İzmir -Torbalı / Eylül Stadyumunda yapılan Bir !9 MAyıs Gençlik Bayramı Şöleni
Dün Değerlendirmesi ve Seçim
Torbalıda Yerel Seçimin rengi neredeyse belli oldu! Birileri çok kötü rezil olacak hırçınlıkları, taşkınlıkları zaten vardı ama bunun tabana sirayeti bu yüzden. Balkonuna Akp flaması asan Alpkentli kadını taşlama, belediye siyasi fanatik zabıtalarının komşusunun politik tercihiyle astığı flamayı yakma ve küfür etmesi, Ayrancılarda şahsi arabasını partisine kiralayan ve yevmiye ile şoförlük yapanların bakanın arkasındaki Torbalı Akpartilileri provoke çabaları her bu sebeplerde aranmalıdır.Bir dönem için seçilmek istediğini söyleyenlere sözleri haftaya bugün yalatılmış olacaktır. 2004 seçim beyannamelerinde ortaya koymadıkları sandık şimdi halkın önüne gelmiştir. Yeni seçim beyannamelerindekilere nasıl inansın millet? Eskisini yerine getirmemişsin ki yenisini vaaz ediyorsun. Sonra rakiplerinin projelerini “olmayacak şeyler” diye nitelerlerken aklıma o klişe laf geldi, “kişi kendinden bilir”
Türkiyede olduğu gibi Torbalı CHP’nin heyecanı yok! İş bu kez çok zor. Sağda bir parti (DYP - DP) erimiş, eski adayı Akp meclis üyesi (Mehmet Hasan Karatoklu) olmuş. Eski İzmir caddesi üzerindeki kafeleri yıkmışlar, sonra yenilerini istediklerine vermişler. Devlet demiryollarından 11 yıldır kira ve belediye ruhsatı ile işleten kişilerin yerleri eften püften sebeplerle başlarına yıkılmış. Çamlık içinde her büfe yıkıldı. Ama hami olduklarının yeri milletin milyonları ile tekrar yıkılıp yapılarak aynı kişiye hamsi tava edilmiş. Ya hazır yıkmışken şu hastaneyi düğünlerden, eğlencelerden, gürültü ve patırdıdan kurtarabilirlerdi. Ama o zaman nasıl Hami, Abi olunur değil mi? Öncelik sıralamasına bakmaksızın saçma sapan, gereksiz, israf, yatırım önceliğinde son sırada olması gereken Muzaffer Kebapçıgil Koruluğuna Kır Kahvesini hastanenin dibine kurmakta beis görmediler.
Eski Sanayiyi yıkmışlar, yeni meydana UYGUN ve eşlerinin heykellerini dikerek kendilerini ödüllendirmişler! Millet susuzluktan gevlerken, apartman katlarına su çekmekten fıtık olmuş. Bunlar tarlaların ortasına yüzme havuzu yaptı. Eh ancak orda yan parsel sevilen insanlara aitti… Açılışta yarım yamalak yazın son gününe (Ağustos’un yarısı yaz, yarısı kış derler) yetiştirdi gibi yapılıp, açıldı.Torbalıspor final haftasında tesislerinden, “Ticaret Odası ile ortak Otel yapacağız” gerekçesiyle tesislerden çıkarıldı. Üstelik bundan Ticaret Odası yöneticilerinin haberi bile yoktu. Kulübün kullandığı eski püskü otobüsü çekip aldılar. Kulübün gelir kalemlerini (bana görede haklı gerekçeyle) kesti ama benim gerekçem kumar olurken onlarınki neydi acaba? Sonra karanlık meblağlardan bahsedilen, eşlerinin aracını kullandığı “Metropolisspor” kuruldu. Spor olarak en çok “Deve Güreşi” faaliyeti yaptı. İzmirde başarılı tüm ilçe spor takımlarına maddi destek sağlayan İzmir Büyükşehir ve Aziz Kocaoğlu şampiyon olan İzmir’in en başarılı takımı Torbalıspor'a zırnık koklatmadı. Acaba kimin telkinleriyle? Neden? Akp Torbalı ilçe başkanının kaynı kulüp başkanı! Bunların siyasi partizan ve fanatiklikleri “TORBALILIK” ruhundan çok önde gidiyor.
Popstar olma hevesiyle işi gücü bıraktılar, sms uzmanı oldular! Nikâh kıymaya başkanından CHP meclis üyelerine kadar (bana göre gayri ahlaki bir evlilik için) taa Çeşme’lere yatlara koştular. Niye? Çeşmede belediye başkanı nikah memuru yok muydu? Bildiğim kadarı ile o yat kaptanı bile kıyabilirdi nikahı… Belediye’den gelir gelmez 200’e yakın işçi çıkarıldı. Hadi onları maliyet düşündün çıkardın. O zaman yerlerine neden partizanlarını ve başka bir partinin adamının adamlarını doldurdu? 2004 seçimlerinde Torbalı CHP Subaşı Beldesi Başkan Adayı Hamit Küçük gibi Torbalı Belediyesine tescilli partililerini kadrolamaktan bile imtina etmediler. Sendikalı işçileri kapıların önüne koydular. Mahkemede haksız çıktılar. şehriçi dolmuşçularla olan davayıda kaybettiler. Her iki Mahkeme kararlarını uygulamadılar sonra bizim paramızla ceza ödediler. Koltuğa oturur oturmaz sendikalı işçileri kapının önüne koyanlar, Seçime bir yıl kala ise pişkin pişkin kendi kadroladıklarına sendikal hak verdiler.Bitmiş işe çatı, yarı resmi oda seçimlerinde sandık bekçiliği, kamu malını personele kullandırarak, çıkar sağlamak bu dönemde bol bol görüldü. Eski çırçır fabrikaların şişe dipleri arandı. Sirozdan görev yapamaz hale geldiler. Havaalanlarında kimileri uçaklara alınmadı promil yüksekliğinden. İlçeye gelmiş sanatçılara şişe fırlatma, küfür, racon kesme, muhaliflerin yakınlarının yerlerini kamulaştırmaya kalkma, kapalı marangoz atölyesine “gürültü kirliliği” cezası kesmek. Meclis üyesi yakını bazılarının uzaktan çalışma yöntemiyle belediye çalışanı olması… Gül gibi geçinmeler. Belde Belediyesinin 3 liraya diktiği ağaçların daha küçüğünü 10 liraya ihale etmek.
Aklıma bir çırpıda gelenler bunlar ve bunun adı da Sosyal Demokrat Belediyecilik oldu! Yerseniz…
Biliyorum seçim tahminimi merak ediyorsunuz. Mailler, telefonlar… ama 27 Şubat 2009 tarihinde yazmıştık. http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/torbal-ticaret-odasnda-yeni-donem.html
“Bence 56 bin civarında oy kullanılır. Kazanacak parti ve adayın adı “A” harfiyle başlıyor! En az 3500 oy fark bekliyorum. Bakalım göreceğiz. Siz unutsanız bile ben size nasılsa hatırlatırım.”
Bu işin profesyoneli Ertan Ünver 16 Mart 2009 tarihli köşesinde bizim öngörümüze paralel bir değerlendirme yapmış;
“Onun için fazla pompalamayın, şu ara 3500- 5350 arasındaki farkın daha da artmasana sebebiyet vermeyin. Ve 1999’da baraj altında kalındığı zaman yaptığınız gibi, bu sonucu da benden bilmeyin…”
Sayın Ünver ‘pompalamak’ derken hava gazı pompalamaktan bahsediyor olmalı! Bende bunca püfür püfür esinti nerden geliyor diyordum.
Cenk SARIGÖL
