Bülent Bataralı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bülent Bataralı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2008

Edi ile Büdü İzmir ve Torbalı

           Edi ile Büdü

İzmir Büyükşehir İZSU) ile Torbalı Belediyesi arasında yaşanan komediyi seyrediyor musunuz? Hacıvat ile Karagöz gibi mubarekler. Burada kim Edi, kim Büdü ayırmak zor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu daha sakin ve ÇelebiSayın Torbalı Belediye Başkanı İsmail Uygur Hacıya gidip gelmiş olsa gölge oyunu karakterleri netleşirdi ama... Akmayan suyun kavgasını veriyor görünmeleri nasıl bir tiyatro oyunudur? Trajik, dram, trajikomik, macera, gerilim olabilir mi? Bu arada fatura tahsilatlarına devam. Merak ediyorum bu İzmir fiyatlandırması Torbalı için geçerli olacak mı? Gündemi takip edenler bilir! Büyükşehir belediyesine Sağlık Bakanlığı tarafından “su içilemez ve gıda üretiminde kullanılamaz” ibaresi konulmasını zorunlu kıldı. Arsenik miktarının normal değerlerin çok çok üstünde çıkmasından dolayı getirilen zorunluluktan, şark kurnazlığıyla kurtulmaz isteyen İzmir B.şehir bld. Su ücretlerini 0-13 metreküp arası suyun metreküpü 10 YKr olarak düşürdü. Böylece “ALINACAK SU PARASI FATURA MALİYETİNİ KARŞILAMIYOR” gerekçesi oluşturarak, fatura göndermemenin yolunu buldular! Ayrıntılı yazımız için http://cenksarigol.blogspot.com/2008/08/pabuumun-arseniki-halklar.html bakabilirsiniz.

Ağustos ayından geçerli olmak üzere konutlarda 0- 13 ton arası ton başına 1.19 YTL olan tarife 10 Yeni Kuruş'a indirildi. Ucuz tarife, arsenik arıtma sistemleri devreye girinceye kadar en az 4 ay geçerli olacak. Olacakta Torbalı’nın su işleri ve faturalandırması İZSU tarafından yapıldığına göre bizleri kapsıyacak mı acaba? Yoksa sadece arsenikli suyun fiyatını mı düşürdü bu CHP’liler? Kırmızı Örümcek zararlısı için zehir değil ki bu arsenik. İnsanlardan kendilerini zehirledikleri su için parada alınması çok ayıp olurdu zaten. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu bu su işini hakkaten beceremiyor yav. Bir de millete yalan söylemedi mi CHP milletvekili Bülent Baratalı ile iğrenç bir durum doğdu. Ben asıl Ank. B.şehir Bld. Bşk. Melih Gökçek, İzmir suyundaki arsenik miktarını açıklamasa http://cenksarigol.blogspot.com/2008/07/su-zerinde-siyaset.html bunlar ne zaman açıklayacaktı onu merak ediyorum. Baştan inkar ettiler. Ardından “önceden suda arsenik miktarının yüksek olduğunu biliyorduk” dediler. Beyanı kabahatinden beter bunların. Kardeşim madem biliyordun neden bu millete sabah akşam zehirli su içirdin? Uyarmadın, hiç vicdanınız sızlamadı mı beşiktekinden, okullusuna körpeleri zehirlemeye?

Torbalı bu yazda susuzluktan kavruldu. Geçen yazda susuzdu birçok mahallemiz. Gelecek yaz gene kavrulacağını öngörmek medyumluk değil, donanım ister. Ben bu kış bile susuzluk çeken üst katlarımız olacağını tahmin ediyorum. Geçen sene belediye halkına su verememiş ve beceriksizliğini “Küresel Isınma” olgusuna atmıştı. Hatta sık sık İstanbul ve Ankara örnek gösterildi.”heryerde su sıkıntısı var” denilerek, ama ne oldu? İst. Melen Çayı Projesini tamamladı ve bu yıl kısa süreli kesintileri saymazsak, sorun yaşamadı. Ankara ise çok daha büyük bir proje tamamladı. Kızılırmak Suyu, DSİ’nin 10 yılda bir hatla getirmeyi planladığı suyu, 3 hat çekerek bir yılda getiren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek bunu birde arıtmadan geçirerek şebekeye veriyordu. Ayrıca Kızılırmakta normal akışında yüksek olan arsenik oranı AB Standartlarının bile altına düşüldü. Bu yıl Ankarada susuzluk kaynaklı hiç kesinti olmadı. Siz ne yaptını bu arada? Hangi projeyi tamamladınız? İZSU’ya su işlerini devredince sorumluluğunuz kaltı mı?Torbalı Belediyemiz zabıtalarımız eşliğinde İZSU Torbalı’yı bastı. Ne kadar komik ya? Sayın Uygur açıklama yapıyor, “İZSU beceriksiz, halkımızı susuz bırakıyor, çalışmıyor” orası doğru sayın Uygur. Peki senin İZSU’ya devrettiğin belediye beceriksizde geçen yıl İZSU devrede yokken niye susuzluk çekti bu halk? Komedi filmi çevirip, Edi ile Büdü rolleri oynamanın göz boyacılık olduğunu anlamıyormuyuz biz?

Siz Torbalı Belediyesi ve Torbalı Belediye Başkanı Ramazan İsmail Uygur olarak sen zaten şarıl şarıl akan çeşmeler devretmediniz ki İZSU’ya... Diğer taraftan Torbalı’nın çektiği su sıkıntısı kesinlikle su azlığından değil. Su kaynaklarının verimli kullanılmaması ve şebeke kayıplarındandır. Linki yukarda var “Su Üstünden Siyaset” yazımızda bunu ayrıntılı yazdık. Bir daha yazmam gerektiğini anladım. Kıtlık var çünkü! Ayrıca burda biz yazdıkça bir açıklama gönderme zahmetinde bulunmayan, yazılanlarla ilgili 5-6 sene öncesinin verilerini verirken basını bilgilendirme gereği hissetmeyen Torbalı Belediyesi Basın Bürosunun ne iş yaptığını merak ediyorum. Biz halk adına çıkış arıyor, sorumlulara hesap uzatıyoruz. Okumuyormusunuz bu gazeteyi yani? Tabii ciddi işlerde yoksunuz ortada ama sulu işlere varsınız. Komediyi seviyorsunuz. Kim Edi, Kim Büdü hiç farketmez. Ortada dönen çocuk komedisini hep beraber seyrediyoruz. Keşke belediye yönetmek yerine senaryo yazıp, artizlik yapsaymışınız..!


Cenk SARIGÖL

27 Ağustos 2008

Pabuçumun Arsenikçi Halkçıları

İsminden başka “Halkçı” ve sosyal duruşu kalmadığını düşündüğüm CHP zihniyeti “KALE” dediği kent insanını zehirliyor. Kızılırmak suyunu getiren Ank. Büyükşehir Belediye Bşk. Melih Gökçek’i getirdiği suda 11 mikrogram arsenik var diye tefe koymuşlardı. Sadece CHP değil. Sosyalist olduğunu söyleyen dernek, oda ve sivil görünümlü militan solcular demediğini bırakmamıştı. Ankara halkı zehirleniyordu. Hastalıklar artmıştı. Kızılırmağın normal akış suyundan yaptırdıkları tahlilleri halkın gözüne sokuyorlardı. http://cenksarigol.blogspot.com/2008/07/su-zerinde-siyaset.html Oysa DSİ’nin 10 yılda bir hatla getirmeyi planladığı suyu, 3 hat çekerek bir yılda getiren Gökçek bunu birde arıtmadan geçirerek şebekeye veriyordu. Yani arsenik oranı AB Standartlarının bile altına düşüyordu.

Sonra ne olduysa Gökçek İzmir’e ve CHP yönetimli belediyeye dikkat çekti. Kentin çeşitli yerlerinden aldırdığı örneklerde 36 ile 42 mikrogram arasında arsenik tespit edilmişti. Aziz Kocaoğlu bunu hemen yalanladı. Ardından il sağlık müdürlüğü ve İzmir valiliği açıklamalar yaptı. 9 kuyu valilik kararı ile mühürlendi. CHP yönetimi bunun bir hükümet komplosu olduğunu, kaleleri İzmir’in ellerinden alınması için yapıldığını açıkladılar. Ardından sağlık bakanlığının İzmir belediyesinin kendilerine tanınan 3 yıllık sürede sudaki arsenik değerlerini 10 mikrogram değerin altına indiremedikleri gerekçesiyle 3 yıllık ek süre istediğini gösteren başvurularını basına verdi. Yani Halkçı CHP yönetimi için 3 yıl yetmemiş, bir 3 yıl daha İzmirliyi zehirleme izni istiyormuş.

Bu gelişmelerin ardından Aziz Kocaoğlu sudaki arsenik oranlarının Gökçek’in söylediği değerlerinde üstünde (59 mikrogram) olduğunu açıkladı. Bundan daha öncesinden haberleri olduğunu söyledi. Peki bu CHP zihniyeti Gökçek açıklamasa zehirli su içirdiğini ne zaman açıklayacaktı? Madem biliyorlar ne zaman? Yine Gökçek, illere göre oran karşılaştırmalı kanser vakalarının rakamlarını verdi. Ege bölgesinde kanser oranlarında İzmir kendisne en yakın ilden 3.5 kat fazla orana sahip...

Sağlık Bakanlığı, İzmir Büyükşehir belediyesine su faturalarının üzerine “İÇİLEMEZ” ibaresinin konması talimatı verdi. Halkçı belediyemiz, su ücretlerini 0-13 metreküp arası suyun metreküpünden 190 YKr olarak düşürdü. Böylece “ALINACAK SU PARASI FATURA MALİYETİNİ KARŞILAMIYOR” gerekçesi oluşturarak, fatura göndermemenin yolunu buldular! Yaptıkları bu uyanıklıkla İZSU yetkilileri üzerinde “içilemez” ibaresi olan faturaları göndermemiş oluyorlar. Ne oldu şimdi su tasarrufu çalışmaları? Bilindiği gibi kullanıcıları tasarrufa yönlendirmede faturalandırmanın, özellikle kademeli ücretlendirmenin önemi büyüktür. Dersinizki 10 ton aylık su tüketimini geçmeyen aboneden m3 fiyatlandırma 200 ykrş., 10 ton ile 20 ton arası tüketim 1 ytl, 20 ton üzeri 1.5 ytl olarak ücretlendirilir. Vatandaşta belli sınırları geçmemek için caba harcar. http://cenksarigol.blogspot.com/2007/08/olmad-sms-ekeriz.html Zehirli suyu parayla sattıkları ortaya çıkınca utanmış olmalarıda muhtemel elbette. Kesintilerle akıtabildikleri arsenik zehirli suyu bedava vererek bir an önce bitirmeye çalışıyorda olabilirler.

CHP zihniyetinin arsenik zehirli su ayıbı sayesinde bir kez daha halkçılıktan ne kadar uzak olduklarını görmüş olduk. İşin garibi aynı zihniyet skandalı ortaya Melih Gökçek çıkardığı için oylarının %5 arttığını iddia ediyor. Yada şöyle demek istiyorlar; "İzmirli salak yada CHP fanatizminden gözü dönmüş olduğundan, onlara, çocuklarına arsenikli su içirmemize, gözlerinin içine baka baka yalan söylememize aldırmaz. Biz ne yaparsak yapalım gelir bize oy verir!

CHP İzmir milletvekili Bülent Baratalı ise “İzmir’in suyunda Gökçek’in söylediği oranda arsenik çıksın istifa ederim” demişti. Lakin kendisinden bu yönde bir hareket göremedik. Belkide arsenik oranı Gökçek’in verdiği değerlerden fazla olduğu için, aynı oranda olmadığını düşünerek istifa etmemiştir!

Bu ayıp sizde hala utanma duygusu oluşturmadıysa ben ne diyeyim zihniyet fukaraları... İstanbulda, Ankarada camlarına “müessesemiz içkisizdir” yazan restoran ve lokantalar artıyor diye serbest piyasada kendi müşterisini arayan işletmelere veryansın eden çağdaş yobazlar. Hadi bakalım cevap verin; “lokantamızda arsenikli şebeke suyu kullanılmamaktadır” yazılarıyla donanan İzmir’i nasıl bir ayıbın içine soktuğunuzun farkındamısınız? Bugün itibari ile çaresizlikten arsenik oranı 50 mikrogram oranlarına varan kuyular bile tekrar açılarak, şebekeye verilmeye başlandı. Milleti göz göre göre zehirlemeye devam. Yalan söylediğiniz ortaya çıkınca tv proğramlarından kaçar, temsil ettiğiniz halkı hırçın, agresif, tutarsız beyanlarınızla rezil edersiniz.Belediyecilik mi? Bu konu, CHP yönetimli belediyelerin beceriksizliklerine son eklenen oldu. Parasını aldıkları, halkın bedelini ödediği hizimeti vermeyi bile beceremiyorlar. Suyu çeşmeden akıtamıyorlar. Musluklardan su aktığını sandığımız zamanlarda meğer zehir akıyormuş. Şimdi en azından biliyoruz. CHP’li belediye İzmirliyi zehirliyor. Fatura göndermeyip, saklamaya çalışsalarda artık mızrak çuvala sığmıyor, ayıp saklanamayacak kadar aşikar oldu.

CHP İzmir yönetimi ve yerel yönetimi büyük bir güven kaybına uğramıştır. sanırım yerel seçimlerde tekrar Aziz beyin aday gösterilmesi çok zor. oysa Kocaoğlu, Piriştina'nın ölümünden sonra süpriz bir şekilde İzmir CHP il yönetimin adamı olarak, başkanlık koltuğuna oturmuştu. çünkü İzmirde DSP'den geçen Piriştina kendi ekibini kurmuş, merkez adayları belirlemiş, bundan rahatsız olan CHP il yönetiminin gazını almak için ise 3 ilçede aday belirlemesine göz yummuştu. Bunlardan biriside tahmin edebileceğiniz gibi Aziz Kocaoğlu'ydu. Gelinen noktada görev verirken liyakat değil, siyasi yakınlık güttüğünü düşündüğüm CHP yönetimi nasıl bir hata yaptığunı anlamıştır. tepe siyasetiylr gelen aynı yöntemle gider hesabı. Kocaoğlu'nun büyükşehir belediye başkanlığı hiç merkezi aday olmadan bitecek görülüyor.

 

Fıkra: http://fikralarlatorbali.blogspot.com/2008/10/bayii.html

Ön Bilgi: İzmirliler bilir! İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu 2004 yerel seçimleri öncesi Bornovada Arçelik Bayiiliği yapıyordu...


Bayii

Ankara’ya iş için giden izmirli’ye sormuşlar;

"İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı kim ve hangi partiden?"

İzmirli cevap vermiş;

-"CHP'den, Aziz Kocaoğlu"

-"Peki ne iş yapar Aziz Kocaoğlu?" diye tekrar sormuşlar. İzmirli cevap vermiş;

-”Valla eskiden Arçelik bayisiydi,şimde ARSENİK BAYİSİ oldu!


Cenk SARIGÖL