Torbalı MHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Torbalı MHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2009

Torbalı Yerel Seçim Anketi (BUPAR)

Yerel Seçim Anketi (BUPAR)

Kamuoyu araştırma kuruluşu BUPAR, Torbalı Belediye Başkanlığı seçimleri için bir anket yayınladı. Anket, kamuoyu araştırmalarında "en sağlıklı" yöntem olarak nitelendirilen "yüz yüze anket yöntemi" kullanılarak uygulandı.
Anket, AK Parti adayı Mahmut Atilla Kaya’nın açık ara önde olduğunu ortaya koyuyor. İşte Torbalı merkezi ve beldelerde yapılan son anketin sonucu.
2 bin kişi üzerinde yapıldı.

Araştırma Torbalı Belediyesi sınırlarında yer alan Torbalı merkez mahalleleri, Ayrancılar, Çaybaşı, Subaşı, Yazıbaşı, Pancar ve Karakuyu beldelerinde farklı sosyo–ekonomik ve sosyo–demografik gruba mensup kişilerden, yaş, cinsiyet ve mahalle kotalarına göre tesadüfi yöntemle seçilmiş 2.000 kişi ile görüşülerek gerçekleştirildi. Yapılan bu araştırmada 0,95 güvenlik sınırları içinde, hata payının +/- % 1,63 olarak görüldüğü açıklandı.

AK Parti adayı fark attı

BUPAR’ın anketinde AK Parti adayı Mahmut Atilla Kaya yüzde 44,2’lik oy oranı ile ilk sırada çıktı. Ankette CHP adayı Ramazan İsmail Uygur yüzde 33,6 ile ikinci sırada yer buldu. MHP adayı Zerrin Çalışkan Yöndem yüzde 5,8′lik oy oranı ile sıralamada üçüncü olurken, DTP adayı Celal Temel yüzde 3,9’luk bir oy oranına sahip oldu. Diğer partilerin yüzde 3,3’lük bir oy aranı aldığı ankette kararsızlar ise yüzde 9,2’lik bir oranda çıktı.


4 Mart 2009

Torbalı MHP Belediye Meclis Listesi

Torbalı MHP Belediye Meclis Listesi

Başkan Adayı

Zerrin Çalışkan YÖNDEM

Belediye Meclisi Adayları

  1. NECDET BAŞER
  2. SEDAT BOZKURT
  3. ERKAN CAN
  4. İRFAN SEVİM
  5. MUSTAFA TERZİOĞLU
  6. MESUT ÇANKAYA
  7. SAKİN SÜMER
  8. EMEL ÖZTÜRK
  9. HAMİT SOYTÜRK
  10. FEHİM TUNCELİ
  11. ŞEREF ÇAKICIOĞLU
  12. SELMA VURAL ERYILMAZ
  13. NECİP ATEŞOĞLU
  14. ZAKİR PEHLİVAN
  15. REFİK AYGÜN
  16. RECEP GÜZEL
  17. ERKUT ÖZ
  18. SÜLEYMAN AKGÜMÜŞ
  19. HALİL TÜRKSEVER
  20. LALİZER ÇAKAR
  21. BİLGİN BALIKÇI
  22. ABDURRAHMAN HAVACI
  23. TAYFUN ÇETİN
  24. FİKRET YILDIRIM
  25. RECEP OYMAK
  26. SERDAR KAR
  27. HASAN ŞENER

    İL Genel Meclis Listesi

CUMHUR EREN
HÜSEYİN ÇIRAN
RAMADAN ŞENER
ERTAN TEK

29 Aralık 2008

Torbalıda Siyasi Algılama


Torbalıda Siyasi Algılama


İki bölüm olarak neşrettiğimiz “Torbalıda Adaylık Süreci” başlıklı yazılarımız üzerine bize telefon ve mailler ile ulaşan okurlarıma ilk önce çok teşekkür ederim. Bana ulaşanların siyasi kimlik ve taraflarına göre yazıyı algılama farklılığından hayrete gark oldum. Anladım ki Torbalı Yerel Seçim atmosferine fazlasıyla girmiş. Kişiler politize olduğundan her yazının altında siyasi mesaj arayışlarına, kelimelerden mana çıkarma telaşına düşmüşler. O yüzden ne anlatmak istediğimi açıklamak farz oldu; “Torbalıda Adaylık Süreci” yazımızın (http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-akp-belediye-bakan-adayl-i.html ) Birinci Bölümünde bize iletilen ve Mahmut Atilla Kaya’nın adaylığının zayıf olduğunu kamuoyunda yaymaya çalışan CHP’lilerin zihinzel arka planını ve AKP Adaylık sürecini anlatmaya çalıştım. Bana göre böyle bir gerçek varsa ki buna gelen CHPli tepkilerinden kanaat getirdim artık. Bunun Atilla Kaya’nın aday olmasından biteviye korktukları şeklinde okunması gerektiğini, böyle durumda kazanma şanslarının olmadığını düşünmelerine bağlamıştım.

CHP’nin anti demokratik Aday belirleme sürecini ve AKP ile MHP’nin daha demokratik bir süreç işlettiklerini aktardım. Bazı CHP’liler Benim İbrahim İbişoğlu’na şans vermediğimi yazdığım sanrısına kapılmış. (Kİ ONLARA NEYSE!!!) Hayır böyle birşey yok. Ben sadece AKP Aday belirlemede parti yöneticilerinin değerlendireceği kriterleri yazdım. Sanırım bu arkadaşlar, saydığımız Kriterleri görüp, “Bu değerlendirme yapısıyla İbrahim İbişoğlu zor aday olur” düşüncesine kapılıp, sanki bu kriterleri ben koymuşum gibi bana laf anlatmaya kalkıyorlar. Bu arada sakın CHP’liler “Biz AKP’nin iç işlerine karşmayız. Böyle şeylerin içinde olmayız” demesinler. Çünkü “Akp de Atilla Kaya dışında 6 aday daha var” açıklamasını bizzat Torbalı CHP’nin kafa yöneticidsi yani İlçe Başkanı Ertan Çelik üstüne vazife alarak, yaptı.

CHP’liler olayı böyle algılarken, yazının bizzat tarafı olan AKP’nin diğer Aday Adayı İbrahim İbişoğlu yazımızı öyle algılamamıştı. (CHP’liler kraldan fazla kralcı mı ne? AKP’nin demokratlık sorunu onlara kalmış!) Sayın İbişoğlu bizi aradı ve tam 1 saat 17 dakika telefonla görüştük. Öncelikle İbişoğlu’na nezaketinden ve bir yazarı bilgilendirme hassasiyetinden dolayı tebrik ederim. Genel hatlarıyla İbrahim Bey bize çalışmalarından, bize aktarıldığı gibi kendisinin adaylığını destekleyenlerin sadece CHP’lilerden müteşekkik olmadığını söyledi. CHP seçmeni arasında kendisine destek vereceklerin çıkabileceğini söyledi. Elbette CHP seçmenleri arasında Ramazan İsmail Uygur’un icraatlarını ve yönetim tarzını beğenmeyenlerin olması normaldir. Kendisine parti içinden destek verenlerin olduğunun gözardı edilmemesinin gerektiğini aktardı. Bazı nezaketsiz durumlardan bahsetti. Ben inanmak istemedim. Doğru olmadığını umuyorum..!

İbrahim İbişoğlu bize en çokta adaylık süreci boyunca isminin ilk kez Büyük Torbalı Gazetesinde geçmesine vesile olduğumuz için teşekkür etti. Böyle bir sansür varmı bilmiyorum! Hatta büyük bir iddiada bulundu. Ben bunları yazarsam yayınlanmayacağını söyledi! Gazetenin haber yönetimini bilmem ama bir kere bizim köşeye dokunulsun cıngar çıkarırım. Zaten böyle bir şey şimdiye kadar okurlarımdan gelenlere yapıldı ama benim yazıma yapılmadı. Okurlardan geleni ben yayınladım. Gerisi Büyük Torbalı’yı bağlar. Sonuçta ben hiçbir mahkememe Büyük Torbalı’yı muhatap kılmadım. Kendi ipimi kendim çekerim. Herkesin demokratlığı, saygınlığı kendine...İlgili yazımızın ikinci bölümünde (
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-ak-parti-adayl-ii.html ) Asıl adaylık süreci halktan gizli ve problemli olan partinin CHP olduğunu aktardım. CHP kulis partisidir. Halkın, CHP üyesi ve delegesinin adaylık sürecinde dahli yoktur! CHP Belediye Başkan A. Adayı İbrahim Öz bu yüzden atını demokratik teamüller içinde doğru, CHP içinde yanlış sürüyor. İsminden başka “Halk” ilişikliği kalmamış CHPde İbrahim Öz olanca sıcaklığı ve halkçılığı ile Sivil Toplum Kuruluşlarını, belde ve köy kahvelerini ziyaret ederek, halk tipi siyasetçi olduğunu gösteriyor. Lakin yaptıklarının doğru algılanabilmesi için CHP Merkezininde halk duyarlılıklarına açık olması gerekir. Bunun için kendisinin halk içinde ve sokakta yaptığı hiçbir çalışma adaylık sürecine katkı sağlamayacaktır. Çünkü CHPde aday halka sorulmaz, dayatılır!

Aday adaylığı süreci demokratik bir yarıştır. Birinci kademede Aday Adayları birbirleri ile yarışır. Proje ve fikirlerini, kendilerini, önce parti delege, üye ve yöneticilerine anlatırlar, onları ikna etmeye çalışırlar. AKPde sürece halk ve seçmende dahilken, CHPde bırakın halkı kendi üye ve delegesi bile pay sahibi değildir.Bizim yazılarımızı CHP’liler farklı, AKPliler farklı farklı İbrahim İbişoğlu farklı anlamış. Bu durum aklıma Darbaleriyle ünlü bir Latin Amerika Fıkrasını getirdi;

“Habishaneye yeni bir mahkum getirilmiştir. Hücre arkadaşı sorar,

-Hayrola niçin tutuklandın?

-Yaşasın Carlos diye sokakta bağırdığım için..!
Aradan bir süre geçer hücreye yeni birisini getirirler. Aynı soru onada sorulur ve cevabı şöyle verir,

-Kahrolsun Carlos.. diye slogan atmak..!
Bir ay kadar sonra temiz, üniformalı birisi düşer hücreye, aynı soru onada sorulur.
-Kardeş yüksek ricalden birisin galiba sen neden buradasın?
-Ben Carlos’um!

Sözün Kısası, Bu algılama şekli devam ederse galiba biz mahkum olacağız!!!



Cenk SARIGÖL

24 Aralık 2008

Torbalı Ak Parti Adaylığı II.

I. Bölüm'üOkumak için Bknz. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-akp-belediye-bakan-adayl-i.html

Torbalı Ak Parti Adaylığı II.

Torbalı CHP Belediye Başkan Adaylığı için iki isim var. Dr. İbrahim Öz ve mevcut başkan Ramazan İsmail Uygur. Bana gelen telefonlardan Ak Parti adaylık sürecinin çok renkli geçtiğini görmesemde anlayabiliyorum. Ak adaylar sokakta halka, seçmene, delegeye, ilçe yönetimine kendini ve projelerini anlatma telaşında...

Peki CHP? Çok cılız değil mi? Çünkü CHP adaylık süreci genel merkezin, il binasının içinde döner. Kulis yapacaksın. Halk en son. CHP genel merkezi “bu bizim adayımız” deyip, adayını dayattıktan sonra gelir halktan oy isterler. Bu adaylık süreci, halkı, partilisini dışarda tutatan, ilkel, anti demokratik bir yapıdır. Esasında asıl sorun CHP adaylıklarında yaşanıyor. Fakat halk bu kulislerin dışında olduğundan partililer az, halk ise haberdar olmaz. Oysa daha önceki bazı yazılarımızda Aziz Kocaoğlu'nun neden aday yapılmıyacağını
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/aziz-uygur-uzunbypas.html yazdık. Aynı şekilde Ramazan İsmail Uygur’un neden tekrar aday gösterilme ihtimalinin İbrahim Öz’e nazaran düşük olduğunuda http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/ismail-uygur-ve-sedat-uzunbay-kal.html açıklayarak belirtmiştik. isterseniz Uygur’un neden İbrahim Öz karşısında adaylık şansını düşük gördüğümü, adaylığını etkilkeyecek etkenleri tekrar yazalım;
-Ramazan İsmail Uygur’un sağlık durumu. (Allah geçinden versin Piriştina’nın ölümü ile sıkıntılı bir süreç yaşanmıştı)
-Ramazan İsmail Uygur ve Sedat Uzunbay’ın kazandık sandıkları Selçuk Ayhan’ın il başkanı seçilme sürecinde aslında genel merkezde gözden düşenler listesine eklenmeleri... (Hatırlayın, Sedat Uzunbay PM’den çıkarılmış, Selçuk Ayhan’a destek veren milletvekillerinden Bülent Batarılı dışındakilerin hiçbiri bırakın seçilmeyecek yeri listeye bile alınmamıştı)
-Şimdiki il başkanı Kemal Karataş, Alaattin Yüksel’in görevden alınmasından sonraki ilk il kurultayında İsmail Uygur’un desteklediği Selçuk Ayhan’ın rakibi Ekrem Bulgun’u desteklemişti.
-İsmail Uygur ve Sedat Uzunbay tamda Bülent Ersoy’un Deniz Baykal’ı “Rüşvet İstemekle” suçladığı ve mahkemelik oldukları dönemde (Baykal’ın onaylamadığını düşündüğüm eşcinsel ilişkiler) ilişkisindeki partnerine saçma desteği ile tv. Ekranlarına yansıdılar. Daha sonrasında ise İzmir – Çeşme ilçesinde nikahlarını kıydı.
-Yeni açtığı meydanda Atatürk’ün heykelinin yanına kendi ve eşinin heykelini kondurmak gibi bir ucube anlayış sergilemesi...

Bunlar ilk akla gelen ve silerinde rahatça hatırlayacağınız sebepler. Farkedileceği gibi saydıklarımızın çoğu genel merkez ve il yönetimi ilişikli sebepler. Burdanda anlaşılacağı üzere “Halk” bu işin içinde henüz yok. Yani Ak Parti adaylık süreciyle kıyas edilemeyecek, halktan uzak bir silsile...

Şunu söylemek isterim ki, İsmail Uygur cephesinin bu tip dedikoduları yaymasının sebebi, kendilerince Atilla Kaya’nın adaylığından biteviye korkmalarıdır. Bu öyle bir kaybetme korkusu ki, hayat memat meselesi olarak görüyorlar! Sanırım bu dedikoduların altında yatan zihinsel korkuları şu;
Ak Parti Atilla Kaya ile seçime giderse zaten kaybedeceğiz. O zaman İsmail aday olsa ne olur, İbrahim olsa ne? Öyleyse birinci önceliğimiz Atilla Kaya’nın aday olmasının önüne geçmektir.
5 yıldır ilçeyi yöneten partinin icraatlarıyla değil, dedikodularla siyaset yapması ne kadar büyük bir acz göstergesidir. Dikkat ederseniz burada kendi görüşlerimi serdetmedim. Chp ve Akp adaylık süreçlerini, Torbalı Chp deki düşünce yapısının perde gerisini analiz etmeye çalıştım. Herkes aday adaylığını doyasıya yaşasın. Ama Torbalı Chp propogandacılarına tavsiyem, Eğer Mahmut Atilla Kaya’nın aday olmasını engellemek için birşeyler yapmak istiyorsanız. Kahvede tanımadığınız biri size siyaset sorarsa Akpli gibi davranın ve Kaya dışındaki adayların şansını yüksek gördüğünüzü söyleyin. Hele karşınıza ankatör çıkarsa bunu hiç unutmayın. Sakın yüksünmeyin! Çünkü nasılsa Chp’nin böyle şeylerle işi olmaz’ gelenler muhakkak Akp yönlendirmesidir. Belki Atilla Kaya’nın adaylığını engellersinizde sonra kendi adaylığınızı düşünmeye başlarsınız...


Cenk SARIGÖL

23 Aralık 2008

Torbalı Akp Belediye Başkan Adaylığı I.


Ak Parti Adaylığı

Okurlarımın özellikle Ak Partili olanlarından epey bir telefon aldıktan sonra bu yazıya karar verdim. Bana genelde şunları soruyorlar;
-
Mahmut Atilla Kaya’nın aday olmama ihtimali var mı?

- İbrahim İbişoğlu Aday olabilir mi?

- Ak Parti bir defa seçim kaybetmiş adayı tekrar aday göstermeyecekmiş! Doğru mu?

Ankarada bulunmamız sebebiyle bu tip sorulara doğru bilgilerle cevap verebileceğimiz düşünülüyor! Bana iletilenlerden anladığım kadarı ile Torbalı CHP teşkilatı oraganize şekilde muhtemelen daha zayıf ve karşısında kazanma şansı gördükleri İbrahim İbişoğlu’nun adaylığını kamuoyunda propoganda ediyorlar. Tersten bakarsak, Mahmut Atilla Kaya’nın adaylığından korkuyor ya da aday olarak Mahmut Atilla Kaya’nın karşılarına çıkmasını kaybetmekle eşdeğer görüyorlar! Torbalı CHP işi güçü bırakmış, Ak Partinin aday adayları arasında muhtemel tercihlerini, gönüllerinden geçeni öne çıkarmak, güçlü gördüklerini gözden düşürüp, kafa karıştırmak için dedikodu yapmaya başlamış. Aslında durum Ak Partililerin kafasını karıştırmasından çok gözünün sevinçle parlamasına vesile olmalıdır. Rakibiniz işini sizin adaylarınıza endekslemişse zaten kazanma şansını az gördüğündendir.

Yukarıda saydığımız soruların cevaplarına gelince, öyle kaynak bilgim olmamakla birlikte Ak Parti aday belirleme sürecinin nasıl işlediğinden haberdarız. Torbalı CHP’nin tutumu, çok kullandığımız “Kişi Kendinden Bilir” sözüne çuk diye oturur. CHP, Ak Parti Aday belirleme sürecinin kendinde olduğu gibi anti demokratik ve halktan uzak işlediği zannıyla böyle saçma bir iddia ile ortalığı sulandırmaya, bulandırmaya çalışmaktadır. Bunu 22 Temmuz 2007 de yapılan son genel seçimler öncesi İzmir Milletvekillerinin belirlenmesinde gördük. Deniz baykal'ın görevden aldığı Alaattin Yüksel yerine Ekrem Bulgun atanmış, ve ardından yapılan ilk il kongresinde Ekrem Bulgun'un rakibi Selçuk Ayhan'ı destekleyen CHP İzmir Milletvekillerinden birisi hariç kendilerine listelerde yer dahi bulamamıştı. Bknz. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/10/aizi-kocaolu-tekrar-aday.html Ak Parti öyle CHP de olduğu gibi üyelerin bir gecede silinebildiği, binlerce yeni üye kaydı yapılabilen, karar alma süreçleri halk ve partilisinden uzak yürütülen bir parti değil. Hele parti tüzüğünde bu yönde genel başkanına despotik olabilme hakkı verecek madde hiç yoktur. Bu işleyiş ve yöntem tarzına en yakın parti MHP’dir.


Ak Partide day Belirleme Süreci

Aday adayları ilçe ve il yönetimlerine hiçbir kayırma ve baskı oluşmadan belirlenmesi esas alındığından, parti ana yönetim kadrosunun istifası gereklidir. Bununla da yetinilmemiş, il, ilçe başkanlarının birinci derece akrabalarının adaylıklarının önü tüzükle kesilmiştir. Amaç partinin aynı kişilerin güçünü pekiştiren, hegomanyasına giren, küçük saltanatların önüne geçmektir. Adaylık süreci Genel Merkezde oluşturulan komisyon tarafından toplanan verilerin puanlaması, Temaül yoklamaları ve aday mulakatları sonrası biter. Nedir bu veriler;

-Delegelere sorulması, en az delege sayısı kadar üyeye sorulması,
-İl / İlçe yönetimleri eğilimi,
-Varsa Belediye meclis üyelerinin görüşleri,
-İlçe ise İl ana kademe yönetim kurulu üyelerinin eğilimleri ve ilgili ilçeden sorumlu yöneticilerin görüşleri,
-İl milletvekillerinin görüş, öneri ve eğilimleri,
-En az iki ayrı kamuoyu araştırması veya anketin sonuçları (yani sokaktaki vatandaş)
-Genel Merkezde yapılan mülakatta adayların sunumları, projeleri, kendilerini ifade yetenekleri, hitabetleri, eğitim, sosyal konum ve yaşantılarının değerlendirilir. Hatta buna aday adaylarına yöneltilen “siz aday olamazsanız parti kimle seçim kazanır?
” sorusu dahildir.

Tüm bu koşullara verilen puanlar toplanır ve öne çıkan aday adayı ilan edilir.
Torbalı CHP, Akp aday belirleme sürecini kendisi gibi bildiğinden böyle saçma bir dedikoduyu yayma aczine düşmüş. CHP isminden başka ‘Halk’ ilişikliği ve bırakın halka kendi üyesine güvensiz bir partidir. Bir kulis ve bürokrat partisidir. Faşist dedikleri MHP’nin tırnağı tiynetinde demokratik bir işleyişe sahip değildir!


Yazının devamı için; http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/torbal-ak-parti-adayl-ii.html
"Torbalı Akp Belediye Başkan Adaylığı II."


Cenk SARIGÖL

8 Kasım 2008

Torbalı Yörükleri


Güney İzmir ve Torbalı Yörükleri

Çocukluğumun bir kısmının geçtiği Bayındır – Ödemiş arasında Göçer Yörükleri sık sık görme imkanım oldu. Sondan bir önceki diye adlandırabileceğim bu yaşam toplulukları çoğunlukla hayvancılık, kekikçilik, şifalı bitki toplayıcılığı, armutçuluk ve zeytincilik yapardı. Zeytincilik derken, zeytin yetiştiriciliği değil! Deve sürüleri olan Yörükler Bayındır, Tire ve Ödemiş Bozdağlarında zeytincilik yapanların hasat zamanı topladıkları zeytinleri dağlardan develerle indirirlerdi. Çuval başına para alırlardı. O dağlara motorlu makinaların çıkması için henüz yol ve imkan yoktu. Sonra sonra mümkün olan yerlere yollar yapıldıkça develerini, tarım arazileri çoğalıp, zeytinlikler dağlara genişledikçe karınlarını doyurmayan bu iş yapılamaz hale geldi.
Arslanlar Köyü, Balık Dağı meralarıda Bursadan gelen yörüklere kiralanırdı. Kışın Uludağa kar düşende, trenlerla binlerce koyun getirirler, Aslanlarrın çevresinde çadırlarda yaşarlardı.
Zamanla yaşam alanları kısıtlandı. Sessizce biz yerleşiklerin arasına karıştılar. Biz farketmesekte onlar için kolay olmadı yerleşik yaşam. İlk nesil mobilyaya anlam veremedi. Kullanmadı. Küçüçük balkona 5-6 kişi oturdular. Duvarlar üstlerine üstlerine geldiğinden, yayla rüzgarlarını özlediklerinden evlerinin en önemli mekanı balkkonları oldu. Çocuklarına daha az karıştıkları, hoplayıp, zıplamalarına fazla aldırmadıkları için alt – üst komşularıyla sorunları oldu. Çadırdan dışarıya sofra bezi, halı, kilim silkmeye alışkın insanlar aynı şeyi yıllarca oluşmuş bir gelenekle balkonlarından aşağıya yapmaya başladılar. Biz yerleşikler bunu görgüsüzlük, cahillik, kıroluk, hanzoluk diye tanımladık. Oysa onlar bugüne kadar bildikleri şeyi yapıyordu. Alıştıkları, göçerlikten gelen davranışlarını devam ettiriyordu. Bir nesil sonra aramızda kaynayıp gittiler.
Torbalı Yörükleri konusunda zaman zaman Sevgili Hocam Nejat Çetin arşivlerden değerli bilgiler aktarıyor gazetelerimizde... Küçükmenderes Ovasının bir kısmını oluşturan Torbalı’ya baktığımızda çevre dağ köyleri Yörük / Türkmen, ova köyleri ise Macır / Çerkez ağırlıktadır. İlçemizde özellikle II. Abdülhamit Han döneminde iskana mecbur edilen Yörük Obalarını köy adlarımızda görebiliriz;
- Özbey
- Hamitbey (Yeniköy)
- Kaplanbey (Kaplancık)
- Ahmetbey (Ahmetli ve Pancar Ahmetbeyli)
Emin değilim ama belki Naime (Naimbey) gibi köylerimizde ovada iskan edilen Yörük / Türkmen köylerimizdendir.
İlçe Orman Şube ve Tarım Komisyonumuz ve yetkililerimiz yöremizde genelde Araplı Yörükleri, Kazancı Yörükleri olarak adlandırılan göçerlere keçilerini satmaları için Kurban Bayramına kadar süre verdi. Aksi takdirde keçi başına 50 ytl. ceza kesilecek ve bu belli sürelerle tekrar edilecek. Hatta sürülere el bile konabilir! Göçerlikleri Uyuzderenin ağzı ile Zeytinköy’ün kuzeyi ile sınırlanan bu insanlara yaşam alanı bırakılmıyor. Nesillerdir aynı yaşam tarzını sürdüren bu insanlara haksızlık ediliyor. Hemde doğruluğu bilimsel olarak kesinleşmemiş bir gerekçeyle, keçiler ormanlara zarar verir!” denilerek. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/yrklere-ormanlar-kanunlar.html
Bu tezin yanlışlığını dile getiren, çürüten binlerce bilimsel araştırmaya rağmen. Hadi daha gerçekçi sorular soralım;
-Ormanlarımıza keçiler mi, kaçak inşaatlar mı daha çok zarar veriyor?
-Ormanlarımıza keçiler mi yoksa Orman yangınları mı daha çok zarar veriyor?
-Ormanlarımıza keçiler mi, tarıma açılan yapılar mı daha çok zarar veriyor?
-Ormanlarımıza keçiler mi, yazlık, turistik kompleksler mi daha çok zarar veriyor?
-Ormanlarımıza keçiler mi, günübirlik yayla turizmine gelenler mi daha çok zarar veriyor?
- Ormanlarımıza keçiler mi, sanayi kuruluşlarının havaya, suya bıraktıkları zehirli maddeler, gazlar mı daha çok zarar veriyor?
Bu soruları böyle uzatıp gidebilirsiniz. 1000 yıldır çeşitli devletler (Selçuklu, Osmanlı, Menteşoğulları, Aydınoğulları ve şimdi Türkiye Cumhuriyeti) altında aynı yaşam tarzını sürdüren bu insanların suçu ne? Okuma yazmaya düşkün olmamaları, devlet tapu dağıtırken kapısına birikmemeleri mi? 1000 yıldır bu insanların oba oba, aşiret aşiret, boy boy, beylik beylik sahiplikleri belli olan dağları nasıl yasaklayabilirsiniz? Devlet ne ki? Bu insanlara ne veriyorda şimdi yaşam tarzlarını, hayvanlarını istiyor onlardan... mecbur olmasa okula gitmeme yüksek olur! Su getirmezsin, yol istemezler, elektriğe ihtiyaçları yok! Ama göçerlerin bir talebi olmayan devlet onlardan hayvanlarını istiyor.
En ağır olan ise göçreliği bırakalı birkaç nesil olan Yörük / Türkmen kökenli köyler ve insanlarımızın bu haksız uygulamaya hiç seslerinin çıkmamasıdır. Siyasetçileri anlarım zira çoğunlukla bu insanların gündeminde seçim, siyasi parti, oy kullanmak yoktur. İlgisizlikleri normal! Ben en azından MHP’den bir kaç cümle beklerdim. Çok övündüğümüz Selçuklu ve Osmanlı’nın kurucu bakiyesi bu insanların yaşam tarzlarının sürdürülebilirliğini savunmaları gerekirdi. Göçebe Kültürümüzün kodlarının saklı olduğu bu göçerlik konusunda sesleri çıkmalıydı. Tarım İlçe Müdürlüğümüz veya Orman Şefliği bu insanların hayvanları ellerinden alınınca ne yapacakları yönünde bir plan yaptı mı? Mesela Kutlutaş’tan boşalan araziler yada Kabaçakırı OSB arazileri bu insanlara verilemez mi? Hem bakın ne kadar iskan sağlanmış olur ilçemizde?
Orman denince aklına Çam ağacından gayrı birşey gelmeyen zavallı düşünce yüzünden Ovayı zeytin ağaçlarıyla doldurur olduk. Allah vergisi çömert dağlarımıza ise çam ekiyorlar. Neden kafaların zeytinden orman olabileceğine yer yok çünkü! Tıpkı göçebelerin kuş, böcek, tavşan, tilki, kurt gibi ormanın bir parçası olduklarını anlamadıkları gibi... Aynen onlar gibi göçebe Yörük / Türmenlerde orman varlığı içinde korunmalıdır. Korumalıyız. Kendine Yörük diyenler nerdesiniz. Son temsilcilerinizde kovuluyor dağlardan! Keçilerini ellerinden alıp, onları sürecekler 4 duvar aralarına, fabrika köşelerine...

Cenk SARIGÖL