Zeki Sezer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zeki Sezer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2008

Er(asker) Gene Kon ve Hukuka Güven

Güvenilmeyen Adalet ve Hukuk!

Ben zaten ‘güveniyorum’ diyemesemde son 1,5 yıldır yazan, çizen, yorum yapan, konuşan, siyasi, sivil insanlarımızın küpünden sızanlarda bunu görmek mümkün. Örneğin;
-28 Şubat postmodern darbe sürecinde çoğu yargı mensubunun kışlalara birfing almak için koşması,
-Cumhurbaşkanlığı sürecinde yaşanan skandallar, zorlama 367 salt çoğunluk kararı,
-Ak Parti ve DTP Kapatma Davaları,
-Bazı yüksek yargı üyelerinin (Tansel Çölaşan) 27 Mayıs darbesini ve Adnan Menderes ve bakanlarının asılmasını hayırla yad etmesi,
-Anayasa Mahkemesinin (AYM) kimi üyelerinin Er-Gene-Kon darbeci örgütüyle ilintili kişilerle temaslarının basında yer alması,
-Her çoğu görevdeki hukukçuların, yargı kurumlarının yıldönümünde ve basın karşısında yakalanan fırsatlarda siyasi alana nüfuz edecek açıklamaları,
-Yargıçlarımızı az yada çok tanıyan aydınların mahkeme sonuçlarını sayısal loto oynar gibi tahminler yapması, işin garibi bu tahminlerin tutması ve hemen hemen hep aynı aylama sonuçlarının açıklanması,
-Emekli olan yargı mensuplarının bile yargı sürecindeki davaları şahsi eğilimleri yönünde etkilemeye dönük beyanlarına yaptırım uygulanmaması,
-Deniz Baykal’ın “mahkemeden (AYM) 367 kararı çıkmazsa çatışma çıkar” tehditlerine bir açıklama ile bile karşı çıkılmaması,...
Bu liste öyle uzayıp, giderki sonunda ortaya çıkan duruma biz bile şaşarız! Eğer bir anket yapılsa bu ülkedeki insanların %80’inin adalet sistemine güvenmediği sonuçu çıkabilir. Kapatma davalarına muhatap olan iki partinin oylarını topladığınızda zaten %55 rakamına ulaşıyoruz.

Er-Gene-Kon davasında CHP’nin değiştirilemeyen, değiştirilmesi kurultaylarda teklif dahi edilemeyen lideri Deniz Baykal avukatlık yapmaya hazır. Kendisi siyasi yasaklı oldukları dönemde avukatlık yapmış biri olduğundan tecrübelidir. Bir davaya gönüllü, ücretsiz avukat olmanın kaba anlamı bilir:
ortada bir haksızlık var (Er-Gene-Kon) ve ben bu haksızlığın karşısında duracağım” diğer ihtimali elbette Deniz Baykal için düşünmüyoruz bile,
eğer bu soruşturma sulandırılmadan ve siyasallaştırılmadan devam ederse partime ve bazı CHP mensuplarına kadar uzanırda bana ellerler!” Eh CHP kuyruğuna yapışıp, mecliste 13 kişiyle koltuk kapan DSP’nin farklı düşünmediğini, kurucu başkan Rahşan Ecevit ve istifa etti/etmedi arafta genel başkan Zeki Sezer’in aralarındaki kavgalardan fırsat bulup, yaptıkları açıklamalarla biliyoruz.

Hukuk sistemimizin adalet dağıtmadığına inanmayanlar öngörümüze CHP+DSP’yi eklersek %75’lik bir seçmen kitlesinin varlığı peydah olur. Artık burada hukuk sistemimizin yada adamlarımızın siyasallaştığı konusunu araştırma görevlilerine bırakmak, kamuoyu araştırması yapan şirketlere devretmek gerekir. Sanıyorum sonuç burada bizim ulaştığımız rakamı egale eder! Elbette ankette şu iki soru ayrı ayrı sorulmalıdır;
1-Ak Parti ve DTP Kapatma Davaları sizce siyasi midir?
2-Er-Gene-Kon soruşturması Karşı devrimcilerin komplosu, Ulusalcı ve Atatürkçülerin İktidar tarafından sindirilmesi midir?
Bu sorulara “EVET” diyenleri toplarsanız hukuk sistemimizin durumu bakımından elzem bir sonuç çıkar ortaya... Yok ben “HAYIR” diyenleri toplayacağım diyenler için yine bir umut yok. Çünkü, birinci soruya ‘evet’ diyenler ikinciye ‘hayır’, ikinciye ‘evet’ diyenler birinci soruda ‘hayır’ şıkkını seçmiş olacaklarından bulmaca sonucu sağdan-sola yada soldan-sağa okusanız değişmeyecek ve “hukuk sistemine güvenmiyoruz” çıkacaktır.

Oysa asıl bomba soruyu en sona saklarsanız durumun vahameti susuz kalan barajların dibini andırır! Örneğin şöyle bir soruya ne dersiniz;
-“Er-Gene-Kon' soruşturması her üst mahkemeye taşındıkça sizce aydınlanır mı yoksa faso fiso mu olur?
Ben “Erbakan olur” şıkkını seçerdim. Eğer şıklarda yer alırsa “Susurluğa Benzer” seçeneği kesinlikle benliğimi kaplar.
AKP derseniz onlar zaten pazarlığa açık... ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras’ın Darbe Günlüklerinin Mecliste araştırması için iç tüzük gereği alt sınır olan 20 milletvekilini bulamamasını nasıl açıklarız sonra...
Allah (cc) Devlete, millete hukuksuzluk yaşatmasın!

Günün Sözü: “Adalet Mülkün (devletin) Temelidir

Cenk SARIGÖL

4 Haziran 2007

Ak Parti Düşer


Ak Parti Düşer!


Genel seçimlere daha 9 aydan fazla var. Seçmen eğilimleri daha çok değişir. Fakat herkes tahminde bulunduğuna göre siyasi çevrelerle iç içe olan insanlar gazetecilerin kahvehane bilmişleri kadar yorum yapma hakkı olsun diye bu yazıyı kaleme almak istedim. Başlığı da yazıyı okutmak amacı ile merak uyandırır şekilde attım.

Genel olarak anketleri yorumlarsak, Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın “askerlik yan gelip yatma yeri değildir” gafını ettiğinden sonra oy oranının %28’lere gerilediği ama daha sonra tekrar ivme kazandığını görüyoruz. CHP gerilemeye devam ediyor. DYP ve MHP barajı zorlayarak, bazen biri bazen diğeri aşmakta… Genç Parti toparlanma sürecinde ki Ak Parti kurmayları zaten bunu istiyor? Şaşırmayın %7.5 oy almış Genç Parti oylarının dağılması durumunda en az payın AKP'ye düşeceğinin farkındalar. Bu oylar muhtemelen DYP, MHP ve Anavatan Partisi arasında bölüşülür. 7.5’tan %1 DYP’ye, %2 MHP’ye kayması bile bu partilerin baraj sorununu bitirir. Oysa barajı geçemeyen partilerin oyları bizde geçen partilere pay edilir. Bu durumda AKP son genel seçimde aldığı oy oranını birkaç puan arttırsa bile milletvekili sayısı düşer. Herhalde ‘Ak Parti Düşer’ başlığının mantığı anlaşılmıştır!
Bir partinin dahi barajı geçmesi durumunda AKP ve CHP’nin ortaklaşa 40 üzerinde milletvekili kaybetmeleri kaçınılmaz. AKP kurmayları barajı bir partinin geçmesine razı ama iki olmasın diye Genç Partinin oy oranını korumasını istiyorlar. Bu arada DSP de bir hareketlenme olması işlerine gelir. Seçim yaklaştıkça AKP ve CHP sanki diğer partiler yokmuşçasına, onları görmeden birbirlerini muhatap alarak, mücadele edecekler. Zira her iki partide durumundan hoşnut! Özellikle Başörtüsü, Laiklik ekseninde kontrollü kutuplaşmanın oy oranlarını muhafazaya yardımcı olacağını biliyorlar.


AKP strateji değişikliği yapmışa benziyor. Bayram sürecinde reklam panolarını süsleyen “kurban olam, ayına-yıldızına” sloganlı, Türk bayraklı afişler bunun delili. Doğru olup, olmadığını zaman gösterecek. Milliyetçi oylara göz kırpılma amaçı taşınmakla beraber, AKP diğer yandan epey oy kaybı yaşayabilir. Avrupa Birliği kapılarını kapanmış gözüyle bu doğru sayılsa bile yönün demokratik, hukuk devleti istikametinde devam etmesi gerekir. Çünkü AKP’nin tabanı genelde bu arzuları olanlardır. Tersi olarak ise DYPli Mehmet Ağar’ın “dağda silahlı dolaşacaklarına, ovada siyaset yapsınlar” çıkışıyla, tam da AKP’nin ‘çantada keklik, ben biraz milliyetçi oy toplayayım’ deyip göz ardı ettiği tabana göz kırptığını görüyoruz.


Diğer yandan DEHAP’ın baraj sorununu bağımsız adaylar vasıtası ile aşmayı ve sonrasında TBMM de grup kurmayı planladığı gerçeği ortada duruyor. Böyle bir durumda en 20 DEHAP milletvekili meclise girer ki bunlar da çoğunlukla AKP’nin sepetinden düşecektir. Gerçi mecliste bulunan partiler buna rahatlıkla çözüm bulur! Zira sonuçta azalan azık ortak paydadan olacak.
Cumhurbaşkanı seçimi de genel seçimi etkileyecek en önemli faktör. Erdoğan’ın aday olması ve seçilmesi, AKP seçmeninde vekil bırakana teveccühü devam ettirir mi bilinmez. Fakat eğer AKP tabanının beklentisini yerine getiremez ve sol-aşırı laik-ulusalcı cenaha boyun eğdiğini gösterir bir kişi Çankaya’ya yerleşirse, esas hayal kırıklığı o zaman yaşanır. Özellikle Refah Partisi döneminden transfer olan ve muhafazakar-milliyetçi oylarında ciddi kaymalar görülebilir. Tam tersi olarak, liberal – demokrat tabanı ise Milli Görüş kökenli birisinin C.başkanı yapılması ile dirsek çıkarabilir. Bunun için çok ciddi bir seçimle seçmen eğilimlerini dengeleyebilmeleri şart.


Önümüzdeki seçim, Erkan Mumcu şoförlüğündeki Anap ile vekaletten Ecevit’in ölümü ile asilliğe terfi eden, Zeki Sezer kaptanlığında ki DSP’nin figüranlığına sahne olacak. Bu seçim etken güç olmaları zor. Kuşkusuz en renkli sima yine Cem Uzan olacak. Ondan da AKP pek rahatsız olacağa benzemiyor. Derinden kıs kıs güldüklerini tahmin ediyorum. “iktidara gelirsem idamı tekrar getireceğim” diyen bir partinin lideri MHP’den başka kimi rahatsız edebilir ki? Hele idamdan kasıt APO ise….


Cenk SARIGÖL