Necat Çetin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Necat Çetin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2009

Aklınız Nerdeydi?

Uluslarası kuva-yı milliyenin 90. yılı sempozuyumuna katılan Necat Çetin Hocamızın bir Fotoğrafı

İlçemizin yetiştirdiği değerli eğitimcilerinden ve yerel tarih araştırmalarıyla ülke dışında bile kendinden söz ettirmeyi başarmış sevgili Necat Çetin Hocam İzmir - Torbalı Belediye Başkanlığı tarafından kurulacağı ilan edilen "Torbalı Kent Arşivi" konusuna olan çekincelerini ve bugüne kadar görmezden gelinen emeklerini, takdir edilmeyişini, tutulmayan sözleri bizlerle sitemkar bir mektupla paylaştı. Aşağıda sizlere aynen aktardığım Necat Çetin Hocamızın gönderisi;
Bugüne Kadar Aklınız Nerdeydi?
Bu günlerde bir yerel gazetede boy boy tam sayfa ilan veriyor bizim şehir eminliği. Yani belediye başkanlığı. Baş tarafta 1950 yılından kalma bir fotoğraf. Altında kent arşivi kurulacakmış. Belge fotoğraf isteniyor. Yahu kardeşim siz daha önce neredeydiniz.
Biz yıllarca ben ve Yasin Kayış hocam bangır bangır bağırdık. Yazdık çizdik. Aklınız nerdeydi? Tüm yönetici efendiler sağır ve dilsiz ve amayı oynamadı mı?. Şimdimi aklınız başınıza geldi? Bizler destek istedik. Dirsek aldık. Yazılı başvurduk. "Bizi destekleyin. Başbakanlık arşivinden belgeleri getirelim. Bunları çevirelim. Bunlar belediye de bir birim oluşturulsun" Duyuramadık. Şimdi anons üzerine anons, ilan üzerine ilan. Bey efendiler lordlar kamarasından sesleniyor. Torbalı’da yerel tarih araştırmalarını kim yapıyor? Necat Hoca ile Yasin Kayış Hoca. Çalmadıkları kapı kalmadı. Sonuç koca bir sıfır oldu. Eeee şimdi. İnanın ne beni ne de Yasin’i arayan dahi olmadı bu konuda. Arayacak yüzleri yok ki. Nasıl arasınlar. Belge ve bilgiler kimde var. Bu iki Torbalı sevdalısı öğretmende. Hangi yüzle arayacaklar ki!

Ses sanatçısı hanıma bir gece için 55 milyarı ödendiği söyleniyor.. Parayı bulursun. Araştırma için bir lira dahi yok. Yalan mı? Kaç defa sponsor olmaları için belediye başkanına gittim. Hiçbir zaman hayır demedi. Ama sonuç koca bir sıfır. Ne telefona çıkar. Ne de seni makamda kabul eder. Bugün git yarın gel. Bey efendi lord, ben avam. Başkan benim lise ve fakülte arkadaşım. Lise müdürü olarak okuluma müthiş destek aldım. "Belediye arar Bende şu tv kanalı gelmiş.. Koş gel. Belge ver, bilgi ver." Ama Torbalı araştırmaları için. Nanay.

Ha bu arada Çaybaşı eski belediye başkanı Ömer Şentürk’ün hakkını vermek lazım. Sağ olasın sevgili Ömer Şentürk. Aslında ben yazı yazmayı bıraktım. Kongre ve sempozyumlara katılıyorum sadece. Daha birkaç gün önce 'Uluslararası Multidisipliner Kadın Kongresi"nde tebliğ sundum. Ama bu kent arşivi için nafile ilanları okuyunca acıdım.
Arşiv No : 2612 Başlık : Torbalı Muhtelit (karışık) Mektebi Tarih : 25.03.1926 Arşivdeki Yeri :T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-125Boyutlar : 14 cm X 9 cm
Alın size beş fotoğraf. Hemde 1926 yılından kalma. Ama dikkat edin nerden alındığı altında yazılı. İlandaki Torbalı Tren İstasyonunda ve benim daha önce yayınladığım bir fotoğraf. Rum kasap Stelyo’nun ziyareti ile ilgili çekilmiş fotoğraftaki gibi değil. Bilim açıklık netlik ister. Kimden neyi aldınsa yazacaksın. Aşırma yapmayacaksın. Altına benim arşivimden olduğunu yazamayacak kadar bilime ve bilimsel araştırma yapanlara saygınız dahi yok mu?

Nasıl olsun? Bundan 3 yıl önce Çanakkale ile ilgili tam 195 fotoğrafı başkanla görüştüm. Çerçeveletelim dedim. Önce Torbalıda sergi açalım. Sonra ben okuluma götürürüm çevrede de sergi açarız dedim. Çerçevelendi. Her fotoğrafa okulumun logosunu ve belediyenin logosu kondu. Sonra ne mi oldu? İnanmıyacaksınız. Tam iki yıl halkla ilişkiler müdürü Serkan Tekin’den bunları istedim durdum. Yok estek köstek. Sonra ona buna peşkeş çekildi. Bir tanesini dahi alamadım. Serkan Tekin’e söylemediğimi bırakmadım. Belki de bu yazıyı okuyanlarda bu yağmadan elinde Çanakkale sergisi için hazırlanan fotoğraflardan paylarını almıştır. Serkan Tekin bey bana ben bu 195 fotoyu yeniden bulacakmışım. Yeniden çerçeveletip bana iade edeceklermiş. Kafaya bakın. Varmı böyle bir yaklaşım? Sen önce emanet aldığın 30 X 40 cm ebatındaki 195 fotoğrafı ona buna peşkeş çekmişsin, oraya buraya atmışsın. Ben tekrar bunları edinme yoluna gidip tekrar çerçeveletip bana iade edeceklermiş. Buna tavuklar değil kuşlar bile güler.

Evet bende hiç tahmin edemediğiniz kadar belge ve fotoğraf ve kamera çekimleri var. Hatta bunları yayınlasam belki yer yerinden oynar. Nasıl mı? Rahmetli İbrahim Kesici’nin anlatımları o kadar ağır ve suçlayıcı ki? Dayının, berberin, papazın çevirdiği entrikaları bir bir anlattı rahmetli Kesici. Kesici’nin ne kadar dürüst biri olduğunu sanırım hatırlatmama gerek yok. Hanımıma vasiyet ettim; "Ben ölürsem bir nüshasını Yasin hocaya, bir nüshasını İzmir Kent Arşivine, bir nüshasını da Atatürk İlkeleri ve İnkılap tarihi Enstitüsüne vereceksin" dedim.
2722 Başlık : Torbalı nahiyesi Tepe Köyü Kız Mektebi dikiş ve nakış esnasında alınan fotoğrafları. Tarih : 09.03.1926 Arşivdeki Yeri : T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-234
Bunlar aklıma geldikçe sinirleniyorum. Ve bunları kamuoyunun bilgisine sunmak için yazmak istedim. Destek isteyişlerim yalan mı sayın Ufuk bey? Yalan mı Torbalı Ticaret Odası Başkanı sayın Behçet Çınar Bey? Bir Bayındır Ticaret Odası kadar olamadınız. Bayındır’ın eti ne budu ne ki? Öyle olduğu halde adamlar son kongrede bana destek verdiler. Bende yazdım. Bu kafayla giderseniz askere belki alırsınız tezkere. Aslında yazacağım söyleyeceğim o kadar çok şey var ki? Doluyum. Kültürünü kaybedenler bir süre sonra kimliklerini, benliklerini ve nihayet namuslarını kaybederler. Sayın Torbalı Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürü bir daha benim arşivimden yayınlayacağız her ne olursa olsun eğer kaynağını yazmazsanız size dava edecek değilim henüz. Sadece bilime bilim adamına saygıyı hatırlatmak isterim.

Arşiv No :2724 Başlık : Torbalı Nahiyesi Tepeköy Kız Mektebi bahçede idman yaparken alınan fotoğrafı. Tarih : 19.04.1926 Yer :İzmir, Torbalı Arşivdeki Yeri : T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-236 Boyutlar : 14 cm X 9 cm

Buradan Torbalı kamu oyuna açıkça ilan ediyorum;
Benim adımla bu güne kadar her nerde olursa olsun yayınlanmış ne olursa olsun yazımı araştırmalarımı benden yazılı izin almadan kaynak dahi gösterseniz dahi kullanma hakkını size tanımıyorum.İzin vermiyorum. Bunu böyle bilesiniz. Beni en sonunda böyle yazı yazma neden oldunuz. Bu yazıdan sonra hiç destek alacağımı da sanmıyorum. Cevabımdır…. Daha bu başlangıç. Adamı elle döversin acısı çabuk geçer, dille döversin deler geçer, kalemle döversin tarihe geçer. Siz bu kafayla devam edin. Ben de sizi tarihe geçirmeye devam edeceğim.

Arşiv No : 2728 Başlık : Torbalı Muhtelit (Karma) Mektebi. Tarih : 25.04.1926 Yer : İzmir, Torbalı Arşivdeki Yeri :T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk Eğitim Müzesi; T.C. Maarif Vekaleti Mekteb Müzesi, İzmir Albümü-1, D-221, No-240Boyutlar : 14 cm X 9 cm
Gelelim fotoğraflara:
Fotoğraflar aslında çok şeyi anlatır. Bunlarda öyle. Fazla söze hacet yok. Dönemi çok iyi tasvir etmiş. Giyimden duruşa bakışa kadar. Hele öğretmen dahi adeta esas duruşta. Sanırım bakanlık her taraftan böyle okul fotoğrafları istemiş. Eh bizimkilerde çektirip göndermiş. Bakın yıllar sonra kent arşivi için alın size bir parmak bal. Hem yalayın hem de yalanın. Belki bu tür fotoları bir daha ya bulursunuz yada bulamazsınız.

Necat Çetin
Yerel Tarihçi
ve
Bayındır Ülfet Onart Lisesi Md.

25 Mayıs 2009

Necat Çetin Hoca'dan Serzeniş!

Necat Çetin Hoca Bayındır Ülfet Onart Lisesi Öğrencileriyle Tübitak Araştırmaları yarışmaları için İzmir Bölge birincisi olarak Ankara finallerine geldiğinde bizi ziyaret etme nezaketi göstermişlerdi. Necat Çetin'in Torbalı'ya Serzenişi!
Geçen haftaki, yazımızda bazı bilgiler için sayın Necat Çetin Hocama ihtiyaç olduğunu dillendirerek, kimi hususları ilgisine havale etmiştik. 'Torbalı' ismi üzerine duyduğumuz, bildiğimiz rivayetleri sizlerle paylaşmaya çalışmıştık. Bknz. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/05/torbal-ismi-nereden-geliyor.html linkinde Tur Balı ve Deve Ağızlarına geçirilen Torbalardan yola çıkarak aktardıklarımız ve ikinci yazımızda ele aldığımız Torbalı Dede, Durap Ali, Dur Be Ali, Metropolis rivayet ve aktarımlarını paylaştığımız yazımız için Bknz. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/05/torbal-isminin-kokeni-ii.html Necat Hocam 3 gündür Ankarada... Bayındır Ülfet Onart Lisesi Müdürü ve çalıştırdığı öğrenci ekibi TÜBİTAK Araştırma dalında bölge birincisi oldular ve burada Ankarada İzmir’i temsil ediyorlar. (Türkiye 4. oldular) Necat Hocam ile bir yazı yazma hakkımı saklı tutuyorum. İğneyle kuyu kazar gibi Torbalı’nın her yerinde yakın tarihin izini süren bu öğretmen / idareci Bayındır da değil, ilçemizde hizmet ediyor, yanındaki öğrencilerde bizim ilçemizden olmalıydı. Üstelik bu ilçeden çıkmış, sponsorlarla torbalı Yakın Tarihi konulu 2-3 kitabın piyasada olması gerekmez miydi? Buyrun Necat Haca’nın sitemlerini hep birlikte okuyalım;

Sevgili arkadaşım Cenk,

Büyük Torbalı Gazetesinin bugünkü (18 Mayıs 2009) tarihli köşende 'Torbalı' adı üzerindeki yazında (Bknz. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/05/torbal-isminin-kokeni-ii.html )benden söz etmişsin. Teşekkür ederim. Torbalı Adı tartışmasını benim ilgime havale etmişsin. Sağ olasın. Ancak ben Torbalı dosyasını kapattım. Ben bu topraklar üzerinde doğmuş, bu topraklara hizmeti aşk saymış bir yörük çocuğuyum. Ama tüm çırpınışlarım, tüm çabalarım adeta boşa çıktığı için, bende başka bir ilçe ile ilgili alan çalışmalarıma devam ettim.
Bilirsin insanlar sadece yaşlılıklarında rezil-zebil olmamak için para biriktirirler. Bu parayı kaybedip daha da fazlasını kazanabilirler. Ancak kaybedilen kültürü hiçbir şekilde geri getiremezler. Ben kültürümüzü kayıt altına almaya çalıştım. Hem de ne yazık ki tüm feryadıma rağmen destek alamadan. Kimlere gitmedim ki? Eski belediye başkanı Mehmet Hasan Karatoklu’ya. Adeta yalvardım. 'Başkan Yunan işgalini gören son tanıklar ölüyor. Bunların anlatımlarını kayda alalım’. Tınlamadı bile. Bunu sevgili Vahap (olgun) tanıktır. Tabi o insanlar tek tek bu dünyadan göçtü. Birkaçını kayıt altına aldık. Nasıl mı? Hurda bir motorsikletle demircide çalışan vefakar Ozi ile. Yıllar sonra o kayıtlar o kadar değer kazandı ki. Üç beş tane de olsa önemli. Yıllar önce Torbalı Kazımpaşa İlköğretim Okulunda öğrencileri köy araştırmalarına yönlendirdim. İlk önce aslan sosyal demokrat veliler kazan kaldırdı. 'Bu adam ne yapıyor?' diye. Ama o bilgilere ihtiyaç duyduklarında ilk önce onlar yaltaklandılar. Hem de utanmadan. Şu an bakanlık benim 7-8 yıl önce yaptırdıklarımı istiyor. Demek ki bakanlıktan 8 yıl ilerideyim.
Ramazan İsmail Uygur başkan oldu. Müdürlük yaptığım okula ummadığım desteği verdi. Araştırmalar için ise hiç. Hem de koca bir hiç. Geçen sene Kırım Tatar Türkoloji Kongresi için 20 defa kapısından döndürüldüm. Ertuğrul Mahallesi Tatarları ile ilgili kongre tebliği Kırım’a göndermişim. Yol ve kalma masrafı için destek istiyorum. Tamam diyor. Bugün git yarın gel. Sonra görüşelim. Yer ayırtıyorum. Sonuç hüsran. Bilim âlemine rezil oluyorsun. Tebliğim Kırım da ben ise ulaşılmaz beyefendinin kapısında. Git gel. Diğerlerini yazmama gerek yok. Sinirleniyorum.
Torbalı’ya tayin istiyorsun. Valilikten onay çıkıyor. Mutasarruf bey iptal ettiriyor. Bizim kağıt kaplanlar basiretsiz. Ondan sonra deli oluyorsun. Nedenini sorguluyorsun. Ben disiplinli biriymişim. Kafa koparırmışım. Birilerinin adamı olmamak bu ülkede acaba suç mu? Bizler devletten maaş alıyoruz. Ancak ve ancak devletin adamı oluruz. Ne birilerinin ne de şunun bunun.
Çanak yalamayı öğrenemedik. Ama çanak yalayıp ta daha atama başvurusu dahi olmadan ve atama başvurusu süresi bitmeden asil okul müdürü atanan basiretsiz, mesnetsiz, laf başı adalet , din, iman kelimesini dilinden düşürmeyen, sadece bilmem ne cemaatinin adamı olduğu için çanak yalayıp atanan, mahkeme kararı ile indirmeme rağmen yine aynı görevi kör topal yürütmeye çalışanlardan olamadık. Zavallı vekil müdür bozuntusu. Yüzüme dahi bakamıyor. Çünkü kendisinin ne kadar rezil ve zelil olduğunu beni görünce anlıyor. Kendisini ayrıcalıklı mollalardan sayıyor. Biliyor mu acaba ben onu Hattab’ın Ömer’e havale ettim. Adalet. Herkesin muhtaç olduğu adalet. Eğer bu dünyadan Hattab’ın Ömer geçti ise ölünceye kadar davamın arkasındayım. Eğer geçmedi ise başka söze gerek yok. Acaba mahkeme-i kübrada onu o çanak yaladıkları kurtaracak mı? Bu rüzgâr dinince seni elimden kim alacak? Hele bir Torbalı’ya atanayım, aynı ortamda, ilk toplantıda ilk işim senin ipini çekmek olacak. Gece gündüz atanmamam için dua et. Belki yararı olur.
Velhasıl sevgili arkadaşım üretim yok. Araştırma yok. Birikim yok. Al maaşını salla başını. Makbul insancıklar bunlar. Biliyor musun tam dört yıl ilçe nüfusun ücretsiz evet hiçbir ücret beklemeden ve talep etmeden yeminli Osmanlıca tercümanlığını yaptım. Bu devletime karşı olan manevi borcumdu. Devlet denince bilirsin akan sular durur. Çevirdiğim her evrağı beni tehlikeli gören mutasarruf bey imzaladı. Ama da tehlikeli adammışım be…
Evet ben sıra dışı standart dışı üretim hatasıyım. Benim gibilere deli diyorlar. Varsın desinler. Bakarsın bir gün anlayıp veli derler. Bilirsin atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
Destek konusunda eski belde Çaybaşı Belediye Başkanı sevgili Ömer Şentürk başkanın hakkını ödeyemem. Geçen sene Samsun’daki Mübadele Kongresine onun desteği ile gittim. Yerel tarihçilik iğne ile kuyu kazmaya benzer. Araştırma sahasında ha bire dolan dur. Yaz demeden kış demeden. Araştırtma zaman, emek ,bilgi ve donanım istiyor. Özellikle donanım ne yazık ki para. Bununla ben tanışamadım. Her halde bundan sonra da artık tanışamam. Tam yedi yıldır büyük bir kooparatifin yönetimindeyim. Beş yılı dolduran lise müdürüyüm.(Ben Rumelide’yim, çanakçılar karşı tarafta) Ancak üç yıldır aynı ayakkabıyı giydiğimi çok yakınlarım bilir. Hem de yamalı olarak. Torbalı Pazar yerindeki Ali usta şahittir. Ayakkabıma kaç yama vurduğunu. Yedi yıldır aynı ceketi giyiyorum. Hatta bu araştırmalar yüzünden nerede ise hanımdan da olacaktık. Hangi kadın tahammül eder sabah 8 gece 11 çalışanı. Bu yaştan sonra yüzümüze de kimse bakmazdı. Kim ne yapsın dağda bağda araştırma yapan benim gibi standart dışı ölçülerdeki adamı. Hem de maaşının nerede ise yarısı bu yola harcayana.
Şimdi Torbalı için araştırma için İstanbul Başbakanlık Arşivine gideceksin. Ankara Arşivlerine gideceksin. Orada kalman, en azından bir hafta kalman için tam 2.000 TL lazım. Kimden nasıl isteyeceksin. Ama aristokrat beyefendiler bir gecelik yemek parasını kat be kat masada bırakırlar, pardon ödetirler. Ama sen köylerde koş, emek harca eeeeeeeee.sonuç Necat hoca iyi olmuş. Ananın dini……..
Sevgili arkadaşım. Necat hoca tansiyonu şekeri olan 150 kiloluk biri. Arşivim 500 GB. olmuş. Artık biz vakıf olmuşuz. Aynı rahmetli Çağatay Uluçay, rahmetli Orhan Şaik Gökyay gibi...
Benden bu kadar. Hanıma vasiyet ettim. Ölümüm halinde arşivimi şu üniversiteden şuna ver diye. Artık bu kafasızlarla uğraşacak ömrüm kalmadı. Para ayarlarsam tarih kongrelerine tebliğ ve bildiri sunuyorum. Bu saatten sonra da kimsenin kapısına gitmem. Ben Torbalı tarihi ile ilgili temelleri atmışım. Her taşın altına bırakmışım. Benden sonra gelenler devam etsinler. Tabi gelen olursa. Artık bana Torbalı ile ilgili bir şey sormayacağına eminim. Bu satırları tüm içtenliğimle yazıyorum. Ve senin sayfanda yayınlanması için gönderiyorum. Daha yazmadıklarım , yazamadıklarım içimde. Yazmak istemiyorum. Değmez. Bunu yayınlarsan her sözümün arkasındayım. Yayınlamazsan o sana kalmış. Ne diyeyim.
Selam ve sevgilerimle.


18 Mayıs 2009 el- hakir el-fakir Necat ÇETİN (zide ilmihu)

16 Mayıs 2009

"Torbalı" İsmi nereden Geliyor?

İzmir Torbalı İlçesi Tren İstasyonundan Eski Bir Foteğraf ve Görünüm
"Torbalı" İsmi nereden Geliyor?
TORBALI isminin nereden geldiği, nasıl ko-nulduğu konusunda pek yazıya ve resmi kayda rastlamadığımı, Torbalı ve Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Emin Erel Ayaydın’ın 11 Mayıs 2009 da gazetemizdeki haberini ve beyanlarını okuyunca fark ettim.

Bu konuda yazma ihtiyacı hasıl olmuştu. Ayrıca Çağrı Zorer isimli Ege Üniv. Öğrencisi okurum bana 22/02/2009 da bir e-posta ile aynı konuda bilgi istemişti.
Sayın Ayaydın’ın dile getirdiği;

Torbalı'nın İsmi ‘Tur Balı’ namından gelir!

iddialarıda bilinir. Rivayete göre “Tor” adı verilen bir bal türü var-ış. Yörükler bu balı Tur Dağındaki çam ağaç-larından toplarmış. Belki Tur Dağı’na koydukları kara kovanların ballarıydı bunlar. Daha sonra satmak için ilçemizdeki tren istas-yonlarında tezgâh açarlar veya trenin kısa süreli molasında içine girerek, yolculara ‘Tur Balı’ satmaya çalışırlarmış. Çoğunlukla seyyar bal satıcıları istikamete göre Torbalı istasyonunda bindikleri trenden Tepeköy istasyonunda iner veya tersi olurmuş. Bu yüzden bir sıfat tamam-laması olarak Tor Balından türemiş. Yani yol-cular her durakta “Tur Balı” diye bağıran satı-cılardan aklında kalanı zamanla “Torbalı” olarak kullanmaya başlamışlar.

Bence zayıf bir rivayet! Çünkü Osmanlı’nın ilk (ilk demiryolu İskenderiye ve Kahire arasında Mısırda) Demiryollarından olan İzmir – Aydın hattının açılışı 1866 yılındadır. Yapımına 1856da başlandığına göre bir kısmı yapıldı işletmeye açıldı varsaysak bile “Torbalı” isminin 1856 öncesi olmadığını kabul etmemiz durumunda bu rivayet gerçeğe yakın olur. Karye-i Kızıl Hisar tamam ama resmi kaynaklarda ilk “Torbalı” isminin kullanımı konusunda Necat Çetin hocamın ilgilerine muhtaç durumdayız..!
DEVE KERVANLARI

BİR diğer rivayet ise İpek Yolu üzerinde bulu-nan Torbalı Ovası, II. Abdülhamit Han tarafından hara olarak kullanılmaya ve büyük bölümü bataklık olan arazilerin ıslahı için ağaç fideleri dikilmiştir. Bu fidelerin yetişmesi, büyümesi esnasında heba olmasın, hayvanların ziyanına uğramasın diye geçişleri esnasında ağızlarının kapatılması emir buyurulmuş. Bu rivayet ge-nelde İpek Yolunu kullanan develer merkeze alınarak dillendirilir. Oysa devenin ağzına geçirilen ve ısırmasını, geçtiği yol ürerinde ekili alana zarar vermemesi için kullanılan torbaya verilen ad “HİCAME”dir. O dönem neredeyse develerle içiçe yaşayanların bunu bilmediğini düşünmek garip olur.

Öyleyse bu durumda ilçe ismimizin ‘Hicame’ olması gerekmez miydi? Üstelik ismin oluştuğu dönem olarak yine II. Abdülhamit dönemi işaret edildiğinden, ‘Tur Balı’ rivayetindeki şartlar geçerlidir ve Necat Hocama havalesi uygun düşer.
Eğer aynı dönemde diğer sürü hayvanlarına da bu tip bir ağızlarına torba takma mecburiyeti getirildiyse bu rivayet azıcık güçlenebilir.

Dur Ali, Torbalı Dede ve diğer rivayetleri gelecek haftaki yazımıza bırakarak, ilçe ismimizin nereden gelmiş olabileceği yönündeki bilgilerimizi aktarmaya çalışalım.


Cenk SARIGÖL