mhp akp anket durumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mhp akp anket durumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2009

Torbalı Yerel Seçim Anketi (BUPAR)

Yerel Seçim Anketi (BUPAR)

Kamuoyu araştırma kuruluşu BUPAR, Torbalı Belediye Başkanlığı seçimleri için bir anket yayınladı. Anket, kamuoyu araştırmalarında "en sağlıklı" yöntem olarak nitelendirilen "yüz yüze anket yöntemi" kullanılarak uygulandı.
Anket, AK Parti adayı Mahmut Atilla Kaya’nın açık ara önde olduğunu ortaya koyuyor. İşte Torbalı merkezi ve beldelerde yapılan son anketin sonucu.
2 bin kişi üzerinde yapıldı.

Araştırma Torbalı Belediyesi sınırlarında yer alan Torbalı merkez mahalleleri, Ayrancılar, Çaybaşı, Subaşı, Yazıbaşı, Pancar ve Karakuyu beldelerinde farklı sosyo–ekonomik ve sosyo–demografik gruba mensup kişilerden, yaş, cinsiyet ve mahalle kotalarına göre tesadüfi yöntemle seçilmiş 2.000 kişi ile görüşülerek gerçekleştirildi. Yapılan bu araştırmada 0,95 güvenlik sınırları içinde, hata payının +/- % 1,63 olarak görüldüğü açıklandı.

AK Parti adayı fark attı

BUPAR’ın anketinde AK Parti adayı Mahmut Atilla Kaya yüzde 44,2’lik oy oranı ile ilk sırada çıktı. Ankette CHP adayı Ramazan İsmail Uygur yüzde 33,6 ile ikinci sırada yer buldu. MHP adayı Zerrin Çalışkan Yöndem yüzde 5,8′lik oy oranı ile sıralamada üçüncü olurken, DTP adayı Celal Temel yüzde 3,9’luk bir oy oranına sahip oldu. Diğer partilerin yüzde 3,3’lük bir oy aranı aldığı ankette kararsızlar ise yüzde 9,2’lik bir oranda çıktı.


9 Temmuz 2007

Biliyoruz da Yazıyoruz!


Biliyoruz da Yazıyoruz!

E- Muhtıra öncesi aslında Ak Parti’yi icraatlarını, ilçe, il ve ülke genelinde yanlış politikalarını eleştirmeye, kıyasıya yermeye hazırlanıyordum. Ne olduysa bu elektronik muhtıra ve ardından bence başka kurumlarında katıldığı darbe süreciyle değişti. Değişmesi de gerekiyordu. Ülkemin koca koca kalemi düşündüğümüz yüreksiz köşe başı süsleri içinden dahi iki şıktan birisini seçmek gerekiyordu. Ya muhtırayı verenlere övgüler düzecek, haklı olduklarından dem vuracak, AKP hükümetinin icraatlarını eleştirerek “onlarda öyle yapmasaydı” şeklinde tabanları yağlı zeminlerde dolaştıracaktık. Ya da çıkıp demokrasiyi ve halk egemenliğinin üzerinde güç olmadığını, halkın seçtiklerinin doğru ve yanlışıyla yaptıklarından halka karşı sorumlu oldukları bilinciyle demokratik hukuk devleti fikrini savunacaktık. Biz ikinci şıkkı seçtik. Genel olarak gazetemizde bunu yaptı. E muhtıra sonrası gazetelerde dik duruşlu adamların, muhtıranın kabul edilemezliğine ilişkin yazdığı yazıları hatırlayın.

Bu gazete için AKP yanlısı diyebilir misiniz? Her görüşe yer vermeye çalışılıyor ve gazete genel haber akışında tarafsızdır. Yazar öyle değil biz tarafız ve kendi görüşlerimizi, görüş açımızı anlatarak okuyucuya farklı pencereler açmaya çalışırız. Genel olarak bu durumda aslında hoşgörü kültürünün gelişmesini sağlar. Sözün özü demokrasinin ortadan kaldırılma ihtimal karşında bize onun idamesi için emek harcamak düşer. Yoksa TBMM’nin ülkenin bir numaralı karar mercii durumundan çıkarılması çabalarının karşısında particilik oynamak akılla – mantıkla izah edilemez.

Elbette bu demokratik kültürün ve yönetimin devamına yönelik olarak AKP savunusu yapmak durumunda kaldık. Bu konuda mail adresimize birçok eleştiriler geldi. En çok tepkide aidiyetini ve üzerimde emeklerini inkar edemeyeceğim ülküdaşlardan geldi. Şunu peşin peşin kabul edelim ki ben dava bildiğimi hiç satmadım. Eleştirilerde daha çok MHP sitemleri vardı. Oysa ben davamı MHP’ye endeksleyecek kadar hiç küçültmedim. Bir partiye endeksleyemem. Nasıl ki “İslam ile herhangi bir partiyi aynileştiremezsek aynı şey ülkücülük içinde geçerlidir” eleştirilerini önemsediğim samimiyetine ve bilgisine itimat ettiklerim var ama bir de hariçten gazelciler var. Adam daha ülkücülük ve milliyetçilik, milliyetçilik ve ulusalcılık arasında ki fark konusunda iki kelime söylemekten aciz ama iş iftiraya gelince konferans veriyorlar. Eleştiri bir yazar için önemlidir. Bazen sizde soğuk duş etkisi yapar ve kendinize gelmenizi sağlar. Lakin okur sizi Damat Ferit Paşa’ya benzetmeye kalkarsa bu artık hakarettir. Evet her insan gibi benzer taraflarımız var Damat Ferit ile iki gözüm, iki kulağım – ayağım – elim var. Saraya damat değilim bu bizi ayrıştırır. Ama en önemli farkı görmek isterse bu şaşı arkadaşlar benim bir uzvumun ucu eksik! Damat Ferit’inkinin hiçbir eksik tarafı yokmuş… (devam etmeyeyim yazı kırmızılaşacak).

Şimdiye kadar MHP seçim beyannamesi ile ülkücü doktrin karşılaştırması yapmadıysam bu aslında hala toleranslı yaklaşımımın göstergesidir. Yoksa buraya Ozan Arif’in Bahçeli için yazdığı bir, iki şiiri eklemlemek yeterdi. Sizlere seçim tahminleri yapıyorum. Bana mail atıyorlar AKP’yi şişiriyorsun, MHP’ye haksızlık yapıyorsun, CHP ne olacak? 1999 seçimlerinden beri tahminlerim aşağı – yukarı tutar. Bu tahminlerde gerçeği değiştirmeyi değil, olanı yazmaya çalışıyorum. Gidin Seyit İnanç Aslanlar Köyün de 99’dan beri seçim sonuçlarını nasıl tahmin etmişim? sorun. Seyit İnanç eskiden ülkücüydü, bana göre sonra kendini kaybetmiş biri… yanında ülküdaşı katledildiği için okumayı bırakmak zorunda kalan birisi için üzücü ama durum bu. Hakkında bunları yazmama rağmen gidin sorun… yok biz sormayız diyenler seçime kadar bekleyin nasılsa karşılaştırırsınız? Ben AKP birinci parti ve tekrar iktidar yazdığım için iktidara gelmeyecek. Mevcut oyları ve yüzdeleri bu olduğu için yazıyoruz.

Bunları okuyup, görüştüklerimizden bir şeyler çıkararak yazıyor, kafamızda tartıyor sizlere aktarıyoruz. Mesela ben bir bucuk ay önce MHP ve özellikle Devlet Bahçeli’nin gene TV, Gazetelere röportajlar vermeyeceğini, programlara çıkmayacağını, bu yöndeki talepleri ret ederek, seçim sürecini mitinglerle kotarmaya çalışacağını yazdım. Dediklerim Çıkıyor mu? Çıkıyor. Peki bunları ben yazdığım için mi böyle oluyor desem gülersiniz. Öyle ya bu artık megalomani olur. Ama biliyoruz da yazıyoruz ey okur en azından bilenlerin yanından yazıyoruz. Onun için kızmaca yok. Size doğruları aktarmaya çabalıyoruz.


Cenk SARIGÖL

6 Haziran 2007

Listeleri Okumak


Listeleri Okumak

Milletvekili adayları belli oldu. Partiler isim listelerini Yüksek Seçim Kuruluna teslim etti. DYP’nin DP’ye dönüşen adının işe yaramadığı görülüyor. 550 sandalyeli meclis için 450 isim sunabilmiş YSK’ya… Yani medya şişirmeleri, pohpohlamaları boş! Listeler ortada, düşünün ki DP Genel Bşk. Mehmet Ağar bağımsız seçildiği Elazığ’dan şimdi aday bulamıyor. Yılların Kırat’ı Antalya, Bilecik, Elazığ, Erzincan, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Mersin illerinde eksik liste veriyor. Kamer Genç Tunceli’de 1. sırada olmasına rağmen DP’den ayrılıyor. Saffet Arıkan Bedük 2. sırayı beğenmiyor. Ağar’ın sağ kolu Bahattin Şeker çok ağır bir ithamda bulunuyor, Mümtaz Yavuz’a "Girdiğin her yeri karıştırıyorsun" diyerek bağırıyor ve DP adaylığından çekiliyor. Üstüne “ben teşkilattan şaibeli işler nedeni ile çekiliyorum” diyor. Parasal işlerden bahsediyor. DP acayip kan kaybetti ve artık Ankara da baraj sularından hiçbir yeri görünmüyor. Özellikle iç ve doğu Anadolu’dan kötü haberle gelmekte… Genel Merkezde kimsenin yüzü gülmüyor desek yeridir. Bir önceki gidişime göre moraller yer-i yekzan olmuş. Bunu Mehmet Ağar’ın yüzünden de rahatlıkla okuyabilirsiniz.

Anavatan’a hiç girmeyelim siz http://www.haber32.com/ isimli Isparta portalına girin yeter. Ne isim ne amblem değişikliği tutmadı. İsmini anan yok Anavatanının. Genel merkezinin önünde gazete ve ajanslara ait araçı bırakın normal araç bile kalmamış. Bunlar birer tespit. Olması gerekeni değil olanı yazdığım bir yazı.

MHP de işler daha sakin ve Anavatan+DYP projesinin Denize gömülmesi, işin su koy vermesi en çok MHP’nin Bahçelisini sulayacak görülüyor. Düne kadar baraj sınırlarında dolaştığı söylenen MHP artık daha rahat diyebiliriz. Listelerin açıklanmasından sonra en az gümbürtü MHP de oldu. Bu disiplinli ve itaat kültüründen gelmesiyle açıklanabilir. İşin garibi görüştüğüm bazı MHP’li milletvekili adayları şu tespiti aktardı. “bizde tüm partiler gibi kapsamlı anketler yaptırıyoruz. Baraj sorunumuz kesinlikle söz konusu değil. Biz iktidara oynuyoruz. Cumhurbaşkanlığı sürecinde halkımız hem iktidarı ‘uzlaşma aramadığı için’ hem muhalefeti ‘uzlaşmadığı ve öneri getirmediği için’ tepkilidir. Bir de MHP gazete ve televizyonlarda ne kadar az görülürse, Genel Başkanımız ne kadar az konuşursa o kadar oyumuz artıyor.” Buda şunu gösteriyor ki seçim sürecinde Bahçeli’yi yine tv. Ve gazetelerde pek göremeyeceğiz. Mülakat, ropörtaj vermeyecek gibi ama MHP işi mitinglerde bitirmeyi planlıyor. Seçim stratejisi bu yönde olacak. MHP genel merkezi arı kovanı gibi (aman Anavatan ile karıştırmayın!). Her zamanki milliyetçi yüz, sert, soğuk ama bu umutsuzluk belirtisi değil. Çünkü gözlerin içi gülüyor.

Ak Parti de büyük bir rahatlık var. Cumhurbaşkanlığı krizinin anti-demokratik bir linçe dönüşmesi ve e-muhtıra karşısında ki dik duruş halk nezdinde Akp’ye itibar kazandırdı. İşte bu rahatlık yüzünden AKP mevcut vekillerinin yarısını değiştiriyor. Listelerinde hem merkeze hemde demokratik açılımlara yön verebilecek entelektüel isimlere yer verdi. Bunun yanında tabanının sesini en fazla dikkate alan, il sıralamalarını buna göre yapan parti olmayı başardı. Fakat “seçmenle hesaplaşması sadece ertelendi” diyebiliriz. C.başı krizinin mağduru olması, AKP döneminde yapılan birçok şeyin üstüne sünger çekti. Parti seçim stratejisini C.başı mağdurluğu ve ekonomik göstergeler üzerinden yapacak görülüyor. İşin garibi rakiplerinin hiçbirisi AKP’ye aynı söylemle karşı çıkmıyor. AKP doğru söylemi yakalamış, halk kimin hangi partiden aday olduğuna bakmıyor. Cebindekine bakıyor. Zaten 2002 seçimlerinde tasfiye ettiği, üstünü çizdiği isimlerin (mesela Mesut Yılmaz) sanki heyecan uyandırıyormuş havasında medyaya yansımasına ise sadece gülüyor.

CHP’ye yerimiz kalmadı onu bir daha ki yazıya bırakırken İzmir de liste dışı kalan vekillerin 3’ünün, meclis koridorlarından, mahkeme koridorlarına yollandığı düşünülüyor.

Hakkı Ülkü: Görevi kötüye kullanmak, hakaret, asli kamu hizmetlerini geçici işçiler vasıtasıyla yürütmek.
Enver Öktem: Özel belgede sahtecilik, mal beyanında bulunmamak, 3167 sayılı yasaya muhalefet, çek yasasına muhalefet, taahhüdü ihlal.
Muharrem Toprak: Tedbirsizlik sonucu demiryolu üzerinde ölüme sebebiyet vermek. Bu arada Sedat Uzunbay ve AKP eski İl Bşk. Ali Aşlık’ı bilahare değerlendireceğiz.