Damlama Sulama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Damlama Sulama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2009

Çakallar’ı Düzeltelim

Torbalı Çakallar Köyünde Torbalı Belediyesi Amirlerince Yapılan Villa Görünümlü Köyevleri!
Çakallar’ı Düzeltelim

Dün Çamlıca (Çakallar) Köyü’nde Torbalı Belediyesi Fen İşleri Sorumlusu Yusuf Balık ve Ruhsat ve Denetim Müdürü İlyas Çimen’e ait Çifte Villaları konu alan “Balık Baştan Kokar” http://cenksarigol.blogspot.com/2008/11/balk-batan-kokar.html isimli yazımızda kamuoyunu yanlış yönlendirdiğimiz ve Yusuf Balık ile İlyas Çimen aleyhine asılsız iddialarda bulunduğumuz iddia edilerek, Noter kanalıyla gönderilen düzeltme isteğini ve düzeltmeyi http://cenksarigol.blogspot.com/2009/02/duzeltmek-ne-mumkun.html sizlerle paylaşmıştık. Düzeltme diye gönderilen yazının girişinde,
“İlyas ÇİMEN hakkında gerçeğe aykırı., suçlayıcı, rencide edici ve yasal dayanaktan yoksun iddia ve yorumlar” cümlesi kurulmuş. Oysa ben düzetmek için yola çıkılan yazıda asla açık (isim ve soy isim) olarak,
“İlyas Çimen” ve “Yusuf Balık” ibaresi ve işareti kullanmadım. Burada sevgili okurlarım ve değerli Torbalı halkını engin anlayışı, kavrama ve analiz yeteneğini kutlarım.

Düzeltememe maddelerini sırayla ele alalım;

Düzeltme Madde 1)
“...Çamlıca Köyündeki konuttan yine kasıtlı olarak 'koskoca vilalar' olarak sözedilmiş ve konutta ‘Belediye malzeme ve kaynaklarının kullanıldığı’ yorumu yapılmıştır. Yanlı haberde sözü edilen yapılardan yalnızca bir tanesi müvekkilindir. Birçok eksiği bulunan tek katlı iki odalı köy evinin taşı,toprağı,işçilik dahil tüm giderleri müvekkilin öz kaynaklarıyla yapılmış olup haberdeki ‘köpek kulübesi’ kesinlikle müvekkile ait değildir. Beledive kaynakları kesinlikle kullanılmamıştır... yalnızca yetkili makamlara belgeleriyle hesap vermiştir vermeye de hazırdır. Müvekkile yöneltilen suçlamalar ile ilgili olarak bugüne dek aleyhine hiçbir idari ve adli yargı kararı çıkmamıştır.”

Bizim Cevabımız;
Konu olan yazımın hiçbir yerinde Köpek Klübesinin Torbalı Belediyesi İşçilerine taşıtılması dışında, Torbalı Belediyesi Malzeme ve Kaynaklarının kullanıldığını yazmadım! Kır / Koruluk Kahvesi ile aynı cins malzeme ve aynı duvar ustalarının çalıştığını yazdım. Bu konuda bir yalanlama gelmediğine göre doğrudur!
“Tek katlı köy evi” tanımı size aittir. Burası çatı / batar katlı bir villadır. Biz kamuoyu yararına maddi bir karşılık beklemeden yıllardır ilçe halkı ve okurlarımızla düşüncelerimizi paylaşıyoruz. Köpek Klübesi eğer İlyas Çimen’e ait değilse, Yusuf Balık’a aittir. Hadi siz bunu biliyorsunuz. O köpek nerden bilecek yapışık villalardan hangisini koruyacağını? Doğudaki mi İlyas Çimen’e ait yoksa batıda olan mı? sonuçta ortak fayda sağlamayacak mı size? Elbette yetkili makamlara hesap vereceksiniz. Buna mecbursunuz. Ama bizim köşemizde istediğimiz faturalarıda düzeltme zarfına koysaydınız ya? Postacı ekstra ücret mi talep etti? Bazen sizin üstünüzün hakkınızda verdiği kararlar halkın vicdanında kabul görmeye bilir.
..
Düzeltme Madde 2)
“
...Müvekkilimin bahçesinde ‘dalgıç’ yoktur, sondaj yapılmamıştır, müvekkil, İzsu'dan tarımsal abonelik alarak bahçesinde ‘damlama yöntemi’ ile son derece basit ve su tasarrufu sağlayan bir sistem kullanmaktadır. Haber konusu evinin ‘ruhsatının nasıl alındığı’ sorulmaktadır, gerek inşaat gerekse oturma ruhsatları mevzuata uygun olarak alınmıştır. Alınmaması mı gerekirdi?”

Bizim Cevabımız
;
Dalgıç olmadığı doğru. O konuda yanılmışım. Ama villa fotosunda ön cephedeki çimleri görünce bunların şebeke suyuyla yetiştirilmiş olabileceğine ihtimal vermedim. Bir akıl yürütme yaparak, merkezde şebeke suyuyla araba yıkayan vatandaşa, dükkanının önünü sulayan esnafa ceza keseceğini bağıran Torbalı Belediyesinin kendi personeli böyle bir hata yapmaz diye düşündüm. Hemen sonra villalara Çamlıca Köyünden su şebekesi çekildiğini öğrendim. Tahminen götürelen Torbalı Belediyesine ait komprasör, Çakallarlı hemşehrilerimizin içme suyu pompasını açmak içindir. Oldu olacak Torbalı Belediyemiz Çakallar’ı 'Örnek Köy' seçip, her yerindeki aksaklıkları, eksiklikleri düzetsin. Damlama su yöntemiyle tesisat yapılmış. Aynı yöntem birde nerde var? Torbalı Belediyemizce ihale edilen, İzmir – Aydın asfaltı orta refüjünde... Kim yapmış aynı Çifte Vilların çim sulama tesisatını? Aynı firma yada kişi... tabii parası ödenmiştir canım, aksi aklıma bile gelmez. Ruhsat konusuna gelince elbette alacaksınız. Ama o ruhsat ve eklerini görmek isterim. Batar yada çatı katı dahilmi diye...

Düzeltme Madde 3)
“Yazıda, ‘Acaba seçilmiş belediye başkanımız hasta değil görevinin başında olsaydı bu terbiyesiz , görevde suistimal içeren hareket yine cezai karşılığını bulur muydu? Hiç sanmıyorum... Zira tam tersine iktidarlarında zenginleşen bürokratların korunması yolu seçilmişti ! Benim fikrim bu ama Ramazan İsmail Uygur görevinin başında olsaydı bu belediye arsızlarının koltuklarının koltukları bile soğumazdı’ ‘...çünkü bunlar usulsüz iş yapmayı bildikleri kadar bir de gazetecilere dava açmayı ve suç duyurusunda bulundurmayı çok iyi bilirler’ şeklinde yorumlarla ‘Belediyede yolsuzluk ve usulsüzlük yapıldığı’ iddiaları vurgulanarak siyasi rant uğruna Belediye görevlisi müvekkilime türlü hakaretler edilerek kişilik hakları zedelenmiş, kendisine yayınlarınızla tam altı kez saldırılmıştır. Yolsuzluklar ve usulsüzlüklerle mücadele etmenin ‘basın açısından da’ yolu ‘hukuku ve hakları hiçe sayarak haber yapmak’ olmamalıdır. Hakları ihlal edilen müvekkilim de hukukun üstünlüğüne inanarak haklarını elbette yasal yollardan arayacaktır. Doğruluğu araştırılmadan, yanlı yapılan haberlerle kamuoyu ve okurlarınız yanlış bilgilendirilmiş, müvekkil aleyhine aldatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Bizim Cevabımız;
Bu maddeyle gurur duyuyorum. Sanki bana “Cenk Sarıgöl yazdıkların, dediğin çıktı” demek isteniyor! Göreve iadeden felan bahsediliyor. Farklılı mı oldu ki? Dava açmayacakmısınız? Suç duyurusunda bulunmayacak mısınız? Açın öğrenelim gerçekleri, mahkeme tarafından incelensin, şahitlerimiz dinlensin, araştırma isteyelim. Ben haber yapmadım, köşe yazdım. Şaşırmayın. Her Torbalı ve ülkede ki köşe yazarı gibi haberi yorumladım ve edindiğim bilgilerle görüşlerimi okurum ve ilçe halkıyla paylaştım.

Tüm bu düzeltme diye gönderilen metinde iki yazımda aynen soruduğum aşağıdaki soruların cevabı yok. Rica etsem açıklık getirme zahmetinde bulunur musunuz?
“Torbalı Belediyesince yaptırılan Koruluk Kafe / Kır Kahvesi ile aynı taşlarla cephe kaplaması yapılan, aynı taş ustalarına yaptırılan vilların sahipleri bizlere bu ustaların ve taşı aldıkları firmanın (Bayındır olması lazım) faturalarını ibraz edecekler mi? Yoksa Koruluk Kafe’nin yanında bunlarda aradan çıkarıldı mı? Belediyeye bu taşların m2’si kaç paradan, Çifte Villalara kaç paradan alındı? Ustalar işçilikleri Koruluk Kafede kaç paradan, Çifte Villarda kaç paradan işledi?” http://cenksarigol.blogspot.com/2009/01/denizde-imen.html
Torbalı Belediye İşçileri tarafından Villalara Köpek Kulübesi taşındığı Sırada Çekilen Fotoğraf

Diğer yandan ortak kullanım alanları olan yapışık, avlusu ortak, iki villanın bahçesine Torbalı Belediye işçilerine getirtilen köpek külübesinin sizin olmadığınızı söylemenizi anlarımda, bunu bizden, okurlarımdan, vatandaşın anlamasını beklemeniz tuhaf doğrusu! Sizin değilse Yusuf Balık’ındır. Sonuçta ortak fayda için getirildi oraya külübe. O zaman insan ortak ev yaptırdığı komşusunu karalar mı? Nasıl yüzüne bakar sonra..!? Vilalarda kuzeyden tek katlı izlenimi versede güneş alan güneyden epey bir villa ha... eh biz ‘VİLLA’ siz, ‘KÖYEVİ’ deyip durmayalımda ortak bir noktada buluşalım. Bundan sonra buraya “VİLLA GÖRÜNÜMLÜ KÖYEVİ” diyelim! “DOĞAN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN” misali, nasılsa Villa görünümlü köyevlerininde dış cephesi eskitilmiş taş kaplı değil mi ama?

Gündem: “Uygurlar mı? Onlar Çin işkencesinde inleyen müslüman kardeşlerimizdir. Allah bildiği gibi yapsın!”


Cenk SARIGÖL

4 Haziran 2007

Küresel Sulama!


Küresel Sulama!


Yazımıza dünden devam edelim. Damlama sulama yöntemini ilk kez inceleme fırsatını K.K.T.C de bulduğumu söylemiştim. Bildiğimiz tulumba kafalarına takılan basit bir düzenek ile rüzgar gülleri yardımıyla havuzlarda toplanan su daha sonra ağaç diplerine serilen hortumlar vasıtası ile sulama işlemi yapılıyordu. Bir İstanbul (3 yıl önce) dönüşümde aynı şekilde sulamaya Manisa-Akhisar taraflarında rastladım. Geçen yıl ise epey yaygınlaştığını rüzgar güllerindin kalabalıklığından anladım. Bağ ve zeytin sulaması bu yöntemle yapılmaya başlanmış.

Bu konuda yazdıklarımızın üzerine daha önce merhabalaştığımız ama pek sohbet imkanı bulamadığımız Kemal Park geldi. Sağ olsun yazdıklarımızı doğrular ve teşvik eder şeyler söyledi. Bunu önemsedim zira kendisi Ziraat Fakültesi mezunu ve bizzat çiftçilik yapan biri olarak bizi takdir ettiğini… Kendisi sulama teknolojileri ve yöntemleri konusunda yetkin, gelişmeleri takip eden üretici. Bu konuda yardımını istedim çünkü uzmanlık alanım değil. Ayrıca ilçemizde Ziraat Fakültesi veya Ziraat Meslek Yüksek Okulu mezunu çiftçilerimiz, bölgemize ve üretim anlayışının yanlışlığına dair tespitlerini bana iletmeleri durumunda köşemde yer vermekten kıvanç duyarım.


‘Küresel Isınma’ sokaktaki vatandaşımızın gözlemleyebileceği boyutlara ulaştı. Oysa bu tehdit özellikle Soğuk Savaş sonrası sık sık dillendirilmeye başlamıştı. Sebepleri farklı olmakla beraber, etkisini minimize etmek için su kullanımına itina göstermeliyiz. Su en çok tarım için kullanılır. O zaman ilk önlemleri tarım da almalıyız. Ben zemin üzerine takılan dürbineler ile tarla sulanan dönemlere yetiştim. Rahmetli ninem tarla kıyılarına yaptıkları küçük bahçeleri 1m’lik açtıkları çukurlardan tenekelerle suladıklarını anlatırdı. Yani bir metrede su var. Fetrek Çayı ve Moskof Çayı hep akardı. Ortaokul yıllarımızda (1985-88) o zaman ki sınıf arkadaşlarım Engin Kurt, Basri Yıldırım, Necati Öztürk, Barış Ünal ile Moskofta az çimmedik, balık avlamadık kargıdan oltalarımızla… Sonra su seviyesi düştü. Düştükçe artezyen kuyuları derinleşti. En son Maşat (Şehitler) üstünde ki kuyumuzun 22 metre olduğunu hatırlıyorum. Bu kuyular derinleştikçe tehlike arttı. Salmastra sıkmak, kayış takmak, dürbüne havası almak için kuyuya inenlerden çok yaralanan, sakat kalan oldu. Artık artezyen çukurları kapandı. Su çıkarmakta yetersiz. Önce 30 m sonra 60m. Şimdilerde 150 m. de su sondajları pompaları var. Hatta pompalar yetersiz kalıyor dağlıç takılıyor. Su seviyesi düştükçe sulama maliyetleri yükseliyor.


Dünyanın tersine bizde su tüketimi üstten aşağı doğru gitti böylece… Sonuç: ekim ve bitkinin büyümesi için gerekli toprak tavı hep daha derine kaçtı. Zamanında ovada batak oluşmasını, ekinde su durmasını önlemek için açılan kanallar işlevini yitirdi. Öyle ki hali hazırda ki tavı kaçıran unsurlar haline geldiler. Dünya da ise su mümkün olduğunca derinden çıkarılarak, yüzey tavı korunmaya çalışıldı. Akarsulardan hazır su çekmek yerine yinede derin sondajlarla yüzey suyunun kaçmasını engellediler. Bir zamanlar 2-3 el sulama ile yetişen pamuk artık 4-5 suya yok demiyor. Geldiğimiz noktada yüzey tavını derinlere kaçırdık. Böylece yağmursuları bitirdiğimiz katmanlardan hızlı bir şekilde süzülerek geldiğimiz derinliklere ulaşıyor. Böylece suya doymayan bir toprak yapısı oluşmaya başladı.


Bu sene kurak geçecek görünüyor. Sulama sistemleri keza bu yüzden önemli. En az su ile en fazla ve tasarruflu bitki sulamayı öğrenmeliyiz. Toprak sulamadan, bitki sulamaya geçmek için geç kaldık zaten. Mesela bağcılıktan örnek verelim: modern direk asmalarınız var. Bahar başında arasını pullukla sürüp, asmanın sezon içinde orta boşluğa attığı pürçekleri (kök uzantıları) koparıyoruz. Ardından sürdüğümüz bu boşluğu gübreleyip, suluyoruz. Doğal olarak burada ot bitiyor. Sonra yine bu otları öldürmek için ızgara geçiyor, yine suluyor, gübreliyoruz. Lakin işlediğiniz, suladığınız, gübrelediğiniz yerin otlanmasını önleyemezsiniz. Bu esnada filize, çiçeğe, koruğa durmuş bağa tarım makineleri ve traktör tekerleri ile zarar veriyoruz. Üstelik ot öldürücü ilaçların kimyevi artıklarının, malımızın içine işlemesi, ek masraf yüklemesi diğer zararlarımız. Normalde dönüme 15kğ gübre gereken aynı bağ için, damlama sulama yönteminde eritilmiş veya sıvı gübre tüketimi 5-5.5kğ civarındadır. Normal sulama yöntemine göre 5/1 su tasarrufu sağlar. Toprağı değil, bitkiyi suladığınız için ara boşluğun otlanması asgaridir. Suyla buluşamayan yaban otlar fazla gelişmeyeceğinden pürçekleri koparan pulluk yerine ızgarayla rahatlıkla toprak altı edilir. Gübre direkt su ile köke verildiğinden azami fayda sağlar. Otlanma sadece asmanın kök bölgesinde olacağından çapalanması kolay ve kısa sürede yapılabilir. Salma suya nazaran, su bitki köklerine eşit oranda verileceğinden yada bu şekilde seçili sulama yapıla bilineceğinden tarlanın bir tarafı su isterken diğer tarafı yeşillenip, yapraklanmayacaktır.
Ya bu konuyu bana bırakmayın nerdesiniz Ziraat Mühendisleri?
DSİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu sık sık basına yansıyan demeçlerinde "Türkiye ne bilinen şekliyle su zengini nede su fakiridir. Dikkatli ve tasarruflu kullandığımız sürece yeterli suyumuz var" demektedir. Demekki suyumuzu tasarruflu kullancağız. Özellikle kullanılabilir suyun %70'inin Tarımsal Sulamada kullanıldığını düşünerek, tarımsal sulamaya önem vermeliyiz.

Günün Sözü:“Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.” N. F. Kısakürek

Küresel Isınma ve Yapabileceklerimiz


Bulunduğunuz ortam sıcaklığını düşürün
Fazla değil, sadece 1°C düşürün, böylece bir miktar enerji tasarrufu yapabilirsiniz. Eğer üşürseniz; ki bu ihtimal genelde yoktur, üzerinize modaya uygun bir kazak, süveter giyebilirsiniz. ( Ortalama bir aile böylece yılda atmosfere 0,4 ton CO2 verilmesini engellemiş olacağı gibi parasını da tasarruf etmiş olur.) Elektrikli cihazların ‘yarı açık’ bırakmayın
Televizyonlarımızı standby (yarı açık) konumunda bırakmak (sadece kumanda ile kapatmak) bir miktar enerjiyi gereksiz yere harcamamıza neden olur. Kumandayla kapatmak yerine oturduğumuz yerden kalkarak TV'yi üzerinden kapatabiliriz. (Ortalama bir aile böylece yılda 150 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.)

Şarj cihazlarını prizlere takılı bırakmayın
Küçük şarj cihazları kullanılmadıkları zaman bile bir miktar enerji harcarlar. Cep telefonu, PlayStation … gibi cihazlarınızı şarj etmediğinizde ya da pilleri dolduğunda şarj cihazlarını prizde bırakmayınız. (Ortalama bir aile böylece yılda 7 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.)Daha fazlasını kaynatmayın
Su ısıtıcıları sizin çay ya da kahve içmeniz için gereken enerjiden çok daha fazlasını harcarlar. Eğer bir bardak içecekseniz sadece bir bardak su kaynatın daha fazlasını değil. (Ortalama bir aile böylece yılda 45 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.)Çok parlak ışıkları söndürün
Gerçekten onlara ihtiyacınız yoksa lütfen onları kapatın. Zira onlar çok fazla enerji tüketirler. Eğer karanlıktan korkuyorsanız, inanın hayaletler gerçek değil. (Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur )

Duş Başlığı kullanın
Duşlar banyo yapmanız için yeterli olan suyun yarısını harcarlar ve banyo için gerekli olan suyun ısıtılmasından daha az enerji gerektirirler.(Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.)Daha verimli ampul kullanınDüşük enerji ampulleri size gereken ışığı verdikleri gibi 3 kat daha az güç harcarlar. Eğer ki bir gece kulübünde yaşamıyorsanız, tüm ampullerinizi değiştirin. (Ortalama bir aile böylece yılda 200 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.)Dondurucularınızı sızdırmaz hale getirin

Dondurucular çok iyi sızdırmazlık sağlandığında en yüksek verimde çalışırlar, bu sayede havayı dondurmak için yoğun bir şekilde çalışmak zorunda kalmazlar. (Ortalama bir aile böylece bir miktar CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.)Arabanızı olabildiğince az kullanınYürüyün, ata binin, koşun, paten kayın, toplu taşıma araçları kullanın ya da en kötüsü otostop yapın. Her ne durumda olursa olsun aracınızı kullanmamaya çalışın. (Ortalama bir aile böylece fazlasıyla CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.)Evinizin ısısını havaya atmayın
Evinizin çatı arasını, duvarlarını, sıcak su hatlarını ve kazanı ısı kaçağına karşı izole edin. Kapı pencere ve çerçevelerinizi hava kaçaklarına karşı kontrol edin. Evinizi ılık tutun, sıcak değil ve böylece gezegenimizi biraz daha soğutmuş olursunuz. (Ortalama bir aile böylece yılda 3.8 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.)

Çamaşır yıkama sıcaklığını düşürün
Kıyafetlerinizi 40-60 derecede yıkayacağınız yerde 30 derecede yıkayın. Makineniz daha az enerji kullanmış olur ve elbiseleriniz hala parlayan beyaz renklerde kalır. (Ortalama bir aile böylece yılda 90 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.)Yiyeceklerinizi kendi bölgenizden temin edin.

Yakın çevrenizdeki yiyeceklerle beslenin, dünyanın bir ucundakilerle değil, sadece çevrenizdeki yiyecekleri yemekle ölmezsiniz. Böyle bu yiyecekler dünyanın diğer uçlarından uçaklarla size taşınmaz. Sizlere 869…. Barkot kodu ile başlayan ve Türkiye de imal edilen, ürün kodlarını buraya sıkıştırmam iyi olur diye düşündüm. Hem bu milliyetçilik ve ulusalcılık damarı yüksek olanlar için güzel bir öneri! Herkes yerli malı kullanmalı.. (Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.)

* Kürel Isınmanın herkes tarafından fark edilmeye başlanması ile tüm dünya insanında bir ‘ben ne yapabilirim düşüncesi oluştu. Bana bu iletiyi atan Fatih Hüner’e teşekkür ederim.

Cenk SARIGÖL