Yerel Gazetecilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yerel Gazetecilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2009

Büyük Torbalı Gazetesi ve Ara


Allah’a Emanet



Büyük Torbalı Gazetesinde yazmaya başlayalı 5 yıldan fazla olmuş... Uzun bir süre! Büyük Torbalı’nın haberde tarafsız, köşe yazılarında bağımsız olmasına karar verdiğimiz, benim aklımdan geçen gazeteyi, Vahap Bey’in zaten kurguladığını söylemesiyle yeni bir vizyon ve misyonla yayın hayatına farklı bir solukla besmele çektik. Haberler ne kadar bağımsızsa, köşe yazarı o kadar bağımsız olmalıydı. Öylede oldu. Haftada 5-6 gün yazdığım yazılarıma 2,5 yıl önce Ankara’ya gidişimle haftalık 1-2 yazıya düşürdük. Zaman bizi doğal olarak, ilçeye ait duyargalarımızdan, kulis bilgilerinden, birebir irtibatlardan, taze bilgilerden ıraklaştırdı. Gözden uzak olan, gönülden düşmesede sözden, muhabbetten düşüyor. Haber kanalları azalınca yazmanın niteliği, yerelliği, güncelliği düşmeye başladı. Defaatle yazdığım gibi “yerel gazetede yerel konular yazmak gerek” benim şiarımdır. Genel konulara elbette değinebilirsin ama bunun kesinlikle % 35 gibi bir oranı geçmesi benim şablonumun ayarları dışındadır.

Artık gerek iş yoğunluğum, gerekse yukarda saydığım sebeplerden dolayı yazma işinde aksatmalar, yoğunlaşma sıkıntıları, gündemi takip edememe gibi sorunlar yaşıyorum. Bazen 3-4 gün sonra ancak bakabiliyorum ilçe web. sitelerine. Konu gelmişken, Büyük Torbalı Gazetesinin YENİ! İnternet sayfasını eleştirmeden geçemeyeceğim. Bir kere ‘YENİeskiden güzel, kaliteli, sağlam, kullanışlı, konforlu, estetik vb. özellikleri taşıdığı için YENİ sıfatını alır. Bu özellikle teknoloji ve elektronik özellikler varsa kesin öyle olmalıdır. İnternet bilgi paylaşımı ve depolamasında insanoğluna muhteşem olanaklar sundu.
Gelgelelim bizim Yeni Büyük Torbalı! İnternet sayfamız berbat. Bir kere arşiv kaybını ikinci kez yaşıyoruz. Affedilemeyecek bir hata bence... Bunca haber, yapan muhabir, köşe yazarının emekleri zayi olmuş... Oysa toplumsal hafızamızın oluşmasına ve hatırlatmasına yardımcı olacak bir işlevsellikte muhafaza edilmeleri ve ulaşılabilir olarak yeni! Sayfalara eklenmeliydiler. Eskiye oranla sayfa açılma ve değiştirme hızı çok yavaş. Sanırım sebebi sayfa detaylarında bile çıkması sağlanan görsellerden kaynaklanıyor. Yazıların ve haberlerin tarihi yok. Köşe yazarının eski yazısını okurken veya yayındakini ne zaman yazdığını göremiyorsunuz. Oysa yazmak, gazete tarihe kayıt düşmek değilmidir? Tarihsiz kayıt düşmek bu çağda büyük ilkelliktir.
Diğer aksaklıklar ve sebeplerini kısıtlı bilgimle maddelemeye çalıştım;
· Manşet Alanı çalışmıyor. Resimler gözükmüyor. Veya çok beklemek gerekiyor.
· Sayfalarda javascript hataları var. Bu da site ile kullanıcı etkileşimini olumsuz etkiliyor.
· Anamenü de yer alan bazı butonlar düzgün çalışmıyor.
· E-Posta ya basınca harici bir pencere açılıyor ve “feedburner.google.com” adresi açılıyor.
· Haberler e basınca yine “feeds2.feedburner.google.com” adresi açılıyor.
· Site çok yavaş çalışıyor. Arşiv kaydına ulaşmak zor.
· Site arayüzünde çok fazla resim bulunuyor. Tasarımda yapılan hatalar nedeni ile sayfalar gezildikçe her sayfada tüm resimler tekrar tekrar yükleniyor.
· Sitede en altta bulunan 11 dilde translator “google” üzerinden çalışıyor. Google translator hizmeti türkçe ile diğer diller arasında çevirim yaparken kelime anlamlarında ve cümle kurulumunda çok fazla hatalar yapmaktadır. Bu da çevirilerin çok devrik ve yer yer anlaşılmaz olmasına yol açmaktadır. Zaten hem verimsiz hemde gereksiz bir uygulamadır.
İnternet Sitesine bence daha çok önem verilmelidir. Zira Torbalıda oturanlar zaten gazetelerini alıp, sanala aktarılandan çok daha bilgiyi okuma imkanına sahipler. Fakat bizim gibi uzak diyarlardaki okuyucu memleket haberlerini site üzerinden okuyor ve bilgi sahibi oluyor. Pratik olarak hergün gazeteye ulaşabilenbler için pek büyük sorun görünmeyen durum, bizlerin takibi için önemlidir.
Bugüne kadar bana bir çok mail atan okur, “YORUM” butonu olmamasından yakındılar. Bunları yetkililere sık sık aktardım. YEN! Sitemizde bu uygulama yine yok. 7 senedir Torbalıda köşe yazıyorum. Yerel basının çoğu ayağında yazılarım çıktı. Okuyucumla güzel bir frekansta yakaladığımı düşünüyorum. Sanırım bunda samimiyetim ve yüreğimden geçen doğru ile kalemim arasına bariyer koymamam etkili oldu. Şahsi çıkar ve kazanım için yazmadığım gibi kimseye haksız eleştiri getirmedim. Bir çok isabetli tespitlerimiz çok sonraları kendini kanıtladı. Bazısı günler - aylar, (Ramazan İsmail Uygur’un Adaylığı vb) bazısı yıllar (Danıştay saldırısı) sonra...
En sinir olduğum durmadan yakınmaktır. Bir konuyu eleştirirken eğer önerim varsa onları muhakkak sıraladım. Çözüm yolları konusunda fikirlerimi paylaştım. “Torbalıda Sosyal Hayat Yok” diye belediyeyi eleştirenlere hep kızdım. Sosyalleşmenin ana etmeni insandır. Belediye, tiyatro getiriyor, konser düzenliyor, sanat etkinliği oluyor, Torbalı Türk Sanat Müziği Derneğimiz muhteşem güzellikte sunular gerçekleştiriyor katılım cılız. Sonra birileri çıkıp, “Torbalıda sosyal hayat yok” Torbalı Belediyesi bu konuda çalışmıyor. Sanıyorlar ki sosyal hayat sadece sinemadan ibaret! Oysa “sosyalleşme” derneklere üye olmak, okul aile birliklerinde aktif görev almak, hobilerin, vakıf çalışmaların, çevre duyarllılığı olanlarla bir araya gelmen vb. etkinliklere katılımla olur. Sinema sosyalleşmede en kısır alanlardan birisidir.

Torbalı Ticaret Odası Meclis Başkanı
Abdulvahap Olgun Bey’e ‘Kabacakırı OSB’ konusunda köşemizden bir çağrı yaparak, son gelişmeler sormuştuk. Bana telefonla dönerek, en kısa sürede döneceğini söylemesine rağmen 4 hafta geçti. Dolayısı ile böyle bir cevap için kullanacağımız misafir köşemizin hazır beklediğini düşünüyorum.
Bu yazıyı yazarken internette haberlere bakıyordum. “Darbeyi Konuşmak Demokrasiye Hakarettir” başlıklı haber içinde 
DSP Torbalı İlçe Başkanı Sayın Muhsin Yazar fena çuvallamış. Hatta “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş” dedirtecek bir açıklama yapmış. Son yazım olduğu için ele almadım. (TÜRKİYE’NİN hiçbir dönem bu kadar gergin günler yaşamadığını söyleyen DSP İlçe Başkanı Muhsin Yazar AK Parti hükümetinin kasıtlı olarak darbeyi gündeme getirdiğini savundu.Yazar, “Ben, uzun yıllardır siyaseti takip eden ve içinde olan bir kişi olarak hiç bu kadar spekülâsyon yapıldığına şahit olmamıştım. Korku imparatorluğu yaratmaya çalışan AK Parti hükümeti bu yolla iktidarını sağlama almak istiyor. İnsanların kafası çok karıştırılıyor. Denizlerden, toprak altından silahlar fışkırıyormuş gibi gösteriliyor. Bu kadar önemli bir albayın evinde bu kadar önemli olduğu iddia edilen bir belgeyi sakladığını hiçbir mantık kabul edemez. Türkiye’nin önemli fikir adamları, ilim adamları sebepsiz yere cezaevindeler. Şimdi de durmadan gerçekliği kanıtlanmayan bir belgeyi konuşuyoruz. Tüm bunların üzerine bir de darbe ihtimalinin sürekli gündemde tutulmasını bir ayıp olarak nitelendiriyorum” şeklinde konuştu.)
İşte bu yazıda isimlerini açıklayacağım ve bana DSP Torbalı İlçe Başkanı Muhsin Yazar’ın ilgili açıklamasında belirttiğim hezeyanı bana mail atan ilk 5 okura kitap hediye edeceğim.
Bir Vakit Görüşmek üzere, Allah(cc) Yar ve Yardımcımız Olsun.

Cenk SARIGÖL

11 Nisan 2009

Yerel Gazete

İzmir -Torbalı Tren İstasyonu'nun eski hali ve Torbalılılar Yerel Tahmin ve Gazete
Armağan Kars Hocamın gerek 25 Mart gerekse 06 Nisan tarihlerinde bahsettiği ve kendisine Yerel konularda yazması tavsiyesinde bulunan ‘Dost’ benim. Hocamla her ikimiz için faydalı olduğunu düşündüğüm çok uzun yazışmalarımız olur. Düşünme, değerlendirme, yazma ve okuma katsayımızın hakkını veririz. Yerel konuda yazma tavsiyesi öyle birden çıkmadı. Hocam bana Akp’nin bir Elazığ milletvekilinin seçim bölgesindeki bir ilçe başkanına ettiği küfürleri hem köşesinde yazmış hemde benim fikrimi sormuştu. Torbalı Ticaret Odası seçimleri daha yapılmamıştı. Kendisine, “Hocam Elazığ, Torbalıya nerdeyse 900 km. Siz küfür yazmak ve yorumlamak isterseniz, ilçenin tepesindeki birisinin düne kadar abi dedği şimdi rakip listede olan partilisine nasıl ana-avrat düz gittiğini, ilçenin en eski gazetecilerinden birisine eski Jandarma komutanı ve ekibi oradayken zil zurna sarhoş nasıl ağza alınmayacak küfürler savurduğunu yazın onu yorumlayayım” dedim.
(Burada küfür eden, edilenleri yer belirterek açıkladım)

Kendim yazmadım çünkü terbiyesizliği yapanı ifşa etmek için küfür edilenlerin onurunu kıramazdım. Mademki Hocam yazmış ve yorum istiyordu bunlarıda pekala yazabilirdi...

Seçim Sonuçu tahmin etme geleneği yazılı basınımızda bir gelenektir. Hiç yazmayan gazeteciler bile arkadaşları arasında bu tip tahmin notları saklar. Bende tahminde bulundum. Bulunduğum tarihte (seçimden 1 ay önce) gazeteye yazdım. Seçime 5 gün kala yazdığım yazımı ise Rahmetli Büyük Birlik Partisi merhum genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatı nedeniyle gazetede sizlerle paylaşma imkanım olmadı. Sadece
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/temenni-olmayan-gercekler.html blog saygfamda yayınlama imkanım oldu. 36 kişilik arkadaş grubumuzda seçimden 2 gün önce yaptığımız tahmin çetvelinde ben sonuça en yakın tahmini yapan üçüncü kişi oldum. (bu arkadaşlar içinde hocamın başka öğrencileride var) ilgili yazımda tek yanıldığım Akp ve CHP oldu. CHPde 3-4 puan yükselme beklerken olmadı. Akp için bir düşüş beklemiyordum. Sizlere o gazetede yer bulamayan, blog yazımdan bazı bölümleri paylaşmak isterim;
“-Bu seçimin kazananı MHP olacaktır. MHP’nin 2007 genel seçimlerinde aldığı oy oranını %3-4 arası arttıracağını (%17-18) umuyorum.

-2004 yılı 03 kasım yerel seçimlerinde %43 dolayında oy alan Akp’nin il genel meclisi oyu %41 civarındaydı. Bu seçim Akp için 2004 yerel seçimlerinde aldığı oyları muhafaza etmesi büyük başarı sayılacak. Yani arttırmasından ziyade koruması bile önemli bir başarı olarak hanesine kaydedilebilir.

-CHP ise yine %20-22 aralığında seyreder ki arttırması durumunda bu İstanbulda (Türkiye’nin neredeyse 4/1’inin orada yaşadığını unutmayalım) Akp ile arasındaki farkı kapatmasından yani İstanbulda oylarının yükselmesi ile Türkiye Geneli oy oranı %3-4 yukarı doğru (26-27) olacaktır. İzmir’i söylemeye gerek görmüyorum çünkü kaybetme ihtimali yok diyebiliriz. İzmirde MHP %10’u göremez. Akp ise %30-32 arasında kalır. CHP’nin %46’nın üstüne çıkması doğrusu beni şaşırtmaz.

-Saadet Partisi öyle Doğan Medyasının şişirdiği gibi yükselmez. En fazla alacağı %4-5 aralığındadır.

-DTP’nin %5-6 aralığında oy almasını bekliyorum. Diyarbakır’ı kaybetmesi söz konusu bile değil. Diğer yandan Van’ı alabileceğini ordan görüştüğüm arkadaşlarım ısrarla belirtiyorlar. Buna karşılık 2004’de aday çıkaramadığı yada bir sebepten yetiştiremediği Batman’ı alma ihtimali var.”

Yerel Gazetede yazan yerel yazarım. Yazılarımın %90’ı 2.5 yıldır ilçe dışında olmama rağmen Torbalı konularıdır.
Hocam, “Bense Türkiye genelinin Torbalı yerelinden, özünde çok farklı olmadığından hareketle, Torbalı seçimlerine ve yalnızca buradaki adaylara takılıp kalmak yerine ülke geneline ayna tutmaya çalıştım. Burada olup biteni burada yaşayanlar zaten biliyor.” Diyor ve yazıyor. Hakkıdır. Kimsenin ne yazacağına karışma hakkımız yok. Bu konuda düşüncelerimiz farklı olsada...

Aslında yerel gazete orada olanları, orada yaşayanlara duyurmak için çıkıyor. Yani sizin bildiğinizi aslında köyde, beldede, kenar mahallede oturanlar çoğu zaman bilmiyor ve gazeteden öğreniyor. Ülkenin genel konu ve siyasetlerini ise bizden çok daha kıdemli, donanımlı, duyargaları açık ve geniş ulusal yazarlarımız, ulusal gazete ve tv.lerde yorumluyor, değerlendiriyor. Yeni Asır, Sabah vb. ilçeyle ilgili sadece bir habere geniş yer verince neden tükeniyor acaba bayilerde? Yerel gazeteler ilçeden, çevreden haber verdiği için abonesi oluyor. Yoksa ne gerek var muhabire? Ol iki ajansa abone, çek haberi, doldur sayfaları, tamam. Ulusal yazarlardanda iki köşe çek, üstelik onların yazdıklarını karar mercilerinde oturanlar okuyor ve etkileme – etkilenme şansları var. Ben Torbalıda genel siyaset üzerine özgün fikirler versemde diğeri sadece (bana göre) “maymuna bak” demektir!

Yerel yazar olarak ben yazdığım ilçenin sorunlarını aktarmalıyım ki bu ilçede onu düzeltebilecek yetkililer gereğini yapsınlar. Nitekim böyle kaç olay hatırlıyorum. Mesela özürlü bir öğrenciye yurt verilmediği için eski kaymakamın yardımını, bir sokağımızda su patlağını yazdığımda ertesi günü belediye ekiplerinin onardığını, yanlış dikilen heykeli yazınca kaldırıldığını, esnafın kaldırımları kendi malı gibi kullanmasını eleştirince belediyenin düzenleme getirdiğini... Ama kaç kere Akp’nin ekonomi polkitikaları içinde “cari açık” dengesini
http://cenksarigol.blogspot.com/2007/09/demokrasi-iin-iimizdekiler.html tutturamamasını, 869 barkrot koduytla başlayan yerli üretim malları kullanımını teşfik etmesi gerektiğini yazmama http://cenksarigol.blogspot.com/2008/12/cihan-krizine-yerli-mal-869.html rağmen birşey değişmedi.

Hocam birde Akp’nin Anaplaşmasından bahsediyor. Elbette birgün Akp iktidardan gidecek. Oyunun azalması onun Anaplaşmasına delil midir? Türk Siyasi tarihinde “iktidarda olmasına rağmen girdiği 3 seçimden ard arda oyunu yükselterek çıkan başka parti yok” gerçeğini acaba Akp, Anap’ı geçmiş dememize yeter mi? Yoksa çuvallamış mı oluruz? Ama siz seçimi hala bir hizmet başarısının getirdiğini savunup, görmek istiyorsanız eyvallah... Lakin bir arkadaşta bana MHP’nin Torbalıda %18 oy oranı nasıl %3.7’ye düştü, İzmirde %8’i geçemediğini izah ederse berhudar olacağım. Yerel seçimde polite seçmen davranışı, adayları değil partileri öne çıkarır. Sonuç ilk genel seçimde görülür.


Cenk SARIGÖL