Çamlıca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çamlıca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2009

CHP’nin Torbalı Pay-i Tahtı

İzmir -Torbalı İlçesi Belediye Meydanı ve Belediye Binası
CHP’nin Torbalı Pay-i Tahtı
Torbalı Belediye amirlerinin çifte villaları (pardon villa görünümlü köyevleri) avlusuna belediye işçileri ve traktörü ile köpek klübesi taşınması vakıasını hatırlarsınız. Sonuçta olayı biri üstlendi diğeri olayla ilgisi olmadığı düzeltmesini gazeteye gönderip, ayıbı ortaya çıkaran muhabire,
Hüseyin Günaydın
ve bana dava açma nezaketini gösterdi. Nezaket çünkü ben “bana dava açın” diye özellikle istemiştim. Torbalı patenti CHP’li, Belediyeler kazandıkları yerel yönetimleri baba malı ve hükümranlık sahalarında padişah olarak görüyor olmalılar diye düşünmeden edemiyorum. Öyle olmasa belediye işçisini, makinasını, araçını özel işlerinde kullanmıyacakları gibi bitmiş işe ihale örnekleri, mahkeme kararlarını uygulamamak (şehiriçi dolmuşlar ve çıkarılan işçilere ödenmeyen tazminatlar - Ramazan İsmail Uygur) gibi pervasızlıklarda bulunmazlardı.Padişahlık daha genel başkandan geliyor, 28 Nisan 2008 P.tesi günü “Kongren Gelmiş Neyime...” başlıklı yazımızda
http://cenksarigol.blogspot.com/2008/04/kongren-gelmi-neyime.html aynen şu ifadeleri kullanmışız;
Chp kurulduğundan beri 85 yılda 45 kurultay (13’ü olağanüstü kurultaydır) yaparak adeta ‘kurultay parrtisi’ olduğunu tescillemiştir. Son 34 yılda ise 23 kurultay yaparak dünya çapında kırılması zor bir rekora koşmaktadır. Deniz Baykal bu kurultayların yapıldığı son 34 yılda yönetici olarak vardı. CHP’nin 32. Kurultayına kendisinin genel başkan yada adayı olarak katıldığı 10’nuncu kurultaylarDALAR. 22. CHP Kurultay’ında Genel Sekreter Yardımcısı olarak başladı işe ve o gün bugündür dur durak bildiği yok! Seçim sandıkları konusunda olmasada kurultay sandıklarından hep başarıyla çıkmasını bilmiştir. Fakat 58 yıldır tek başına iktidar yüzü görmemiş CHP’nin 34 yılında bulunmak kendisi adına büyük bir başarı sayılsa bile parti başarısızlığındaki emekleri inkar edilemez! Deniz Baykal’ın Chp’nin başında geçirdiği süre 36 Osmanlı padişahının 32’sinin saltanat süresinden uzundur. Ama baksanız kendileri ‘saltanatı kaldıran...’ partinin başında olmaktan gurur duyduğunu sık sık dile getirir.”

Deniz Baykal hangi siyasi başarısından dolayı hala CHP Genel Başkanıdır. Modern demokrasilerde başarısızlığa rağmen parti başkanlığı, siyasi önderliği devam eden kaç tane siyasetçi biliyorsunuz? Tüm başarısızlıklarına rağmen koltuklarından kıpırdamayan, devrilemeyen, lidere muhalefet edenlerin (Mustafa Sarıgül, Alaattin Yüksel vb.) anında ihraç edildiği bir yapılanmada en üst yönetici ‘Baş’ mıdır yoksa ‘Şah’ mıdır? Ölene kadar koltuğu bırakmıyacağı anlaşıldığına göre Pay-i Şah mıdır?

CHP Genel Başkanı koltuğu ve partiyi tüm başarısızlıklarına rağmen kendisi için biçilmiş kaftan ve at koşturulacak, istemediğini kapı dışarı edecek bir yapı görürse ne olur? Bu partinin yerel yönetim belediye ve belediyecikleride kendilerini mücavir alanlarının tek hakimleri görmezler mi? Torbalıda bunu mahkeme kararlarını dinlememek, millet susuzluktan kavrulurken yüzme havuzu doldurmak, sezon ortasında ipe-sapa gelmez gerekçelerle ilçe futbol takımını final haftaları tesislerini yıkmak, bitmiş işlere ihale açmak, büro basmak, her türlü yarı resmi sivil toplum seçiminde sandık beklemek, Subaşı Beldesinde plansız proğramsız, çevre düzenlemesiz sosyal tesis açılışları, ölüme sebebiyet.

CHP İlçe Başkanı Ertan Çelik elinde makbuzlarla poz vermiş gazetelere, “Evet biz partimizin açılışı için belediye araçlarını kullandık ama parasını da ödedik” diyor.

En son Torbalı - Yazıbaşı Belde Belediyesi Belediye Başkanı sayın İbrahim Cinkılıç’ı gördük. Belediye İş makinası Operatörü Mehmet Karadana, eski köy şimdi mahalle olan Çapak’ta ‘kaçak kazı’ ihbarıyla şikayet edilince, Yazıbaşı Belediyesine ait iş makinasını kullanarak, kendi tarım arazisini düzelttiği ortaya çıktı. (Karadana hangi Filiz dönemi işe alındı öğrenemedim!) Belediye araçını kendi özel işinde kullandığı ortaya çıkınca ortalık karışmış tabii... Vatandaşlar tepkili. Belediye işçisi Mehmet Karadana'nın imdadına, Yazıbaşı Belde Belediye Başkanı İbrahim Cinkılıç yetişmiş!
Belediye’ye ait kepçeyi Mehmet Karadana’ya kullanması için kendisinin verdiğini, Belediye işçisinin kullandığı kadar mazot koyduğunu” söylemiş ve işçisinin suçuna ortak olmuş! Ne güzel bu cevabı ve Cin gibi kurnazlığı Çakallar’a belediye traktörü ve işçisiyle villa görünümlü köyevlerine köpek klübesi taşıtan düşünebilseydi ne güzel olurdu! Mesela, bu mantıkla Çakallara giden Torbalı Belediyesi ekibini gönderen sorumsuz, “traktörünün mazotunu koyduk, belediye işçilerininde 2 saatlik mesai ücretini ödedim” deseydi ortada ahlaksız durum kalmazdı!

Torbalı CHP mantığı işte, mücavir alan diktatörlüğü, saltanatı, padişahlığı her ne derseniz deyin... Aynı mantığı geliştirerek diğer CHP’li belediyelerimiz ve başkanlarımız neler yapabilir diye düşünerek, akıl yürüterek, hayali örnekler çoğaltalım;

-Sayın CİN Başkanım, kaynımın düğünü var. Mazotunu koysamda belediye otobüsünü alsam, Denizli – Tavas’a gidip-gelsem olur mu?
(ne demek canım sorman kabahat!)

-Sayın Başkanım RAMAZAN geldi. Şu belediyenin boş dükkanlarından birisini 1.5 ay kullansam, hanım öte-beri satsa?
(lafı mı olur. Elektrik, su parasını ödeyin yeter!)

-Sayın Başkanım benim büyük halamın evin çatısı akıyor. UYGUN olursa belediyedeki boş işçilere çatıyı aktarta bilir miyim?
(sormana gerek yok. Kiremitleri, çimentoyu aldıktan sonra sorun değil!)

-Sayın Başkanım köyevimize köpek klübesi taşıtacam. Belediye kamyonunu kullanabilir miyim?
(köpeği ve klübeyi siz aldıktan sonra soruşturması bile olmaz!)

-Sayın Başkan eltimin kızının nişanı var. Belediye Düğün salonu boşsa o gece kullansak olur mu?
(Pastayı ve gazozları siz alacaksanız dert değil, kullanın!)

-Sayın Reis, belediyede çalışıyorum ama babadan 100 dekar arazi var. Traktör bozuldu. Belediyemizin traktörüyle şu 100 dekarı sürsem olur mu? Mazotunu atarım ben?
(Bizede 10 ayar buğday getirisin artık! Traktörü al ama pulluğu başka belediyemizden iste, sonra pulluk uçları eriyor)

-Sayın Başkanım kızım Çanakkale’de okuyor. Otobüsle gitmesi zor olacak! Makam araçlarından birisini alsamda onunla bırakıp, gelsem. Hanım, kardeşleri, bir kaç arkadaşıda gelecekmiş. Böyle ucuz olur bana...
(Benzin aldığınız yerlerden fatura almayı unutmazsanız sorun yok. Tepe tepe kullanın. Yanlız arabanın içinde kabuklu yemiş yemeyin yeter!)

-Sayın Başkan, evi boyayacamda şimdi dış cepheye iskele kur, merdiven daya, düzenek yap... hem iş uzayaçak hemde masraflı olacak, şu itfaye araçlarından birisini 3-5 gün kullansakta hemen bitirsek bizim boya işini. Böylece evimiz boyalı olursa modern kent görünümü kazanırız değil mi?
(Elbette, elbette ama ben boyaya karışmam. Sonra yangın felan çıkarsa maazzallah. hemen itfaye araçını gönderin. iş bitsin diye belklemeyin. yangından sonra devamn edersiniz boyanıza!

Şaşırmaca yok. Aynı mantık silsilesiyle devam eder gider bu böyle. Olaylar ekseri ÇAkallar ve ÇApak’ta geçiyor. Bunun adı Torbalı - CHP saltanatı değil, 'ÇA-ÇA Dansı' olabilir mi? Ehh, bana ne ya Kim Çaça’ysa, Çaça benim o taraklarda bezim olmaz.


Cenk SARIGÖL

4 Şubat 2009

Çakallar’ı Düzeltelim

Torbalı Çakallar Köyünde Torbalı Belediyesi Amirlerince Yapılan Villa Görünümlü Köyevleri!
Çakallar’ı Düzeltelim

Dün Çamlıca (Çakallar) Köyü’nde Torbalı Belediyesi Fen İşleri Sorumlusu Yusuf Balık ve Ruhsat ve Denetim Müdürü İlyas Çimen’e ait Çifte Villaları konu alan “Balık Baştan Kokar http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/balk-batan-kokar.html isimli yazımızda kamuoyunu yanlış yönlendirdiğimiz ve Yusuf Balık ile İlyas Çimen aleyhine asılsız iddialarda bulunduğumuz iddia edilerek, Noter kanalıyla gönderilen düzeltme isteğini ve düzeltmeyi http://cenksarigol.blogspot.com/2009/02/duzeltmek-ne-mumkun.html sizlerle paylaşmıştık. Düzeltme diye gönderilen yazının girişinde,
İlyas ÇİMEN hakkında gerçeğe aykırı., suçlayıcı, rencide edici ve yasal dayanaktan yoksun iddia ve yorumlar” cümlesi kurulmuş. Oysa ben düzetmek için yola çıkılan yazıda asla açık (isim ve soy isim) olarak,
İlyas Çimen” ve “Yusuf Balık” ibaresi ve işareti kullanmadım. Burada sevgili okurlarım ve değerli Torbalı halkını engin anlayışı, kavrama ve analiz yeteneğini kutlarım.

Düzeltememe maddelerini sırayla ele alalım;

Düzeltme Madde 1)
“...Çamlıca Köyündeki konuttan yine kasıtlı olarak 'koskoca vilalar' olarak sözedilmiş ve konutta ‘Belediye malzeme ve kaynaklarının kullanıldığı’ yorumu yapılmıştır. Yanlı haberde sözü edilen yapılardan yalnızca bir tanesi müvekkilindir. Birçok eksiği bulunan tek katlı iki odalı köy evinin taşı,toprağı,işçilik dahil tüm giderleri müvekkilin öz kaynaklarıyla yapılmış olup haberdeki ‘köpek kulübesi’ kesinlikle müvekkile ait değildir. Beledive kaynakları kesinlikle kullanılmamıştır... yalnızca yetkili makamlara belgeleriyle hesap vermiştir vermeye de hazırdır. Müvekkile yöneltilen suçlamalar ile ilgili olarak bugüne dek aleyhine hiçbir idari ve adli yargı kararı çıkmamıştır.

Bizim Cevabımız;
Konu olan yazımın hiçbir yerinde Köpek Klübesinin Torbalı Belediyesi İşçilerine taşıtılması dışında, Torbalı Belediyesi Malzeme ve Kaynaklarının kullanıldığını yazmadım! Kır / Koruluk Kahvesi ile aynı cins malzeme ve aynı duvar ustalarının çalıştığını yazdım. Bu konuda bir yalanlama gelmediğine göre doğrudur!
“Tek katlı köy evi” tanımı size aittir. Burası çatı / batar katlı bir villadır. Biz kamuoyu yararına maddi bir karşılık beklemeden yıllardır ilçe halkı ve okurlarımızla düşüncelerimizi paylaşıyoruz. Köpek Klübesi eğer İlyas Çimen’e ait değilse, Yusuf Balık’a aittir. Hadi siz bunu biliyorsunuz. O köpek nerden bilecek yapışık villalardan hangisini koruyacağını? Doğudaki mi İlyas Çimen’e ait yoksa batıda olan mı? sonuçta ortak fayda sağlamayacak mı size? Elbette yetkili makamlara hesap vereceksiniz. Buna mecbursunuz. Ama bizim köşemizde istediğimiz faturalarıda düzeltme zarfına koysaydınız ya? Postacı ekstra ücret mi talep etti? Bazen sizin üstünüzün hakkınızda verdiği kararlar halkın vicdanında kabul görmeye bilir.
..
Düzeltme Madde 2)
...Müvekkilimin bahçesinde ‘dalgıç’ yoktur, sondaj yapılmamıştır, müvekkil, İzsu'dan tarımsal abonelik alarak bahçesinde ‘damlama yöntemi’ ile son derece basit ve su tasarrufu sağlayan bir sistem kullanmaktadır. Haber konusu evinin ‘ruhsatının nasıl alındığı’ sorulmaktadır, gerek inşaat gerekse oturma ruhsatları mevzuata uygun olarak alınmıştır. Alınmaması mı gerekirdi?”

Bizim Cevabımız
;
Dalgıç olmadığı doğru. O konuda yanılmışım. Ama villa fotosunda ön cephedeki çimleri görünce bunların şebeke suyuyla yetiştirilmiş olabileceğine ihtimal vermedim. Bir akıl yürütme yaparak, merkezde şebeke suyuyla araba yıkayan vatandaşa, dükkanının önünü sulayan esnafa ceza keseceğini bağıran Torbalı Belediyesinin kendi personeli böyle bir hata yapmaz diye düşündüm. Hemen sonra villalara Çamlıca Köyünden su şebekesi çekildiğini öğrendim. Tahminen götürelen Torbalı Belediyesine ait komprasör, Çakallarlı hemşehrilerimizin içme suyu pompasını açmak içindir. Oldu olacak Torbalı Belediyemiz Çakallar’ı 'Örnek Köy' seçip, her yerindeki aksaklıkları, eksiklikleri düzetsin. Damlama su yöntemiyle tesisat yapılmış. Aynı yöntem birde nerde var? Torbalı Belediyemizce ihale edilen, İzmir – Aydın asfaltı orta refüjünde... Kim yapmış aynı Çifte Vilların çim sulama tesisatını? Aynı firma yada kişi... tabii parası ödenmiştir canım, aksi aklıma bile gelmez. Ruhsat konusuna gelince elbette alacaksınız. Ama o ruhsat ve eklerini görmek isterim. Batar yada çatı katı dahilmi diye...

Düzeltme Madde 3)
“Yazıda, ‘Acaba seçilmiş belediye başkanımız hasta değil görevinin başında olsaydı bu terbiyesiz , görevde suistimal içeren hareket yine cezai karşılığını bulur muydu? Hiç sanmıyorum... Zira tam tersine iktidarlarında zenginleşen bürokratların korunması yolu seçilmişti ! Benim fikrim bu ama Ramazan İsmail Uygur görevinin başında olsaydı bu belediye arsızlarının koltuklarının koltukları bile soğumazdı’ ‘...çünkü bunlar usulsüz iş yapmayı bildikleri kadar bir de gazetecilere dava açmayı ve suç duyurusunda bulundurmayı çok iyi bilirler’ şeklinde yorumlarla ‘Belediyede yolsuzluk ve usulsüzlük yapıldığı’ iddiaları vurgulanarak siyasi rant uğruna Belediye görevlisi müvekkilime türlü hakaretler edilerek kişilik hakları zedelenmiş, kendisine yayınlarınızla tam altı kez saldırılmıştır. Yolsuzluklar ve usulsüzlüklerle mücadele etmenin ‘basın açısından da’ yolu ‘hukuku ve hakları hiçe sayarak haber yapmak’ olmamalıdır. Hakları ihlal edilen müvekkilim de hukukun üstünlüğüne inanarak haklarını elbette yasal yollardan arayacaktır. Doğruluğu araştırılmadan, yanlı yapılan haberlerle kamuoyu ve okurlarınız yanlış bilgilendirilmiş, müvekkil aleyhine aldatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Bizim Cevabımız;
Bu maddeyle gurur duyuyorum. Sanki bana “Cenk Sarıgöl yazdıkların, dediğin çıktı” demek isteniyor! Göreve iadeden felan bahsediliyor. Farklılı mı oldu ki? Dava açmayacakmısınız? Suç duyurusunda bulunmayacak mısınız? Açın öğrenelim gerçekleri, mahkeme tarafından incelensin, şahitlerimiz dinlensin, araştırma isteyelim. Ben haber yapmadım, köşe yazdım. Şaşırmayın. Her Torbalı ve ülkede ki köşe yazarı gibi haberi yorumladım ve edindiğim bilgilerle görüşlerimi okurum ve ilçe halkıyla paylaştım.

Tüm bu düzeltme diye gönderilen metinde iki yazımda aynen soruduğum aşağıdaki soruların cevabı yok. Rica etsem açıklık getirme zahmetinde bulunur musunuz?
Torbalı Belediyesince yaptırılan Koruluk Kafe / Kır Kahvesi ile aynı taşlarla cephe kaplaması yapılan, aynı taş ustalarına yaptırılan vilların sahipleri bizlere bu ustaların ve taşı aldıkları firmanın (Bayındır olması lazım) faturalarını ibraz edecekler mi? Yoksa Koruluk Kafe’nin yanında bunlarda aradan çıkarıldı mı? Belediyeye bu taşların m2’si kaç paradan, Çifte Villalara kaç paradan alındı? Ustalar işçilikleri Koruluk Kafede kaç paradan, Çifte Villarda kaç paradan işledi?http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/denizde-imen.html
Torbalı Belediye İşçileri tarafından Villalara Köpek Kulübesi taşındığı Sırada Çekilen Fotoğraf

Diğer yandan ortak kullanım alanları olan yapışık, avlusu ortak, iki villanın bahçesine Torbalı Belediye işçilerine getirtilen köpek külübesinin sizin olmadığınızı söylemenizi anlarımda, bunu bizden, okurlarımdan, vatandaşın anlamasını beklemeniz tuhaf doğrusu! Sizin değilse Yusuf Balık’ındır. Sonuçta ortak fayda için getirildi oraya külübe. O zaman insan ortak ev yaptırdığı komşusunu karalar mı? Nasıl yüzüne bakar sonra..!? Vilalarda kuzeyden tek katlı izlenimi versede güneş alan güneyden epey bir villa ha... eh biz ‘VİLLA’ siz, ‘KÖYEVİ’ deyip durmayalımda ortak bir noktada buluşalım. Bundan sonra buraya “VİLLA GÖRÜNÜMLÜ KÖYEVİ” diyelim! “DOĞAN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN” misali, nasılsa Villa görünümlü köyevlerininde dış cephesi eskitilmiş taş kaplı değil mi ama?

Gündem: “Uygurlar mı? Onlar Çin işkencesinde inleyen müslüman kardeşlerimizdir. Allah bildiği gibi yapsın!


Cenk SARIGÖL