Alpkent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alpkent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2009

Torbalıda Dün Değerlendirmesi ve Seçim

İzmir -Torbalı / Eylül Stadyumunda yapılan Bir !9 MAyıs Gençlik Bayramı Şöleni
Dün Değerlendirmesi ve Seçim
Torbalıda Yerel Seçimin rengi neredeyse belli oldu! Birileri çok kötü rezil olacak hırçınlıkları, taşkınlıkları zaten vardı ama bunun tabana sirayeti bu yüzden. Balkonuna Akp flaması asan Alpkentli kadını taşlama, belediye siyasi fanatik zabıtalarının komşusunun politik tercihiyle astığı flamayı yakma ve küfür etmesi, Ayrancılarda şahsi arabasını partisine kiralayan ve yevmiye ile şoförlük yapanların bakanın arkasındaki Torbalı Akpartilileri provoke çabaları her bu sebeplerde aranmalıdır.

Bir dönem için seçilmek istediğini söyleyenlere sözleri haftaya bugün yalatılmış olacaktır. 2004 seçim beyannamelerinde ortaya koymadıkları sandık şimdi halkın önüne gelmiştir. Yeni seçim beyannamelerindekilere nasıl inansın millet? Eskisini yerine getirmemişsin ki yenisini vaaz ediyorsun. Sonra rakiplerinin projelerini “olmayacak şeyler” diye nitelerlerken aklıma o klişe laf geldi, “kişi kendinden bilir

Türkiyede olduğu gibi Torbalı CHP’nin heyecanı yok! İş bu kez çok zor. Sağda bir parti (DYP - DP) erimiş, eski adayı Akp meclis üyesi (Mehmet Hasan Karatoklu) olmuş. Eski İzmir caddesi üzerindeki kafeleri yıkmışlar, sonra yenilerini istediklerine vermişler. Devlet demiryollarından 11 yıldır kira ve belediye ruhsatı ile işleten kişilerin yerleri eften püften sebeplerle başlarına yıkılmış. Çamlık içinde her büfe yıkıldı. Ama hami olduklarının yeri milletin milyonları ile tekrar yıkılıp yapılarak aynı kişiye hamsi tava edilmiş. Ya hazır yıkmışken şu hastaneyi düğünlerden, eğlencelerden, gürültü ve patırdıdan kurtarabilirlerdi. Ama o zaman nasıl Hami, Abi olunur değil mi? Öncelik sıralamasına bakmaksızın saçma sapan, gereksiz, israf, yatırım önceliğinde son sırada olması gereken Muzaffer Kebapçıgil Koruluğuna Kır Kahvesini hastanenin dibine kurmakta beis görmediler.

Eski Sanayiyi yıkmışlar, yeni meydana UYGUN ve eşlerinin heykellerini dikerek kendilerini ödüllendirmişler! Millet susuzluktan gevlerken, apartman katlarına su çekmekten fıtık olmuş. Bunlar tarlaların ortasına yüzme havuzu yaptı. Eh ancak orda yan parsel sevilen insanlara aitti… Açılışta yarım yamalak yazın son gününe (Ağustos’un yarısı yaz, yarısı kış derler) yetiştirdi gibi yapılıp, açıldı.

Torbalıspor final haftasında tesislerinden, “Ticaret Odası ile ortak Otel yapacağız” gerekçesiyle tesislerden çıkarıldı. Üstelik bundan Ticaret Odası yöneticilerinin haberi bile yoktu. Kulübün kullandığı eski püskü otobüsü çekip aldılar. Kulübün gelir kalemlerini (bana görede haklı gerekçeyle) kesti ama benim gerekçem kumar olurken onlarınki neydi acaba? Sonra karanlık meblağlardan bahsedilen, eşlerinin aracını kullandığı “Metropolisspor” kuruldu. Spor olarak en çok “Deve Güreşi” faaliyeti yaptı. İzmirde başarılı tüm ilçe spor takımlarına maddi destek sağlayan İzmir Büyükşehir ve Aziz Kocaoğlu şampiyon olan İzmir’in en başarılı takımı Torbalıspor'a zırnık koklatmadı. Acaba kimin telkinleriyle? Neden? Akp Torbalı ilçe başkanının kaynı kulüp başkanı! Bunların siyasi partizan ve fanatiklikleri “TORBALILIK” ruhundan çok önde gidiyor.

Popstar olma hevesiyle işi gücü bıraktılar, sms uzmanı oldular! Nikâh kıymaya başkanından CHP meclis üyelerine kadar (bana göre gayri ahlaki bir evlilik için) taa Çeşme’lere yatlara koştular. Niye? Çeşmede belediye başkanı nikah memuru yok muydu? Bildiğim kadarı ile o yat kaptanı bile kıyabilirdi nikahı… Belediye’den gelir gelmez 200’e yakın işçi çıkarıldı. Hadi onları maliyet düşündün çıkardın. O zaman yerlerine neden partizanlarını ve başka bir partinin adamının adamlarını doldurdu? 2004 seçimlerinde Torbalı CHP Subaşı Beldesi Başkan Adayı Hamit Küçük gibi Torbalı Belediyesine tescilli partililerini kadrolamaktan bile imtina etmediler. Sendikalı işçileri kapıların önüne koydular. Mahkemede haksız çıktılar. şehriçi dolmuşçularla olan davayıda kaybettiler. Her iki Mahkeme kararlarını uygulamadılar sonra bizim paramızla ceza ödediler. Koltuğa oturur oturmaz sendikalı işçileri kapının önüne koyanlar, Seçime bir yıl kala ise pişkin pişkin kendi kadroladıklarına sendikal hak verdiler.

Bitmiş işe çatı, yarı resmi oda seçimlerinde sandık bekçiliği, kamu malını personele kullandırarak, çıkar sağlamak bu dönemde bol bol görüldü. Eski çırçır fabrikaların şişe dipleri arandı. Sirozdan görev yapamaz hale geldiler. Havaalanlarında kimileri uçaklara alınmadı promil yüksekliğinden. İlçeye gelmiş sanatçılara şişe fırlatma, küfür, racon kesme, muhaliflerin yakınlarının yerlerini kamulaştırmaya kalkma, kapalı marangoz atölyesine “gürültü kirliliği” cezası kesmek. Meclis üyesi yakını bazılarının uzaktan çalışma yöntemiyle belediye çalışanı olması… Gül gibi geçinmeler. Belde Belediyesinin 3 liraya diktiği ağaçların daha küçüğünü 10 liraya ihale etmek.
Aklıma bir çırpıda gelenler bunlar ve bunun adı da Sosyal Demokrat Belediyecilik oldu! Yerseniz…

Biliyorum seçim tahminimi merak ediyorsunuz. Mailler, telefonlar… ama 27 Şubat 2009 tarihinde yazmıştık.
http://cenksarigol.blogspot.com/2009/03/torbal-ticaret-odasnda-yeni-donem.html
Bence 56 bin civarında oy kullanılır. Kazanacak parti ve adayın adı “A” harfiyle başlıyor! En az 3500 oy fark bekliyorum. Bakalım göreceğiz. Siz unutsanız bile ben size nasılsa hatırlatırım.

Bu işin profesyoneli Ertan Ünver 16 Mart 2009 tarihli köşesinde bizim öngörümüze paralel bir değerlendirme yapmış;
Onun için fazla pompalamayın, şu ara 3500- 5350 arasındaki farkın daha da artmasana sebebiyet vermeyin. Ve 1999’da baraj altında kalındığı zaman yaptığınız gibi, bu sonucu da benden bilmeyin…

Sayın Ünver ‘pompalamak’ derken hava gazı pompalamaktan bahsediyor olmalı! Bende bunca püfür püfür esinti nerden geliyor diyordum.


Cenk SARIGÖL

13 Haziran 2008

Cüşş Bırıh Bırıh Cüşş!

Cüşş Bırıh Bırıh Cüşş!
Hemen heyacana kapılıp, bu salakoz gene başına iş açacak bir yazı kaleme almış düşüncesine kapılmayın. Maymun gözünü açtı! Bu başlığı Korucuk Köyümüzde Orman İşletme Şefliğini ahır olarak kullanan emektar eşeklerimize attım. Yakışıyor mu lo size? Koskoca devlet dairesini çiftlik damına çevirmek. Babanızın malımı orası istediğiniz zaman gidip keyif çatıyorsunuz? Hadi adabınızla barınsanız tamam fütursuzca sabaha kadar yellen, geğir, anır... Bir devlet dairesinin şahsı manevisinde bu ne terbiyesizliktir! Süturluk yapmayın! Sizin yaptığını devlet arazisine gecekondu yapmaktan daha fena. Çünkü sadece arazi beleş değil, konduyu bile devlete yaptırmışsınız! Bide size ‘Eşşek’ diyorlar. Halt etmişler! Bu beleşi siz İsmail Uygur’dan isteseniz anca seçim dönemi bir çardak sahibi olurdunuz o kadar. Bakın Özbeyliler başvurmuş ücretsiz otobüs seferi başlatmış sayın başkan. Siz barınak isteğiyle başvursanız çardağınız olurdu belki. Yinede bir tiyo verirseniz bize, bu barınak işini nasıl hallettiniz. Toplu olarak TOKİ’ye başvurdunuzda devlet size burayı mı gösterdi. Ben size bu durumu yakıştırdım ve eşekliğinize verdim. Nasılsa bina tarihi değil ve siz yıkıp, site kurmayı düşünmeyecek kadar insaf sahibisinizdir! Hem 4 ayağınız olduğundan her daim affedilmeyi, mazur görülmeyi hakediyorsunuz. Sizin yapmadığınızı yapanlar içinde bize yardımcı olsanız ne güzel olurdu! Mesela “YAĞHANE” mevkiinden sizi suya göndersek, sizde olanca gayretinizle işi ağırdan alsanız ve siz gelinceye kadar sorumlu sorumsuzlarımıza sizin inadınız tuttuğunda size yapılan muameleyi siz gelinceye kadar yapabilsek!

Özbeyliler ücretsiz otobüse binecekmiş. Ne mutlu onlara! Hele Torbalı’ya hergün çalışmaya, okula gidip, gelenler için büyük fayda... Sayın Belediye Reisimiz İsmail Uygur, bu uygulama için “Özbeyliler bize başvurdu. Bizde değerlendirdik uygun bulduk. Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Komisyonu Şube Müdürlüğünden izin aldık. Konunun Özbey muhtarı Kerim Özlü’nün partimize (CHP) geçmesiyle alakası yok!” mealinde açıklamasını okudum gazetede...
Sonrasında B.Şehir UKM müdürü Hülya ArgonTorbalı Belediyesine böyle bir izin vermedik” açıklaması geldi. Birileri fena yalan söylüyor. Hiç yüzleri kızarmadan hemde... Ben Özbey Mahallelilerin ücretsiz ulaşım hizmeti almasına çok sevindim. Üç – beş tane dolmuş sahibi ve şoförü ekmeğinden olacak diye en az 600 - 700 kişinin bedava hizmet alması engellenemez! Hem beş oy nerde 600 oy nerde?

Tüm siyasi parti başkanlarımıza ve muhtarlarımıza da seslenmek istiyorum. Özbey nasıl başvuru yaptıysa, dilekçesinde neler yazdıysa öğrenin aynısını sizde yerine getirin. Yoksa siz mahallelinizin bedava otobüse binmesini istemiyormusunuz? Hizmette eşitlik istemek her mahallelinin hakkıdır. Sayın Uygur Kerim Özlü’nün partisine geçeli çok olduğunu söylerken aslında bu ücretsiz seferlerinin partili olan muhtara verilmiş bir sözün yerine getirilmesi olmadığı anlatmak istiyordu. Yani bedava seferlerin CHP üyesi olan muhtarla ilgisi yok!
Genelde kadınlar, özürlüler için çokca gündeme gelen bir söz var: “pozitif ayrımcılık” diye. Adında ‘ayrımcılık’ sözü geçsede aslında temel felsefe ‘şartları eşitlemek’ için geride olana avans vermek olarak anlamlandırabiliriz. Biliyorsunuz TBMM’de “Kadına Karşı Pozitif Ayrımcılık” konusunda öneri sunulmuş ama red edilmişti. Oysa Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve korunmaya muhtaç kişiler lehine yapılacak düzenlemelerin eşitlik ilkesine aykırı olmayacağı belirtiliyordu. İstihdam konusunda özürlülere pozitif ayrımcılık şuan uygulanıyor. Her işletme, fabrika ve kurum toplam personelinin %3’ü oranında özürlü çalıştırmak yada cezasını ödemek zorundadır. Şimdi bu durumu Özbey’in seçim seferlerine (pardon yanlış oldu ücretsiz seferlerine) uyarlarsak, yeni CHP üyesi muhtarı olan, en batı mahallemize pozitif ayrımcılık uygulandığını söyleyebilir miyiz? Valla siz isterseniz söyleyin!

Peki Özbey’e ayrıcalıklı konumu CHP saflarına katılan eski MHP üyesi muhtarı Kerim Özlü kazandırmadıysa, hangi durum ihsan etmiştir? Özbey en fakir mahallemiz midir? En fazla özürlü, yaşlı, bakıma muhtaç vatandaşımız bu mahallede mi oturuyor? Diyelim ki öyle! O takdirde belediyemizin şöyle bir kural getirmesi gerekmez miydi;
65 yaş üzeri olanlar, 0-12 yaş arasındakiler, %35 özürlü kartı bulunanlar, yeşil kart sahipleri belediye otobüslerimizden bedava faydalanacaktır
ki bu saydıklarımın bir çoğunu AKP Büyükşehir Belediyelesi uyguluyor. Bu hizmet ve pozitif ayrımcılıkta eşitliği getirmezmiydi? Şimdi yapılan bu uygulama bir “ayrımcılık ve SEÇİM YATIRIMIdır” aksini ispatla belediyemiz ve İsmail Uygur yükümlüdür. Aksi durumda biz bunu bir “seçim yatırımı ve CHP üyesi olmuş muhtara seçim rüşveti” olarak değerlendirmeye devam edeceğiz.

Yıllarca artık Torbalı’nın genel iktidar ve yerel yönetimin aynı siyasi çizgide buluşması gerektiğini, bunun hizmet almada ilçeyi bir adım öne çıkaracağını yazdık. Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Bakın bir muhtarın bile belediye başkanıyla aynı siyasal çizğiye gelmesi nasıl avantajlar sağlıyor? Tabii unuttuğumuz bir şeyde olabilir! 7 aydır ben Torbalı’ya gelmedim. Belkide Torbalı, Alpkent, Atatürk, Yemişlik, Çapak mahallelerimiz gibi merkeze uzak ve bedava otobüs seferlerine hasret insanlarımızın saçları dökülmüş, saç kıran girmiştir başlarındaki kıllara? Çünkü benim aklıma başkaca birşey gelmiyor. 7 ayda neler değişmiştir kim bilir? 142 yıldır ayakta kalamaya çalışan yapılar bile yıkıldığına göre, toplu kelleşmede mümkün... Kurban olun siz! Özbeylilerin sırma saçlarına, badem gözlerine...

Cenk SARIGÖL