediye işçilerininde 2 saatlik mesai ücretini ödedim” deseydi ortada ahlaksız durum kalmazdı!

Torbalı CHP mantığı işte, mücavir alan diktatörlüğü, saltanatı, padişahlığı her ne derseniz deyin... Aynı mantığı geliştirerek diğer CHP’li belediyelerimiz ve başkanlarımız neler yapabilir diye düşünerek, akıl yürüterek, hayali örnekler çoğaltalım;

-Sayın CİN Başkanım, kaynımın düğünü var. Mazotunu koysamda belediye otobüsünü alsam, Denizli – Tavas’a gidip-gelsem olur mu?
(ne demek canım sorman kabahat!)

-Sayın Başkanım RAMAZAN geldi. Şu belediyenin boş dükkanlarından birisini 1.5 ay kullansam, hanım öte-beri satsa?
(lafı mı olur. Elektrik, su parasını ödeyin yeter!)

-Sayın Başkanım benim büyük halamın evin çatısı akıyor. UYGUN olursa belediyedeki boş işçilere çatıyı aktarta bilir miyim?
(sormana gerek yok. Kiremitleri, çimentoyu aldıktan sonra sorun değil!)

-Sayın Başkanım köyevimize köpek klübesi taşıtacam. Belediye kamyonunu kullanabilir miyim?
(köpeği ve klübeyi siz aldıktan sonra soruşturması bile olmaz!)

-Sayın Başkan eltimin kızının nişanı var. Belediye Düğün salonu boşsa o gece kullansak olur mu?
(Pastayı ve gazozları siz alacaksanız dert değil, kullanın!)

-Sayın Reis, belediyede çalışıyorum ama babadan 100 dekar arazi var. Traktör bozuldu. Belediyemizin traktörüyle şu 100 dekarı sürsem olur mu? Mazotunu atarım ben?
(Bizede 10 ayar buğday getirisin artık! Traktörü al ama pulluğu başka belediyemizden iste, sonra pulluk uçları eriyor)

-Sayın Başkanım kızım Çanakkale’de okuyor. Otobüsle gitmesi zor olacak! Makam araçlarından birisini alsamda onunla bırakıp, gelsem. Hanım, kardeşleri, bir kaç arkadaşıda gelecekmiş. Böyle ucuz olur bana...
(Benzin aldığınız yerlerden fatura almayı unutmazsanız sorun yok. Tepe tepe kullanın. Yanlız arabanın içinde kabuklu yemiş yemeyin yeter!)

-Sayın Başkan, evi boyayacamda şimdi dış cepheye iskele kur, merdiven daya, düzenek yap... hem iş uzayaçak hemde masraflı olacak, şu itfaye araçlarından birisini 3-5 gün kullansakta hemen bitirsek bizim boya işini. Böylece evimiz boyalı olursa modern kent görünümü kazanırız değil mi?
(Elbette, elbette ama ben boyaya karışmam. Sonra yangın felan çıkarsa maazzallah. hemen itfaye araçını gönderin. iş bitsin diye belklemeyin. yangından sonra devamn edersiniz boyanıza!

Şaşırmaca yok. Aynı mantık silsilesiyle devam eder gider bu böyle. Olaylar ekseri ÇAkallar ve ÇApak’ta geçiyor. Bunun adı Torbalı - CHP saltanatı değil, 'ÇA-ÇA Dansı' olabilir mi? Ehh, bana ne ya Kim Çaça’ysa, Çaça benim o taraklarda bezim olmaz.


Cenk SARIGÖL

13 Şubat 2009

Torbalı CHP'li Provokasyona Dikkat!

Torbalı'ya Bağlı Ayrancılar Beldesi Piknik Alanına Giriş Tak'ı (Suyun Başı)Torbalı CHP'li Provokasyona Dikkat!

Devlet Bakanı ve İzmir Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Aydın 13/02/2009 Cuma ilçemizdeydi. Bakan Mehmet Aydın entelektüelliği, bilimsel kişiliği, akademik kariyeri, kitapları ve rahmetli Bilge Kral Aliya İzetbegoviç ile dostluğu ile bildiğim bir zamane bilgesidir. Ayrancılar Beldemizde kendini bilmez bir CHP partizanı, bence büyük olaylara sebebiyet verecek bir provokasyon yapmıştır.

Artık partizanmı görevlimiydi onun cevabını CHP Torbalı ilçe başkanı Ertan Çelik versin…

Olay şöyle;
Bakan Prof. Dr. Mehmet Aydın, mülki idare amirleri başta Zeki Aslan (Kaymakam Bey) olmak üzere, Ak Parti İlçe Bşk. Hüseyin Söyler, Ayrancılar Belediye Başkanı Ahmet Özkan, Torbalı Ak Parti İlçe Yönetimi, Ayrancılar Teşkilatından Ak Partililer ve halktan katılanlarla birlikte tam Ayrancılar Belde Belediye Binasından çıkarken Serhat Özdemir (36 yaşlarında) ve Kayınpederi olduğunu öğrendiğim yanındaki Muhsin Yaman isimli kişiyle Bakan Mehmet Aydın’a yanındaki Kaymakam Bey’i bile ezerek,
Siz ne yüzle buraya geldiniz? Memleketi sattınız..! Hiç utanmıyorsunuz… Yüzünüz kızarmıyor…
vb. cümlelerle kalabalığı tahrike kalkmıştır. Hadi Mülki Amirlerimizden çekinmediniz, o kalabalığı, partilileri niçin tahrik etmeye kalkıyorsunuz? Torbalı ve Ayrancılar Ak Partililer olgun davranmışlar. Sükûnetlerini ve öfkelerini tutmuşlar, taşanları hemen engellemişler. Ya bu mümkün olmasaydı? Sonuçlarını düşünebiliyor musunuz? CHP Torbalı bunu bir parti politikası olarak mı yapmıştır yoksa fevri bir çıkış mıdır merak ediyorum?

Neden?
Sorusunu hemen cevaplandırayım;
Ayrancılar Misafirperverliğine ve devlet saygısına yakışmayacak şekilde bu kışkırtma olayı gerçekleştiren, Serhat Özdemir kim?
Yerel seçim sürecinde arabasını Torbalı CHP’ye kiralamış, arabası CHP Torbalı tarafından Genel Merkez talimatlarına göre giydirilmiş ve seçim arabası yapılmış, kendiside şoför olarak aracıyla seçim turları atan birisi…
Yani kendi arabasıyla CHP’ye şoförlük yapan ve muhtemelen ücretlendirilen birisi…

Şimdi sormak hakkımız,
"Ey CHP Torbalı ilçe başkanı Sayın Ertan Çelik,
1-bu şahıs bu eylem için sizinle koordinasyonlu mu hareket etti?
2-Sizden talimat almadıysa ve bunu kabul etmiyorsanız ne yapmayı düşünüyorsunuz?
3-Partilinizse ilişiğini kesecek misiniz?
4-Hala CHP giydirmeli arabasıyla iyi bir şey yapmış, sahte karton kahraman gibi kabara kabara dolaşmasına izin verecek misiniz?
5-Yoksa sizde bununla övünüyor musunuz?"

Cevaplarınız için bu köşe bekliyor!!!


Cenk SARIGÖL

10 Şubat 2009

Torbalı CHPde Ertan Çelik, Kimin Başkanı?

Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur yeni yaptırılan meydana Atatürk heykelinin sağına kendi, soluna hanımının heykelini yaptırmasıyla ulusal basına konu olmuştu. Yeni meydanda yapulan ilk resmi törende yani Heykel 2006 Yılında 30 Ağustos törenlerinde açılmış ve herkes şok olmuştu.
CHP - Torbalıda ErtanÇelik, Kimin Başkanı?

Dr. İbrahim Öz dü, Ramazan İsmail Uygur’du derken kaotik ve anti-demokratik, halktan kopuk bir süreçten sonra Torbalı CHP adayını belirledi. Hayırlısı olsun... Fakat bu süreçte gözden kaçan ve ne etik nede kendi parti tüzüğüne bağlantısız hareket eden CHP Torbalı ilçe Başkanı Ertan Çelik’in duruşunu ve tutumunu masaya yatırmakta yarar var.

CHPartisi tüzüğü, Madde-61 de Yerel Seçimlerde aday belirleme sürecini şöyle anlatmış;
Belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve il genel meclisi üyeliği seçimlerinde, parti adaylarının belirlenmesine ilişkin hususlar yönetmelikle belirlenir. Yerel seçimlerde, merkezden aday gösterme yetkisi, Parti Meclisi'nindir. Parti Meclisi bu yetkisini ilçe seçimleri için il yönetim kurullarına, belde seçimleri için ilçe yönetim kurullarına devredebilir. Bu halde yetkili kurullar seçimin yapıldığı çevredeki örgüt birimine danışır.

Madem CHParti'si Tüzüğü üzerinden gidiyoruz bakın CHP Parti tüzüğü, Madde-28 de İlçe Başkanı nasıl anlatılmış;
İlçe Başkanı, ilçe kongresince gizli oyla seçilir. İlçe çevresinde partinin temsilcisidir. İlçe yönetim kurulu’na, ilçe ve belde belediye meclisleri parti gruplarına başkanlık eder.
İlçe başkanı;
İlçe yönetim kurulu’nun, ilçe çevresindeki belediye meclisleri parti gruplarının, ilçe düzeyinde kurulmuş çalışma gruplarının, belde başkanları ve belde yönetim kurullarının, muhtarlık bölgesi görevlileri çalışma gruplarının; Tüzükte belirlenen ve üst kademelerce öngörülen görevleri başarıyla yerine getirmelerini, uyumlu ve verimli çalışmalarını sağlar. Bunun için Tüzük ve yönetmelik kuralları içinde gerekli girişimlerde bulunur.


CHP Parti tüzüğü, Madde-30, ilk 2 fıkrada ise İlçe Yönetim Kurulu’nun görevleri şöyle anlatmış;
İlçe Yönetim Kurulu, ilçe çevresinde partinin başarısı ve amaçlarının gerçekleştirilmesi için yapılacak çalışmaları düzenlemekle ve yürütmekle yükümlüdür. Bu amaçla;
A) Partinin ilkelerini, amaçlarını, Programını, politikalarını ve görüşlerini halka beğendirmek ve benimsetmek için çalışır. Bunlara ve partiye karşı yapılabilecek eleştirileri cevaplandırır.
B) Tüzük kurallarını, kongrelerin ve üst yönetim birimlerinin kararlarını uygular, vereceği görevleri yapar. İlçe düzeyinde oluşturulan çalışma gruplarının, belde örgütlerinin, muhtarlık bölgesi görevlileri çalışma grupları ile, ilçe çevresindeki belediye meclisleri parti gruplarının çalışmalarını düzenler ve denetler.”

Bu maddelerden anlaşılacağı üzere İlçe Başkanı bulunduğu ilçede partisinin ve CHP - Parti Meclisi’nin (PM) temsilcisi, aldığı kararların uygulayıcısıdır. Bir belediye başkanı yada grubun adamı değildir. Partinin adamıdır. Partisinin belirlenen icraatlarının uygulayıcısıdır.

Dr. İbrahim Öz'ün adaylığının açıklanmasından sonra yaşanan olaylara baktığımızda CHP Torbalı ilçe Başkanı Ertan Çelik, İbrahim Öz’ün aday adaylığı başvurusunu kabul ederek bile büyük bir özveride bulunmuş, kendini aşmıştır! Bu tüzük bana göre demokratik normlara uygun olmasada, bu tüzüğün sahibi bir partiye ilçe başkanı olmuşsanız zaten bunları bilerek oradasınız demektir. Normal, demokratik siyasi partilerde parti yöneticileri teşkilatına, delegesine, üyesine hatta halka danışmadan, görüşlerini almadan aday belirlemezler. CHP de başta yapılan yanlış budur. Aday eğer yerel teşkilat, üye ve halkına sorulmazsa sorunlar kaçınılmazdır. Bunu CHP Torbalı ilçe teşkilatı kötü bir tecrübe ile yaşadı. Fakat sadece ilçemizde değil, ülkenin birçok CHP teşkilatında bu problemler oldu.

Süreç içinde eğer aday adayları CHP Torbalı ilçe teşkilatına, delege ve üyeye sorulsaydı ve bunun sonuçları ilçe başkanına paylaşılarak, Ramazan İsmail Uygur’un önde olduğu tespitine rağmen Dr. İbrahim Öz ismi genel merkezden dayatılsaydı tamam. O takdirde ilçe örgütünin görüşü istikametinde karar almayan merkeze kafa tuıtmakta, kendisini ve teşkilatının çiğnendiğini düşünerek isyan etmekte, dayatılan adayı kabullenmemekte haklı olabilirdi? Fakat CHP de adayın nasıl belirlendiğini en iyi kendisi bilir ki bunu biz bile aday belirlenmeden defaatle yazmıştık,
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/denizokrasi-uygulamalar-chp-izmir.html

Doğrusu CHP Torbalı ilçe Başkanı Ertan Çelik’in yanlışı Genel Merkezin açıkladığı adaya ilk karşı çıkan olmasından ve kabullenememesinden, bizzat kendisinin merkezin kararına karşı veya belirlenen adaya karşı parti teşkilatını harekete geçirip, örgütlemesidir. Yoksa elbette parti tabanından gelen istek, görüş ve önerilerimerkeze iletmek, koordinasyonu sağlamakla yükümlüdür. Fakat bizzat kendisi parti tüzüğüne göre belirlenen adaya karşı çıkması etik değildir. Bu partinin değil, başka bir yerin adamı olduğunu gösterir. Eğer genel merkezin belirlediği aday için bizzat karşı propogandayı başlatan ve örgütleyen olursanız. Size, yani CHP Torbalı ilçe başkanlığına, aday adaylığı başvurusunda bulunan kişilere olan samimiyetinizi kaybedersiniz. Sizden önce durmanız, beklemeniz, partililerinizi, tehdit edenleri sakinleştirmeniz beklenirdi.

Yaşanan olaylar sırasında şimdi yine tüzüğe göre bize cevap vermekle yükümlü olan ilçe başkanı ve yönetim kurulu acaba,
İbrahim Öz ismi açıklandığı günün ertesi ilte teşkilatına 50-60 kişilik bir destekçisi ve adayı kabul etmiş partili olarak gelseydi ne olurdu? İbrahim Öz bu hareket içine girmeyerek aslında sizden beklenen gerginlik azaltıcı pozisyon mu takınmıştır?

Tüm bunlar bir yana, aslında ilçe kamuoyu mevcut Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur’un CHP Genel Merkezi tarafından niçin aday gösterilmediğini hala merak ediyor. Ben bugüne kadar birçok sefer yazdım
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/ismail-uygur-ve-sedat-uzunbay-kal.html ama rica etsek bizimle resmi, CHP - PM şerhlerini paylaşır mısınız? Ramazan İsmail Uygur’u CHP - Genel Merkezi nezdinde gözden çıkaran ve İbrahim Öz’e göre düşük kalan meziyetleri nelerdi? Tüzüğünüzün 30. Maddesi (A) fıkrası uyarınca cevap verme yetkinizi kullanabilirsiniz..!

Yaşanan süreçten benim anladığım, mevcut CHP ilçe örgütü, tüzüğünde belirtildiği gibi genel merkezinin kararlarının uygulayıcısından çok, Belediye Başkanının direktiflerinin uygulayıcısı olmuş! Eee bu durumda Ekrem Bulgun il başkanı yapılmadı. Yani görev süreleri az daha uzadı!


Cenk SARIGÖL

7 Şubat 2009

Torbalıda Nerde Kalmıştık?

Torbalı CHPde Nerde Kalmıştık?
CHP adayını değiştirdi? İbrahim Öz aday olarak açıklanmadan aylar öncesi (4.5) Ramazan İsmail Uygur’un niçin aday olamayacağını yazdık durduk. Sebeplerini sıraladık. Bu sebeplerin hiç birisi taban ve CHP ilçe teşkilatı ve üyeleri odaklı değildi. Zira CHP ismi dışında halkla pek bağı olmayan partidir. Yazdıklarımız kendini 02/02/2009 tarihinde adayın açıklanmasıyla kendini gösterdi. Aday İbrahim Öz olarak açıklandığı gün yani bizim, 31 Ocak günü kaleme aldığımız ve CHP’in ilçemiz adayını açıkladığı gün gazetemizde yayınlanan,
Başkan Adaylığı ve CHP
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/torbal-baskan-adaylg-ve-chp.html
başlıklı yazımızada, herkes bizim 4.5 ay önce ısrarla 5 yazımıza ana konu, 12 yazımızda değinmede bulunduğumuz,
Ramazan İsmail Uygur’un neden aday gösterilmediği?”
sorusunun karşılığını dolduruyordu. Biz ise CHP Genel Merkezi ve İl başkanı Kemal Karataş tarafından İbrahim Öz olarak açıklanan adaylığın kesinliğine inanılmaması gerektiğini, çünkü partinin bir halk partisi değil, kulis partisi olduğundan sonuçlarının heran değişebileceğini yazmaktaydık.

Maalesef CHP böyle bir partidir. Ak Parti ile arasındaki farkları sıraladığımız yazılarımızın birisinde CHP siyaset tarzının ismini “Den(iz)okrasidir
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/denizokrasi-uygulamalar-chp-izmir.html olarak koymuştuk. Durum değerlendirmesi elbette yapacağız.
Mevcut Torbalı Belediye Başkanı ve HP belediye başkan adayı Ramazan İsmail Uygur, Torbalı CHP İlçe Bşk. Ertan Çelik’in süreç içindeki tavırları, particilik, etik ve demokrasi şablonlarıyla masaya yatıracağız. Lakin ondan önce Dr. İbrahim Öz’in adaylığının açıklandığı gün yazdıklarımızı sizlerle tekrar paylaşmak istedim;

CHP ve CHP’liler ‘Biat Kültürü’ hangi partide kılcal damarlara kadar sirayet etmiş gördüler! Chp adaylık sürecinde halkın, partilinin, delegenin hatta ilçe ve il yönetimlerinin yok sayıdığını, görmezden gelindiğini tek belirleyicinin CHP genel merkezi ve bir iki genel bşk. yardımcısının olduğunu müşaade ettiler. Ben yaptım oldu mantığı herkesin anlayacağı şekilde ortadadır. CHP’nin açıklayacağı aday kim olursa olsun artık sonuç değişmez. Tek kriterin genel merkezin ve başkan ve yardımcılarının iki dudağının arasında olan bir parti ne kadar demokrat olabilirki? Sonrada,
bu halk neden Akp’ye oy veriyor’ diye etraflarına bakıp, halka kızıyorlar...
Sonuçta atamayla aday belirlenen bir parti sözünü ettiğimiz...
DR. İbrahim Öz yapı olarak uzlaşmacı, hoşgörülü, birleştirici, yapıcı bir kişilik. Siyasi grupların, çıkar çevrelerinin aralarında kıvrılan omurgasız bir siyaseti tercih etmiyor. Fakat bu özelliği ona siyasete atıldığı partide avantaj değildir. Doğruysa bile rakibini kötülemek için görüp, hatalarını aktarmaz, genel merkez üzerinden, halkın olmadı referanslar aramaması Dr. İbrahim Öz’ü siyaseten güçsüzleştiriyor. Türkiyede olduğu gibi Torbalıda da rakibini tekmelemeden yapılan yapıcı siyasete hazır değil, seçmende öyle ama değişiyor hep hizip, kavgada istemiyor seçmen. Eleştiri istiyor, yapıcı, yolsuzluk ve usülsüzlükleri ifşa edecek bir dil...
Yinede temkinliyim. Parti CHP olunca, isimler ortaya halkın ve teşkilatların heyacanını ölçmek içinde atılmış olabilir! Kesin değil yani. Ramazan İsmail Uygur önce hakim olduğu ilçe teşkilatını kullanara, milletvekilleri, il ve genel merkez üzerinde baskı kurmaya çalışacaktır. Sözünü ettiğimiz parti CHP olunca hiçbirşey kesin değildir
.”

Kısaca,
"Genel Bşk. Deniz Bakal ne derse o?"
İnsanların gururu, onuru, siyasi ikbali, hiç önemli değil! Bunu gördük, yaşattılar. Gerek il, gerekse genel konğrelerinde gördüğümüz gibi bu partide şiddet ikinci dildir. İsyan ederseniz, rest çekmeyi bilirseniz, bunları yapacak militan bir kadro besliyor, istediğiniz yönde kullanabiliyorsanız harcanmanız zordur. İbrahim Öz’ün neden CHP tarzı siyasette başarılı olamayacağını yazmıştık... Deniz Baykal kült'ü bu partinin demokrasi ile kan uyuşmazlığı yaşamasına sebep oluyor..!

CHP’de muhalefetyapısının güçlü, iktidar hevesinin olmamasının sebeplerini işte bu kodlarda aramalıyız. Ha biz aradık, buldık ne olacak? Hiçbirşey. Kulis, salon, güç grupları, parti dengeleri üzerine siyaset inşaa etmekten kurtulamadığı sürece CHP muhalefet olmaya mahkumdur.

Ak Partiye kızabiliriz, eleştirebiliriz ama parti içi yapılanmada en demokratik parti olması, halk istek ve görüşlerine verdiği önemi gerek genel seçimlerde gerekse aday belirleme sürecinde gördük. 22 Temmuz Genel seçimlerinde mevcut milletvekillerinin neredeyse yarıdan fazlasını değiştirdi. İzmir’den örnek verelim. Bu dönem seçilecek yer veya sıralamaya giren iki milletvekili Zekeriya Akçam ve Tevfik Ensari mecliste değil. Oysa her ikisi özelliklede Akçam TBMM’nin en çalışkan milletvekillerinden birisiydi. Grup çalışmaları, Meclis Komisyonlarında en göze çarpanlardandı. Lakin parti üyeleri, teşkilatından, halkla yapılan anketlerden not alamadılar ve milletvekili değiller. Atilla Kaya’nın adaylığı netleşmeden öncede yazdığımız 29 Aralık 2008 tarihli yazıda aynen şu cümleleri kullnmışız;
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbalda-siyasi-alglama.html

“...Asıl adaylık süreci halktan gizli ve problemli olan partinin CHP olduğunu aktardım. CHP kulis partisidir. Halkın, CHP üyesi ve delegesinin adaylık sürecinde dahli yoktur! CHP Belediye Başkan A. Adayı İbrahim Öz bu yüzden atını demokratik teamüller içinde doğru, CHP içinde yanlış sürüyor. İsminden başka ’Halk’ ilişikliği kalmamış CHPde İbrahim Öz olanca sıcaklığı ve halkçılığı ile Sivil Toplum Kuruluşlarını, belde ve köy kahvelerini ziyaret ederek, halk tipi siyasetçi olduğunu gösteriyor. Lakin yaptıklarının doğru algılanabilmesi için CHP Merkezininde halk duyarlılıklarına açık olması gerekir. Bunun için kendisinin halk içinde ve sokakta yaptığı hiçbir çalışma adaylık sürecine katkı sağlamayacaktır. Çünkü CHPde aday halka sorulmaz, dayatılır!Aday adaylığı süreci demokratik bir yarıştır. Birinci kademede Aday Adayları birbirleri ile yarışır. Proje ve fikirlerini, kendilerini, önce parti delege, üye ve yöneticilerine anlatırlar, onları ikna etmeye çalışırlar. AKPde sürece halk ve seçmende dahilken, CHPde bırakın halkı kendi üye ve delegesi bile pay sahibi değildir.

Nasıl doğrumuymuş? İlk önce İbrahim Öz ilçe CHP’lilerine genel merkez tarafından dayatıldı. Çünkü ortada halk tabanlı bir değerlendirme yoktu. Sonra CHP ilçe teşkilatı kendi adayını Ramazan İsmail Uygur'u CHP Genel Merkezine dayattı? Burda sorarım size ‘Halk’ nerde? Bu arada son cümlede sunu ekleyeyim. İlçe teşkilatı Ramazan İsmail Uygur’a olan biat’ını Genel Merkezine rağmen fazlasıyla gerçekleştirdi. Filim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Aziz Kocaoğlu'nun çabalarıyla çevrildi. Ama sanmayın ki ömrü uzun! CHP hiyararşisi ve “Den(iz)okrasi” bunu kaldırmaz...
Cenk SARIGÖL

16 Ocak 2009

Mahmut Atilla Kaya Resmen Aday


M. A. Kaya

Resmen Aday


Ortalık bulandırmaya çalışan CHP zihniyeti ortaya neler atmıştı? Bizzat Torbalı CHP ilçe Bşk. Ertan Çelik kendi ağzından, “Akpde 6 aday var” dedi. Sonra ortalığa, “Akp seçim kaybetmiş aday adaylarını tekrar aday göstermeyecek!” Siyasetin ve seçmen davranışlarının nasıl değiştiğini okuyamayan, çağdaşlıktan uzaklaşıp, eski, köhne siyasetle varlığını devam etmeye çalışanların ilkesi gereği,“Kendi kulvarında en hızlı koşup, birinci gelmek yerine rakibini tekmelemeye çalışmak” şiarları olmuş. Sana ne rakip partinin aday adaylarından? Nasıl aday belirlediğinden? Sen önce kendi partinin tepeden inmeci aday belirleme yöntemini sorgulama demokratlığı gösterde görelim.

Chp Torbalıda sorun yok mu? O zaman Ramazan İsmail Uygur hastaneye düştüğünde neden post yarışına girip, içinizdekini dışarı çıkardınız? Uygur hastaneden ‘0 Km’ çıkınca suspus oldunuz? Türkiye demokrasisin geldiği noktada biryere gelmek için kişinin koltuktan düşmesi beklenmiyor! Düşürmek için kapalı tezgahlar yapılmaz, fırsat kollanmaz. Mertçe çıkar, ismini ortaya atar mücadele edersin...

Mahmut Atilla Kaya’nın Torbalı Ak Parti Belediye Başkan Adaylığı bugün resmen açıklanacak. Pazartesi günü sabah bizim haberimiz olmuştu. Hafta başında komisyon delege, üye, milletvekili, meclis üyeleri, il yönetimi, anket, mülakat sonuçlarını değerlendirdi ve kararını vermişti. Bugün sadece başbakan açıklayacak! Ben bunları yani Akp aday belirleme sürecini yazdığımda diğer aday adayı sayın İbrahim İbişoğlu normal karşılarken, CHPliler küplere binmişti. Çünkü onlarda biliyordu bu şartlar arandığında İbişoğlu’nun şansının zayıf olduğunu!
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-akp-belediye-bakan-adayl-i.html Akpde aday belirleme tepeden inmeci, CHP gibi “biz bunu aday yaptık, ey üyem, delegen ve halk buna oy verin” diktası gibi değildir. CHPde bırakın halkı, üyesini delegesi bile söz sahibi değildir aday belirlemede... Zaten tüzüğüne göre bir gecede genel bşk. inisiyatifi ile binlerce üyeyi silebilen ve yenisini kabul eden partiden başka birşey beklemek, doğasına aykırı olur...

NOT; Son CHP il kongresi öncesi,
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/aziz-uygur-uzunbypas.html Önder Sav’ın koordinasyonuyla İzmir merkez ve ilçelerde CHP Parti Tüzüğünün 12. maddesine dayanarak, binlerce üye düşürüldü ve yenileri eklendi. (Yılların CHP’lisi ve Deniz Baykal rahatsızı Emin Yıldız’ın üye olmadığını öğrenmesi ve gazetelere beyanat vermesi)


Cenk SARIGÖL

29 Aralık 2008

Torbalıda Siyasi Algılama


Torbalıda Siyasi Algılama


İki bölüm olarak neşrettiğimiz “Torbalıda Adaylık Süreci” başlıklı yazılarımız üzerine bize telefon ve mailler ile ulaşan okurlarıma ilk önce çok teşekkür ederim. Bana ulaşanların siyasi kimlik ve taraflarına göre yazıyı algılama farklılığından hayrete gark oldum. Anladım ki Torbalı Yerel Seçim atmosferine fazlasıyla girmiş. Kişiler politize olduğundan her yazının altında siyasi mesaj arayışlarına, kelimelerden mana çıkarma telaşına düşmüşler. O yüzden ne anlatmak istediğimi açıklamak farz oldu; “Torbalıda Adaylık Süreci” yazımızın (http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-akp-belediye-bakan-adayl-i.html ) Birinci Bölümünde bize iletilen ve Mahmut Atilla Kaya’nın adaylığının zayıf olduğunu kamuoyunda yaymaya çalışan CHP’lilerin zihinzel arka planını ve AKP Adaylık sürecini anlatmaya çalıştım. Bana göre böyle bir gerçek varsa ki buna gelen CHPli tepkilerinden kanaat getirdim artık. Bunun Atilla Kaya’nın aday olmasından biteviye korktukları şeklinde okunması gerektiğini, böyle durumda kazanma şanslarının olmadığını düşünmelerine bağlamıştım.

CHP’nin anti demokratik Aday belirleme sürecini ve AKP ile MHP’nin daha demokratik bir süreç işlettiklerini aktardım. Bazı CHP’liler Benim İbrahim İbişoğlu’na şans vermediğimi yazdığım sanrısına kapılmış. (Kİ ONLARA NEYSE!!!) Hayır böyle birşey yok. Ben sadece AKP Aday belirlemede parti yöneticilerinin değerlendireceği kriterleri yazdım. Sanırım bu arkadaşlar, saydığımız Kriterleri görüp, “Bu değerlendirme yapısıyla İbrahim İbişoğlu zor aday olur” düşüncesine kapılıp, sanki bu kriterleri ben koymuşum gibi bana laf anlatmaya kalkıyorlar. Bu arada sakın CHP’liler “Biz AKP’nin iç işlerine karşmayız. Böyle şeylerin içinde olmayız” demesinler. Çünkü “Akp de Atilla Kaya dışında 6 aday daha var” açıklamasını bizzat Torbalı CHP’nin kafa yöneticidsi yani İlçe Başkanı Ertan Çelik üstüne vazife alarak, yaptı.

CHP’liler olayı böyle algılarken, yazının bizzat tarafı olan AKP’nin diğer Aday Adayı İbrahim İbişoğlu yazımızı öyle algılamamıştı. (CHP’liler kraldan fazla kralcı mı ne? AKP’nin demokratlık sorunu onlara kalmış!) Sayın İbişoğlu bizi aradı ve tam 1 saat 17 dakika telefonla görüştük. Öncelikle İbişoğlu’na nezaketinden ve bir yazarı bilgilendirme hassasiyetinden dolayı tebrik ederim. Genel hatlarıyla İbrahim Bey bize çalışmalarından, bize aktarıldığı gibi kendisinin adaylığını destekleyenlerin sadece CHP’lilerden müteşekkik olmadığını söyledi. CHP seçmeni arasında kendisine destek vereceklerin çıkabileceğini söyledi. Elbette CHP seçmenleri arasında Ramazan İsmail Uygur’un icraatlarını ve yönetim tarzını beğenmeyenlerin olması normaldir. Kendisine parti içinden destek verenlerin olduğunun gözardı edilmemesinin gerektiğini aktardı. Bazı nezaketsiz durumlardan bahsetti. Ben inanmak istemedim. Doğru olmadığını umuyorum..!

İbrahim İbişoğlu bize en çokta adaylık süreci boyunca isminin ilk kez Büyük Torbalı Gazetesinde geçmesine vesile olduğumuz için teşekkür etti. Böyle bir sansür varmı bilmiyorum! Hatta büyük bir iddiada bulundu. Ben bunları yazarsam yayınlanmayacağını söyledi! Gazetenin haber yönetimini bilmem ama bir kere bizim köşeye dokunulsun cıngar çıkarırım. Zaten böyle bir şey şimdiye kadar okurlarımdan gelenlere yapıldı ama benim yazıma yapılmadı. Okurlardan geleni ben yayınladım. Gerisi Büyük Torbalı’yı bağlar. Sonuçta ben hiçbir mahkememe Büyük Torbalı’yı muhatap kılmadım. Kendi ipimi kendim çekerim. Herkesin demokratlığı, saygınlığı kendine...İlgili yazımızın ikinci bölümünde (
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-ak-parti-adayl-ii.html ) Asıl adaylık süreci halktan gizli ve problemli olan partinin CHP olduğunu aktardım. CHP kulis partisidir. Halkın, CHP üyesi ve delegesinin adaylık sürecinde dahli yoktur! CHP Belediye Başkan A. Adayı İbrahim Öz bu yüzden atını demokratik teamüller içinde doğru, CHP içinde yanlış sürüyor. İsminden başka “Halk” ilişikliği kalmamış CHPde İbrahim Öz olanca sıcaklığı ve halkçılığı ile Sivil Toplum Kuruluşlarını, belde ve köy kahvelerini ziyaret ederek, halk tipi siyasetçi olduğunu gösteriyor. Lakin yaptıklarının doğru algılanabilmesi için CHP Merkezininde halk duyarlılıklarına açık olması gerekir. Bunun için kendisinin halk içinde ve sokakta yaptığı hiçbir çalışma adaylık sürecine katkı sağlamayacaktır. Çünkü CHPde aday halka sorulmaz, dayatılır!

Aday adaylığı süreci demokratik bir yarıştır. Birinci kademede Aday Adayları birbirleri ile yarışır. Proje ve fikirlerini, kendilerini, önce parti delege, üye ve yöneticilerine anlatırlar, onları ikna etmeye çalışırlar. AKPde sürece halk ve seçmende dahilken, CHPde bırakın halkı kendi üye ve delegesi bile pay sahibi değildir.Bizim yazılarımızı CHP’liler farklı, AKPliler farklı farklı İbrahim İbişoğlu farklı anlamış. Bu durum aklıma Darbaleriyle ünlü bir Latin Amerika Fıkrasını getirdi;

“Habishaneye yeni bir mahkum getirilmiştir. Hücre arkadaşı sorar,

-Hayrola niçin tutuklandın?

-Yaşasın Carlos diye sokakta bağırdığım için..!
Aradan bir süre geçer hücreye yeni birisini getirirler. Aynı soru onada sorulur ve cevabı şöyle verir,

-Kahrolsun Carlos.. diye slogan atmak..!
Bir ay kadar sonra temiz, üniformalı birisi düşer hücreye, aynı soru onada sorulur.
-Kardeş yüksek ricalden birisin galiba sen neden buradasın?
-Ben Carlos’um!

Sözün Kısası, Bu algılama şekli devam ederse galiba biz mahkum olacağız!!!



Cenk SARIGÖL

10 Eylül 2008

Torbalı CHP Zihniyet

Genel Merkezinden İzmir'e oradan Torbalı İlçesi ve Subaşı Beldesine varıncaya kadar, CHP Zihniyeti Hep aynı; Tek Adam

CHP’li Torbalı Belediye Meclis Üyesi Fikret Akyüz bu görevinden istifa etmek istiyor. 6 ay önce böyle bir karar almış. Bunu partisinin ileri gelenlerine ve yöneticilerine açmış. Elbette böyle bir karar almadan uzun uzun düşünmüş, iç muhasebe yapmıştır. İstifa nedenlerini yetkililere iletmiş, düzelmesini beklediği zamanda olmuştur. Sayın Fikret Akyüz’ü geçen haftaya kadar frenlemişler, istifasını erteletmişler. Bunu bizzat CHP ilçe başkanı Ertan Çelik açıkladı. Demekki ilçe başkanının “seçimlere 6 ay kala partimizi zor durumda bırakmak için..” yönlü açıklama doğru değil. Bu aniden ortaya çıkan bir durum değil. Akyün’ün açıklamasındanda anlaşılacağı üzere daha önceki istifa girişimlerinin aksine bunun kabul edilmesini ummaktadır.


Fikret Akyüz, “İstifa tek taraflı bir iradedir. Arkadaşlarımın da benim irademe saygı duyarak istifamı ilk toplantıda kabul edeceklerini düşünüyorum. Benim yönetim anlayışım başka. Böyle başarılı olamadığıma inanıyorum. Başarısız olan insanlarında bu makamları işgal etmesinin hakkı olmadığını düşünüyorum. Kendimi başarısız olarak görüyorum. Bunun çeşitli nedenleri var elbette. Belediye meclis üyelerine başarılar diler, Torbalı halkına layık olamadığım için özür dilerim” gayet üzerinde düşünülmüş, doğru olduğuna inanılarak, yapılan bir açıklama.


Tipik CHP mantığı işte bundan sonra ortaya çıkıyor. Lider sultası ve iç demokrasiye kapalı, otoriter, tek parti dönemlerini yansıtan tavır. Fikret Akyüz gayet medeni ve demokrat ahlakın gereği olarak, kendini verimli görmüyor ve Torbalı Belediyesinde yürütülen yönetim anlayışının kendi çalışma prensipleriyle uyuşmadığı, vatandaşlardan gelen istek ve baskıları karşılayamadığını söyleyerek, ardılı partilisine bayrağı devretmek istediğini açıklıyor. Benim tahminim bu yönde daha önce girişimleri olmuş ama yürürlüğe konulmamış..! partisine sadakatini yinelerek, sadece belediye meclis üyeliğinden istifa etmek istiyor. Fakat CHP yönetim anlayışı devreye giriyor. “sen istifa edemezsin biz seni atarız


CHP Torbalı ilçe Başkanı Ertan Çelik, “Sayın Fikret Akyüz 6 aydır istifa etmek istediğini söylüyordu ve biz sürekli kendisine kararını değiştirmesi için telkin de bulunuyorduk. Ama Akyüz istifa edeceğini açıkladığı gibi, 'Belediyede MHP kadrolaşması var' gibi beyanlarda bulunarak partimize zarar da vermiştir. Böyle CHP'lilik olmaz. Bu tür açıklamalar seçim öncesi partimize zarar veriyor. Bu arkadaşımızın üyeliğini bu akşam görüşeceğiz. Disipline sevk edilecek. Yönetmeliğin hangi maddesine göre değerlendirileceğine yönetim kurulumuz karar verecek” şeklinde açıklama yaptı. Açıklamaya bak, “biz bu arkadaşın biletini keseceğiz, defterini düreceğiz o kesin. Toplanıp, bunu nasıl kitabına uyduracağız (Yönetmeliğin hangi maddesine göre değerlendirileceğine) onun kararını vereceğiz.” der gibi. İdam etmeye karar verilmiş zaten şimdi yargılayacaklar! Asıp sonra mahkeme edecekler gibi bir şey. Akıllara ziyan bir mantık... Parti içi demokrasi, lider sultası daha ilçede başlıyor. Bırak Deniz Baykal’ı…


Aynı mantık, Menemende 2005`teki Kubilay’ı Anma Törenlerinde düzenlenen kortej yürüyüşünü, CHP lideri Deniz Baykal gelmeden başlatmak ve aslında gerçek sebebi genel başkanlık yarışında Şişli Belediye Bşk. Mustafa Sarıgül’e yakın durduğundan CHP’li Menemen Bld. Bşk. Tahir Şahin, CHP Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmişti. Düşünsenize Kubilay'ı anma törenleri sanki muhterem CHp Genel Başkanının yüzü suyu hürmetine yapılıyormuş gibi kasılıyorda kasılıyor. Tören sanki, Deniz Baykal olmazsa yapılmayacak, yapılmamalı. ne diyebiliriz ki... Kurulda Şahin’in, partiden ihraç edilmesine karar vermişti. Ama bu ihraç hukuka uygun değildi ve mahkemeden döndü…


Aynı şey Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e yapılmadı mı? Kaç kez mahkeme kararı ile geri dönmedi mi Sarıgül? Suçu ne peki? Mustafa Bey Türkiye’de en tanınmış ve başarılı bulunan CHP’li ender Belediye Başkanlarından birisi olmasına rağmen. Onun suçu neydi? Menemen Olayını anlatırken bir üst paragrafta yazdık zaten. CHP Genel Başkanlığına aday olmak. gayet terbiyeli ve demokratik şekilde BAYKAL'ı eleştirmek ve rakibi olmak.


Diğer bir bilinen olayı daha hatırlatmakta fayda var. CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın Peygamber Efendimiz ile dalga geçen sözleri ( http://cenksarigol.blogspot.com/2008/06/su-st-yakalandlar.html ve şu linkten bakabilirsiniz http://cenksarigol.blogspot.com/2008/05/salo-bir-uvallama.html) üzerine partiden istifa eden Ümraniye CHP İlçe Bşk. Erdoğan Mert'in başvurusunu kabul etmedi. Parti yönetimi skandal bir uygulamaya imza atarak Mert'e 'istifa edemezsin, biz seni kovarız' mektubu gönderdi. CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın hacca gitmek isteyen bir partiliye “Araplara paranı kaptırma, bakarsın Muhammed seni bırakmaz” sözlerine tepki gösteren babasının isteği üzerine partiden istifa ettiğini açıklayan Ümraniye CHP ilçe Bşk. Erdoğan Mert'e parti yönetiminden bir mektup geldi. CHP yönetimi Mert'e istifa dilekçesinin kabul edilmediğini, ihraç istemiyle disiplin kuruluna verilmişti. Erdoğan Mert,
Bu tutum son derece yakışıksız. Zaten ben istifamı vermişim. Bir de benden savunma istiyorlar. Ama yapılmak istenen 'hayır sen gidemezsin, biz seni kovuyoruz' demektir” demiş. Kendisine gönderilen disiplin dosyasındaki karar tarihinin 11 Haziran 2008 olmasına dikkati çeken Erdoğan Mert, “Disiplin kuruluna sevk kararının tarihi olarak 3 Nisan 2008 gösteriliyor. Dosyaya eski bir tarih atılarak, 'Seni partiden, son tartışmalar yüzünden atmıyoruz. Daha önceden alınmış bir karar' görünümü vermek istiyorlar. Gariptir ki istifa bile edemiyorum. Belli ki kendilerini tatmin edene kadar buna izin vermeyecekler” diye konuşmuş o tarihli gazetelere…

Fark ettiyseniz Torbalı CHP’de bir gelişme var. En azından görüşüp, gözdağı verip, atmadılar Fikret Akyüz’ü CHP’den. Bana kalırsa parti içi demokrasi yolunda önemli bir gelişmeyi gösterdiği için alkışı hak ediyorlar! ALKIŞŞ…

Cenk SARIGÖL